Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
şurekâîye
Diyanet İşleri = Allah’ın onlara seslenerek, “Hani benim, var olduğunu iddia ettiğiniz ortaklarım?” diyeceği günü hatırla!
şurekâîye
Abdulbaki Gölpınarlı = O gün, onlara nidâ eder de nerede der, bana eş, ortak sandığınız şeyler?
şurekâîye
Abdullah Parlıyan = Çünkü o kıyamet günü, böylelerine Allah şöyle seslenecek: İlahlıkta bana ortak olduğunu zannettiğiniz varlıklar, ya da güçler şimdi neredeler?
şurekâîye
Adem Uğur = O gün Allah onları çağırarak: Benim ortaklarım olduklarını iddia ettikleriniz hani nerede? diyecektir.
şurekâîye
Ahmed Hulusi = O süreçte onlara (Allâh'a inandıklarını söyleyip yanı sıra tanrılar edinenlere) şöyle hitap edilir: "Ortaklarım sandıklarınız nerede?"
şurekâîye
Ahmet Tekin = Kıyamet günü, Allah’ın böylelerine sesleneceği gündür.'İlâhlığımda, otoritemde, mülkümde, tasarruflarımda benim ortaklarım olduklarını iddia ettikleriniz, hani, nerede?' diye soracaktır.
şurekâîye
Ahmet Varol = O gün (Allah) onlara seslenerek: 'Hani ortaklarım olduklarını sandıklarınız nerede?' der.
şurekâîye
Ali Bulaç = O gün (Allah) onlara seslenerek: "Bana ortak olarak öne sürdükleriniz nerede?" der.
şurekâîye
Ali Fikri Yavuz = Kıyamet gününde (Allah o müşriklere) nida edib şöyle buyuracaktır: “- Nerede, kendilerini ortaklarım diye zannettikleriniz?”
şurekâîye
Ali Ünal = O gün Allah, öylelerine seslenir ve “Hani nerede Benim için iddia ettiğiniz ortaklarım?” der.
şurekâîye
Bayraktar Bayraklı = O gün Allah onlara, “Benim ortağım olduklarını iddia ettikleriniz neredeler?” diye seslenir.
şurekâîye
Bekir Sadak = Allah, o gun onlara seslenir: «Benim ortagim olduklarini iddia ettikleriniz nerededirler?» der.
şurekâîye
Celal Yıldırım = O gün (Allah) onlara seslenir de, «iddia edip durduğunuz ortaklarım nerede ?» der.
şurekâîye
Cemal Külünkoğlu = Allah, o gün onlara seslenecek: “Benim ortağım olduğunu iddia ettikleriniz nerededir?”
şurekâîye
Diyanet İşleri (eski) = Allah, o gün onlara seslenir: 'Benim ortağım olduklarını iddia ettikleriniz nerededirler?' der.
şurekâîye
Diyanet Vakfi = O gün Allah onları çağırarak: Benim ortaklarım olduklarını iddia ettikleriniz hani nerede? diyecektir.
şurekâîye
Edip Yüksel = Gün gelir, onlara, 'Ortaklarım olduklarını iddia etmekte olduklarınız hani nerede?' diye seslenir.
şurekâîye
Elmalılı Hamdi Yazır = Hele onlara haykırıb da «nerede o zu'mettiğiniz şeriklerim» diyeceği gün...
şurekâîye
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Hele onlara haykırıp da: «Nerede o iddia ettiğiniz ortaklarım?» diyeceği gün,
şurekâîye
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = O gün Allah onları çağırarak, «Benim ortaklarım olduklarını iddia ettikleriniz, hani nerede?» diyecektir.
şurekâîye
Gültekin Onan = O gün (Tanrı) onlara seslenerek: "Bana ortak olarak öne sürdükleriniz nerede?" der.
şurekâîye
Harun Yıldırım = O gün Allah onları çağırarak: Benim ortaklarım olduklarını iddia ettikleriniz hani nerede? diyecektir.
şurekâîye
Hasan Basri Çantay = O günde ki (Allah) onlara nida edib: «Hani baatıl zan ile iddia edib durduğunuz ortaklarım nerede?» diyecekdir.
şurekâîye
Hayrat Neşriyat = Ve o gün (Allah), onlara (o müşriklere) seslenir de: '(Kendilerini bana ortak)zannetmekte olduğunuz ortaklarım nerede?' buyurur.
şurekâîye
İbni Kesir = O gün Allah; onlara seslenip: Benim ortağım olduklarını ileri sürdükleriniz nerededirler? der.
şurekâîye
Kadri Çelik = O gün (Allah) onlara seslenip, “Benim ortaklarım olarak öne sürdükleriniz nerede?” der.
şurekâîye
Muhammed Esed = Çünkü, o Gün böylelerine seslenilip, "Tanrılıkta Bana ortak olduğunu sandığınız (varlıklar ya da güçler) şimdi neredeler?" diye sorulacak.
şurekâîye
Mustafa İslamoğlu = İşte o gün (Allah) onlara seslenecek ve "Öteden beri Bana ortak olduğunu sandıklarınız hani, neredeler?" diye soracak.
şurekâîye
Ömer Nasuhi Bilmen = Allah, o gun onlara seslenir: «Benim ortagim olduklarini iddia ettikleriniz nerededirler?» der.
şurekâîye
Ömer Öngüt = O gün Allah onlara seslenerek: “Benim ortağım olduklarını iddiâ ettikleriniz hani nerede?” diyecektir.
şurekâîye
Şaban Piriş = O gün, Allah onlara seslenerek: -İddia ettiğiniz ortaklarım nerede? der.
şurekâîye
Sadık Türkmen = Ve o gün onlara seslenir, der ki: “O iddia etmiş olduğunuz ortaklarım nerede?!”
şurekâîye
Seyyid Kutub = Allah, o gün onlara seslenir: «Benim ortağım olduğunu iddia ettikleriniz nerededirler?»
şurekâîye
Suat Yıldırım = O gün Allah müşriklere: "Nerede Benim ortaklarım olduğunu iddia ettiğiniz şerikler?" diye seslenir.
şurekâîye
Süleyman Ateş = O gün (Allâh) onlara seslenerek: "Benim ortaklarım (olduklarını) sandığınız şeyler nerede?" der.
şurekâîye
Tefhim-ul Kuran = O gün (Allah) onlara seslenecek: «Benim ortaklarım olarak öne sürdükleriniz nerede?» der.
şurekâîye
Ümit Şimşek = O gün Allah onlara, 'Nerede Bana ortak zannettiğiniz şeriklerim?' diye seslenir.
şurekâîye
Yaşar Nuri Öztürk = O gün onlara seslenerek şöyle diyecek: "O kendilerini bir şey sandığınız ortaklarım nerede?"
şurekâîye
İskender Ali Mihr = Ve o gün onlara (Allah) nida edecek: "Zanda bulunduğunuz Benim ortaklarım nerede?" diyecek.
şurekâîye
İlyas Yorulmaz = O gün Allah onlara seslenir ve “Bana ortak koşup da, benim ortağım zannettiğiniz şeyler nerede?” der.
şurekâî
Diyanet İşleri = Kıyametin ne zaman kopacağına ilişkin bilgi O’na havale edilir. Meyveler tomurcuklarından ancak O’nun bilgisi altında çıkar, dişi ancak O’nun bilgisi altında hamile kalır ve doğurur. Allah onlara, “Nerede bana ortak koştuklarınız?” diye seslendiği gün şöyle derler: “Sana arz ederiz ki, içimizden onları gören hiçbir kimse yok.”
şurekâî
Abdulbaki Gölpınarlı = Kıyâmetin, ne vakit kopacağına dâir bilgi, Allah'a âittir ve onun hükmü ve bilgisi olmadan meyveler, tomurcuklarından ve kabuklarından çıkamaz ve hiçbir kadın gebe kalamaz ve çocuğunu doğuramaz ve o gün, nerede şeriklerim diye nidâ edilir onlara da, sana bildirdik zâten derler, bu hususta bir tanığımız bile yok.
şurekâî
Abdullah Parlıyan = Kıyametin ne zaman kopacağına ilişkin bilgi Allah'a bırakılır. O'nun bilgisi olmadan, meyveler tomurcukarından ve kabuklarından çıkmaz, hiçbir dişi gebe kalamaz ve yavrusunu doğuramaz. O gün Allah onlara: “Benim ortaklarım zannettiğiniz şeyler ve kişiler neredeler şimdi?” diye sorduğunda, onlar da: “İçimizden buna şahitlik yapacak bir kimse bulunmadığını sana arzederiz” derler.
şurekâî
Adem Uğur = Kıyamet gününün bilgisi, O'na havale edilir. O'nun bilgisi dışında hiçbir meyve (çekirdeği) kabuğunu yarıp çıkamaz, hiçbir dişi gebe kalmaz ve doğurmaz. Allah onlara: Ortaklarım nerede! diye seslendiği gün: Buna dair bizden hiçbir şahit olmadığını sana arzederiz, derler.
şurekâî
Ahmed Hulusi = O Saat'in (ölüm) ilmi O'na aittir! O'nun bilgisi dışında ne meyveler tomurcuklardan meydana gelir, ne bir dişi hamile kalır ve ne de taşıdığını doğurur! "Nerede benim ortaklarım?" diye onlara (Allâh'ın) nida ettiği gün, dediler ki: "Senin bir ortağın olduğuna kimse şahit olmamıştır; bunu itiraf ederiz!"
şurekâî
Ahmet Tekin = Kıyametin kopacağı an ile ilgili bilgi yalnızca Allah’a havale olunur. O’nun bilgisi planı ve iradesi dışında, meyvalar tomurcuklarından çıkamaz, hiçbir dişi gebe kalamaz ve doğuramaz. Allah onlara:'İlâhlığımda, otoritemde, mülkümde, tasarruflarımda benim ortaklarım olduğunu iddia ettikleriniz nerede?' diye seslendiği gün:'Buna dair bizden hiçbir şâhit bulunmadığını sana arzederiz' derler.
şurekâî
Ahmet Varol = Kıyametin ilmi O'na döndürülür. O'nun ilmi olmadan hiçbir ürün kabuğundan çıkmaz, hiçbir dişi gebe kalmaz ve doğurmaz. Onlara: 'Ortaklarım nerede?' diye seslendiği gün: 'Sana arzederiz ki bizden hiçbir şahit yoktur!' derler.
şurekâî
Ali Bulaç = Kıyamet saatinin ilmi O'na döndürülür. O'nun ilmi olmaksızın, hiçbir meyve tomurcuğundan çıkmaz, hiçbir dişi gebe kalmaz ve doğurmaz da. Onlara: "Benim ortaklarım nerede" diye sesleneceği gün, dediler ki: "Sana arzettik ki, bizden hiçbir şahid yok."
şurekâî
Ali Fikri Yavuz = (Vaktini kimse bilemiyeceği) kıyametin ilmi Allah’a havale edilir. Hem O’nun ilmi olmadıkca meyvelerden hiç biri tomurcuklarından çıkmaz, hiç bir dişi gebe kalmaz ve doğurmaz. Allah, müşriklere: “- Nerede imiş ortaklarım?” diye nida edeceği gün, şöyle diyeceklerdir: “- Sana arz ederek bildiririz ki, bizden (sana ortak bulunduğuna) şahidlik edecek bir kimse yoktur.”
şurekâî
Ali Ünal = Kıyamet’in ne zaman kopacağının bilgisi Allah’a aittir ve O’na havale edilir. O’nun bilgisi ve izni dışında ne bir meyve tomurcuğundan çıkabilir, ne bir dişi hamile kalabilir, ne de hamile olan biri doğum yapabilir. Ve, “Neredeymiş Benim sözde ortaklarım?” diye onlara sesleneceği o gün müşrikler, “İçimizde Senin ortakların bulunduğuna şahadet edecek kimsenin olmadığını Sana arzederiz!” derler.