Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

li ekseri-him

  A’râf / 102 -

 Diyanet İşleri = Biz onların çoğunda, sözünde durma diye bir şey bulmadık. Ama gerçekten onların çoklarını yoldan çıkmış kimseler bulduk.

li ekseri-him

  A’râf / 102 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Onların çoğunu, sözlerinde durur bulmadık ve çoğunu ancak hadlerini aşmış kötü kişiler bulduk.

li ekseri-him

  A’râf / 102 -

 Abdullah Parlıyan = Biz o insanların çoğunda, ahde vefanın izini bile bulamadık. Tersine onların çoğunu itaatten çıkmış günahkar kimseler olarak bulduk.

li ekseri-him

  A’râf / 102 -

 Adem Uğur = Onların çoğunda, sözünde durma diye bir şey bulamadık. Gerçek şu ki, onların çoğunu yoldan çıkmış bulduk.

li ekseri-him

  A’râf / 102 -

 Ahmed Hulusi = Onların çoğunluğunda, verdikleri söze sadakat bulamadık. . . Onların çoğunluğunu, Hakk'a itaatten çıkmış bulduk.

li ekseri-him

  A’râf / 102 -

 Ahmet Tekin = Onların çoğunda, sözünde durma diye birşey bulamadık, gerçek şu ki, onların çoğunun, doğru ve mantıklı düşünmenin dışına çıktığını, fâsık, âsi, bozguncu olduklarını gördük.

li ekseri-him

  A’râf / 102 -

 Ahmet Varol = Onların çoğunda bir ahde bağlılık görmedik. Çoğunu ancak fasık kimseler olarak bulduk.

li ekseri-him

  A’râf / 102 -

 Ali Bulaç = Onların çoğunda 'verdikleri söze bağlılık' görmedik, ama onların çoğunu fasıklar (yoldan çıkanlar) olarak gördük.

li ekseri-him

  A’râf / 102 -

 Ali Fikri Yavuz = Adı geçen ümmetlerin çoğunda, verdikleri söze bağlılık bulmadık. Şu bir gerçek ki, onların çoğunu, itaatten çıkan kimseler bulduk.

li ekseri-him

  A’râf / 102 -

 Ali Ünal = Onların çoğunda ahde vefa diye bir şey görmedik. Buna karşılık, onların çoğunu ancak, büyük günahları açıktan ve çekinmeden işleyen yoldan çıkmış (fasık)lar olarak bulduk.

li ekseri-him

  A’râf / 102 -

 Bayraktar Bayraklı = Onların çoğunda, sözünde durma diye bir şey bulamadık. Gerçek şu ki, onların çoğunu yoldan çıkmış bulduk.

li ekseri-him

  A’râf / 102 -

 Bekir Sadak = Onlarin cogunda ahde baglilik gormedik, cogunu fasik kimseler olarak bulduk.

li ekseri-him

  A’râf / 102 -

 Celal Yıldırım = Biz onların çoğunda ahde vefanın (izini) bulamadık. Çoğunu, şüphe yok ki fâsık (ilâhî buyruk ve sınırın dışına çıkmış) bulduk.

li ekseri-him

  A’râf / 102 -

 Cemal Külünkoğlu = Ve biz onların çoğunda doğru olan şeylere karşı (içsel) bir bağlılık (sadakat) bulmadık. Tersine, onların çoğunu yoldan çıkmış günahkârlar olarak bulduk.

li ekseri-him

  A’râf / 102 -

 Diyanet İşleri (eski) = Onların çoğunda ahde bağlılık görmedik, çoğunu fasık kimseler olarak bulduk.

li ekseri-him

  A’râf / 102 -

 Diyanet Vakfi = Onların çoğunda, sözünde durma diye bir şey bulamadık. Gerçek şu ki, onların çoğunu yoldan çıkmış bulduk.

li ekseri-him

  A’râf / 102 -

 Edip Yüksel = Çoğunu, verdikleri sözü tutanlar olarak bulmadık, aksine çoğunu yoldan çıkmış bulduk.

li ekseri-him

  A’râf / 102 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Hem ekserîsinde ahde vefa görmedik, şu muhakkak ki ekserîsini taatten çıkar fasıklar gördük

li ekseri-him

  A’râf / 102 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Çoğunda verdikleri söze bağlılık görmedik. Gerçek şu ki, onların çoğunu yoldan çıkmış fasıklar gördük.

li ekseri-him

  A’râf / 102 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Onların çoğunda, sözde durma (diye bir şey) bulamadık. Gerçek şu ki, onların çoğunu yoldan çıkmış bulduk.

li ekseri-him

  A’râf / 102 -

 Gültekin Onan = Onların çoğunda 'verdikleri söze bağlılık' görmedik, ama onların çoğunu fasık (olarak) gördük.

li ekseri-him

  A’râf / 102 -

 Harun Yıldırım = Onların pek çoğunda ahde vefa görmedik. Onların pek çoğunu fasıklar olarak gördük.

li ekseri-him

  A’râf / 102 -

 Hasan Basri Çantay = Biz onların çoğunda ahd (e vefa) bulmadık, onların çoğunu muhakkak ki itaatden çıkmış kimseler bulduk.

li ekseri-him

  A’râf / 102 -

 Hayrat Neşriyat = Hem onların çoğunda ahde vefâ diye bir şey bulmadık. Fakat doğrusu onların çoğunu gerçekten fâsık kimseler bulduk.

li ekseri-him

  A’râf / 102 -

 İbni Kesir = Onların çoğunda Biz, ahde vefa görmedik. Onların çoğunu fasıklar olarak bulduk.

li ekseri-him

  A’râf / 102 -

 Kadri Çelik = Onların çoğunda söze bağlılık bulmadık ve gerçekten çoğunu fasıklar olarak bulduk.

li ekseri-him

  A’râf / 102 -

 Muhammed Esed = Ve Biz onların çoğunda doğru olan şeylere karşı (içsel) bir bağlılık bulmadık tersine, onların çoğunu onmaz günahkarlar olarak bulduk.

li ekseri-him

  A’râf / 102 -

 Mustafa İslamoğlu = Ve biz onların çoğunu (fıtrat) sözleşmesine sadık bulmadık; aksine onların çoğunu sapıtmış bulduk.

li ekseri-him

  A’râf / 102 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve Biz onların çokları için ahde vefa görmedik. Ve şüphesiz ki, Biz onların ekserisini fâsık kimseler bulduk.

li ekseri-him

  A’râf / 102 -

 Ömer Öngüt = Onların çoğunda sözünde durma diye bir şey bulamadık, onların çoğunu yoldan çıkmış fâsık kimseler olarak bulduk.

li ekseri-him

  A’râf / 102 -

 Şaban Piriş = Onların çoğunu sözünde durur bulmadık. Aksine onların çoğunu yoldan çıkmış bulduk.

li ekseri-him

  A’râf / 102 -

 Sadık Türkmen = Onların birçoğunda sözde durma diye bir şey bulamadık! Birçoğunu da yoldan çıkmış/sapıklık içinde bulduk.

li ekseri-him

  A’râf / 102 -

 Seyyid Kutub = Onların çoğunda söze bağlılık diye bir şey bulamadık, tersine çoğunu yoldan çıkmış bulduk.

li ekseri-him

  A’râf / 102 -

 Suat Yıldırım = Biz onların çoğunda sözünde durma diye bir şey bulmadık; onların ekserisinin sadece itaat dışına çıkmış kimseler olduğunu gördük.

li ekseri-him

  A’râf / 102 -

 Süleyman Ateş = Onların çoklarını yoldan çıkmış bulduk ama, çoklarında sözde durma diye bir şey bulmadık.

li ekseri-him

  A’râf / 102 -

 Tefhim-ul Kuran = Onların çoğunda 'verdikleri söze bağlılık' görmedik, ama onların çoğunu fasıklar (yoldan çıkanlar) olarak gördük.

li ekseri-him

  A’râf / 102 -

 Ümit Şimşek = Onların çoğunda Biz ahde vefadan eser görmedik. Çoğunu da yoldan çıkmış kimseler olarak bulduk.

li ekseri-him

  A’râf / 102 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Onların birçoğunda ahde vefadan eser bulamadık. Onların birçoğunu, tam fasıklar olarak bulduk.

li ekseri-him

  A’râf / 102 -

 İskender Ali Mihr = Onların çoğunu ahdlerini yerine getirir (ahdlerine vefa eder) bulmadık. Ve onların çoğunu gerçekten fasıklar olarak bulduk.

li ekseri-him

  A’râf / 102 -

 İlyas Yorulmaz = Biz onların çoğunun antlaşmalara uymadıklarını gördük. Ancak onların pek çoğunu doğru yoldan çıkmışlar olarak bulduk.

ekseri

  Neml / 76 -

 Diyanet İşleri = Şüphesiz bu Kur’an, İsrailoğullarına üzerinde ayrılığa düştükleri şeylerin çoğunu açıklıyor.

ekseri

  Neml / 76 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Şüphe yok ki bu Kur'ân, İsrâiloğullarına, ihtilâfa düştükleri birçok şeyleri anlatmadadır.

ekseri

  Neml / 76 -

 Abdullah Parlıyan = Şüphesiz bu Kur'ân; İsrailoğullarına, üzerinde anlaşmazlığa düştükleri pek çok meseleyi, açıklığa kavuşturup anlatmaktadır.

ekseri

  Neml / 76 -

 Adem Uğur = Doğrusu bu Kur'an, İsrailoğullarına, hakkında ihtilâf edegeldikleri şeylerin pek çoğunu anlatmaktadır.

ekseri

  Neml / 76 -

 Ahmed Hulusi = Muhakkak ki şu Kur'ân, İsrailoğullarına, hakkında ayrılığa düştükleri şeyin çoğunluğunu hikâye edip açıklıyor.

ekseri

  Neml / 76 -

 Ahmet Tekin = Bu Kur’ân, İsrâiloğulları’na, ihtilâf çıkarmakta devam edegeldikleri konuların pek çoğunu kıssalarıyla anlatıyor.

ekseri

  Neml / 76 -

 Ahmet Varol = Doğrusu bu Kur'an İsrailoğullarına hakkında ayrılığa düştüklerinin çoğunu anlatmaktadır.

ekseri

  Neml / 76 -

 Ali Bulaç = Gerçek şu ki, bu Kur'an, İsrailoğullarına hakkında ayrılığa düştükleri şeylerin bir çoğunu aktarıp anlatıyor.

ekseri

  Neml / 76 -

 Ali Fikri Yavuz = Gerçekten bu Kur’an, İsrâiloğullarına, (din hususunda) ihtilâf edip durdukları şeylerin çoğunu anlatıyor.

ekseri

  Neml / 76 -

 Ali Ünal = Bilesiniz ki bu Kur’ân, hakkında ihtilâfa düştükleri şeylerin pek çoğunu İsrail Oğulları’na anlatmaktadır.