Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

el enfusi

  Nahl / 7 -

 Diyanet İşleri = Onlar ağırlıklarınızı, sizin ancak zorlukla varabileceğiniz beldelere taşırlar. Şüphesiz Rabbiniz çok esirgeyicidir, çok merhametlidir.

el enfusi

  Nahl / 7 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Kendinize meşakkatler vererek ancak varabileceğiniz şehirlere de yüklerinizi taşırlar; şüphe yok ki Rabbiniz mutlaka esirgeyicidir, rahîmdir.

el enfusi

  Nahl / 7 -

 Abdullah Parlıyan = Kendinizi büyük sıkıntılara sokmadan, varamayacağınız nice yerlere, yükünüzü onlar taşır. Rabbiniz gerçekten çok şefkatli ve çok acıyandır.

el enfusi

  Nahl / 7 -

 Adem Uğur = Bu hayvanlar sizin ağırlıklarınızı, ancak güçlüklere katlanarak varabileceğiniz bir memlekete taşırlar. Şüphesiz Rabbiniz çok şefkatli, pek merhametlidir.

el enfusi

  Nahl / 7 -

 Ahmed Hulusi = Yüklerinizi taşırlar; (onlarsız) meşakkatsiz ulaşamayacağınız pek çok yere ulaştırırlar! Muhakkak ki Rabbiniz, Rauf'tur, Rahıym'dir.

el enfusi

  Nahl / 7 -

 Ahmet Tekin = Bu hayvanlar, ancak güçlükle, meşakkatle varabileceğiniz uzak memleketlere, ağır yüklerinizi taşır. Rabbiniz çok şefkatli, engin merhamet sahibidir.

el enfusi

  Nahl / 7 -

 Ahmet Varol = Yüklerinizi iyice zorlanmadan (yahut canlarınızın yarısı tükenmeden) varamayacağınız yerlere ulaştırırlar. Şüphesiz Rabbiniz çok şefkatli, çok merhametlidir.

el enfusi

  Nahl / 7 -

 Ali Bulaç = Kendisine ulaşmadan canlarınızın yarısının telef olacağı şehirlere onlar, ağırlıklarınızı taşımaktadırlar. Şüphesiz sizin Rabbiniz şefkatli ve merhametlidir.

el enfusi

  Nahl / 7 -

 Ali Fikri Yavuz = Sizin ağırlıklarınızı da yüklenirler ve ancak can zahmeti ile varabileceğiniz bir beldeye de taşırlar. Muhakkak ki Rabbiniz Raûf’dur, Rahîm’dir (çok esirgeyicidir, çok merhametlidir).

el enfusi

  Nahl / 7 -

 Ali Ünal = Yüklerinizi öyle uzak ve varılması zor diyarlara taşırlar ki, onlar olmasa çok büyük zahmet ve meşakkat çekmeden oralara ulaşamazdınız. Gerçekten Rabbiniz, pek şefkatlidir; (bilhassa zayıf ve çaresizlere karşı) hususî rahmeti pek boldur.

el enfusi

  Nahl / 7 -

 Bayraktar Bayraklı = Hayvanlar, kendi kendinize zor varacağınız şehirlere ağırlıklarınızı taşırlar. Doğrusu Rabbiniz affedicidir; merhamet sahibidir.

el enfusi

  Nahl / 7 -

 Bekir Sadak = Kendi kendinize zor varacaginiz memleketlere, yuklerinizi tasirlar. Dogrusu Rabbiniz sefkatlidir, merhametlidir.

el enfusi

  Nahl / 7 -

 Celal Yıldırım = Ağırlıklarınızı da yüklenirler de sizin ancak zor zahmet varabileceğiniz şehirlere kadar götürürler. Şüphesiz ki Rabbiniz çok şefkatli, çok kayıran, çok merhamet edendir.

el enfusi

  Nahl / 7 -

 Cemal Külünkoğlu = (Onlardan bazıları) ağırlıklarınızı sizin ancak zorlukla varabileceğiniz beldelere taşırlar. Hiç kuşkusuz Rabbiniz pek şefkatlidir, çok merhametlidir.

el enfusi

  Nahl / 7 -

 Diyanet İşleri (eski) = Kendi kendinize zor varacağınız memleketlere, yüklerinizi taşırlar. Doğrusu Rabbiniz şefkatlidir, merhametlidir.

el enfusi

  Nahl / 7 -

 Diyanet Vakfi = Bu hayvanlar sizin ağırlıklarınızı, ancak güçlüklere katlanarak varabileceğiniz bir memlekete taşırlar. Şüphesiz Rabbiniz çok şefkatli, pek merhametlidir.

el enfusi

  Nahl / 7 -

 Edip Yüksel = Ve sizin yüklerinizi de, kendi kendinize ancak zorlukla varacağınız bölgelere taşırlar. Rabbiniz elbette Rauf'tur, Rahimdir.

el enfusi

  Nahl / 7 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Ağırlıklarınızı da yüklenir, canlarınızın yarısını tüketmeden varamıyacağınız beldelere kadar götürürler, her halde rabbınız size çok re'fetli, çok merhametli

el enfusi

  Nahl / 7 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Ağırlıklarınızı da yüklenir, yarı can olmadan varamayacağınız memleketlere kadar götürürler. Şüphesiz Rabbiniz, çok şefkatli, çok merhametlidir.

el enfusi

  Nahl / 7 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Bu hayvanlar, ancak güçlükle varabileceğiniz bir memlekete yüklerinizi taşır. Rabbiniz, şüphesiz çok şefkatlidir, çok merhametlidir.

el enfusi

  Nahl / 7 -

 Gültekin Onan = Kendisine ulaşmadan canlarınızın yarısının telef olacağı şehirlere onlar, ağırlıklarınızı taşımaktadırlar. Şüphesiz sizin rabbiniz şefkatli ve merhametlidir.

el enfusi

  Nahl / 7 -

 Harun Yıldırım = Bu hayvanlar sizin ağırlıklarınızı, ancak güçlüklere katlanarak varabileceğiniz bir memlekete taşırlar. Şüphesiz Rabbiniz çok şefkatli, pek merhametlidir.

el enfusi

  Nahl / 7 -

 Hasan Basri Çantay = Onlar sizin ağırlıklarınızı yüklenir (ler), yarı canınız tükenmeden varamayacağınız bir memlekete (sizi) götürür (ler). Şüphesiz ki Rabbiniz çok esirgeyicidir, çok merhamet edicidir.

el enfusi

  Nahl / 7 -

 Hayrat Neşriyat = Hem (bunlar sizi ve) yüklerinizi öyle bir beldeye taşır(lar) ki, (onlar olmasaydı)oraya nefislerin(izin) ancak çok meşakkat çekmesiyle varabilirdiniz. Şübhesiz ki Rabbiniz, elbette Raûf (çok şefkat eden)dir, Rahîm (çok merhamet eden)dir.

el enfusi

  Nahl / 7 -

 İbni Kesir = Kendi kendinize zor varacağınız memleketlere yüklerinizi taşırlar. Muhakkak ki Rabbınız; Rauf'tur, Rahim'dir.

el enfusi

  Nahl / 7 -

 Kadri Çelik = Kendisine ancak ağır sıkıntıya katlanarak varabileceğiniz uzaklıktaki beldelere, yüklerinizi taşırlar. Hiç kuşkusuz Rabbiniz pek şefkatlidir, merhametlidir.

el enfusi

  Nahl / 7 -

 Muhammed Esed = Kendinizi büyük sıkıntılara sokmadan varamayacağınız nice yerlere yükünüzü onlar taşır. Rabbiniz gerçekten çok şefkatli, çok merhametlidir.

el enfusi

  Nahl / 7 -

 Mustafa İslamoğlu = Kendinizi sıkıntıya sokmadan ulaşamayacağınız nice mekanlara yüklerinizi onlar taşır. İyi bilin ki Rabbiniz gerçekten çok şefkatli, pek merhametlidir.

el enfusi

  Nahl / 7 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve sizin ağırlıklarınızı yüklenirler, bir beldeye kadar ki, siz o beldeye bir meşakkat-i nefsiye olmaksızın kavuşacak olamazsınız, şüphe yok ki, Rabbiniz elbette çok esirgeyicidir, çok merhametlidir.

el enfusi

  Nahl / 7 -

 Ömer Öngüt = Kendi kendinize zor varacağınız memleketlere yüklerinizi taşırlar. Şüphesiz ki Rabbiniz çok şefkatli ve pek merhametlidir.

el enfusi

  Nahl / 7 -

 Şaban Piriş = Çok güçlükle varabileceğiniz bir beldeye yüklerinizi taşırlar. İşte Rabbiniz, böyle şefkatli ve merhametlidir.

el enfusi

  Nahl / 7 -

 Sadık Türkmen = Sizin yükünüzü öyle şehirlere taşırlar ki; canlarınız büyük zahmetler çekmeden, siz oraya ulaşamazdınız. Şüphesiz Rabbiniz çok şefkatlidir, çok merhametlidir.

el enfusi

  Nahl / 7 -

 Seyyid Kutub = Bu hayvanlar, ancak ağır sıkıntıya katlanarak varabileceğiniz uzaklıktaki beldelere yüklerinizi taşırlar. Hiç kuşkusuz Rabbiniz pek şefkatli ve merhametlidir.

el enfusi

  Nahl / 7 -

 Suat Yıldırım = Bunlar yüklerinizi taşırlar; öyle uzak diyarlara kadar götürürler ki, onlar olmaksızın, son derece zahmet ve meşakkat çekmeden varamazdınız oralara. Gerçekten, bunları size âmade kılan Rabbiniz pek şefkatlidir, rahmet ve ihsanı boldur.

el enfusi

  Nahl / 7 -

 Süleyman Ateş = Ağırlıklarınızı öyle (uzak) şehirlere taşırlar ki, (onlar olmasa) canlar(ınız), büyük zahmetler çekmeden oraya varamazdınız. Doğrusu Rabbiniz, çok şefkatli, çok acıyandır.

el enfusi

  Nahl / 7 -

 Tefhim-ul Kuran = Kendisine ulaşmadan canlarınızın yarısının telef olacağı şehirlere onlar, ağırlıklarınızı da taşımaktadırlar. Şüphesiz sizin Rabbiniz şefkatli ve merhametlidir.

el enfusi

  Nahl / 7 -

 Ümit Şimşek = Onlar, kendinizi zora sokmadan ulaşamayacağınız uzak beldelere yüklerinizi de taşırlar. Hiç şüphe yok ki Rabbiniz çok şefkatli, çok merhametlidir.

el enfusi

  Nahl / 7 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Ve ağırlıklarınızı yüklenir, canlarınızın yarısını tüketmeden varamayacağınız beldelere kadar taşırlar. Hiç kuşkusuz, Rabbiniz gerçekten Raûf'tur, çok acıyıp esirger; Rahîm'dir, sınırsızca merhamet eder.

el enfusi

  Nahl / 7 -

 İskender Ali Mihr = Ve kendinizin yorulmadan ulaşamayacağınız (ancak çok meşakkatle gidebileceğiniz) beldeye, ağır eşyalarınızı (onlarla) taşırsınız. Muhakkak ki sizin Rabbiniz, gerçekten Rauf’tur (çok şefkatli, çok merhametlidir) ve Rahîm’dir (rahmet nuru gönderendir).

el enfusi

  Nahl / 7 -

 İlyas Yorulmaz = Ancak çok büyük sıkıntılarla ulaşabileceğiniz yerlere yüklerinizi bu hayvanlar taşır. Rabbiniz (size karşı) çok şefkatli ve çok merhametlidir.

ve el enfusi

  Bakara / 155 -

 Diyanet İşleri = Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele.

ve el enfusi

  Bakara / 155 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Andolsun ki mutlaka sizi birazcık korkuyla, açlıkla, mal, can ve meyve noksanıyla sınayacağız. Müjdele sabredenleri.

ve el enfusi

  Bakara / 155 -

 Abdullah Parlıyan = Muhakkak ki, ölüm tehlikesiyle, korku ve açlıkla, mal, can ve yiyecek içecek gibi ürünlerin azaltılmasıyla sizi sınayacağız. Ama zorluklara karşı sabredip sebat ve dayanıklılık gösterenlere iyliklerin geleceğini müjdele.

ve el enfusi

  Bakara / 155 -

 Adem Uğur = Andolsun ki sizi biraz korku ve açlık; mallardan, canlardan ve ürünlerden biraz azaltma (fakirlik) ile deneriz. (Ey Peygamber! ) Sabredenleri müjdele!

ve el enfusi

  Bakara / 155 -

 Ahmed Hulusi = Sizi, korkacağınız bir şeyle, açlıkla, malınızı, canlarınızı (canınız gibi sevdiklerinizi), çalışmalarınızın mahsulü olan şeyleri eksiltmekle sınarız. Bu olaylara karşı sabredenleri (tepki koymayıp olayın nasıl sonuçlanacağını bekleyenleri) müjdele!

ve el enfusi

  Bakara / 155 -

 Ahmet Tekin = Mutlaka, imanınızdaki sadakati ölçmek için sizi, korku, açlık, kıtlık ile; sahip olduğunuz malları telef ederek, can kaybına, sakatlığa maruz bırakarak, mahsulünüzü âfete uğratarak imtihan ederiz. Sabrederek mücadeleye devam edenlere, dünyada yardım, zafer ve devlet, âhirette cennet müjdesini ver.

ve el enfusi

  Bakara / 155 -

 Ahmet Varol = Biz sizi biraz korku, biraz açlık ve biraz mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmeyle imtihan edeceğiz. Sabredenleri müjdele!

ve el enfusi

  Bakara / 155 -

 Ali Bulaç = Andolsun, biz sizi biraz korku, açlık ve bir parça mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle imtihan edeceğiz. Sabır gösterenleri müjdele.

ve el enfusi

  Bakara / 155 -

 Ali Fikri Yavuz = Ey müminler, (itaatkârı âsi olandan ayırd etmek için) sizi biraz korku, biraz açlık, biraz da mallardan, canlardan ve mahsüllerden yana eksiltme ile, andolsun imtahan edeceğiz. (Ey Habibim) sabredenlere (lütuf ve ihsanlarımı) müjdele.

ve el enfusi

  Bakara / 155 -

 Ali Ünal = Hiç şüphesiz sizi korku, açlık ve maldan, candan, hasılattan eksilme gibi unsurlarla bir şekilde imtihan ederiz. Müjdele o sabırlıları: