Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

şidâdun

  Yûsuf / 48 -

 Diyanet İşleri = “Sonra bunun ardından yedi kurak yıl gelecek, saklayacağınız az bir miktar hariç bu yıllar için biriktirdiklerinizi yiyip bitirecek.”

şidâdun

  Yûsuf / 48 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Bu yedi yıldan sonra yedi yıl kurak olacak, bu yıllarda da önceden biriktirdiğinizi, az bir miktârını saklamak şartıyla yiyin.

şidâdun

  Yûsuf / 48 -

 Abdullah Parlıyan = Çünkü yedi yıl sürecek olan bu bolluk zamanından sonra, yedi yıllık bir kıtlık dönemi gelecek ve sizin bu dönem içinde hazırladığınız herşeyi, sakladığınız az bir miktarın dışında silip süpürecek.

şidâdun

  Yûsuf / 48 -

 Adem Uğur = Sonra bunun ardından, saklayacaklarınızdan az bir miktar (tohumluk) hariç, o yıllar için biriktirdiklerinizi yeyip bitirecek yedi kıtlık yılı gelecektir.

şidâdun

  Yûsuf / 48 -

 Ahmed Hulusi = "Sonra bunun ardından yedi şiddetli - kurak yıl gelir. . . O seneler, önceden biriktirdiklerinizi yerler. . . Sakladığınız az (bir miktar) hariç. "

şidâdun

  Yûsuf / 48 -

 Ahmet Tekin = 'Sonra bunun arkasından yedi kurak sene gelecek, kıtlık yılı olacak. Saklayacağınız bir miktar tohumluk hariç, önceki biriktirdiklerinizi yiyip bitireceksiniz.' dedi.

şidâdun

  Yûsuf / 48 -

 Ahmet Varol = Sonra bunun ardından yedi zorlu (yıl) gelecektir ki, saklayacağınız az bir miktar dışında önceden biriktirdiklerinizi yiyeceklerdir.

şidâdun

  Yûsuf / 48 -

 Ali Bulaç = Sonra bunun arkasından (kuraklığı) zorlu yedi yıl gelecektir, sakladığınız az bir miktar dışında, daha önce biriktirdiğinizi yiyip bitirecektir."

şidâdun

  Yûsuf / 48 -

 Ali Fikri Yavuz = Sonra, bunun arkasından yedi kurak yıl gelecek, tohumluk için saklıyacağınız az bir miktar hariç olmak üzere, önceden biriktirdiklerinizi yiyip götürecek.

şidâdun

  Yûsuf / 48 -

 Ali Ünal = “Sonra bunun peşinden yedi kurak ve çetin yıl gelecek. Bu yedi yıl, tohum olarak kullanmak üzere saklayacağınız az bir miktarın dışında, daha önce depoladığınız ürünün tamamını yiyip bitirecektir.

şidâdun

  Yûsuf / 48 -

 Bayraktar Bayraklı = “Sonra bunun ardından, saklayacağınızdan az bir miktar tohumluk hariç, o yıllar için biriktirdiklerinizi yiyip bitirecek yedi kıtlık yılı gelecektir.”

şidâdun

  Yûsuf / 48 -

 Bekir Sadak = «Sonra bunun ardindan yedi kurak yil gelir, butun biriktirdiginizi yer, yalniz az bir miktar saklarsiniz.»

şidâdun

  Yûsuf / 48 -

 Celal Yıldırım = Sonra onun ardından yedi yıl sıkıntı ve kuraklık meydana gelecek, (tohumluk için) sakladığınız az şeyin dışında, önce biriktirdiğinizi yiyip götürecek.

şidâdun

  Yûsuf / 48 -

 Cemal Külünkoğlu = “Sonra onun ardından yedi yıl sıkıntı ve kuraklık meydana gelecek. (Tohumluk için) sakladığınız az şeyin dışında, daha önce biriktirdiklerinizin hepsini yiyip bitirecek.”

şidâdun

  Yûsuf / 48 -

 Diyanet İşleri (eski) = 'Sonra bunun ardından yedi kurak yıl gelir, bütün biriktirdiğinizi yer, yalnız az bir miktar saklarsınız.'

şidâdun

  Yûsuf / 48 -

 Diyanet Vakfi = Sonra bunun ardından, saklayacaklarınızdan az bir miktar (tohumluk) hariç, o yıllar için biriktirdiklerinizi yeyip bitirecek yedi kıtlık yılı gelecektir.

şidâdun

  Yûsuf / 48 -

 Edip Yüksel = 'Sonra, onun ardından yedi kurak (yıl) gelecek ve sizin depoladığınızın az bir bölümü hariç, o yıllar için önceden biriktirdiklerinizi yiyip bitirecektir.'

şidâdun

  Yûsuf / 48 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Sonra onun arkasından yedi kurak sene gelecek, önce biriktirdiklerinizi yiyip götürecek, biraz saklıyacağınızdan maada

şidâdun

  Yûsuf / 48 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Sonra onun arkasından yedi kurak yıl gelecek, saklayacağınız az bir miktar hariç, önce biriktirdiklerinizi yiyip bitirecek.

şidâdun

  Yûsuf / 48 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = «Sonra onun arkasından yedi kurak sene gelecek, önceki biriktirdiklerinizin biraz saklayacağınızdan başkasını yiyip bitirecek.»

şidâdun

  Yûsuf / 48 -

 Gültekin Onan = "Sonra bunun arkasından (kuraklığı) zorlu yedi yıl gelecektir, sakladığınız az bir miktar dışında daha önce biriktirdiğinizi yiyip bitirecektir."

şidâdun

  Yûsuf / 48 -

 Harun Yıldırım = “Sonra bunun ardından zorlu yedi gelecektir, sakladığınız az bir miktar dışında, daha önce biriktirdiğinizi yiyip bitirecektir.”

şidâdun

  Yûsuf / 48 -

 Hasan Basri Çantay = «Sonra bunun ardından yedi kurak (yıl) gelecek, (tohumluk için) saklayacağınızdan az bir mıkdar haaric olmak üzere önceden birikdirdiklerinizi yeyib götürecek».

şidâdun

  Yûsuf / 48 -

 Hayrat Neşriyat = 'Sonra bunun (bu yedi bolluk yılının) ardından, yedi şiddetli (kıtlık yılı) gelecek ki,(tohumluk için bir sonraki seneye) saklayacağınız az bir mikdar hâriç, onlar için (o kurak yıllara hazırlık olmak üzere) önceden biriktirmekte olduklarınızı yiyecek (bitirecek)!'

şidâdun

  Yûsuf / 48 -

 İbni Kesir = Sonra bunun ardından yedi kurak yıl gelir. Saklayacağınız az bir mikdar dışında biriktirdiklerinizi yer, götürür.

şidâdun

  Yûsuf / 48 -

 Kadri Çelik = “Sonra, bunun peşinden yedi kurak yıl gelecek, (tohumluk olarak) saklayacağınız az bir miktar dışında, o yıllar için önceden biriktirdiklerinizi yiyip tüketirsiniz.”

şidâdun

  Yûsuf / 48 -

 Muhammed Esed = çünkü, (yedi yıl sürecek olan) bu (bolluk zamanı)ndan sonra yedi yıllık bir kıtlık dönemi gelecek ve sizin bu dönem için hazırladığınız her şeyi, sakladığınız az bir miktarın dışında, silip süpürecek.

şidâdun

  Yûsuf / 48 -

 Mustafa İslamoğlu = Ondan sonra, bunların ardından yedi yıllık bir kıtlık dönemi gelecek ve sizin zor zamanlar için ayırdığınız her şeyi, muhafaza ettiğiniz az bir miktarın dışında silip süpürecek.

şidâdun

  Yûsuf / 48 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = «Sonra onun ardından yedi şiddetli (sene) gelir ki: onlar için önceden biriktirmiş olduklarınızı yerler. Ancak tohumluk için saklayacağınızdan birazı müstesna.»

şidâdun

  Yûsuf / 48 -

 Ömer Öngüt = “Sonra bunun ardından yedi kurak yıl gelecek, tohumluk olarak saklayacaklarınızdan az bir miktar hariç, o yıllar için önceden biriktirdiklerinizi yiyip bitirecek. ”

şidâdun

  Yûsuf / 48 -

 Şaban Piriş = Bundan sonra yedi yıl kıtlık olacak. Bütün biriktirdiğinizi yer, yalnız az bir miktar saklarsınız.

şidâdun

  Yûsuf / 48 -

 Sadık Türkmen = Sonra onun ardından yedi zorlu kurak yıl gelecektir. O yıllar önceden biriktirdiklerinizi tüketecektir, sakladığınız az bir miktar dışında.

şidâdun

  Yûsuf / 48 -

 Seyyid Kutub = Bunun arkasından yedi kurak ve sıkıntılı yıl gelir. Bu süre içinde, ayıracağınız az miktardaki tohumluklar dışında, bu yıllar için stok ettiğiniz ürünü yersiniz.

şidâdun

  Yûsuf / 48 -

 Suat Yıldırım = (48-49) Sonra, bunun peşinden yedi kurak yıl gelecek, tohumluk olarak saklayacağınız az bir miktar dışında, önce biriktirdiklerinizi yiyip tüketirsiniz. Sonra onun arkasından bir yıl gelecek ki halk bol yağmura kavuşacak, sıkıntıdan kurtulacak, bol meyve sıkıp hayvanları sağacaklar."

şidâdun

  Yûsuf / 48 -

 Süleyman Ateş = "Sonra onun ardından yedi kurak (yıl) gelir ki (tohumluk olarak) sakladığınız az miktar dışında, o yıllar için önceden biriktirdiklerinizi yeyip bitirir."

şidâdun

  Yûsuf / 48 -

 Tefhim-ul Kuran = Sonra bunun arkasından (kuraklığı) zorlu yedi yıl gelecektir, sakladığınız az bir miktar dışında, daha önce biriktirdiğinizi yiyip bitirecektir.»

şidâdun

  Yûsuf / 48 -

 Ümit Şimşek = 'Bundan sonra yedi kurak yıl gelecek ve tohumluk için ayıracağınız az bir kısım dışında, bütün biriktirdiklerinizi yiyip bitirecek.

şidâdun

  Yûsuf / 48 -

 Yaşar Nuri Öztürk = "Bunun ardından yedi kurak yıl gelecek. Bu yıllar, saklayabileceğiniz bir miktar ekin hariç, önceden biriktirdiklerinizi yiyip tüketecek."

şidâdun

  Yûsuf / 48 -

 İskender Ali Mihr = Bir süre sonra, bunun arkasından zor 7 (kıtlık yılı) gelecek. Biriktirdiklerinizden az bir kısmı hariç daha önce onlar için sakladıklarınızı yiyecekler.

şidâdun

  Yûsuf / 48 -

 İlyas Yorulmaz = Bu yedi bolluk yılından sonra yedi yıl şiddetli kuraklık gelecek ve muhafaza edip sakladığınız yiyeceklerinizde çoğunu bu şiddetli kuraklık yiyip tüketecek. ”

şidâdun

  Tahrîm / 6 -

 Diyanet İşleri = Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. O ateşin başında gayet katı, çetin, Allah’ın kendilerine verdiği emirlere karşı gelmeyen ve kendilerine emredilen şeyi yapan melekler vardır.

şidâdun

  Tahrîm / 6 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ey inananlar, koruyun kendinizi ve ailenizi o ateşten ki yakacağı şeyler, insanlardır ve kibrit taşlarıyla da harâreti ve alevi çoğalıp durur, kalpleri katı ve kuvvetli melekler de ona memûrdur ki Allah ne emrettiyse isyân etmezler ve emredildikleri şeyi işlerler.

şidâdun

  Tahrîm / 6 -

 Abdullah Parlıyan = Ey iman edenler! Kendinizi ve çoluk çocuğunuzu cehennem ateşinden koruyun ki, onun yakıtı insanlar ve taşlardır veya taştan yapılmış tüm putlardır. O'nun başında görevli olarak bulunan melekler sert ve kuvvetlidirler. Allah'ın buyruğuna karşı gelmez, kendilerine emredilen herşeyi yaparlar.

şidâdun

  Tahrîm / 6 -

 Adem Uğur = Ey inananlar! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. Onun başında, acımasız, güçlü, Allah'ın kendilerine buyurduğuna karşı gelmeyen ve emredildiklerini yapan melekler vardır.

şidâdun

  Tahrîm / 6 -

 Ahmed Hulusi = Ey iman edenler! Nefslerinizi (benliğinizi) ve ehlinizi (bedeninizin gelecekteki karşılığını), yakıtı insanlar ve taşlar (tapındıkları heykeller, putlar türü cansızlar) olan Nâr'dan koruyun! Onda hükmedildiği üzere emredildiklerini yapan; kendilerine emrettiği konuda Allâh'a âsi olmayan, çok güçlü, çok şiddetli acımasız, melekler (kuvveler) vardır!

şidâdun

  Tahrîm / 6 -

 Ahmet Tekin = Ey iman edenler, kendinizi, birbirinizi, ailenizi, halkınızı ve mü’minleri ateşten Cehennem’den koruyun. O ateşin yakıtı insanlar, suçlular, kâfirler, putperestler ve mâbut saydıkları taş putlardır. O ateşin başında kaba ve sert tabiatlı melekler vardır. Allah’ın kendilerine emrettiğine karşı gelmezler. Kendilerine emredilen şeyleri yaparlar.

şidâdun

  Tahrîm / 6 -

 Ahmet Varol = Ey iman edenler! Kendinizi ve ailelerinizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. Onun başında gayet haşin, sert; Allah'ın kendilerine emrettiğine karşı gelmeyen ve kendilerine emredileni yapan melekler vardır.

şidâdun

  Tahrîm / 6 -

 Ali Bulaç = Ey iman edenler! Kendinizi ve yakınlarınızı ateşten koruyun ki onun yakıtı insanlar ve taşlardır; üzerinde oldukça sert, güçlü melekler vardır. Allah kendilerine neyi emretmişse ona isyan etmezler ve emredildiklerini yerine getirirler.

şidâdun

  Tahrîm / 6 -

 Ali Fikri Yavuz = Ey iman edenler! Kendinizi ve aile halkınızı öyle bir ateşten koruyun ki, onun tutuşturucusu insanlarla taşlardır. (O ateşin) üzerinde öyle melekler vardır ki, çok sert, çok kuvvetlidirler. Allah kendilerine ne emretti ise, ona isyan etmezler ve emredildikleri şeyi yaparlar.

şidâdun

  Tahrîm / 6 -

 Ali Ünal = Ey iman edenler! (Kendinizi ve onları Allah’ın hükümleri istikametinde eğiterek) hem kendinizi hem de ailenizi, yakıtı insanlarla taşlar olan müthiş bir Ateş’ten koruyun. Onun başında hem görünüş hem karakter itibariyle sert ve çetin melekler vardır; Allah onlara ne emrederse asla karşı gelmezler ve kendilerine her emredileni yerine getirirler.