Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

an hum(u)

  Zuhruf / 50 -

 Diyanet İşleri = Fakat biz onlardan azabı kaldırınca bir de bakmışsın sözlerinden dönüyorlar.

an hum(u)

  Zuhruf / 50 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Derken onlardan azâbı kaldırdık mı sözlerinden döndüler.

an hum(u)

  Zuhruf / 50 -

 Abdullah Parlıyan = Derken onlardan azabı kaldırdık mı, sözlerinden dönüverdiler.

an hum(u)

  Zuhruf / 50 -

 Adem Uğur = Fakat biz onlardan azabı kaldırınca, sözlerinden dönüverdiler.

an hum(u)

  Zuhruf / 50 -

 Ahmed Hulusi = Kendilerinden azabı kaldırdığımızda, onlar hemen sözlerini bozdular!

an hum(u)

  Zuhruf / 50 -

 Ahmet Tekin = Fakat azâbı, kendilerinden kaldırdığımız zaman, hemen sözlerinden döndüler.

an hum(u)

  Zuhruf / 50 -

 Ahmet Varol = Fakat üzerlerinden azabı kaldırdığımızda hemen sözlerinden dönmeye başladılar.

an hum(u)

  Zuhruf / 50 -

 Ali Bulaç = Fakat onlardan azabı çekip giderince, bir de görürsün ki onlar andlarını bozuyorlar.

an hum(u)

  Zuhruf / 50 -

 Ali Fikri Yavuz = Bunun üzerine kendilerinden azabı kaldırdığımız vakit, (yola geleceğiz, iman edeceğiz sözlerinden) hemen caydılar.

an hum(u)

  Zuhruf / 50 -

 Ali Ünal = Üzerlerinden cezayı kaldırınca da, hemen o anda sözlerinden cayıverirlerdi.

an hum(u)

  Zuhruf / 50 -

 Bayraktar Bayraklı = Fakat biz onları azaptan kurtarır kurtarmaz, bir de bakarsın ki sözlerinden dönüvermişler.

an hum(u)

  Zuhruf / 50 -

 Bekir Sadak = Ama, azabi uzerlerinden kaldirdigimizda hemen sozlerinden donduler.

an hum(u)

  Zuhruf / 50 -

 Celal Yıldırım = Kendilerinden o azabı kaldırdığımızda, birden verdikleri sözü bozdular (yerine getirmediler).

an hum(u)

  Zuhruf / 50 -

 Cemal Külünkoğlu = Fakat biz onlardan azabı kaldırınca sözlerinden döndüler.

an hum(u)

  Zuhruf / 50 -

 Diyanet İşleri (eski) = Ama, azabı üzerlerinden kaldırdığımızda hemen sözlerinden döndüler.

an hum(u)

  Zuhruf / 50 -

 Diyanet Vakfi = Fakat biz onlardan azabı kaldırınca, sözlerinden dönüverdiler.

an hum(u)

  Zuhruf / 50 -

 Edip Yüksel = Fakat, onlardan felaketi kaldırdığımızda, sözlerinden hemen dönüverdiler.

an hum(u)

  Zuhruf / 50 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Bunun üzerine kendilerinden azâbı açtığımız vakıt da derhal cayıverdiler

an hum(u)

  Zuhruf / 50 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Bunun üzerine kendilerinden azabı açtığımızda hemen cayıverdiler.

an hum(u)

  Zuhruf / 50 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Fakat azabı kendilerinden kaldırdığımız zaman hemen sözlerinden dönüverdiler.

an hum(u)

  Zuhruf / 50 -

 Gültekin Onan = Fakat onlardan azabı çekip giderince, bir de görürsün ki onlar andlarını bozuyorlar.

an hum(u)

  Zuhruf / 50 -

 Harun Yıldırım = Fakat onlardan azabı çekipgiderince, bir de görürsün ki onlar verdikleri sözü bozuyorlar.

an hum(u)

  Zuhruf / 50 -

 Hasan Basri Çantay = Fakat biz onlardan azâbı giderince bir de ne bakarsın: Onlar verdikleri sözü bozuyorlar bile!

an hum(u)

  Zuhruf / 50 -

 Hayrat Neşriyat = Fakat kendilerinden azâbı açıver(ip kaldır)ınca, onlar sözlerinden hemen döndüler.

an hum(u)

  Zuhruf / 50 -

 İbni Kesir = Azabı üzerlerinden kaldırınca, hemen sözlerinden caydılar.

an hum(u)

  Zuhruf / 50 -

 Kadri Çelik = Fakat onlardan azabı çekip giderince, hemen sözlerinden caydılar!

an hum(u)

  Zuhruf / 50 -

 Muhammed Esed = Ama azaptan kurtarır kurtarmaz, bir bakarsın ki hemen sözlerinden dönüvermişler!

an hum(u)

  Zuhruf / 50 -

 Mustafa İslamoğlu = Ama cezayı kaldırır kaldırmaz derhal sözlerinden caydılar.

an hum(u)

  Zuhruf / 50 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Vaktâ ki, onlardan o azabı açıverdik, o zaman onlar sözlerinden geri döner oldular.

an hum(u)

  Zuhruf / 50 -

 Ömer Öngüt = Fakat biz onlardan azabı kaldırınca sözlerinden hemen caydılar.

an hum(u)

  Zuhruf / 50 -

 Şaban Piriş = Onlardan azabı kaldırdığımız zaman da hemen sözlerini bozuyorlardı.

an hum(u)

  Zuhruf / 50 -

 Sadık Türkmen = Fakat onlardan azabı kaldırdığımız zaman, bir de bakarsın ki, onlar sözlerini bozuyorlar!..

an hum(u)

  Zuhruf / 50 -

 Seyyid Kutub = Fakat biz onlardan azabı kaldırınca sözlerinden dönmeye başladılar.

an hum(u)

  Zuhruf / 50 -

 Suat Yıldırım = Fakat Biz, onlardan azabı giderince, hemen sözlerinden caydılar.

an hum(u)

  Zuhruf / 50 -

 Süleyman Ateş = Fakat biz onlardan azâbı kaldırınca sözlerinden dönmeğe başladılar.

an hum(u)

  Zuhruf / 50 -

 Tefhim-ul Kuran = Fakat onlardan azabı çekip giderince, bir de görürsün ki onlar andlarını bozuyorlar.

an hum(u)

  Zuhruf / 50 -

 Ümit Şimşek = Fakat azaplarını kaldırır kaldırmaz onlar yine sözlerinden dönüyorlardı.

an hum(u)

  Zuhruf / 50 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Fakat kendilerinden azabı kaldırdığımızda hemen yan çizmeye başladılar.

an hum(u)

  Zuhruf / 50 -

 İskender Ali Mihr = Fakat onlardan azabı kaldırınca, o zaman onlar (verdikleri sözleri) bozuyorlar.

an hum(u)

  Zuhruf / 50 -

 İlyas Yorulmaz = Bundan sora onlardan azabı kaldırdığımızda, hemen antlaşmayı eksilterek bozdular.