Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve ezvâcu-hum

  Yâsîn / 56 -

 Diyanet İşleri = Onlar ve eşleri gölgelerde koltuklara yaslanmaktadırlar.

ve ezvâcu-hum

  Yâsîn / 56 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Onlar da, eşleri de, gölgeliklerde, tahtlara oturup dayanmışlardır.

ve ezvâcu-hum

  Yâsîn / 56 -

 Abdullah Parlıyan = Onlar ve eşleri, gölgeliklerde, koltuklarına mutlu bir şekilde yatıp uzanacaklar.

ve ezvâcu-hum

  Yâsîn / 56 -

 Adem Uğur = Onlar ve eşleri gölgeler altında tahtlara kurulurlar.

ve ezvâcu-hum

  Yâsîn / 56 -

 Ahmed Hulusi = Onlar ve eşleri gölgeler içinde tahtlar üzerinde yaslanmışlardır.

ve ezvâcu-hum

  Yâsîn / 56 -

 Ahmet Tekin = Onlar ve eşleri, gölgelerde, koltuklar üzerinde yaslanarak otururlar.

ve ezvâcu-hum

  Yâsîn / 56 -

 Ahmet Varol = Onlar ve eşleri gölgeler altında tahtlara yaslanmışlardır.

ve ezvâcu-hum

  Yâsîn / 56 -

 Ali Bulaç = Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde, tahtlar üzerinde yaslanmışlardır.

ve ezvâcu-hum

  Yâsîn / 56 -

 Ali Fikri Yavuz = Kendileri ve zevceleri, ağaçların gölgeleri altında süslü koltuklar üzerine kurulub yaslanmışlardır.

ve ezvâcu-hum

  Yâsîn / 56 -

 Ali Ünal = Kendileri ve eşleri, gölgelerde koltuklara yaslanırlar.

ve ezvâcu-hum

  Yâsîn / 56 -

 Bayraktar Bayraklı = Onlar ve eşleri, gölgeler altında koltuklara yaslanacaklardır.

ve ezvâcu-hum

  Yâsîn / 56 -

 Bekir Sadak = Onlar ve esleri golgeliklerde, tahtlar uzerine yaslanmislardir.

ve ezvâcu-hum

  Yâsîn / 56 -

 Celal Yıldırım = Onlar da, eşleri de gölgede tahtlar, kanepeler üzerinde kurulmuşlardır.

ve ezvâcu-hum

  Yâsîn / 56 -

 Cemal Külünkoğlu = Onlar ve eşleri sedirler üzerinde mutlu bir şekilde yatıp uzanacaklar.

ve ezvâcu-hum

  Yâsîn / 56 -

 Diyanet İşleri (eski) = Onlar ve eşleri gölgeliklerde, tahtlar üzerine yaslanmışlardır.

ve ezvâcu-hum

  Yâsîn / 56 -

 Diyanet Vakfi = Onlar ve eşleri gölgeler altında tahtlara kurulurlar.

ve ezvâcu-hum

  Yâsîn / 56 -

 Edip Yüksel = Eşleriyle birlikte gölgeliklerde, koltuklara yaslanmışlardır.

ve ezvâcu-hum

  Yâsîn / 56 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Kendileri ve zevceleri erîkeler üzerine kurulmuşlardır

ve ezvâcu-hum

  Yâsîn / 56 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Kendileri ve eşleri gölgelikler içinde koltuklar üzerinde kurulmuşlardır.

ve ezvâcu-hum

  Yâsîn / 56 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Kendileri ve eşleri gölgelerde koltuklar üzerine kurulmuşlardır.

ve ezvâcu-hum

  Yâsîn / 56 -

 Gültekin Onan = Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde, tahtlar üzerinde yaslanmışlardır.

ve ezvâcu-hum

  Yâsîn / 56 -

 Harun Yıldırım = Onlar ve eşleri gölgeler altında tahtlara kurulurlar.

ve ezvâcu-hum

  Yâsîn / 56 -

 Hasan Basri Çantay = Kendileri de, zevceleri de (cennet) gölgeler (in) dedirler. Tahtların üstüne kurulub dayanmışlardır.

ve ezvâcu-hum

  Yâsîn / 56 -

 Hayrat Neşriyat = Onlar ve hanımları, (artık o gün) gölgelerde tahtlar üzerinde (oturup) yaslanmış olanlardır.

ve ezvâcu-hum

  Yâsîn / 56 -

 İbni Kesir = Onlar ve eşleri gölgeliklerde, tahtlar üzerinde yaslanmışlardır.

ve ezvâcu-hum

  Yâsîn / 56 -

 Kadri Çelik = Kendileri ve eşleri gölgeliklerde, süslü tahtlar üzerinde yaslanmışlardır.

ve ezvâcu-hum

  Yâsîn / 56 -

 Muhammed Esed = onlar ve eşleri sedirler üzerinde mutlu bir şekilde yatıp uzanacaklar,

ve ezvâcu-hum

  Yâsîn / 56 -

 Mustafa İslamoğlu = onlar ve eşleri (bu huzurun) gölgesi altında mükemmel yataklar üzerinde uzanacaklar;

ve ezvâcu-hum

  Yâsîn / 56 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Onlar ve zevceleri gölgeler içinde tahtlar üzerine dayanıp durmuşlardır.

ve ezvâcu-hum

  Yâsîn / 56 -

 Ömer Öngüt = Onlar ve eşleri gölgeliklerde tahtlar üzerine yaslanmışlardır.

ve ezvâcu-hum

  Yâsîn / 56 -

 Şaban Piriş = Kendileri ve eşleri gölgeliklerde, koltuklara yaslanmışlardır.

ve ezvâcu-hum

  Yâsîn / 56 -

 Sadık Türkmen = Kendileri ve eşleri gölgeliklerde tahtlara kurulmuşlardır.

ve ezvâcu-hum

  Yâsîn / 56 -

 Seyyid Kutub = Kendileri ve eşleri gölgelerde, koltuklara yaslanmışlar.

ve ezvâcu-hum

  Yâsîn / 56 -

 Suat Yıldırım = Hem kendileri, hem eşleri gölgeliklerde, tahtlarına kurulurlar.

ve ezvâcu-hum

  Yâsîn / 56 -

 Süleyman Ateş = Kendileri ve eşleri, gölgelerde, koltuklara yaslanmışlardır.

ve ezvâcu-hum

  Yâsîn / 56 -

 Tefhim-ul Kuran = Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde, tahtlar üzerinde yaslanmışlardır.

ve ezvâcu-hum

  Yâsîn / 56 -

 Ümit Şimşek = Eşleriyle birlikte gölgelerdeki koltuklara kurulmuşlardır.

ve ezvâcu-hum

  Yâsîn / 56 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde, koltuklar üzerinde yaslanmışlardır.

ve ezvâcu-hum

  Yâsîn / 56 -

 İskender Ali Mihr = Onlar ve eşleri, gölgeliklerde tahtlar üzerinde yaslanmış olanlardır.

ve ezvâcu-hum

  Yâsîn / 56 -

 İlyas Yorulmaz = Onlar ve eşleri gölgelerin altında koltuklar üzerine uzanmışlar.

ezvâcu-hum

  Mümtehine / 11 -

 Diyanet İşleri = Eğer eşlerinizden biri kâfirlere kaçar ve siz de onlarla çarpışıp ganimet alırsanız, eşleri gidenlere sarf ettikleri (mehir) kadarını verin ve inandığınız Allah’a karşı gelmekten sakının.

ezvâcu-hum

  Mümtehine / 11 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve eşlerinizin nikâh paralarından bir miktârı, onlar gider de, elinizden çıkarsa nöbet size gelince, kâfir kadınlarından inanıp size göçen bulununca eşleri gitmiş olanlara, ettikleri masraf kadar para verin ve çekinin o Allah'tan ki siz, ona inanmışsınız.

ezvâcu-hum

  Mümtehine / 11 -

 Abdullah Parlıyan = Müslümanlardan herhangi birinin karısı kaçar da kâfirlere katılırsa, siz de savaşarak kâfirlerden ganimet elde etmişseniz, eşi kaçıp gitmiş olan kimseye, ona vermiş olduğu mehir kadar elinizdeki ganimetten verin. Eğer inanıyorsanız, yolunuzu Allah'ın kitabıyla bulmaya çalışın.

ezvâcu-hum

  Mümtehine / 11 -

 Adem Uğur = Eğer eşlerinizden biri, sizi bırakıp kâfirlere kaçar, siz de (onlarla savaşıp) galip gelirseniz, eşleri gitmiş olanlara (ganimetten), harcadıkları kadar verin. İnandığınız Allah'a karşı gelmekten sakının.

ezvâcu-hum

  Mümtehine / 11 -

 Ahmed Hulusi = Kadınlarınızdan biri ayrılıp kâfirlere giderse, sonra da bir şekilde onların eşlerinden size kaçan olur ya da ganimet olarak size kalırlarsa, eşleri gitmiş olanlara mehrlerinin mislini veriniz. O Allâh'tan korunun ki, siz O'na iman etmişlersiniz.

ezvâcu-hum

  Mümtehine / 11 -

 Ahmet Tekin = Eğer kâfirlere kaçan eşleriniz yüzünden herhangi bir kayba uğrarsanız, kâfirleri savaşarak yendiğiniz takdirde, eşleri gitmiş olanlara, harcadıkları kadar ganimetten pay verin. İnandığınız Allah’a sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun.

ezvâcu-hum

  Mümtehine / 11 -

 Ahmet Varol = Eğer eşlerinizden kâfirlere bir şey gider; siz de (savaşta) ganimet elde ederseniz eşleri gidenlere sarfettikleri (mehirler) kadarını verin. Kendisine iman ettiğiniz Allah'tan da sakının.

ezvâcu-hum

  Mümtehine / 11 -

 Ali Bulaç = Ve eğer eşlerinizden (kafirlere kaçmalarından dolayı) herhangi bir şey kafirlere geçer, böylece siz de (savaşta onları yenip) ganimete kavuşursanız, eşleri (kaçıp) gidenlere (mehir olarak) harcama yaptıklarının bir mislini verin. Kendisine iman ettiğiniz Allah'tan sakının.

ezvâcu-hum

  Mümtehine / 11 -

 Ali Fikri Yavuz = Eğer zevcelerinizden biri (dininden çıkıb) sizden kâfirlere kaçar da, sonra siz (o kâfirlerle savaşarak) ganimet alırsanız, zevceleri (kâfirlere) gitmiş olanlara (önceden bu zevcelerine) sarf etmiş oldukları mehir kadar, (bu ganimetten) verin; ve kendisine iman ettiğiniz Allah’dan korkun.

ezvâcu-hum

  Mümtehine / 11 -

 Ali Ünal = Artık nikâhınız altında bulunmayan (ve küfür diyarında kalan veya oraya giden) kâfir eşlerinize nikâh münasebetiyle ödediğiniz meblâğ (veya onun bir kısmı) kâfirlere geçer de, daha sonra herhangi bir şekilde onlara üstünlük sağlayacak olursanız, bu şekilde eşleri mehirlerini kaçıran kocaların mehir olarak ödedikleri miktarı kendilerine tazmin edin. Kendisine iman etmiş bulunduğunuz Allah’a karşı gönülden saygılı olun ve O’na karşı gelmekten sakının.