Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

alâ en nubeddile

  Vâkı’a / 61 -

 Diyanet İşleri = (60-61) Sizin yerinize benzerlerinizi getirmek ve sizi bilemeyeceğiniz bir şekilde yeniden yaratmak üzere aranızda ölümü biz takdir ettik. (Bu konuda) bizim önümüze geçilmez.

alâ en nubeddile

  Vâkı’a / 61 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Sizin gibi bir topluluk yaratıp yerinize geçirmek istersek ve sizi de, bilmediğiniz bir şekle döndürmeyi dilersek.

alâ en nubeddile

  Vâkı’a / 61 -

 Abdullah Parlıyan = Bizim sizi benzerlerinizle değiştirmeye ve bilmediğiniz başka bir şekilde yaratmaya da gücümüz yeter.

alâ en nubeddile

  Vâkı’a / 61 -

 Adem Uğur = Böylece sizin yerinize benzerlerinizi getirelim ve sizi bilmediğiniz bir âlemde tekrar var edelim diye (ölümü takdir ettik).

alâ en nubeddile

  Vâkı’a / 61 -

 Ahmed Hulusi = Size bedel olarak benzerlerinizi (yeni bedenlerinizi) getirelim ve sizi bilemeyeceğiniz şekilde (yeniden) inşa edelim diye (ölümü takdir ettik).

alâ en nubeddile

  Vâkı’a / 61 -

 Ahmet Tekin = Sizin yerinize, benzerlerinizi getirmekte; sizi, bilmediğiniz bir âlemde, bilmediğiniz bir yaratılışla tekrar var etmekte de âciz duruma düşürülemeyiz.

alâ en nubeddile

  Vâkı’a / 61 -

 Ahmet Varol = Yerinize benzerlerinizi getirmemiz ve sizi bilmediğiniz şekillerde yeniden yaratmamız hususunda (kimse bizim önümüze geçemez).

alâ en nubeddile

  Vâkı’a / 61 -

 Ali Bulaç = (Yerinize) Benzerlerinizi getirip değiştirme ve sizi şimdi bilemeyeceğiniz bir şekilde inşa etme konusunda.

alâ en nubeddile

  Vâkı’a / 61 -

 Ali Fikri Yavuz = Kılıklarınızı değiştirmeğe ve bilemiyeceğiniz bir surette sizi yaratmağa da gücümüz yeter.

alâ en nubeddile

  Vâkı’a / 61 -

 Ali Ünal = Verip, yerinize başka nesilleri getirmemize ve sizi bilmediğiniz yeni bir yaratılışla yeniden ortaya çıkarmamıza.

alâ en nubeddile

  Vâkı’a / 61 -

 Bayraktar Bayraklı = (60-62) Aranızda ölümü takdir eden biziz. Biz, sizin yerinize benzerlerinizi getirmek ve sizi bilmediğiniz bir alemde tekrar var etmek konusunda önüne geçilebileceklerden değiliz. Andolsun, ilk yaratılışı bildiniz; düşünüp bundan ders almanız gerekmez mi?

alâ en nubeddile

  Vâkı’a / 61 -

 Bekir Sadak = (60-61) Olumu aranizda Biz tayin ettik; sizi ortadan kaldirip benzerlerinizi yerinize getirmeyi, sizi bilmediginiz sekilde var etmeyi dilesek kimse onumuze gecemez.

alâ en nubeddile

  Vâkı’a / 61 -

 Celal Yıldırım = Sizi (yok edip yerinize) benzerlerinizi getirmemize ve sizi bilemiyeceğiniz (şekil ve vasıfta) yaratıp ortaya çıkarmamıza karşı önümüze geçilecek de değiliz.

alâ en nubeddile

  Vâkı’a / 61 -

 Cemal Külünkoğlu = Amacımız benzerlerinizi yerinize geçirmek ve hepinizi bilmediğiniz bir âlemde yeniden yaratmaktır.

alâ en nubeddile

  Vâkı’a / 61 -

 Diyanet İşleri (eski) = (60-61) Ölümü aranızda Biz tayin ettik; sizi ortadan kaldırıp benzerlerinizi yerinize getirmeyi, sizi bilmediğiniz şekilde var etmeyi dilesek kimse önümüze geçemez.

alâ en nubeddile

  Vâkı’a / 61 -

 Diyanet Vakfi = Böylece sizin yerinize benzerlerinizi getirelim ve sizi bilmediğiniz bir âlemde tekrar var edelim diye (ölümü takdir ettik).

alâ en nubeddile

  Vâkı’a / 61 -

 Edip Yüksel = Sizi başka nesillerle değiştirmekten, yahut sizi bilmediğiniz bir biçimde yaratmaktan....

alâ en nubeddile

  Vâkı’a / 61 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Kılıklarınızı değiştirmek ve sizi bilemiyeceğiniz bir neş'ette inşa etmek üzereyiz

alâ en nubeddile

  Vâkı’a / 61 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Kılıklarınızı değiştirmek ve sizi bilemeyeceğiniz bir yaratılışta var etmek üzereyiz.

alâ en nubeddile

  Vâkı’a / 61 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Böylece sizin yerinize benzerlerinizi getirelim ve sizi bilmediğiniz bir yaratılışta tekrar var edelim diye (böyle yapıyoruz).

alâ en nubeddile

  Vâkı’a / 61 -

 Gültekin Onan = (Yerinize) Benzerlerinizi getirip değiştirme ve sizi şimdi bilemeyeceğiniz bir şekilde inşa etme konusunda.

alâ en nubeddile

  Vâkı’a / 61 -

 Harun Yıldırım = Benzerlerinizi getirip değiştirme ve sizi şimdi bilemeyeceğiniz bir şekilde inşa etme hususunda

alâ en nubeddile

  Vâkı’a / 61 -

 Hasan Basri Çantay = (60-61) Aranızda ölüm (ün keyfiyyetini, zamaanını, mekânını ve ecellerin mıkdarını) biz (ta'yin ve) takdîr etdik ve biz — (sizi helak ederek) yerinize diğer benzerlerinizi getirmeniz ve sizi bilemeyeceğiniz bir yaratılışda ve suretlerde tekrar peyda etmemiz hususunda — önüne geçilecekler de değiliz.

alâ en nubeddile

  Vâkı’a / 61 -

 Hayrat Neşriyat = (60-61) Ölümü aranızda biz takdîr ettik ve biz, (yerinize) benzerlerinizi (getirip, sizinle)değiştirmekten ve sizi bilemeyeceğiniz (başka) bir şekilde yaratmaktan önüne geçilecek (acze düşürülecek) olan kimseler değiliz!

alâ en nubeddile

  Vâkı’a / 61 -

 İbni Kesir = Yerinize benzerlerinizi getirmekte ve sizi bilemeyeceğiniz bir yaratılışla tekrar var etmekte.

alâ en nubeddile

  Vâkı’a / 61 -

 Kadri Çelik = (Yerinize) Benzerlerinizi getirip değiştirme ve de sizi bilemeyeceğiniz bir şekilde inşa etme hususunda.

alâ en nubeddile

  Vâkı’a / 61 -

 Muhammed Esed = varoluşunuzun tabiatını değiştirmekten ve (henüz) size malum olmayan bir şekilde sizi (yeniden) var etmekten.

alâ en nubeddile

  Vâkı’a / 61 -

 Mustafa İslamoğlu = sizi benzerlerinizle değiştirme ve sizi bilmediğiniz bir mahiyette yeniden inşa etme hususunda.

alâ en nubeddile

  Vâkı’a / 61 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = (61-62) Sizin emsâlinizi değiştirmek ve sizi bilmediğiniz bir neş'ette yaratmak üzere (kâdiriz). Ve muhakkak ki, siz ilk yaradılışı bildiniz, o halde düşünmez misiniz?

alâ en nubeddile

  Vâkı’a / 61 -

 Ömer Öngüt = Sizi ortadan kaldırıp da sizin yerinize benzerlerinizi getirmeye ve sizi bilmeyeceğiniz bir biçimde yaratmaya da gücümüz yeter.

alâ en nubeddile

  Vâkı’a / 61 -

 Şaban Piriş = Sizi benzerlerinizle değiştirmek ve sizi bilmediğiniz bir şekilde yeniden yaratmak hususunda...

alâ en nubeddile

  Vâkı’a / 61 -

 Sadık Türkmen = Sizin benzerlerinizi değiştirip getirmemiz ve bilmediğiniz bir şekilde sizi yeniden inşa etmemiz hususunda.

alâ en nubeddile

  Vâkı’a / 61 -

 Seyyid Kutub = Amacımız benzerlerinizi yerinize geçirmek ve hepinizi bilmediğiniz bir alemde yeniden diriltmektir.

alâ en nubeddile

  Vâkı’a / 61 -

 Suat Yıldırım = (60-61) Aranızda ölümü Biz takdir ettik. Sizi yok edip yerinize benzerlerinizi getirmeyi ve sizi bilemeyeceğiniz bir biçimde ve vasıfta yaratmayı dilersek, Bize mani olacak hiçbir güç yoktur.

alâ en nubeddile

  Vâkı’a / 61 -

 Süleyman Ateş = (Size böyle ölümü takdir ettik) Ki sizin yerinize benzerlerinizi getirelim ve sizi, bilmediğiniz bir biçimde yeniden inşâ' edelim.

alâ en nubeddile

  Vâkı’a / 61 -

 Tefhim-ul Kuran = (Yerinize) Benzerlerinizi getirip değiştirme ve sizi şimdi bilemeyeceğiniz bir şekilde inşa etme konusunda.

alâ en nubeddile

  Vâkı’a / 61 -

 Ümit Şimşek = Ne yerinize benzerlerinizi getirmekten, ne de bilmediğiniz bir âlemde ve şekilde sizi tekrar yaratmaktan.

alâ en nubeddile

  Vâkı’a / 61 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Yerinize diğer benzerlerinizi getireceğiz ve sizi bilemeyeceğiniz bir şekilde yeniden oluşturacağız.

alâ en nubeddile

  Vâkı’a / 61 -

 İskender Ali Mihr = Sizin (dünya hayatındaki) emsallerinizi (bedenlerinizi), (ölümle) değiştirmemiz ve (ahiret âlemi için) sizi, bilmediğiniz bir şekilde (yeniden) yaratmamızda (Bizi geçecek yoktur).

alâ en nubeddile

  Vâkı’a / 61 -

 İlyas Yorulmaz = Sizi, benzerlerinizle değiştirmemize ve sizi bilmediğiniz, yeni varlıklar halinde yaratmamıza da mani olacak yoktur.

en nubeddile

  Me’âric / 41 -

 Diyanet İşleri = (40-41) Doğuların ve Batıların Rabbine yemin ederim ki, şüphesiz onların yerine daha iyilerini getirmeye bizim gücümüz yeter. Bizim önümüze geçilemez.

en nubeddile

  Me’âric / 41 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Onlardan daha hayırlısını, yerlerine geçirmeye ve kimse önümüze geçemez.

en nubeddile

  Me’âric / 41 -

 Abdullah Parlıyan = onları kendilerinden daha hayırlı bir toplum ile değiştirmeye. Çünkü bizim istediğimizi yapmaktan alıkoyan hiçbir şey yoktur. Bizim önümüze geçip bizi engelleyen de olamaz.

en nubeddile

  Me’âric / 41 -

 Adem Uğur = Şüphesiz onların yerine daha iyilerini getirmeye bizim gücümüz yeter ve kimse bizim önümüze geçemez.

en nubeddile

  Me’âric / 41 -

 Ahmed Hulusi = Onların yerine onlardan daha hayırlısını getirmeye. . . Biz önüne geçilmeyen gücüz!

en nubeddile

  Me’âric / 41 -

 Ahmet Tekin = Onların yerine, daha iyilerini getirmeye bizim gücümüz elbette yeter. Kimse bizim önümüze geçemez.

en nubeddile

  Me’âric / 41 -

 Ahmet Varol = Onların yerlerine kendilerinden daha hayırlılarını getirmeye. Ve bizim önümüze geçilemez.

en nubeddile

  Me’âric / 41 -

 Ali Bulaç = Onların yerine kendilerinden daha hayırlılarını getirip değiştirmeye. Üstelik Bizim önümüze geçilemez.

en nubeddile

  Me’âric / 41 -

 Ali Fikri Yavuz = Onların (o kâfirlerin) yerine, kendilerinden daha hayırlısını getirmeye... Hem bizim önümüze geçilmez.

en nubeddile

  Me’âric / 41 -

 Ali Ünal = Onların yerine (Allah’a iman ve ibadet eden) daha hayırlı insanlar getirmeye ve hiçbir kuvvet Bizi dilediğimizi yapmaktan alıkoyamaz.