Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ersâ-hâ

  Nâzi’ât / 32 -

 Diyanet İşleri = Dağları sağlam bir şekilde yerleştirdi.

ersâ-hâ

  Nâzi’ât / 32 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve dağlarını oturttu.

ersâ-hâ

  Nâzi’ât / 32 -

 Abdullah Parlıyan = Dağlarını dikip sağlam şekilde yerleştirmiştir.

ersâ-hâ

  Nâzi’ât / 32 -

 Adem Uğur = Dağları sağlam bir şekilde yerleştirdi.

ersâ-hâ

  Nâzi’ât / 32 -

 Ahmed Hulusi = Dağlara gelince, onları demir atmış gibi dikip sâbitledi.

ersâ-hâ

  Nâzi’ât / 32 -

 Ahmet Tekin = Dağları, yerlerine sağlam baskılı, oturaklı, derin temele dayalı bir şekilde yerleştirdi.

ersâ-hâ

  Nâzi’ât / 32 -

 Ahmet Varol = Dağları da sağlam bir şekilde yerleştirdi.

ersâ-hâ

  Nâzi’ât / 32 -

 Ali Bulaç = Dağlarını dikip oturttu;

ersâ-hâ

  Nâzi’ât / 32 -

 Ali Fikri Yavuz = Dağları yerleştirdi,

ersâ-hâ

  Nâzi’ât / 32 -

 Ali Ünal = Ve dağları da sapasağlam oturtup, yerleştirdi.

ersâ-hâ

  Nâzi’ât / 32 -

 Bayraktar Bayraklı = (30-33) Ardından yerküreyi döşedi. Sizin ve hayvanlarınızın geçimi için yerden suyunu ve bitkilerini çıkardı. Dağları yerleştirdi.

ersâ-hâ

  Nâzi’ât / 32 -

 Bekir Sadak = Daglari yerlestirmistir.

ersâ-hâ

  Nâzi’ât / 32 -

 Celal Yıldırım = Dağları dikip sağlamlaştırdı.

ersâ-hâ

  Nâzi’ât / 32 -

 Cemal Külünkoğlu = Dağları da sağlam bir şekilde olması gereken yere yerleştirdi.

ersâ-hâ

  Nâzi’ât / 32 -

 Diyanet İşleri (eski) = Dağları yerleştirmiştir.

ersâ-hâ

  Nâzi’ât / 32 -

 Diyanet Vakfi = (30-33) Ondan sonra da yerküreyi döşedi. Kendiniz ve hayvanlarınız için bir faydalanma olmak üzere, yerden suyunu ve otlağını çıkardı ve dağları sağlam bir şekilde yerleştirdi.

ersâ-hâ

  Nâzi’ât / 32 -

 Edip Yüksel = Dağları da çaktı.

ersâ-hâ

  Nâzi’ât / 32 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Ve dağlarını oturttu

ersâ-hâ

  Nâzi’ât / 32 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Ve dağlarını oturttu.

ersâ-hâ

  Nâzi’ât / 32 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Dağlarını oturttu.

ersâ-hâ

  Nâzi’ât / 32 -

 Gültekin Onan = Dağlarını dikip oturttu;

ersâ-hâ

  Nâzi’ât / 32 -

 Harun Yıldırım = Dağları da sapasağlam ona dikti.

ersâ-hâ

  Nâzi’ât / 32 -

 Hasan Basri Çantay = Dağları (nı sapasağlam) dikdi.

ersâ-hâ

  Nâzi’ât / 32 -

 Hayrat Neşriyat = (31-33) Size ve hayvanlarınıza bir fayda olmak üzere, ondan (yeryüzünün) suyunu ve otlağını çıkardı ve dağlar ki onları yerleştirdi!

ersâ-hâ

  Nâzi’ât / 32 -

 İbni Kesir = Dağları dikmiştir.

ersâ-hâ

  Nâzi’ât / 32 -

 Kadri Çelik = Dağlarını dikip perçinledi.

ersâ-hâ

  Nâzi’ât / 32 -

 Muhammed Esed = ve dağları sağlam şekilde yerleştirmiştir:

ersâ-hâ

  Nâzi’ât / 32 -

 Mustafa İslamoğlu = ve dağları sağlamca O yerleştirdi;

ersâ-hâ

  Nâzi’ât / 32 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Dağları da tesbit etti.

ersâ-hâ

  Nâzi’ât / 32 -

 Ömer Öngüt = Dağları dikti.

ersâ-hâ

  Nâzi’ât / 32 -

 Şaban Piriş = Dağları da yerleştirdi.

ersâ-hâ

  Nâzi’ât / 32 -

 Sadık Türkmen = Orada dağlarını oturttu,

ersâ-hâ

  Nâzi’ât / 32 -

 Seyyid Kutub = Dağları yerleştirmiştir.

ersâ-hâ

  Nâzi’ât / 32 -

 Suat Yıldırım = Dağlarını oturttu.

ersâ-hâ

  Nâzi’ât / 32 -

 Süleyman Ateş = Dağları oturttu,

ersâ-hâ

  Nâzi’ât / 32 -

 Tefhim-ul Kuran = Dağlarını dikip oturttu;

ersâ-hâ

  Nâzi’ât / 32 -

 Ümit Şimşek = Dağları yerlerine dikti.

ersâ-hâ

  Nâzi’ât / 32 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Dağları, demir atmış gibi oturttu;

ersâ-hâ

  Nâzi’ât / 32 -

 İskender Ali Mihr = Ve dağlar, ona (yeryüzüne), onları muhkem (sağlam) olarak yerleştirdi.

ersâ-hâ

  Nâzi’ât / 32 -

 İlyas Yorulmaz = Dağları dikmiştir.