Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

derecâtun

  Ahkâf / 19 -

 Diyanet İşleri = Herkesin yaptıklarına göre dereceleri vardır. (Bu da) Allah’ın onlara yaptıklarının karşılığını tastamam vermesi içindir. Asla kendilerine haksızlık yapılmaz.

derecâtun

  Ahkâf / 19 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve herkesin, yaptığı işlere göre dereceleri var ve yaptıklarının karşılığını elbette tamâmıyla öder ve onlara zulmedilmez.

derecâtun

  Ahkâf / 19 -

 Abdullah Parlıyan = Öteki dünyada herkesin yaptıklarına göre, dereceleri ve mertebeleri vardır. Böylece Allah onlara yaptıklarının karşılığını tam olarak verecektir ve hiç kimseye haksızlık yapılmayacaktır.

derecâtun

  Ahkâf / 19 -

 Adem Uğur = Herkesin yaptıklarına göre dereceleri vardır. Allah, onlara yaptıklarının karşılığını verir, asla kendilerine haksızlık yapılmaz.

derecâtun

  Ahkâf / 19 -

 Ahmed Hulusi = Her birinin, yaptığı amellerinden (oluşan) dereceleri vardır. Tâ ki onlar, haksızlığa uğratılmaksızın amellerinin karşılığını tam görsünler.

derecâtun

  Ahkâf / 19 -

 Ahmet Tekin = Herkes, işledikleri ameller sebebiyle âhirette farklı muamelelere tâbi tutulacaktır. Allah onlara amellerinin karşılığını tam olarak verir. Onlara haksızlık edilmez.

derecâtun

  Ahkâf / 19 -

 Ahmet Varol = Her birinin yaptıklarından dolayı dereceleri vardır. Bu, (Allah'ın), yaptıklarının karşılığını kendilerine eksiksizce vermesi içindedir. Onlar haksızlığa uğratılmazlar.

derecâtun

  Ahkâf / 19 -

 Ali Bulaç = Her biri için yaptıklarından dolayı dereceler vardır; öyle ki amelleri kendilerine eksiksizce ödensin ve onlar zulme de uğratılmazlar.

derecâtun

  Ahkâf / 19 -

 Ali Fikri Yavuz = Herkesin işlediği amellere göre dereceleri vardır. Ta ki, kendilerine haksızlık edilmiyerek bütün amellerinin karşılığı onlara ödensin.

derecâtun

  Ahkâf / 19 -

 Ali Ünal = (İnanan ve inanmayan topluluklar ve fertlerden) her biri için yaptıklarına göre belli mertebeler, dereceler ve derekeler vardır. Neticede yaptıklarının karşılığı kendilerine eksiksiz ödenecek ve kimseye haksızlıkta bulunulmayacaktır.

derecâtun

  Ahkâf / 19 -

 Bayraktar Bayraklı = Herkesin yaptıklarına göre dereceleri vardır. Allah onlara, yaptıklarının karşılığını verir, asla kendilerine haksızlık yapılmaz.

derecâtun

  Ahkâf / 19 -

 Bekir Sadak = Islediklerinden oturu herkesin bir derecesi vardir. Herkese islediklerinin karsiligi odenir. Kendilerine haksizlik yapilmaz.

derecâtun

  Ahkâf / 19 -

 Celal Yıldırım = Herkes için yaptıkları işlere göre dereceler vardır. Bu da Allah'ın onların amellerinin karşılığını noksansız vermesi içindir ve onlar haksızlığa uğramazlar.

derecâtun

  Ahkâf / 19 -

 Cemal Külünkoğlu = Herkesin yaptıklarına göre dereceleri vardır. (Bu da) haksızlığa uğratılmayarak yaptıklarının karşılığının kendilerine tastamam verilmesidir.

derecâtun

  Ahkâf / 19 -

 Diyanet İşleri (eski) = İşlediklerinden ötürü herkesin bir derecesi vardır. Herkese işlediklerinin karşılığı ödenir. Kendilerine haksızlık yapılmaz.

derecâtun

  Ahkâf / 19 -

 Diyanet Vakfi = Herkesin yaptıklarına göre dereceleri vardır. Allah, onlara yaptıklarının karşılığını verir, asla kendilerine haksızlık yapılmaz.

derecâtun

  Ahkâf / 19 -

 Edip Yüksel = Her biri için, yaptıklarına göre dereceler vardır. Yaptıklarının karşılığı, haksızlık edilmeden tam verilir.

derecâtun

  Ahkâf / 19 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Her biri için de yaptıkları amellerden dereceler vardır, bu da hiç hakları yenmiyerek bütün amellerini kendilerine temamen ödemek içindir

derecâtun

  Ahkâf / 19 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Her birine yaptıklarına göre dereceler vardır. Bu da hiç hakları yenmeyerek bütün yaptıklarını kendilerine tamamen ödemek içindir.

derecâtun

  Ahkâf / 19 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Herkesin yaptıklarına göre dereceleri vardır. Allah onlara yaptıklarının karşılığını tam olarak verir. Onlara haksızlık edilmez.

derecâtun

  Ahkâf / 19 -

 Gültekin Onan = Her biri için yaptıklarından dolayı dereceler vardır; öyle ki amelleri kendilerine eksiksizce ödensin ve onlar zulme de uğratılmazlar.

derecâtun

  Ahkâf / 19 -

 Harun Yıldırım = Her biri için, yaptıklarından dolayı dereceler vardır; öyle ki amelleri kendilerine eksiksizce ödensin ve onlar zulme de uğratılmazlar.

derecâtun

  Ahkâf / 19 -

 Hasan Basri Çantay = Herkesin yapdıklarına göre dereceleri (mertebeleri) vardır. (Bu da) kendilerine hiçbir haksızlık edilmeyerek amelleri (nin karşılığını) onlara tamamen ödemek içindir.

derecâtun

  Ahkâf / 19 -

 Hayrat Neşriyat = Herkes için yaptıklarına göre dereceler vardır. Tâ ki (Allah) onlara, amellerini(n karşılığını) tam versin! Hem onlara haksızlık edilmez.

derecâtun

  Ahkâf / 19 -

 İbni Kesir = Herkesin yaptıklarına göre dereceleri vardır. Herkese işlediklerinin karşılığı ödenir. Ve kendilerine zulmedilmez.

derecâtun

  Ahkâf / 19 -

 Kadri Çelik = Herkesin, yaptıklarına göre dereceleri vardır. Herkese işlediklerinin karşılığı ödenir ve kendilerine zulmedilmez.

derecâtun

  Ahkâf / 19 -

 Muhammed Esed = (öteki dünyada) onların tümü, yaptıkları (iyi veya kötü) şeylere göre tesbit edilmiş bir dereceye sahip olacaklardır; ve böylece Allah, onların yaptıklarının karşılığını tam olarak ödeyecek ve hiç kimseye haksızlık yapılmayacaktır.

derecâtun

  Ahkâf / 19 -

 Mustafa İslamoğlu = Her birinin yaptıklarıyla uyumlu bir derecesi bulunacaktır: sonuçta onlar yaptıklarının karşılığını eksiksiz alacaklar ve kendilerine asla haksızlık edilmeyecektir.

derecâtun

  Ahkâf / 19 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = (18-19) İşte bunlar izi kendilerinden önce gelip geçen cin ve insten ümmetler arasında bulunan kimselerdir ki, üzerlerine söz hak olmuştur. Muhakkak ki onlar hüsrâna uğramış oldular. Ve herkes için yapmış olduklarından (dolayı) dereceler vardır ve onlara amellerini tamamen ödemek için ve onlar zulmolunmazlar.

derecâtun

  Ahkâf / 19 -

 Ömer Öngüt = Herkesin yaptıklarına göre dereceleri vardır. Allah onlara yaptıklarının karşılığını verir, kendilerine aslâ haksızlık yapılmaz.

derecâtun

  Ahkâf / 19 -

 Şaban Piriş = Yaptıklarından dolayı hepsinin dereceleri vardır. Hiç haksızlığa uğratılmadan, yaptıkları kendilerine ödenmiştir.

derecâtun

  Ahkâf / 19 -

 Sadık Türkmen = Her birinin yaptıkları işlere göre dereceleri vardır. Kendilerine hiçbir haksızlık yapılmaz, yaptıklarının karşılığı tam verilir.

derecâtun

  Ahkâf / 19 -

 Seyyid Kutub = Herkesin yaptıklarına göre dereceleri vardır. Allah, onlara yaptıklarının karşılığını verir, asla kendilerine haksızlık yapılmaz.

derecâtun

  Ahkâf / 19 -

 Suat Yıldırım = Herkesin, yaptığı işlere göre dereceleri vardır. Sonuçta Allah onlara işlerinin karşılığını tam tamına ödeyecek, onlar asla haksızlığa mâruz kalmayacaklardır.

derecâtun

  Ahkâf / 19 -

 Süleyman Ateş = Her birinin (inananların ve inanmayanların) yaptıkları işlerden dereceleri vardır. Allâh, onlara yaptıklarının karşılığını tam verir; kendilerine hiç haksızlık edilmez.

derecâtun

  Ahkâf / 19 -

 Tefhim-ul Kuran = Her biri için yapmakta olduklarından dolayı dereceler vardır; öyle ki amelleri kendilerine eksiksizce ödensin ve onlar zulme de uğratılmazlar.

derecâtun

  Ahkâf / 19 -

 Ümit Şimşek = Herkes için, yaptıklarına karşılık dereceler vardır. Ne yapmışlarsa karşılığını Allah onlara eksiksiz öder; kimse bir haksızlığa uğramaz.

derecâtun

  Ahkâf / 19 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Herbirinin, yapıp ettiklerinden dereceleri vardır. Amellerinin karşılığı eksiksiz verilecektir, hiçbir haksızlığa uğratılmayacaklardır.

derecâtun

  Ahkâf / 19 -

 İskender Ali Mihr = Ve herkes için, amellerinden dolayı dereceler vardır, onlara amellerinin (karşılığının) ödenmesi için. Ve onlara zulmedilmez.

derecâtun

  Ahkâf / 19 -

 İlyas Yorulmaz = Onlardan her birinin yaptıkları kademe kademedir ve onlara haksızlık yapılmadan yaptıklarının karşılıkları adil bir şekilde ödenir.

derecâtun

  Âl-iİmrân / 163 -

 Diyanet İşleri = Onlar (insanlar) Allah’ın katında derece derecedirler. Allah, onların yaptıklarını görmektedir.

derecâtun

  Âl-iİmrân / 163 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Onlara Allah katında dereceler var ve Allah ne yapıyorlarsa hepsini görür.

derecâtun

  Âl-iİmrân / 163 -

 Abdullah Parlıyan = Tüm insanlar ceza ve mükafatları yönünden, Allah katında farklı farklı derecelere sahiptirler. Çünkü Allah yaptıkları herşeyi görmektedir.

derecâtun

  Âl-iİmrân / 163 -

 Adem Uğur = Onlar Allah katında derece derecedirler. Allah onların yaptıklarını görmektedir.

derecâtun

  Âl-iİmrân / 163 -

 Ahmed Hulusi = Onlar Allâh indînde, (ilim - irfan anlayış farkları nedeniyle) birbirlerinin üstünde olan farklı derecelerdedir. Allâh yapmakta olduklarınızı (Esmâ'sı itibarıyla onların hakikati ve dahi yaratıcısı olması ile) Basıyr'dir (değerlendirendir).

derecâtun

  Âl-iİmrân / 163 -

 Ahmet Tekin = İnsanlar amellerine göre Allah katında farklı makamlardadırlar. Allah onların işledikleri amelleri biliyor, görüyor.

derecâtun

  Âl-iİmrân / 163 -

 Ahmet Varol = Onlar Allah katında derece derecedirler. Allah onların yaptıklarını görmektedir.

derecâtun

  Âl-iİmrân / 163 -

 Ali Bulaç = Allah katında onlar derece derecedir. Allah yaptıklarını görendir.

derecâtun

  Âl-iİmrân / 163 -

 Ali Fikri Yavuz = O emin kimseler, Allah katında derece derecedirler. Allah, emin ve hain kimselerin yaptıklarını hakkıyle görücüdür.

derecâtun

  Âl-iİmrân / 163 -

 Ali Ünal = Bunların her birinin Allah katındaki dereceleri farklıdır; ve Allah, ne yapıp ediyorlar, hepsini çok iyi görmektedir.