Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
e fe lâ tezekkerûne
Diyanet İşleri = Şu hâlde yaratan, yaratamayan gibi olur mu? Artık siz düşünmez misiniz?
e fe lâ tezekkerûne
Abdulbaki Gölpınarlı = Yaratan, yaratmayana benzer mi? Hâlâ mı düşünmeyeceksiniz?
e fe lâ tezekkerûne
Abdullah Parlıyan = O halde bütün bunları yaratan Allah, hiç birşey yaratamayan, herhangi bir varlıkla bir olur mu? Hâlâ aklınızı başınıza toplamayacak mısınız?
e fe lâ tezekkerûne
Adem Uğur = O halde, yaratan (Allah), yaratmayan (putlar) gibi olur mu? Hâla düşünmüyor musunuz?
e fe lâ tezekkerûne
Ahmed Hulusi = Yaratan, yaratmayan gibi midir? Düşünüp değerlendiremiyor musunuz?
e fe lâ tezekkerûne
Ahmet Tekin = O halde yaratan, hiç yaratmayan gibi mi olur? Hâlâ ibret alıp düşünmüyor musunuz?
e fe lâ tezekkerûne
Ahmet Varol = Yaratan yaratmayan gibi midir? Hiç düşünmüyor musunuz?
e fe lâ tezekkerûne
Ali Bulaç = Yaratan, hiç yaratmayan gibi midir? Artık öğüt alıp düşünmez misiniz?
e fe lâ tezekkerûne
Ali Fikri Yavuz = Hiç yaratan varlık, yaratmıyana benzer mi? Artık siz düşünmez misiniz?
e fe lâ tezekkerûne
Ali Ünal = O halde, şöyle bir düşünün: Yaratan, hiç yaratmayan gibi midir? Az da olsa düşünüp ders ve öğüt almayacak mısınız?
e fe lâ tezekkerûne
Bayraktar Bayraklı = Yaratan, yaratmayana hiç benzer mi? Düşünüp anlamaz mısınız?
e fe lâ tezekkerûne
Bekir Sadak = Hic yaratan yaratamayana benzer mi? Ibret almaz misiniz?
e fe lâ tezekkerûne
Celal Yıldırım = Artık yaratan yaratamıyan gibi midir? Etraflıca düşünmez misiniz?
e fe lâ tezekkerûne
Cemal Külünkoğlu = Hiç yaratan, yaratamayan gibi olur mu? Artık siz (hala aklınızı kullanarak) düşünmeyecek misiniz?
e fe lâ tezekkerûne
Diyanet İşleri (eski) = Hiç yaratan yaratamayana benzer mi? İbret almaz mısınız?
e fe lâ tezekkerûne
Diyanet Vakfi = O halde, yaratan (Allah), yaratmayan (putlar) gibi olur mu? Hâla düşünmüyor musunuz?
e fe lâ tezekkerûne
Elmalılı Hamdi Yazır = İmdi yaratan yaratamıyana benzer mi? Artık siz bir tezekkür etmez misiniz?
e fe lâ tezekkerûne
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Şimdi hiç yaratan, yaratmayan gibi olur mu? Artık siz, düşünmeyecek misiniz?
e fe lâ tezekkerûne
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Hiç yaratan (Allah), yaratmayan (putlar) gibi olur mu? Artık siz düşünmez misiniz?
e fe lâ tezekkerûne
Gültekin Onan = Yaratan, hiç yaratmayan gibi midir? Artık öğüt alıp düşünmez misiniz?
e fe lâ tezekkerûne
Harun Yıldırım = O halde, yaratan (Allah), yaratmayan (putlar) gibi olur mu? Hâla düşünmüyor musunuz?
e fe lâ tezekkerûne
Hasan Basri Çantay = Yaratan (Allah), yaratmayan kişi gibi midir? Artık iyice düşünmeyecek misiniz?
e fe lâ tezekkerûne
Hayrat Neşriyat = Öyleyse (sizin için bu kadar ni'metleri yoktan) yaratan (Allah), (aslâ)yaratamayan (putlarınız ve sâdece var olanı keşfeden insanlar) gibi midir? Hâlâ ibret almaz mısınız?
e fe lâ tezekkerûne
İbni Kesir = Yaratan; yaratmayan gibi midir hiç? Artık öğüt almaz mısınız?
e fe lâ tezekkerûne
Kadri Çelik = Yaratan, hiç yaratmayan gibi midir? Artık öğüt alıp düşünmez misiniz?
e fe lâ tezekkerûne
Muhammed Esed = O halde, (düşünün, bütün bunları) yaratan (Allah), hiçbir şey yaratamayan herhangi bir (varlıkla) kıyaslanabilir mi? Hala aklınızı başınıza toplamayacak mısınız?
e fe lâ tezekkerûne
Mustafa İslamoğlu = İmdi bakın, hiç yaratan yaratamayan gibi (olur) mı? Hala gerçeğin farkına varmayacak mısınız?
e fe lâ tezekkerûne
Ömer Nasuhi Bilmen = İmdi yaratır olan zât, yaratamaz kimse gibi midir? Artık iyice düşünmez misiniz?
e fe lâ tezekkerûne
Ömer Öngüt = Hiç, yaratan yaratmayan gibi olur mu? Düşünmez misiniz?
e fe lâ tezekkerûne
Şaban Piriş = Yaratıcı, yaratamayan gibi midir? Hiç düşünmez misiniz?
e fe lâ tezekkerûne
Sadık Türkmen = O halde, yaratan yaratmayan gibi olur mu? Hâlâ düşünüp öğüt almıyor musunuz?
e fe lâ tezekkerûne
Seyyid Kutub = Yaratan, yaratamayan gibi olur mu? Hiç düşünmüyor musunuz?
e fe lâ tezekkerûne
Suat Yıldırım = Yaratan hiç yaratamayana benzer mi? Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?
e fe lâ tezekkerûne
Süleyman Ateş = Yaratan, yaratmayan gibi midir? Hiç düşünmüyor musunuz?
e fe lâ tezekkerûne
Tefhim-ul Kuran = Yaratan, hiç yaratmayan gibi midir? Artık öğüt alıp düşünmez misiniz?
e fe lâ tezekkerûne
Ümit Şimşek = Yaratan, yaratamayan gibi olur mu? Hiç düşünmez misiniz?
e fe lâ tezekkerûne
Yaşar Nuri Öztürk = Yaratan, yaratmayana benzer mi? Hiç düşünmüyor musunuz?
e fe lâ tezekkerûne
İskender Ali Mihr = Yaratan kimse, yaratmayan kimse gibi midir? Hâlâ tezekkür etmez misiniz?
e fe lâ tezekkerûne
İlyas Yorulmaz = Hiç yaratan ile, yaratamayan bir olur mu? Düşünmüyor musunuz?
e fe lâ tezekkerûne
Diyanet İşleri = Bu iki zümrenin durumu, kör ve sağır ile gören ve işiten kimseler gibidir. Bunların durumları hiç birbirlerine denk olur mu? Hâlâ düşünmez misiniz?
e fe lâ tezekkerûne
Abdulbaki Gölpınarlı = Bu iki bölük, kör ve sağırla gören ve duyan adama benzer sanki; bu ikisi, birbirine eşit olur mu hiç? Yoksa düşünmez misiniz?
e fe lâ tezekkerûne
Abdullah Parlıyan = Gerçekleri örtbas edenlerle iman eden iki grubun durumu, kör ve sağır ile işiten ve gören kimsenin durumu gibidir. Hiç bunlar eşit olur mu? Artık düşünüp ibret almaz mısınız?
e fe lâ tezekkerûne
Adem Uğur = Bu iki zümrenin (müminlerle kâfirlerin) durumu, kör ve sağır ile gören ve işiten kimseler gibidir. Bunların hali hiç eşit olur mu? Hâla ibret almıyor musunuz?
e fe lâ tezekkerûne
Ahmed Hulusi = Bu iki grubun misali, kör ve sağır ile gören ve algılayan farkına benzer! Misaldeki bu ikisi eşit olur mu? Hâlâ tezekkür etmiyor musunuz?
e fe lâ tezekkerûne
Ahmet Tekin = Bu iki zümrenin, kâfirlerle mü’minlerin farkı, kör ve sağır olan kimseyle, gören ve duyan kimsenin farkı gibidir. Bunlar, bu misaldekiler, hiç birbirine eşit olabilirler mi? Hâlâ ibret alıp düşünmeyecek misiniz?
e fe lâ tezekkerûne
Ahmet Varol = Bu iki topluluğun durumu, kör ve sağır ile gören ve işitenin durumu gibidir. Bunların durumları bir olur mu hiç? İbret almıyor musunuz?
e fe lâ tezekkerûne
Ali Bulaç = Bu iki grubun örneği; kör ve sağır ile gören ve işiten gibidir. Örnekçe bunlar eşit olur mu? Yine de öğüt alıp düşünmeyecek misiniz?
e fe lâ tezekkerûne
Ali Fikri Yavuz = Bu iki zümrenin (kâfirlerle müminlerin) hali, kör ve sağır olanlarla, gören ve işiten kimselerin durumu gibidir. Hiç bunlar eşit olurlar mı? Artık düşünmez misiniz?
e fe lâ tezekkerûne
Ali Ünal = Bu iki zümrenin misali, bir tarafta körler ve sağırlar ile, diğer tarafta görenler ve işitenler gibidir. Hiç bunlar birbirlerine müsavî olur mu? Böyle iken, artık düşünüp ibret almayacak mısınız?