Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

fî butûni-hi

  Nahl / 66 -

 Diyanet İşleri = Şüphesiz (sağmal) hayvanlarda da sizin için bir ibret vardır. Onların karınlarındaki fışkı ile kan arasından (süzülen) içenlere halis ve içimi kolay süt içiriyoruz.

fî butûni-hi

  Nahl / 66 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Davarlarda da ibret alacağınız şeyler var. Karınlarındaki fışkıyla kan arasındaki hâlis sütü içirmedeyiz size ve süt, içenlerin boğazlarından kayıp gitmede.

fî butûni-hi

  Nahl / 66 -

 Abdullah Parlıyan = Doğrusu sizin için, davarlarda da ibretler vardır. Karınlarındaki fışkıyla kan arasında oluşan halis sütü içirmekteyiz size; ve süt, içenlerin boğazından kayıp gitmede.

fî butûni-hi

  Nahl / 66 -

 Adem Uğur = Kuşkusuz sizin için hayvanlarda da büyük bir ibret vardır. Zira size, onların karınlarındaki fışkı ile kan arasından (gelen), içenlerin boğazından kolayca geçen hâlis bir süt içiriyoruz.

fî butûni-hi

  Nahl / 66 -

 Ahmed Hulusi = En'amda (kurban olabilecek hayvanlarda) da sizin için bir ibret vardır. . . Size onun (en'amın - hayvanın) karınlarındaki pislik ve kan arasından, lezzetle boğazdan geçen, hâlis bir süt içiririz.

fî butûni-hi

  Nahl / 66 -

 Ahmet Tekin = Gerçekten süt veren hayvanlarda da sizin için ibretler vardır. Zira, onların karınlarından, bağırsak içeriği, sindirim artığı ile kan arasındaki oluşumdan gelen, içmek isteyenlere, içimi kolay hâlis bir süt içiriyoruz.

fî butûni-hi

  Nahl / 66 -

 Ahmet Varol = Şüphesiz sizin için hayvanlarda da ibret vardır. Size onların karınlarından, fışkı [2] ile kan arasından içenler için içimi kolay halis süt içiririz.

fî butûni-hi

  Nahl / 66 -

 Ali Bulaç = Sizin için hayvanlarda da elbette ibretler vardır, size onların karınlarındaki fers (yarı sindirilmiş gıdalar) ile kan arasından, içenlerin boğazından kolaylıkla kayan dupduru bir süt içirmekteyiz.

fî butûni-hi

  Nahl / 66 -

 Ali Fikri Yavuz = Gerçekten süt veren hayvanlarda da size bir ibret vardır: Size, onların karnındaki işkembe pisliği ile kan arasından halis bir süt içiriyoruz ki, içenlerin boğazından âfiyetle geçer.

fî butûni-hi

  Nahl / 66 -

 Ali Ünal = Sizin için, (süt veren) ehlî büyük ve küçükbaş hayvanlarda da bambaşka bir ibret, bir ders vardır. Size onların vücutlarının içinde, bağırsaklarındaki yarı sindirilmiş fışkı ile kan arasından halis süt şeklinde içecek ikram ediyoruz ki, içenlerin boğazından kolayca ve afiyetle geçer.

fî butûni-hi

  Nahl / 66 -

 Bayraktar Bayraklı = Şüphesiz sizin için hayvanlarda da büyük bir ders vardır. Karınlarındaki fışkı ile kan arasından gelen, içenlerin boğazından kolayca geçen hâlis bir süt içiriyoruz size.

fî butûni-hi

  Nahl / 66 -

 Bekir Sadak = Hayvanlarda da size ibretler vardir. Bagirsaklarindakiler ile kan arasindan, icenlere halis ve icimi kolay sut iciririz.

fî butûni-hi

  Nahl / 66 -

 Celal Yıldırım = Doğrusu sizin için davarlarda da ibret vardır: Size onların karnındaki ters ile kan arasındaki hâlis, içenlerin boğazından rahatlıkla geçen süt içiriyoruz.

fî butûni-hi

  Nahl / 66 -

 Cemal Külünkoğlu = Sizin için süt veren hayvanlarında da bir ibret vardır. Onların karınlarındaki (fışkı) posa ile kan arasından size halis ve tatlı içimli bir besin kaynağı olan sütü içiririz.

fî butûni-hi

  Nahl / 66 -

 Diyanet İşleri (eski) = Hayvanlarda da size ibretler vardır. Bağırsaklarındakiler ile kan arasından, içenlere halis ve içimi kolay süt içiririz.

fî butûni-hi

  Nahl / 66 -

 Diyanet Vakfi = Kuşkusuz sizin için hayvanlarda da büyük bir ibret vardır. Zira size, onların karınlarındaki fışkı ile kan arasından (gelen), içenlerin boğazından kolayca geçen hâlis bir süt içiriyoruz.

fî butûni-hi

  Nahl / 66 -

 Edip Yüksel = Sizin için çiftlik hayvanlarında da dersler vardır. İçmeniz için karınlarından, yani sindirilmiş yiyecek ile kan arasından çıkan bir maddeyi size sunuyoruz: İçimi lezzetli saf süt.

fî butûni-hi

  Nahl / 66 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Her halde size sağmal hayvanlarda da bir ıbret vardır, size onun butûnundakinden fers ile dem arasında halıs bir süt içiriyoruz ki içenlerin boğazından kayar gider

fî butûni-hi

  Nahl / 66 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Gerçekten size sağmal hayvanlarda da bir ibret vardır. Biz, size onların kanlarındaki fışkı ile kan arasından, lezzetli ve içenlerin boğazlarından kolayca kayıp giden halis bir süt içiriyoruz.

fî butûni-hi

  Nahl / 66 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Gerçekten süt veren hayvanlarda da size bir ibret vardır. Size işkembelerindeki yem artıklarıyla kandan meydana gelen, içenlere içimi kolay halis bir süt içirmekteyiz.

fî butûni-hi

  Nahl / 66 -

 Gültekin Onan = Sizin için hayvanlarda da elbette ibretler vardır; size onların karınlarındaki fers (yarı sindirilmiş gıdalar) ile kan arasından, içenlerin boğazından kolaylıkla kayan dupduru bir süt içirmekteyiz.

fî butûni-hi

  Nahl / 66 -

 Harun Yıldırım = Kuşkusuz sizin için hayvanlarda da büyük bir ibret vardır. Zira size, onların karınlarındaki fışkı ile kan arasından (gelen), içenlerin boğazından kolayca geçen hâlis bir süt içiriyoruz.

fî butûni-hi

  Nahl / 66 -

 Hasan Basri Çantay = Sağmal hayvanlarda da sizin için elbette bir ibret vardır. Size onların karınlarındaki fışkı ile kan arasından, içenlerin boğazından kolaylıkla geçen dubduru (ve tertemiz) bir süt içiriyoruz.

fî butûni-hi

  Nahl / 66 -

 Hayrat Neşriyat = Muhakkak ki sizin için, sağmal hayvanlarda da gerçekten bir ibret vardır. Size on(lar)ın karınlarındaki fışkı ile kan arasından, içenlerin boğazından kolayca geçen hâlis bir süt içiriyoruz.

fî butûni-hi

  Nahl / 66 -

 İbni Kesir = Sizin için hayvanlarda da ibret vardır. Onların karınlarındaki fışkı ile kan arasından; size, içenlerin boğazından kolaylıkla geçen dupduru bir süt içiririz.

fî butûni-hi

  Nahl / 66 -

 Kadri Çelik = Sizin için sağmal hayvanlarda da elbette ibretler vardır. Size onların karınlarında sindirilmiş gıdalar ile kan arasından, içenlerin boğazından kolaylıkla kayan dupduru bir süt içirmekteyiz.

fî butûni-hi

  Nahl / 66 -

 Muhammed Esed = Ve muhakkak ki, sizin için (sağmal) hayvanlarda da (çıkarılacak) bir ders vardır: hayvanın karnında, (bedeninden) atılacak artıklarla kan arasından (salgılanan) ve içenlere lezzet ve ferahlık veren katıksız süt içiriyoruz size.

fî butûni-hi

  Nahl / 66 -

 Mustafa İslamoğlu = Yine sizin için sağmal hayvanlarda da alınacak bir öğüt vardır: size hayvanın karnında sindirilen şeylerden oluşan, atıklarından ve kanından ayrışarak süzülüp gelen saf ve lezzetli, sindirimi kolay bir süt içiriyoruz.

fî butûni-hi

  Nahl / 66 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve şüphe yok ki, sizin için sağmal hayvanlarda da elbette bir ibret vardır. Size onların karınlarındaki fışkı ile kan arasından halis bir süt içiriyoruz ki, içenlerin boğazından kolaylıkla geçer gider.

fî butûni-hi

  Nahl / 66 -

 Ömer Öngüt = Sizin için hayvanlarda da büyük bir ibret vardır. Size, onların karınlarındaki işkembe ile kan arasından (gelen) ve içenlerin boğazından kolayca geçen hâlis bir süt içiriyoruz.

fî butûni-hi

  Nahl / 66 -

 Şaban Piriş = Sizin için hayvanlarda da ibretler vardır. Size, onların karınlarındaki dışkı ile kan arasında halis, içenlerin boğazından kolayca geçen bir süt içiriyoruz.

fî butûni-hi

  Nahl / 66 -

 Sadık Türkmen = Hayvanlarda da sizin için elbette bir ibret vardır. Onların karınlarından size, yarı sindirilmiş gıdalar ile kan arasından çıkan; içimi kolay, halis bir süt içiriyoruz.

fî butûni-hi

  Nahl / 66 -

 Seyyid Kutub = Sizin için süt hayvanlarında da ibret dersi vardır. Onların karınlarındaki (bağırsaklarındaki) posa ile kan arasından size halis ve tatlı içimli bir besin kaynağı olan sütü içiririz.

fî butûni-hi

  Nahl / 66 -

 Suat Yıldırım = Doğrusu davarlarda da size deliller vardır:Zira size onların karınlarındaki işkembe ile kan arasından, halis bir süt içiriyoruz ki içenlerin boğazından âfiyetle geçer.

fî butûni-hi

  Nahl / 66 -

 Süleyman Ateş = Hayvanlarda da sizin için ibret vardır. Size onların karınlarından, fışkı ile kan arasından (çıkardığımız) hâlis, içenlere (içimi) kolay süt içiriyoruz.

fî butûni-hi

  Nahl / 66 -

 Tefhim-ul Kuran = Sizin için hayvanlarda da elbette ibretler vardır, size onların karınlarındaki fers (yarı sindirilmiş gıdalar) ile kan arasından, içenlerin boğazından kolaylıkla kayan dupduru bir süt içirmekteyiz.

fî butûni-hi

  Nahl / 66 -

 Ümit Şimşek = Davarlarda da sizin için bir ibret vardır. Onların karınlarında kan ve dışkı arasından çıkan ve içenlerin boğazından kolaylıkla geçen halis bir sütle sizi besleriz.

fî butûni-hi

  Nahl / 66 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Hayvanlarda da sizin için kesin bir ibret vardır. Size onların karınlarından, fışkı ile kan arasından halis bir süt içiriyoruz ki, içenlerin boğazlarından kayar gider.

fî butûni-hi

  Nahl / 66 -

 İskender Ali Mihr = Ve muhakkak ki hayvanlarda, sizin için elbette bir ibret vardır. Size, onların karnında, fers (sindirilmiş gıda) ile kan arasından oluşan, tadanlar için boğazdan kolayca geçen halis (saf) süt içiriyoruz.

fî butûni-hi

  Nahl / 66 -

 İlyas Yorulmaz = Evcil hayvanlarda da sizin için ibret var. Yedikleri ile kan arasından oluşan ve karınlarından çıkan, içenler için, katkısız, lezzetli ve içimi kolay olan sütlerini size içiririz.

fî butûni

  Necm / 32 -

 Diyanet İşleri = Onlar, ufak tefek kusurları dışında, büyük günahlardan ve çirkin işlerden uzak duran kimselerdir. Şüphesiz Rabbin, bağışlaması çok geniş olandır. Sizi, topraktan yarattığında da ve analarınızın karnında ceninler iken de, en iyi bilendir. Bunun için kendinizi temize çıkarmayın. Çünkü O, Allah’a karşı gelmekten sakınanları en iyi bilendir.

fî butûni

  Necm / 32 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Israr etmemek şartıyle küçük günahlardan başka suçların büyüklerinden ve çirkin şeylerden sakınanlara gelince: Şüphe yok ki Rabbinin yarlıgaması pek geniştir. O, sizi yeryüzünden yaratıp meydana getirdiği zaman ve siz, analarınızın karnında birer dölken de bilir; artık siz, kendinizi temize çıkarmaya kalkışmayın, o, kim çekinmededir, daha iyi bilir.

fî butûni

  Necm / 32 -

 Abdullah Parlıyan = Büyük günahlardan ve çirkin işlerden kaçınanlara gelince, onlar arada bir hataya düşseler de bilsinler ki, Rabbin bağışlaması bol olandır. O sizi yeryüzündeki topraktan var ederken de, analarınızın karınlarında saklı bulunduğunuz zaman da, sizi en iyi bilen O'dur. O halde siz, kendinizi temize çıkarmaya kalkışmayın. O, kimin yolunu kendi kitabıyla bulmaya çalıştığını daha iyi bilir.

fî butûni

  Necm / 32 -

 Adem Uğur = Ufak tefek kusurları dışında, büyük günahlardan ve edepsizliklerden kaçınanlara gelince, bil ki Rabbin, affı bol olandır. O, sizi daha topraktan yarattığı zaman ve siz annelerinizin karınlarında bulunduğunuz sırada (bile), sizi en iyi bilendir. Bunun için kendinizi temize çıkarmayın. Çünkü O, kötülükten sakınanı daha iyi bilir.

fî butûni

  Necm / 32 -

 Ahmed Hulusi = Onlar ki, büyük suçlardan (şirk, iftira, öldürmek vb. gibi) ve fevahişten (zina vb. gibi) uzak dururlar; beşeriyetin sonucu ufak suçlar dışında. . . Muhakkak ki Rabbinin mağfireti geniştir! O varlığınızı Esmâ'sıyla oluşturan olarak sizi daha iyi bilir; arzdan (bedeniniz) sizi inşa ettiğinde ve analarınızın karınlarında ceninler hâlindeyken! O hâlde nefslerinizi (benliğinizi) temize çıkarmaya çalışmayın! O, korunanın kim olduğunu (Esmâ'sıyla yaratanı olarak) bilendir!

fî butûni

  Necm / 32 -

 Ahmet Tekin = İhsan sahibi, devamlı aktif samimi mü’minler, küçük kusurların dışında, bilerek büyük günah işlemekten ve meşrû olmayan şehevî fiillerden, gayri meşrû ilişkilerden, zinadan, hayâsızlıktan, cimrilikten, haddi aşmaktan ve ahlâksızlıktan kaçınanlardır. Senin Rabbinin koruma kalkanı ve bağışlaması geniştir. O, sizi topraktan yarattığı günler dahil, annelerinizin karnında cenin halinde bulunduğunuz dönemleri de içine alacak şekilde her şeyi bilir, sizi iyi tanır. Bu sebeple kendinizi, vicdanlarınızı, birbirinizi temize çıkarmayın. O, kendisine sığınıp, emirlerine yapışarak günahlardan arınıp, azaptan korunanları, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan, takva esaslarını, takvaya dayalı düzeni benimseyen mü’minleri de iyi bilir.

fî butûni

  Necm / 32 -

 Ahmet Varol = Ki onlar küçük kusurlar dışında günâhların büyüklerinden ve çirkin işlerden kaçınırlar. Şüphesiz Rabbin bağışlaması geniş olandır. O sizi topraktan yarattığında ve siz daha annelerinizin karınlarında ceninler iken de (her kademede) sizi çok iyi bilir. Artık kendinizi temize çıkarmayın. Kimin sakındığını O daha iyi bilir.

fî butûni

  Necm / 32 -

 Ali Bulaç = Ki onlar, ufak tefek günahlar dışında, günahın büyük olanından ve çirkin utanmazlıklardan kaçınırlar. Şüphesiz senin Rabbin, mağfireti geniş olandır. O, sizi daha iyi bilendir; hem sizi topraktan inşa ettiği (yarattığı) ve siz daha annelerinizin karnında cenin halinde bulunduğunuz zaman da. Öyleyse kendinizi temize çıkarıp durmayın. O, sakınanı daha iyi bilendir.

fî butûni

  Necm / 32 -

 Ali Fikri Yavuz = Onlar ki, küçük günahlar müstesna, günahın büyüklerinden (şirkten) ve fuhşiyattan kaçınırlar, muhakkak Rabbin geniş mağfiretlidir (onları bağışlar). O, sizi (babanız Adem’i) topraktan yarattığı sıra ve sizler analarınızın karınlarında ceninler iken, sizin hallerinizi çok iyi bilendir. Şimdi nefislerinizi temize çıkarmayın; O, Allah’dan korkanın kim olduğunu çok iyi bilendir.

fî butûni

  Necm / 32 -

 Ali Ünal = O iyiler yapanlar ki, ufak kusur ve günahlara düşseler bile, büyük günahlardan (ve yine şüphesiz birer büyük günah olan) çirkin ve hayasız işlerden kaçınırlar. Şüphesiz ki senin Rabbinin mağfireti pek geniştir. O sizi, topraktan inşa ederken de, siz annelerinizin karnında birer cenin halindeyken de çok iyi bilir. Öyleyse, nefislerinizi temize çıkarmayın, kendinizi hatasız görmeyin. Yine O, kimin gerçekten O’na gönülden saygı duyup, itaatsizlikten kaçındığını da çok iyi bilir.