Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

el edbâre

  Ahzâb / 15 -

 Diyanet İşleri = Andolsun ki, onlar, daha önce geri dönüp kaçmayacaklarına dair Allah’a söz vermişlerdi. Allah’a verilen söz ise sorumluluğu gerektirir.

el edbâre

  Ahzâb / 15 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Halbuki onlar, andolsun ki bundan önce söz de vermişlerdi Allah'a geri dönmemeleri için ve Allah'a verilen söz, sorulacaktır.

el edbâre

  Ahzâb / 15 -

 Abdullah Parlıyan = Halbuki onlar, daha önce dönüp kaçmayacaklarına dair, Allah'a kesin söz vermişlerdi. Allah'a verilen her sözde sorumluluk gerektirdiğinden, mutlaka hesabı sorulacaktır.

el edbâre

  Ahzâb / 15 -

 Adem Uğur = Andolsun ki daha önce onlar, sırt çevirip kaçmayacaklarına dair Allah'a söz vermişlerdi. Allah'a verilen söz mesuliyeti gerektirir!

el edbâre

  Ahzâb / 15 -

 Ahmed Hulusi = Andolsun ki, arkalarına dönüp kaçmayacaklarına dair daha önce Allâh'a ahdetmişlerdi. . . Allâh'a verilen söz (ahd) sorulur (sonucu yaşatılır)!

el edbâre

  Ahzâb / 15 -

 Ahmet Tekin = Andolsun ki, daha önce onlar, sırt çevirip kaçmayacaklarına dair Allah’a söz vermişlerdi. Allah’a verilen söz mesuliyeti gerektirir.

el edbâre

  Ahzâb / 15 -

 Ahmet Varol = Oysa andolsun ki daha önce, arkalarını dönüp kaçmayacakları konusunda Allah'a söz vermişlerdi. Allah'a verilen söz ise sorulacaktır.

el edbâre

  Ahzâb / 15 -

 Ali Bulaç = Oysa andolsun, daha önce 'arkalarını dönüp kaçmayacaklarına' dair Allah'a söz vermişlerdi; Allah'a verilen söz (ahid) ise, (ağır bir) sorumluluktur.

el edbâre

  Ahzâb / 15 -

 Ali Fikri Yavuz = Halbuki bundan evvel Allah’a söz vermişlerdi: Arkalarını dönmiyeceklerdi. Allah’a verilen söz ise, sorumluluğu gerektirir.

el edbâre

  Ahzâb / 15 -

 Ali Ünal = Oysa, daha önce (Rasûlü’ne biat ederlerken) ne olursa olsun düşman karşısında geriye dönüp kaçmayacaklarına dair Allah’a kesin söz vermişlerdi. Allah’a verilen söz, sorumluluk gerektirir ve (o sözü verenler) mutlaka ondan sorguya çekilirler.

el edbâre

  Ahzâb / 15 -

 Bayraktar Bayraklı = Andolsun ki daha önce onlar, sırt çevirip kaçmayacaklarına dair Allah'a söz vermişlerdi. Allah'a verilen söz, mesuliyeti gerektirir.

el edbâre

  Ahzâb / 15 -

 Bekir Sadak = And olsun ki, daha once, sirt cevirip kacmayacaklarina dair Allah'a ahd vermislerdi. Allah'a verilen ahd sorulacaktir.

el edbâre

  Ahzâb / 15 -

 Celal Yıldırım = Oysa bunlar, and olsun ki, daha önce arka çevirip kaçmayacaklarına dair Allah'a kesin söz vermişlerdi. Allah'a verilen kesin söz ise (sorumluluk gerektirdiğinden) elbette sorulacaktır..

el edbâre

  Ahzâb / 15 -

 Cemal Külünkoğlu = Hâlbuki onlar, daha önce geri dönüp kaçmayacaklarına dair Allah'a söz vermişlerdi. Allah'a verilen sözün hesabı mutlaka sorulacaktır.

el edbâre

  Ahzâb / 15 -

 Diyanet İşleri (eski) = And olsun ki, daha önce, sırt çevirip kaçmayacaklarına dair Allah'a ahd vermişlerdi. Allah'a verilen ahd sorulacaktır.

el edbâre

  Ahzâb / 15 -

 Diyanet Vakfi = Andolsun ki daha önce onlar, sırt çevirip kaçmayacaklarına dair Allah'a söz vermişlerdi. Allah'a verilen söz mesuliyeti gerektirir!

el edbâre

  Ahzâb / 15 -

 Edip Yüksel = Daha önce de, arkalarını dönüp kaçmayacaklarına dair ALLAH'a söz vermişlerdi. ALLAH'a verilmiş her söz sorulacaktır.

el edbâre

  Ahzâb / 15 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Halbuki bundan evvel Allaha ahid vermişlerdi: arkalarını dönmiyeceklerdi, Allahın ahdi ise mes'uliyyetlidir, mutlak sorulur

el edbâre

  Ahzâb / 15 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Halbuki bundan önce Allah'a söz vermişlerdi. Arkalarını dönmeyeceklerdi. Allah'a verilen söz ise mesuliyetlidir, mutlaka sorulur.

el edbâre

  Ahzâb / 15 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Halbuki bundan önce Allah'a ahid vermişlerdi. Arkalarını dönmeyeceklerdi. Allah'a verilen ahid ise mesuliyetlidir, mutlaka sorulur.

el edbâre

  Ahzâb / 15 -

 Gültekin Onan = Oysa andolsun, daha önce 'arkalarını dönüp kaçmayacaklarına' dair Tanrı'ya söz vermişlerdi; Tanrı'ya verilen söz (ahid) ise, (ağır bir) sorumluluktur.

el edbâre

  Ahzâb / 15 -

 Harun Yıldırım = Andolsun ki daha önce onlar, sırt çevirip kaçmayacaklarına dair Allah'a söz vermişlerdi. Allah'a verilen söz mesuliyeti gerektirir!

el edbâre

  Ahzâb / 15 -

 Hasan Basri Çantay = Halbuki onlar, andolsun, arkalarına dönmeyeceklerini daha evvel Allaha karşı teahhüd de etmişlerdi. Allaha verilen söz (ü nakz edenler) mes'uldür.

el edbâre

  Ahzâb / 15 -

 Hayrat Neşriyat = Hâlbuki daha önce onlar, arkalarına dönüp kaçmayacaklarına dâir Allah’a söz vermişlerdi. Allah’a verilen söz ise mes’ûliyetlidir.

el edbâre

  Ahzâb / 15 -

 İbni Kesir = Andolsun ki; onlar, daha önceden sırt çevirip kaçmayacaklarına dair Allah'a söz vermişlerdi. Ve Allah'a verilen ahid, sorumluluktu.

el edbâre

  Ahzâb / 15 -

 Kadri Çelik = Oysa şüphesiz onlar, daha önce arkalarını dönüp kaçmayacaklarına dair Allah'a söz vermişlerdi. Allah'a verilen söz ise, mutlaka sorulacaktır.

el edbâre

  Ahzâb / 15 -

 Muhammed Esed = halbuki daha önce (mesajına) sırt çevirmeyeceklerine dair Allah'ın huzurunda söz vermişlerdi. Allah'a verilen söz(ün hesabı) mutlaka sorulacaktır.

el edbâre

  Ahzâb / 15 -

 Mustafa İslamoğlu = Oysa ki onlar, daha önce kaçmayacaklarına dair Allah adına söz vermişlerdi: ama (olsun), nasıl olsa Allah'a verilen sözün hesabı sorulacaktı.

el edbâre

  Ahzâb / 15 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Halbuki, onlar geriye dönmeyeceklerine dair evvelce Allah'a kat'iyyen taahütte bulunmuşlardı. Allah için yapılan bir taahhüt ise sorulmuş olacaktır.

el edbâre

  Ahzâb / 15 -

 Ömer Öngüt = Oysa bunlar andolsun ki daha önce, sırt çevirip kaçmayacaklarına dair Allah'a kesin söz vermişlerdi. Allah'a verilen kesin söz ise elbette sorulacaktır.

el edbâre

  Ahzâb / 15 -

 Şaban Piriş = Daha önce, arkalarına dönüp, kaçmayacaklarına Allah’a söz vermişlerdi. Allah’a verilen sözler elbette sorulacaktır.

el edbâre

  Ahzâb / 15 -

 Sadık Türkmen = Andolsun ki; onlar daha önce geri dönüp kaçmayacaklarına dair Allah’a söz vermişlerdi. Allah’a verilen söz ise sorumluluğu gerektirir.

el edbâre

  Ahzâb / 15 -

 Seyyid Kutub = Oysa arkalarına dönüp kaçmayacaklarına dair Allah'a söz vermişlerdi. Allah'a verilen sözden sorumluydular.

el edbâre

  Ahzâb / 15 -

 Suat Yıldırım = Halbuki daha önce, düşmandan kaçmayacaklarına dair Allah’a yemin ederek, söz vermişlerdi. Allah’a karşı verilen o ahitlerin hesabı elbette sorulacaktır.

el edbâre

  Ahzâb / 15 -

 Süleyman Ateş = Oysa arkalarına dön(üp kaç)mayacaklarına dair Allah'a söz vermişlerdi. Allah'a verilen sözden sorumlu idiler.

el edbâre

  Ahzâb / 15 -

 Tefhim-ul Kuran = Oysa andolsun onlar, daha önce 'arkalarını dönüp kaçmayacaklarına' dair Allah'a söz vermişlerdi; Allah'a verilen söz (ahid) ise, (ağır bir) sorumluluktur.

el edbâre

  Ahzâb / 15 -

 Ümit Şimşek = And olsun, onlar geri dönmeyeceklerine dair daha önce Allah'a söz vermişlerdi. Allah'a verilen sözün hesabı elbette sorulur.

el edbâre

  Ahzâb / 15 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Yemin olsun ki, onlar daha önce, geri dönüp kaçmayacaklarına ilişkin Allah'a söz vermişlerdi. Ve Allah'a verilen söz sorumluluk gerektirirdi.

el edbâre

  Ahzâb / 15 -

 İskender Ali Mihr = Ve andolsun ki onlar, daha önce geri dönüp kaçmayacaklarına dair Allah’a ahd vermişlerdi. Ve Allah’ın ahdi bir mesuliyettir (sorumluluktur).

el edbâre

  Ahzâb / 15 -

 İlyas Yorulmaz = Fakat onlar daha önceden, arkalarını dönüp kaçmayacaklarına dair Allah ile antlaşma yapmışlardı. Allah ile yapılan antlaşmalar sorumluluktur.

ve edbâre-hum

  Muhammed / 27 -

 Diyanet İşleri = Melekler, onların yüzlerine ve sırtlarına vurarak canlarını alırken hâlleri nasıl olacak?

ve edbâre-hum

  Muhammed / 27 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Nasıl olacak halleri o zaman ki melekler, canlarını alırken yüzlerine, artlarına vurmaktadır.

ve edbâre-hum

  Muhammed / 27 -

 Abdullah Parlıyan = Fakat melekler, onların yüzlerine ve sırtlarına vura vura canlarını alırken, halleri nice olur?

ve edbâre-hum

  Muhammed / 27 -

 Adem Uğur = Ya melekler onların yüzlerine ve sırtlarına vurarak canlarını alırken durumları nasıl olacak!

ve edbâre-hum

  Muhammed / 27 -

 Ahmed Hulusi = Peki ya o Melekler, onların yüzlerine ve arka taraflarına vurarak kendilerini vefat ettirdikleri (bedenle bağlantılarını kestikleri) zaman nasıl olacak?

ve edbâre-hum

  Muhammed / 27 -

 Ahmet Tekin = Melekler, onların yüzlerine ve sırtlarına vura vura ruhlarını alarak ölümlerini gerçekleştirirken, durumları nasıl olacak?

ve edbâre-hum

  Muhammed / 27 -

 Ahmet Varol = Öyleyse melekler onların arkalarına ve yüzlerine vurarak canlarını alırlarken nasıl olacak?

ve edbâre-hum

  Muhammed / 27 -

 Ali Bulaç = Öyleyse melekler, yüzlerine ve arkalarına vura vura canlarını aldıkları zaman nasıl olacak?

ve edbâre-hum

  Muhammed / 27 -

 Ali Fikri Yavuz = O halde, melekler onların yüzlerine ve arkalarına vura vura canlarını alırlarken nasıl hareket edecekler?

ve edbâre-hum

  Muhammed / 27 -

 Ali Ünal = Ya melekler, yüzlerine ve sırtlarına vura vura canlarını alırken ye yapacaklar?