Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
âkifîne(akefe)
Diyanet İşleri = Onlar da, “Mûsâ bize dönünceye kadar buzağıya ibadet etmeye devam edeceğiz” dediler.
âkifîne(akefe)
Abdulbaki Gölpınarlı = Onlar, Mûsâ, dönüp gelinceye dek demişlerdi, biz bu heykele tapmadan kesin olarak vazgeçmeyiz.
âkifîne(akefe)
Abdullah Parlıyan = Ama onlar: “Asla” dediler. “Musa bize dönünceye kadar ona tapmaktan vazgeçmeyeceğiz.”
âkifîne(akefe)
Adem Uğur = Onlar: Biz, dediler, Musa aramıza dönünceye kadar buna tapmaktan asla vazgeçmeyeceğiz!
âkifîne(akefe)
Ahmed Hulusi = Dediler ki: "Musa bize geri dönene kadar, ona (buzağıya) tapınıp durmaya devam edeceğiz. "
âkifîne(akefe)
Ahmet Tekin = Onlar:'Mûsâ bize dönüp gelinceye kadar, kesinlikle biz buzağıya tapmaya devam edeceğiz' dediler.
âkifîne(akefe)
Ahmet Varol = Dediler ki: 'Musa bize dönünceye kadar ona tapınmaktan geri durmayacağız.'
âkifîne(akefe)
Ali Bulaç = Demişlerdi ki: "Musa bize geri gelinceye kadar ona (buzağıya) karşı bel büküp önünde eğilmekten kesinlikle ayrılmayacağız."
âkifîne(akefe)
Ali Fikri Yavuz = Onlar (Harûn’a cevaben) demişlerdir ki: “- Musâ bize dönüb gelinceye kadar, biz o buzağıya tapmakta devam edip durmaktan asla ayrılmayız.”
âkifîne(akefe)
Ali Ünal = “Musa yanımıza dönünceye kadar onun karşısında boyun büküp tapınmaktan asla vazgeçmeyeceğiz!” dediler.
âkifîne(akefe)
Bayraktar Bayraklı = Onlar, “Asla!” dediler. “Mûsâ bize dönünceye kadar ona tapmaktan vazgeçmeyeceğiz.”
âkifîne(akefe)
Bekir Sadak = «usa bize donene kadar buna sarilmaktan vazgecmeyecegiz» demislerdi.
âkifîne(akefe)
Celal Yıldırım = Onlar, Musâ bize dönünceye kadar buna, üstüne kapanırcasına ibâdet edeceğiz, demişlerdi.
âkifîne(akefe)
Cemal Külünkoğlu = Onlar da: “Musa bize dönünceye kadar buzağıya ibadet etmeye devam edeceğiz” demişlerdi.
âkifîne(akefe)
Diyanet İşleri (eski) = 'Musa bize dönene kadar buna sarılmaktan vazgeçmeyeceğiz' demişlerdi.
âkifîne(akefe)
Diyanet Vakfi = Onlar: Biz, dediler, Musa aramıza dönünceye kadar buna tapmaktan asla vazgeçmeyeceğiz!
âkifîne(akefe)
Edip Yüksel = 'Musa gelinceye kadar ona tapmaya devam edeceğiz,' diye karşılık vermişlerdi.
âkifîne(akefe)
Elmalılı Hamdi Yazır = Biz dediler: bunun başına devam edip durmaktan asla ayrılmayız tâ dönünciye kadar bize Musa
âkifîne(akefe)
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Onlar: «Biz Musa bize dönünceye kadar onun başında durmaktan asla ayrılmayacağız!» dediler.
âkifîne(akefe)
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Onlar (cevap olarak şöyle) demişlerdi: «Musa bize dönüp gelinceye kadar, biz ona tapmaya elbette devam edeceğiz.»
âkifîne(akefe)
Gültekin Onan = Demişlerdi ki: "Musa bize geri gelinceye kadar ona (buzağıya) karşı bel büküp önünde eğilmekten kesinlikle ayrılmayacağız."
âkifîne(akefe)
Harun Yıldırım = Onlar: Biz, dediler, Musa aramıza dönünceye kadar buna tapmaktan asla vazgeçmeyeceğiz!
âkifîne(akefe)
Hasan Basri Çantay = Onlar ise: «Biz, demişlerdi, Musa bize dönüb gelinceye kadar o (buzağı) ya (tapmakda) kaaim ve dâim olmakdan kat'iyyen ayrılmayacağız».
âkifîne(akefe)
Hayrat Neşriyat = (Onlar ise:) 'Mûsâ bize dönünceye kadar, buna tapan kimseler olmaktan aslâ vazgeçmeyeceğiz' dediler.
âkifîne(akefe)
İbni Kesir = Onlar da: Musa bize dönene kadar, buna sarılmaktan asla vazgeçmeyeceğiz, demişlerdi.
âkifîne(akefe)
Kadri Çelik = Demişlerdi ki: “Musa bize geri gelinceye kadar (saygı göstergesi olarak) onun başında durmaktan kesinlikle ayrılmayacağız.”
âkifîne(akefe)
Muhammed Esed = (Ama) onlar: "Asla" dediler, "Musa bize dönünceye kadar o'na tapınmaktan vazgeçmeyeceğiz!"
âkifîne(akefe)
Mustafa İslamoğlu = Onlar dediler ki: "Musa bize dönüp gelinceye kadar asla ona perestiş göstermekten geri durmayacağız!"
âkifîne(akefe)
Ömer Nasuhi Bilmen = Dediler ki: «Bize Mûsa dönüp gelinceye kadar biz buna (buzağıya) aleddevam tapmaktan geri duracak değiliz.»
âkifîne(akefe)
Ömer Öngüt = Onlar da: “Musa bize dönünceye kadar buna tapmaktan aslâ vazgeçmeyeceğiz. ” demişlerdi.
âkifîne(akefe)
Şaban Piriş = Onlar ise: -Musa bize geri dönünceye kadar buna sarılmaktan asla vazgeçmeyeceğiz, demişlerdi.
âkifîne(akefe)
Sadık Türkmen = Dediler ki: “Musa bize dönünceye kadar, ona eğilmekten/tapınmaktan vazgeçmeyeceğiz.”
âkifîne(akefe)
Seyyid Kutub = Onlar Harun'a «Musa bize dönünceye kadar bu buzağı heykeline tapmayı sürdüreceğiz» dediler.
âkifîne(akefe)
Suat Yıldırım = Onlar ise: "Mûsâ yanımıza dönünceye kadar ona tapmaya devam edeceğiz!" diye karşılık vermişlerdi.
âkifîne(akefe)
Süleyman Ateş = Dediler: "Mûsâ bize dönünceye kadar buna tapmaktan vazgeçmeyeceğiz!"
âkifîne(akefe)
Tefhim-ul Kuran = Demişlerdi ki: «Musa bize geri gelinceye kadar ona (buzağıya) karşı bel büküp önünde eğilmekten kesinlikle ayrılmayacağız.»
âkifîne(akefe)
Ümit Şimşek = Onlar ise, 'Musa dönünceye kadar biz buna ibadet etmekten vazgeçmeyeceğiz' dediler.
âkifîne(akefe)
Yaşar Nuri Öztürk = Onlar şöyle demişlerdi: "Mûsa bize dönünceye kadar ona tapıcılar olmakta devam edeceğiz."
âkifîne(akefe)
İskender Ali Mihr = “Musa bize dönünceye kadar, ona kendimizi vakfetmekten (ibadet etmekten) asla vazgeçmeyeceğiz.” dediler.
âkifîne(akefe)
İlyas Yorulmaz = Kavmi Harun’a “Bu heykele Musa gelinceye kadar, samimi olarak ibadet etmekten vazgeçmeyeceğiz” dediler.
âkifîne
Diyanet İşleri = “Putlara tapıyoruz ve onlara tapmağa devam edeceğiz” demişlerdi.
âkifîne
Abdulbaki Gölpınarlı = Putlara tapıyoruz dediler ve onlara kulluk edip durmadayız.
âkifîne
Abdullah Parlıyan = Onlar da: “Putlara kulluk ediyoruz ve onlara tapmaya devam edeceğiz” demişlerdi.
âkifîne
Adem Uğur = Putlara tapıyoruz ve onlara tapmaya devam edeceğiz diye cevap verdiler.
âkifîne
Ahmet Tekin = Onlar: 'Ağaçtan yontularak, metalden dökülerek yapılan heykellere, putlara tapıyoruz. Onlara ibadete devam edeceğiz' demişlerdi.
âkifîne
Ali Bulaç = Demişlerdi ki: "Putlara tapıyoruz, bunun için sürekli onların önünde bel büküp eğiliyoruz."
âkifîne
Ali Fikri Yavuz = Onlar da: “- Bir takım putlara tapıyoruz, bütün gün onlara ibadete devam ediyoruz.” dediler.
âkifîne
Ali Ünal = “(Bildiğin gibi) biz, (tahtadan ve taştan yapılmış da olsalar) birtakım putlara tapıyoruz; (ilâhlarımız oldukları için) önlerinde eğilmeye de devam edeceğiz.” diye cevap verdiler.