Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

bi enne-hum

  Hac / 39 -

 Diyanet İşleri = Kendilerine savaş açılan müslümanlara, zulme uğramaları sebebiyle cihad için izin verildi. Şüphe yok ki Allah’ın onlara yardım etmeğe gücü yeter.

bi enne-hum

  Hac / 39 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Kendileriyle savaşa girişilenlere, zulme uğradıklarından dolayı savaşmaya izin verildi ve şüphe yok Allah'ın, onlara yardım etmeye gücü yeter elbette.

bi enne-hum

  Hac / 39 -

 Abdullah Parlıyan = Kendileriyle savaşa girişilen mü'minlere, zulme uğramalarından dolayı, savaş izni verildi. Şüphesiz Allah, onlara yardım ulaştıracak güçtedir.

bi enne-hum

  Hac / 39 -

 Adem Uğur = Kendileriyle savaşılanlara (müminlere), zulme uğramış olmaları sebebiyle, (savaş konusunda) izin verildi. Şüphe yok ki Allah, onlara yardıma mutlak surette kadirdir.

bi enne-hum

  Hac / 39 -

 Ahmed Hulusi = Kendileri ile savaşılan kimselere, (savaş için) izin verilmiştir. . . Zulme uğradıkları içindir bu! Muhakkak ki Allâh onları zafere ulaştırmaya Kaadir'dir.

bi enne-hum

  Hac / 39 -

 Ahmet Tekin = Baskı zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetlerinin engellenerek, zulmedilerek kendilerine fiilen savaş ilan edilenlerin, mü’minlerin savaşmalarına ruhsat verildi. Allah’ın yardımıyla mü’minleri daima zafere ulaştırmaya kesinlikle gücü kudreti yeter.

bi enne-hum

  Hac / 39 -

 Ahmet Varol = Kendileriyle savaşılan (mü'minlere) zulmedilmeleri dolayısıyla (savaşa) izin verilmiştir. Şüphesiz Allah onlara yardım etmeye güç yetirir.

bi enne-hum

  Hac / 39 -

 Ali Bulaç = Kendilerine zulmedilmesi dolayısıyla, onlara karşı savaş açılana (mü'minlere, savaşma) izni verildi. Şüphesiz Allah, onlara yardım etmeye güç yetirendir.

bi enne-hum

  Hac / 39 -

 Ali Fikri Yavuz = Kendilerine savaş açılan müminlere, (kâfirlere karşı savaş için) izin verildi. Çünkü onlar zulmedildiler. Şüphe yok ki Allah, müminlere zafer vermeğe kadirdir.

bi enne-hum

  Hac / 39 -

 Ali Ünal = Kendilerine savaş açılan mü’minlere, mukabil olarak savaşma izni verildi. Çünkü onlar, pek çok yönden zulme maruz kaldılar. Kuşkusuz Allah, onlara yardım edip zafer bahşetmeye kadirdir.

bi enne-hum

  Hac / 39 -

 Bayraktar Bayraklı = Zulme uğrayanlara, kendilerine savaş açılmış müminlere savaş izni verildi. Allah onlara yardım etmeye elbette gücü yetendir.[346]

bi enne-hum

  Hac / 39 -

 Bekir Sadak = Haksizliga ugratilarak kendilerine savas acilan kimselerin karsi koyup savasmasina izin verilmistir. Allah onlara yardim etmege elbette Kadir'dir.

bi enne-hum

  Hac / 39 -

 Celal Yıldırım = Kendileriyle savaş açılıp da zulme uğrayanlara, savaşmaları için İzin verilmiştir. Şüphesiz ki Allah'ın onlara yardımda bulunmaya kudreti yeter.

bi enne-hum

  Hac / 39 -

 Cemal Külünkoğlu = Kendilerine haksız yere savaş açılan (mü'min)lere zulme uğradıklarından dolayı (artık savaş için)  izin verildi ve şüphesiz Allah onlara yardım ulaştıracak güçtedir.

bi enne-hum

  Hac / 39 -

 Diyanet İşleri (eski) = Haksızlığa uğratılarak kendilerine savaş açılan kimselerin karşı koyup savaşmasına izin verilmiştir. Allah onlara yardım etmeğe elbette Kadir'dir.

bi enne-hum

  Hac / 39 -

 Diyanet Vakfi = Kendileriyle savaşılanlara (müminlere), zulme uğramış olmaları sebebiyle, (savaş konusunda) izin verildi. Şüphe yok ki Allah, onlara yardıma mutlak surette kadirdir.

bi enne-hum

  Hac / 39 -

 Edip Yüksel = Zulmedilerek kendilerine savaş açılanlara izin verilmiştir. ALLAH onları desteklemeye elbette kadirdir.

bi enne-hum

  Hac / 39 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = İzin verildi o kendilerine kıtal edilenlere, çünkü onlara zulm olundu ve şübhesiz ki Allah onları muzaffer kılmağa her halde kadirdir

bi enne-hum

  Hac / 39 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Kendilerine savaş açılan kimselere (savaş) izni verildi; çünkü onlar zulme uğradılar. Şüphesiz Allah onları zafere ulaştırmaya gerçekten kadirdir.

bi enne-hum

  Hac / 39 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Kendilerine savaş açılan kimselere (kâfirlere karşı koymak için) izin verildi. Çünkü onlar zulme uğradılar. Şüphesiz Allah onları zafere ulaştırmaya kadirdir.

bi enne-hum

  Hac / 39 -

 Gültekin Onan = Kendilerine zulmedilmesi dolayısıyla, onlara karşı savaş açılana (müminlere, savaşma) izni verildi. Şüphesiz Tanrı, onlara yardım etmeye güç yetirendir.

bi enne-hum

  Hac / 39 -

 Harun Yıldırım = Kendileriyle savaşılanlara (müminlere), zulme uğramış olmaları sebebiyle, (savaş konusunda) izin verildi. Şüphe yok ki Allah, onlara yardıma mutlak surette kadirdir.

bi enne-hum

  Hac / 39 -

 Hasan Basri Çantay = Kendileriyle mukaatele edilen (ya'nî düşmanların hücumuna uğrayan mü'min) lere, uğradıkları o zulümden dolayı, (bilmukaabele harbe) izin verildi. Şübhesiz ki Allah onlara yardım etmiye elbette kemâliyle kaadirdir.

bi enne-hum

  Hac / 39 -

 Hayrat Neşriyat = Kendilerine savaş açılan (Müslüman)lara, gerçekten zulme uğramaları sebebiyle(savaşmaları için) izin verildi. Şübhesiz ki Allah, onlara yardım etmeye elbette hakkıyla gücü yetendir.

bi enne-hum

  Hac / 39 -

 İbni Kesir = Zulmedildikleri için savaşanlara izin verildi. Allah, onlara yardım etmeye elbette Kadir'dir.

bi enne-hum

  Hac / 39 -

 Kadri Çelik = Kendileriyle savaşılanlara (müminlere), zulme uğramış olmaları sebebiyle, (savaş için) izin verildi. Şüphesiz Allah, onlara yardım etmeye güç yetirendir.

bi enne-hum

  Hac / 39 -

 Muhammed Esed = Kendilerine haksız yere saldırılan kimselere (savaşma) izni verilmiştir -ve şüphesiz Allah onlara yardım ulaştıracak güçtedir-:

bi enne-hum

  Hac / 39 -

 Mustafa İslamoğlu = (İşte bu yüzden), kendilerine savaş açılan kimselere (savaş) izni verildi; zira onlar zulme uğramış kimselerdi: ve elbette Allah, onlara yardım edecek güce sahiptir.

bi enne-hum

  Hac / 39 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Kendileriyle mukatelede bulunanlara zulmolunduklarından dolayı izin verildi, ve şüphe yok ki, Allah onlara yardım etmeğe elbette kâdirdir.

bi enne-hum

  Hac / 39 -

 Ömer Öngüt = Zulüm ve haksızlığa uğratılarak kendisine savaş açılan kimselerin, karşı koyup savaşmasına izin verildi. Allah onlara yardım etmeye elbette kâdirdir.

bi enne-hum

  Hac / 39 -

 Şaban Piriş = Zulme uğrayan kimselere savaşmaları için izin verildi. Allah, onlara yardım etmeye elbette kadirdir.

bi enne-hum

  Hac / 39 -

 Sadık Türkmen = Kendilerine savaş açılan müslümanlara, zulme uğramaları sebebiyle cihat için izin verildi. Şüphe yok ki, Allah’ın onlara yardım etmeğe gücü yeter.

bi enne-hum

  Hac / 39 -

 Seyyid Kutub = Saldırıya uğrayan mü'minlere savaşma izni verilmiştir. Çünkü onlar zulme uğramışlardır. Hiç kuşkusuz Allah'ın onlara yardım etmeye gücü yeter.

bi enne-hum

  Hac / 39 -

 Suat Yıldırım = Kendilerine savaş açılan müminlere, savaşmaları için izin verildi. Çünkü onlar zulme mâruz kaldılar. Allah onlara zafer vermeye elbette kadirdir.

bi enne-hum

  Hac / 39 -

 Süleyman Ateş = Kendileriyle savaşılan(mü'min)lere (karşı koyma) izn(i) verildi. Çünkü onlara zulmedilmiştir ve şüphesiz Allâh, onlara yardım etmeğe kâdirdir.

bi enne-hum

  Hac / 39 -

 Tefhim-ul Kuran = Kendilerine zulmedilmesi dolayısıyla, onlara karşı savaş açılana (mü'minlere savaşma) izni verildi. Şüphesiz Allah, onlara yardım etmeye güç yetirendir.

bi enne-hum

  Hac / 39 -

 Ümit Şimşek = Kendilerine savaş açılan mü'minlere, zulme uğramaları yüzünden, savaş izni verildi. Hiç şüphe yok ki Allah onları muzaffer etmeye kadirdir.

bi enne-hum

  Hac / 39 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Kendilerine savaş açılanlara savaşma izni verilmiştir. Çünkü onlar zulme uğratıldılar. Allah onlara yardıma elbette kadirdir.

bi enne-hum

  Hac / 39 -

 İskender Ali Mihr = Zulme uğramaları sebebiyle savaşanlara (savaşmaları için) izin verildi. Ve şüphesiz Allah, onlara yardıma muhakkak ki kaadirdir.

bi enne-hum

  Hac / 39 -

 İlyas Yorulmaz = Haksızlığa uğratıldıklarından dolayı, mücadele edenlere savaşma izni verilmiştir. Mücadele edenlere Allah’ın, mücadelelerinde onlara yardım etmeye gücünün yettiğini duyur.

bi enne-hum

  Mâide / 58 -

 Diyanet İşleri = Siz namaza çağırdığınız vakit onu alaya alıp eğlence yerine koyuyorlar. Bu, şüphesiz onların akılları ermeyen bir toplum olmalarındandır.

bi enne-hum

  Mâide / 58 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Birbirinizi namaza çağırdığınız, ezan okuduğunuz zaman, bununla alay ederler, bir oyun sayarlar bunu. Bu da şüphe yok ki akılları olmayan, akıl edemeyen bir kavim olduklarındandır.

bi enne-hum

  Mâide / 58 -

 Abdullah Parlıyan = Ezanla birbirinizi namaza çağırdığınız zaman, onu bir eğlence ve oyun konusu edinirler. Çünkü o Yahudi ve Hıristiyanlar ve diğer kâfirler akıllarını kullanmayan bir topluluktur.

bi enne-hum

  Mâide / 58 -

 Adem Uğur = Namaza çağırdığınız zaman onu alay ve eğlence konusu yaparlar. Bu davranış, onların düşünemeyen bir toplum olmalarındandır.

bi enne-hum

  Mâide / 58 -

 Ahmed Hulusi = Salât için ezan okuduğunuzda, ezanı alay ve eğlence edindiler. . . Bu, onların aklını kullanamayan bir güruh olmalarından ötürüdür.

bi enne-hum

  Mâide / 58 -

 Ahmet Tekin = Namaza davet ettiğiniz vakitlerde, namazı alay ve eğlence konusu haline getirirler. Onlar, ibadetin mahiyetini kavrayamayan, akıllarını faydalı kullanamayan, gelişmemiş cahil bir kavim olmaları sebebiyle böyle yapıyorlar.

bi enne-hum

  Mâide / 58 -

 Ahmet Varol = Siz namaza çağırdığınızda onu alaya ve eğlenceye alırlar. Böyle yapmaları onların akıl etmeyen bir topluluk olmalarındandır.

bi enne-hum

  Mâide / 58 -

 Ali Bulaç = Onlar, siz birbirinizi namaza çağırdığınızda onu alay ve oyun (konusu) edinirler. Bu, gerçekten onların akıl erdirmeyen bir topluluk olmalarındandır.

bi enne-hum

  Mâide / 58 -

 Ali Fikri Yavuz = (Ezanla) birbirinizi namaza çağırdığınız zaman (onu) bir eğlence ve oyun yerine koyuyorlar. Bu davranışları, kendilerinin akıl ermez bir topluluk olmalarındandır.

bi enne-hum

  Mâide / 58 -

 Ali Ünal = Siz ezan okuyup namaza davette bulunduğunuz zaman onlar bunu alay ve eğlence konusu yaparlar. Böyle yaparlar, çünkü onlar, akletmeyen ve gerçeği anlamayan bir topluluktur.