Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ve ensıtû
Diyanet İşleri = Kur’an okunduğu zaman ona kulak verip dinleyin ve susun ki size merhamet edilsin.
ve ensıtû
Abdullah Parlıyan = Bunun için Kur'ân okunduğu zaman, O'na kulak verin, sesinizi kesip dinleyin ki size rahmet edilsin.
ve ensıtû
Adem Uğur = Kur'an okunduğu zaman onu dinleyin ve susun ki size merhamet edilsin.
ve ensıtû
Ahmed Hulusi = Kur'ân kıraat edildiğinde, Onu dinleyin ve susun ki size rahmet edilsin.
ve ensıtû
Ahmet Tekin = 'Kur’ân okunurken, incelenirken susun, dinleyin, duyduklarınızı uygulayın. Allah’ın rahmetine ve merhametine nâil olursunuz.'
ve ensıtû
Ahmet Varol = Kur'an okunduğu zaman onu dinleyin ve susun ki rahmet olunasınız.
ve ensıtû
Ali Bulaç = Kur'an okunduğu zaman, hemen onu dinleyin ve susun. Umulur ki esirgenmiş olursunuz.
ve ensıtû
Ali Fikri Yavuz = Kur’an okunduğu zaman, hemen onu dinleyin ve susun. Olur ki, merhamet edilirsiniz.
ve ensıtû
Ali Ünal = Kur’ân okunurken hemen dikkat kesilip ona kulak verin, susup dinleyin ki, rahmete erdirilesiniz.
ve ensıtû
Bayraktar Bayraklı = Kur'ân okunduğu zaman susup onu dinleyiniz ki, size merhamet edilsin!
ve ensıtû
Bekir Sadak = Kuran okundugu zaman ona kulak verin, dinleyin ki merhamet olunasiniz.
ve ensıtû
Celal Yıldırım = Kur'ân okunduğu zaman Ona kulak verip dinleyin ve susun. Ola ki merhamete erdirilirsiniz.
ve ensıtû
Cemal Külünkoğlu = Bunun içindir ki, Kur'an okunduğu zaman onu dinleyin ve susun ki merhamete nail olasınız.
ve ensıtû
Diyanet İşleri (eski) = Kuran okunduğu zaman ona kulak verin, dinleyin ki merhamet olunasınız.
ve ensıtû
Diyanet Vakfi = Kur'an okunduğu zaman onu dinleyin ve susun ki size merhamet edilsin.
ve ensıtû
Edip Yüksel = Kuran okunduğu zaman, onu dinleyip kulak verin ki merhamet edilesiniz.
ve ensıtû
Elmalılı Hamdi Yazır = Kur'an okunduğu zaman da hemen onu dinleyin ve susun gerek ki rahmete erdirilirsiniz
ve ensıtû
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Kur'an okunduğu zaman, hemen onu dinleyin ve susun! Umulur ki, rahmete erdirilirsiniz!
ve ensıtû
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Kur'ân okunduğu zaman, hemen susup onu dinleyin, umulur ki, rahmete nâil olursunuz.
ve ensıtû
Gültekin Onan = Kuran okunduğu zaman, onu dinleyin ve susun. Umulur ki esirgenmiş olursunuz.
ve ensıtû
Harun Yıldırım = Kur’an okunduğu zaman onu dinleyin ve susun; umulur ki merhamet olunursunuz.
ve ensıtû
Hasan Basri Çantay = Kur'an okunduğu zaman derhal onu dinleyin, susun. Tâki (Allahın rahmetiyle) esirgenmiş olasınız.
ve ensıtû
Hayrat Neşriyat = Hem Kur’ân okunduğu zaman, hemen onu dinleyin ve susun ki merhamet olunasınız!
ve ensıtû
İbni Kesir = Kur'an okunduğu zaman; ona derhal kulak verin ve susun ki, merhamet olunasınız.
ve ensıtû
Kadri Çelik = Kur'an okunduğu zaman ona kulak verip dinleyin; umulur ki merhamet edilirsiniz.
ve ensıtû
Muhammed Esed = Bunun içindir ki, Kuran okunduğu zaman ona kulak verin, sesinizi kesip dinleyin onu, ki (Allahın) esirgemesiyle kuşatılasınız!"
ve ensıtû
Mustafa İslamoğlu = Artık Kur'an okunurken onu can kulağıyla dinleyin ve sesinizi kesin ki rahmete nail olabilesiniz!
ve ensıtû
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve Kur'an okunduğu zaman O'nu hemen dinleyin ve sükut edin, tâ ki rahmete nâil olasınız.
ve ensıtû
Ömer Öngüt = Kur'an okunduğu zaman onu dinleyin ve susun ki, size merhamet edilsin.
ve ensıtû
Şaban Piriş = Kur’an okunduğu zaman ona kulak verip dinleyin ve susun ki merhamet edilesiniz.
ve ensıtû
Sadık Türkmen = Kur’an (veya çevirisi) okunduğu zaman hemen susun! Ve onu (okunanları anlamaya çalışarak) dinleyin! Umulur ki; böylece merhamet olunursunuz!
ve ensıtû
Seyyid Kutub = Kur'an okunduğu zaman onu dikkatle ve sessizce dinleyiniz ki, size rahmet edilsin.
ve ensıtû
Suat Yıldırım = Öyle ise, Kur’ân okunduğunda hemen ona kulak verin, susup dinleyin ki merhamete nail olasınız.
ve ensıtû
Süleyman Ateş = Kur'ân okunduğu zaman onu dinleyin ve susun ki, size rahmet edilsin.
ve ensıtû
Tefhim-ul Kuran = Kur'an okunduğu zaman, hemen onu dinleyin ve susun. Umulur ki esirgenmiş olursunuz.
ve ensıtû
Yaşar Nuri Öztürk = Kur'an okunduğu zaman onu dinleyin ve susun ki, size rahmet edilsin.
ve ensıtû
İskender Ali Mihr = Kur’ân okunduğu zaman artık onu dinleyin! Ve susun ki; böylece rahmete kavuşturulursunuz.
ve ensıtû
İlyas Yorulmaz = Kur’an okunduğu zaman onu dinleyin ve susun ki, merhamet olunasınız.
ensıtû
Diyanet İşleri = Hani Kur’an’ı dinlemek üzere cinlerden bir grubu sana yöneltmiştik. Onlar, onun huzuruna gelince birbirlerine, “Susun!” dediler. Kur’an’ın okunması bitince de uyarıcı olarak kavimlerine döndüler.
ensıtû
Abdulbaki Gölpınarlı = An o zamanı ki hani cinlerin bir bölüğünü, Kur'ân dinlesinler diye senin bulunduğun tarafa yollamıştık; oraya gelince birbirlerine, susun demişlerdi; okunuşu bitince de korkutmak için kavimlerine dönmüşlerdi de.
ensıtû
Abdullah Parlıyan = Ey Muhammed! hani biz, bir gurup cin'i Kur'ân'ı dinlemek üzere, sana çevirip göndermiştik. Kur'ân'ı dinlemeye hazır olunca; “Susup sessizce dinleyin” demişlerdi. Dinleme işi sona erip bitince, birer uyarıcı olarak kendi toplumlarına dönüp gittiler.
ensıtû
Adem Uğur = Hani cinlerden bir gurubu, Kur'an'ı dinlemeleri için sana yöneltmiştik. Kur'an'ı dinlemeye hazır olunca (birbirlerine) "Susun" demişler, Kur'an'ın okunması bitince uyarıcılar olarak kavimlerine dönmüşlerdi.
ensıtû
Ahmed Hulusi = Hani cinden (insan gözünün görme alanı dışında kalan bir türden) bir grubu, Kurân'ı işitip dinlesinler diye sana yöneltmiştik. . . Ona hazır olduklarında dediler ki: "Susun!". . . Hüküm yerine gelince de uyarıcılar olarak toplumlarına döndüler!
ensıtû
Ahmet Tekin = Hani, cinlerden bir grubu, Kur’ân’ı dinlemeleri için sana yöneltmiştik. Kur’ân’ı dinlemek için geldiklerinde, birbirlerine:'Susun, dinleyin, duyduklarınızı uygulayın!' dediler. Kur’ân’ın okunması bitince de, sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatan birer uyarıcı olarak kavimlerine döndüler.
ensıtû
Ahmet Varol = Hani cinlerden bir grubu Kur'an'ı dinlemeleri için sana yöneltmiştik. Ona geldiklerinde: 'Susup kulak verin' dediler. (Okuma) bitirilince de uyarıcılar olarak kavimlerine döndüler.
ensıtû
Ali Bulaç = Hani cinlerden birkaçını, Kur'an dinlemek üzere sana yöneltmiştik. Böylece onun huzuruna geldikleri zaman, dediler ki: "Kulak verin;" sonra bitirilince kendi kavimlerine uyarıcılar olarak döndüler.
ensıtû
Ali Fikri Yavuz = Hatırla ki, cinlerden (on kişiye yakın) bir grubu, Kur’an dinlemek üzere sana yollamıştık. Vakta ki, Kur’an’ın huzuruna vardılar. (Birbirlerine): “- Susun, dinleyin” dediler. Sonra (Hz. Peygamber tarafından okunmakta olan Kur’an) bitirildiği vakit de (cinler Peygambere ve Kur’an’a iman getirerek) döndüler, (hem iman’a davet, hem de iman getirmiyenleri) korkutmak üzere kavimlerine gittiler.
ensıtû
Ali Ünal = Hatırla ki, Kur’ân dinlemek üzere cinlerden bir grubu sana yönlendirdik. Onu dinleyecekleri yere gelince birbirlerine, “Susun, kulak verin!” dediler. Okuman bitince de, onları uyarmak üzere kendi topluluklarına döndüler.