Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

el asfâdi(el safedu)

  İbrahim / 49 -

 Diyanet İşleri = O gün, suçluları zincirlere vurulmuş olarak görürsün.

el asfâdi(el safedu)

  İbrahim / 49 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = O gün görürsün ki suçluların boyunlarına zincirler vurulmuş.

el asfâdi(el safedu)

  İbrahim / 49 -

 Abdullah Parlıyan = O gün bütün suçluları, zincirlere vurulmuş görürsün.

el asfâdi(el safedu)

  İbrahim / 49 -

 Adem Uğur = O gün, günahkârların zincire vurulmuş olduğunu görürsün.

el asfâdi(el safedu)

  İbrahim / 49 -

 Ahmed Hulusi = O süreçte, suçluları asfad (Allâh'tan ayrı düşürmüş olan bağları) ile bağlanmışlar olarak görürsün!

el asfâdi(el safedu)

  İbrahim / 49 -

 Ahmet Tekin = O gün İslâm’a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen güç ve iktidar sahibi âsilerin, suçluların, günahkârların zincire vurulmuş olduğunu görürsün.

el asfâdi(el safedu)

  İbrahim / 49 -

 Ahmet Varol = O günde suçluların bukağılara vurulmuş halde (birbirlerine) yaklaştırılmış olduklarını görürsün.

el asfâdi(el safedu)

  İbrahim / 49 -

 Ali Bulaç = O gün suçlu günahkarların (sıkı) bukağılara vurulduklarını görürsün.

el asfâdi(el safedu)

  İbrahim / 49 -

 Ali Fikri Yavuz = O kıyamet günü, mücrim kâfirleri birbirine bağlanıp kelepçelenmiş olarak görürsün.

el asfâdi(el safedu)

  İbrahim / 49 -

 Ali Ünal = O gün, bütün hayatları günah hasadından ibaret olan inkârcı suçluları zincirlere vurulmuş görürsün.

el asfâdi(el safedu)

  İbrahim / 49 -

 Bayraktar Bayraklı = O kıyamet günü, mücrim kâfirleri birbirine bağlanıp kelepçelenmiş olarak görürsün.

el asfâdi(el safedu)

  İbrahim / 49 -

 Bekir Sadak = O gun, suclulari zincirlere vurulmus olarak gorursun.

el asfâdi(el safedu)

  İbrahim / 49 -

 Celal Yıldırım = Suçlu günahkârları o gün bukağılara vurulmuş görürsün.

el asfâdi(el safedu)

  İbrahim / 49 -

 Cemal Külünkoğlu = (49-50) O gün, suçluların zincirlerle birbirine bağlanmış olduğunu göreceksin. Onların giysileri katrandan olacak ve yüzlerini ateş bürüyecektir.

el asfâdi(el safedu)

  İbrahim / 49 -

 Diyanet İşleri (eski) = O gün, suçluları zincirlere vurulmuş olarak görürsün.

el asfâdi(el safedu)

  İbrahim / 49 -

 Diyanet Vakfi = O gün suçlu günahkarların (sıkı) bukağılara vurulduklarını görürsün.

el asfâdi(el safedu)

  İbrahim / 49 -

 Edip Yüksel = O gün suçluları, zincirlere vurulmuş olarak görürsün.

el asfâdi(el safedu)

  İbrahim / 49 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = O gün, bütün hayatları günah hasadından ibaret olan inkârcı suçluları zincirlere vurulmuş görürsün.

el asfâdi(el safedu)

  İbrahim / 49 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = (48-49) Yerin başka bir yere, göklerin başka göklere dönüştürüleceği ve insanların bir olan ve gücüne karşı durulamaz olan Allah'ın huzuruna çıktıkları gün, işte o gün, günahkârların zincirlere vurulmuş olduğunu görürsün.[246]

el asfâdi(el safedu)

  İbrahim / 49 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = O gün, suçluların zincire vurulmuş olduğunu görürsün.

el asfâdi(el safedu)

  İbrahim / 49 -

 Gültekin Onan = O gün suçlu günahkarların (sıkı) bukağılara vurulduklarını görürsün.

el asfâdi(el safedu)

  İbrahim / 49 -

 Harun Yıldırım = O gün, günahkârların zincire vurulmuş olduğunu görürsün.

el asfâdi(el safedu)

  İbrahim / 49 -

 Hasan Basri Çantay = O gün günahkârların (şeytanlarıyle birlikde) bukağılara vurulmuş olduğunu görürsün.

el asfâdi(el safedu)

  İbrahim / 49 -

 Hayrat Neşriyat = Hem o gün suçluları, zincirlerle birbirlerine bağlı kimseler olarak görürsün!

el asfâdi(el safedu)

  İbrahim / 49 -

 İbni Kesir = O gün; mücrimleri zincirlere vurulmuş olarak görürsün.

el asfâdi(el safedu)

  İbrahim / 49 -

 Kadri Çelik = O gün suçlu günahkârların toplu zincirlere vurulduklarını görürsün.

el asfâdi(el safedu)

  İbrahim / 49 -

 Muhammed Esed = O Gün, bütün suçluları zincirlerle, bukağılarla birbirlerine bağlanmış olarak göreceksin,

el asfâdi(el safedu)

  İbrahim / 49 -

 Mustafa İslamoğlu = ve sen günahkarları o gün zincirlerle birbirlerine bağlı olarak görürsün.

el asfâdi(el safedu)

  İbrahim / 49 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve o günde günahkârları bukağılara vurulmuş bir halde görürsün.

el asfâdi(el safedu)

  İbrahim / 49 -

 Ömer Öngüt = O gün suçluları zincirlere vurulmuş olarak görürsün!

el asfâdi(el safedu)

  İbrahim / 49 -

 Şaban Piriş = Suçluları o gün zincirlere vurulmuş görürsün.

el asfâdi(el safedu)

  İbrahim / 49 -

 Sadık Türkmen = O gün suçluları, birbirlerine bağlı zincirlere vurulmuş olarak görürsün!

el asfâdi(el safedu)

  İbrahim / 49 -

 Seyyid Kutub = O gün günahkârların zincirlerle birbirlerine bağlandıklarını görürsün.

el asfâdi(el safedu)

  İbrahim / 49 -

 Suat Yıldırım = (49-50) O gün suçlu kâfirlerin birbirine yaklaştırılarak kelepçelendiğini görürsün. Gömlekleri katrandandır, yüzlerini ise ateş kaplar.

el asfâdi(el safedu)

  İbrahim / 49 -

 Süleyman Ateş = Ve o gün suçluları, birbirine (veya elleri ayaklarına) yaklaştırılarak zincirlere vurulmuş görürsün!

el asfâdi(el safedu)

  İbrahim / 49 -

 Tefhim-ul Kuran = O gün suçlu günahkârların (sıkı) bukağılara vurulduklarını görürsün.

el asfâdi(el safedu)

  İbrahim / 49 -

 Ümit Şimşek = O gün mücrimleri zincirlere vurulmuş görürsün.

el asfâdi(el safedu)

  İbrahim / 49 -

 Yaşar Nuri Öztürk = O gün suçluların, birbirine perçinlenmiş bukağılarla çengellendiklerini görürsün.

el asfâdi(el safedu)

  İbrahim / 49 -

 İskender Ali Mihr = Ve izin günü, mücrimleri kelepçelenmiş, birbirine zincirlerle bağlanmış görürsün.

el asfâdi(el safedu)

  İbrahim / 49 -

 İlyas Yorulmaz = O gün mücrimleri (günahkârları) birbirlerine yakın bağlanmış olarak görürsün.

el asfâdi

  Sâd / 38 -

 Diyanet İşleri = (37-38) Bina ustası olan ve dalgıçlık yapan her bir şeytanı, bukağılara bağlı olarak diğerlerini de, onun emrine verdik.

el asfâdi

  Sâd / 38 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve bir başka kısmı da bukağılarla bağlanmıştı.

el asfâdi

  Sâd / 38 -

 Abdullah Parlıyan = ve kötülük yapmamaları için zincirlerle birbirine bağlanmış başkalarını da O'na boyun eğdirdik.

el asfâdi

  Sâd / 38 -

 Adem Uğur = Ve daha diğerlerini de zincirlerde bağlı olarak (Onun emrine verdik.)

el asfâdi

  Sâd / 38 -

 Ahmed Hulusi = Zincirlerle birbirlerine bağlı diğerlerini de. . .

el asfâdi

  Sâd / 38 -

 Ahmet Tekin = Demir halkalarla, zincirlerle bağlı diğer yaratıkları da onun hizmetine verdik.

el asfâdi

  Sâd / 38 -

 Ahmet Varol = Bukağılara vurulmuş halde birbirlerine yaklaştırılmış olan daha başkalarını da.

el asfâdi

  Sâd / 38 -

 Ali Bulaç = Ve (kötülük yapmamaları için) sağlam kementlerle birbirine bağlanmış diğerlerini.

el asfâdi

  Sâd / 38 -

 Ali Fikri Yavuz = Diğerleri de zincirlere vurulmuştu. (insanlara zarar vermekten alıkonmuşlardı).

el asfâdi

  Sâd / 38 -

 Ali Ünal = Ve bukağılarla, zincirlerle birbirlerine bağlanmış halde (söz dinlemez cinler gibi) daha başkalarını da.