Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

alimet

  Sâffât / 158 -

 Diyanet İşleri = Allah ile cinler arasında da nesep bağı kurdular. Oysa cinler de kendilerinin Allah’ın huzuruna getirileceklerini bilirler.

alimet

  Sâffât / 158 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve onunla cinler arasında bir akrabalık uydurmadalar ve andolsun ki cinler de onun tapısına götürüleceklerini, orada hazır bulunacaklarını bilmişlerdir.

alimet

  Sâffât / 158 -

 Abdullah Parlıyan = O inkârcılar, Allah ile cinler arasında soy birliği olduğunu ileri sürdüler. Halbuki cinler de bilirler ki, yakalanıp hesaba çekilecekler veya cinler de, Allah ile cinler arasında soybirliği uyduranların, yakalanıp azaba getirileceklerini bilirler.

alimet

  Sâffât / 158 -

 Adem Uğur = Allah ile cinler arasında da bir soy birliği uydurdular. Andolsun, cinler de kendilerinin hesap yerine götürüleceklerini bilirler.

alimet

  Sâffât / 158 -

 Ahmed Hulusi = O'nunla (Allâh ile) cinler (normal insan duyularının algılayamadığı bilinçli varlıklar) arasında bir bağ oluşturdular! (Onlara Allâh dûnunda tanrısallık atfettiler). . . Andolsun cinler de bilir ki, muhakkak onlar muhdarîndir (zorunlu olarak huzurda hazır tutulacaklardır)!

alimet

  Sâffât / 158 -

 Ahmet Tekin = Allah ile görünmeyen varlıklar, melekler ve cinler arasında da bir hısımlık, bir akrabalık uydurdular. Andolsun melekler ile cinler de, onların hesap yerine ihzarlı getirileceklerini bilirler.

alimet

  Sâffât / 158 -

 Ahmet Varol = Onlar O'nunla cinler arasında bir soy bağı kurdular. Oysa andolsun ki, cinler de onların (azaba) getirileceklerini bilmişlerdir.

alimet

  Sâffât / 158 -

 Ali Bulaç = Onlar, kendisiyle (Allah ile) cinler arasında bir soy bağı kurdular. Oysa andolsun, cinler de onların gerçekten (azab için getirilip) hazır bulundurulacaklarını bilmişlerdir.

alimet

  Sâffât / 158 -

 Ali Fikri Yavuz = Bir de Mekke kâfirleri, Allah ile cinler (melekler) arasında tuttular bir hısımlık uydurdular. Gerçekten cinler bilirler ki, onlar yakalanıb cehenneme götürüleceklerdir.

alimet

  Sâffât / 158 -

 Ali Ünal = Bir de, (cinlere tapma gerekçesi olarak) Allah ile cinler arasında bir soy bağı uydurdular. Oysa cinler bilirler ki, (kendileri ile Allah arasında sadece Rab–kul münasebeti vardır ve) onlar yargılanmak üzere Allah’ın huzuruna çıkarılacaklardır.

alimet

  Sâffât / 158 -

 Bayraktar Bayraklı = Allah ile, görünmeyen varlıklar arasında bir soy bağı kurdular. Oysa görünmeyen varlıklar, müşriklerin cehenneme hazır edilecekler olduğunu bilmektedirler.[475]

alimet

  Sâffât / 158 -

 Bekir Sadak = Allah'la cinler arasinda da bir soy bagi icadettiler. And olsun ki, cinler de, kendilerinin hesap yerine goturuleceklerini bilirler.

alimet

  Sâffât / 158 -

 Celal Yıldırım = Bunlar, Allah ile cinler arasında bir de hısımlık uydurdular. Halbuki cinler de onların mutlaka azaba hazır duruma getirileceklerini bilmektedirler.

alimet

  Sâffât / 158 -

 Cemal Külünkoğlu = (158-159) Allah'la cinler arasında soy bağı uydurdular. Andolsun cinler de, kendilerinin hesap yerine götürüleceklerini bilirler. Hâşâ! Allah, onların yakıştırdıkları sıfatlardan uzaktır.

alimet

  Sâffât / 158 -

 Diyanet İşleri (eski) = Allah'la cinler (melekler) arasında da bir soy bağı icadettiler. And olsun ki, cinler de, kendilerinin (bunu söyleyenlerin) hesap yerine götürüleceklerini bilirler.

alimet

  Sâffât / 158 -

 Diyanet Vakfi = Allah ile cinler arasında da bir soy birliği uydurdular. Andolsun, cinler de kendilerinin hesap yerine götürüleceklerini bilirler.

alimet

  Sâffât / 158 -

 Edip Yüksel = Hatta O'nunla cinler arasında bir akrabalık uydurdular. Halbuki cinler sorguya çekileceklerini bilirler.

alimet

  Sâffât / 158 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Bir de onunla Cinler beyninde bir neseb uydururlar. Celâlim hakkı için Cinler bilirler ki onlar ihzar olunacaklardır

alimet

  Sâffât / 158 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Bir de Allah ile cinler arasında bir soy bağı uydurdular. Andolsun cinler bilirler ki onlar huzura celbedileceklerdir.

alimet

  Sâffât / 158 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Onlar, Allah ile cinler arasında bir neseb (hısımlık bağı) uydurdular. Oysa andolsun cinler bilirler ki, o yalancılar mutlaka cehenneme götürüleceklerdir.

alimet

  Sâffât / 158 -

 Gültekin Onan = Onlar, kendisiyle (Tanrı ile) cinler arasında bir soy bağı kurdular. Oysa andolsun, cinler de onların gerçekten (azab için getirilip) hazır bulundurulacaklarını bilmişlerdir.

alimet

  Sâffât / 158 -

 Harun Yıldırım = Allah ile cinler arasında da bir soy birliği uydurdular. Andolsun, cinler de kendilerinin hesap yerine götürüleceklerini bilirler.

alimet

  Sâffât / 158 -

 Hasan Basri Çantay = Bir de Onunla cinler arasında bir hısımlık uydurdular. Andolsun ki bizzat cinler dahi onların behemehal (cehenneme) ihzaaren getirileceklerini (pek iyi) bilmiş (ler) dir.

alimet

  Sâffât / 158 -

 Hayrat Neşriyat = Bir de (Allah’ın) kendisi ile cinler arasında bir neseb (bağı) uydurdular. And olsun cinler de bilirler ki, gerçekten onlar (bu sözü uyduranlar) elbette (o gün Cehennemde) hazır bulundurulacak olan kimselerdir.

alimet

  Sâffât / 158 -

 İbni Kesir = O'nunla cinnler arasında bir neseb bağı uydurdular. Andolsun ki; cinnler de, onların götürüleceklerini bilmektedirler.

alimet

  Sâffât / 158 -

 Kadri Çelik = Onlar, kendisiyle (Allah ile) cinler arasında da bir soy bağı kurdular. Oysa cinler de onların (putperestlerin) gerçekten (azap için) hazır bulundurulacaklar olduğunu bilmişlerdir.

alimet

  Sâffât / 158 -

 Muhammed Esed = Bazıları da Allah ile bütün görünmez varlık türleri arasında bir yakınlık uydurdular; oysa bu görünmez varlıklar (da) pekala bilir ki, onlar, (bu şekilde Allah'a isnadda bulunanlar,) mutlaka (Hesap Günü O'nun huzurunda) yargılanacaklardır:

alimet

  Sâffât / 158 -

 Mustafa İslamoğlu = Bir de O'nunla görünmez ve ruhani varlıklar arasında bir soy bağı vehmettiler, oysa bu görünmez ve ruhani varlıklar da bilirler ki, onlar kesinlikle yargılanacaklar.

alimet

  Sâffât / 158 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve bir de O'nunla cinler arasında bir neseb (iddiasında) bulundular. Andolsun ki, cinler bilmişlerdir ki, elbette onlar (cehenneme) ihzar edilmiş kimselerdir.

alimet

  Sâffât / 158 -

 Ömer Öngüt = Bir de O'nunla cinler arasında bir nesep bağı uydurdular. Andolsun ki cinler de bilirler ki, onlar götürüleceklerdir.

alimet

  Sâffât / 158 -

 Şaban Piriş = Allah ile cinler arasında bir soy bağı icat ettiler. Cinler de elbette hesaba çekilebileceklerini biliyorlar.

alimet

  Sâffât / 158 -

 Sadık Türkmen = Allah ile melekler arasında bir soy bağı uydurdular! Ant olsun ki, melekler de Allah’ın huzuruna çıkartılacaklarını bilirler.

alimet

  Sâffât / 158 -

 Seyyid Kutub = Allah'la cinler arasında soy bağı uydurdular. Andolsun cinler de, kendilerinin hesap yerine götürüleceklerini bilirler.

alimet

  Sâffât / 158 -

 Suat Yıldırım = Bir de tutup Allah ile melekler arasında bir soy bağı uydurdular! Ama o melekler, bunu iddia eden müşriklerin yargılanıp cehenneme tıkılacaklarını pek iyi bilirler.

alimet

  Sâffât / 158 -

 Süleyman Ateş = Allâh ile cinler arasında bir nesep, (bir soy bağlantısı) uydurdular. Oysa cinler de kendilerinin (yüce divâna) getirileceklerini bilmişlerdir.

alimet

  Sâffât / 158 -

 Tefhim-ul Kuran = Onlar, kendisiyle (Allah ile) cinler arasında da bir soy bağı kurdular. Oysa andolsun, cinler de onların gerçekten (azab için getirilip) hazır bulundurulacaklarını bilmişlerdir.

alimet

  Sâffât / 158 -

 Ümit Şimşek = Bir de Allah ile cinler arasında nesep bağı uydurdular. Oysa cinler de biliyor ki, onlar toplanıp Allah'ın huzuruna sevk edileceklerdir.

alimet

  Sâffât / 158 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Allah'la cinler arasında bir nesep oluşturdular. Yemin olsun, cinler de bilmiştir kendilerinin Allah huzuruna mutlaka getirileceklerini/cinler de bilmiştir, bunların Allah'ın huzuruna mutlaka çıkarılacaklarını.

alimet

  Sâffât / 158 -

 İskender Ali Mihr = Ve Allah ile cinler arasında neseb (soybağı) kıldılar (uydurdular). Ve andolsun ki cinler, (cehennemde) mutlaka hazır bulundurulacaklarını biliyorlardı.

alimet

  Sâffât / 158 -

 İlyas Yorulmaz = Onlar, Allah ile mahiyetlerini bilmedikleri cinler (melekler) arasında nesep (akrabalık) bağı oluşturdular. Ama o cinler (melekler), Rablerinin karşısına hesap vermek için getirileceklerini bilmekteler.

alimet

  Tekvîr / 14 -

 Diyanet İşleri = Herkes önceden hazırlayıp getirdiği şeyleri bilecektir.

alimet

  Tekvîr / 14 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Herkes bilir ne hazırladığını.

alimet

  Tekvîr / 14 -

 Abdullah Parlıyan = O gün her insan kendisi için ne hazırlamış olduğunu görecektir.

alimet

  Tekvîr / 14 -

 Adem Uğur = Kişi neler getirdiğini öğrenmiş olacaktır.

alimet

  Tekvîr / 14 -

 Ahmed Hulusi = Her nefs (bilinç) hazırladığı şeyi bilmiştir (biyolojik bedenli yaşamında yaptıklarının getirisini algılamıştır).

alimet

  Tekvîr / 14 -

 Ahmet Tekin = Kişi neler hazırlayıp getirdiğini, öğrenip bilecektir.

alimet

  Tekvîr / 14 -

 Ahmet Varol = (Her) can (önceden) ne hazırladığını bilir.

alimet

  Tekvîr / 14 -

 Ali Bulaç = (Artık her) Nefis, neyi hazırladığını bilip öğrenmiştir.

alimet

  Tekvîr / 14 -

 Ali Fikri Yavuz = Herkes, (iyi ve kötü) ne hazırlamışsa (onu) bilecektir...

alimet

  Tekvîr / 14 -

 Ali Ünal = Her bir şahıs, kendisi için ne hazırlamış olduğunu bilecektir.