Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

fe teâlâ allâhu

  A’râf / 190 -

 Diyanet İşleri = Fakat Allah onlara iyi ve sağlıklı bir çocuk verince de, Allah’ın kendilerine verdiği çocuk konusunda O’na ortaklar koşarlar. Allah, onların ortak koştukları şeylerden yücedir.

fe teâlâ allâhu

  A’râf / 190 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Onlara âzâsı tam ve düzgün bir evlât verince de o yüzden şirk koştular. Oysa onların şirk koştuklarından tamamıyla münezzehtir.

fe teâlâ allâhu

  A’râf / 190 -

 Abdullah Parlıyan = Ne zaman ki o Allah, o ana ve babaya kusursuz bir çocuk lutfedince, kendilerine verilen bu çocuğun, dünyaya gelmesinde Allah'tan başka güçlere de bir paye yakıştırmaya kalkarlar. Oysa Allah, onların koşageldikleri ortaklıktan çok yücedir.

fe teâlâ allâhu

  A’râf / 190 -

 Adem Uğur = Fakat (Allah) onlara kusursuz bir çocuk verince, kendilerine verdiği bu çocuk hakkında (sonradan insanlar) Allah'a ortak koştular. Allah ise onların ortak koştuğu şeyden yücedir.

fe teâlâ allâhu

  A’râf / 190 -

 Ahmed Hulusi = Onlara bir sâlih (evlat) verince, onlara verdiğine bağlı olarak Allâh'a ortaklar oluşturdular. . . Allâh onların ortak koştuklarından Yüce'dir.

fe teâlâ allâhu

  A’râf / 190 -

 Ahmet Tekin = Allah kendilerine, sağlıklı, güzel, sâlih bir evlat verince, ikisi birden, verdiği evlât ile, içinde bulundukları nimetler ve imkânlarla ilgili, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında O’na ortaklar icadetmeye mi başlıyorlar? Allah, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Âdemoğulları’nın ortak koşmaya devam ettikleri şeylerden yüce ve uludur.

fe teâlâ allâhu

  A’râf / 190 -

 Ahmet Varol = (Allah) onlara sağlıklı bir çocuk verince de, kendilerine verdiği şeyde O'na ortak koşmaya başladılar. Allah onların ortak koştuklarından yücedir. [17]

fe teâlâ allâhu

  A’râf / 190 -

 Ali Bulaç = Ama O, onlara (Adem'in çocukları erkek ve kadınlara) salih (bir çocuk) verince, kendilerine verdiği şey konusunda O'na ortaklar kılmaya başladılar. Allah, onların şirk koştuklarından yücedir.

fe teâlâ allâhu

  A’râf / 190 -

 Ali Fikri Yavuz = Fakat (Allah) onlara, her şeyi tam bir çocuk verince, tuttular çocuğun ismi üzerinde sonradan insanlar Allah’a bir takım ortaklar koşmağa başladılar. (Abdullah ismini verecek yerde, şeytanın kandırmasıyla Abdu’l Hâris ismini verdiler; yahud Âdem Aleyhisselâmın soyundan gelen çiftler, evlâdlarına Abdu’l-uzza, Abdu’l-menat ve Abdu’ş-Şems isimlerini vererek onları taptıkları putlara nisbet etmekle şirke vardılar.) Allah, onların koştukları şirkten münezzehtir.

fe teâlâ allâhu

  A’râf / 190 -

 Ali Ünal = Nihayet Allah onlara diledikleri gibi sağlıklı, eliayağı yerinde bir çocuk verir (ve bu şekilde birbirini takiben nesiller meydana gelir). Ama annebabalar, Allah’ın kendilerine verdiği bu nesiller sebebiyle, (onları tabiata ve sebeplere havale etme veya onlardaki güzellik ve başarıları ya bizzat kendilerinden veya çocukların kendilerinden bilme, ya da onlardan dolayı Allah’ı unutup, kendilerini tamamen onlara hasretme gibi yollarla) Allah’a ortaklar koşarlar. Oysa Allah, Kendisine ortak koşanların ortak koşmasından da, koştukları ortaklardan da mutlak manâda aşkındır, nihayet derecede uzaktır.

fe teâlâ allâhu

  A’râf / 190 -

 Bayraktar Bayraklı = Allah onlara kusursuz bir çocuk verince, kendilerine verdiği evlat konusunda Allah'a ortaklar koştular. Allah onların ortak koştuğu şeylerden uzaktır.

fe teâlâ allâhu

  A’râf / 190 -

 Bekir Sadak = Allah onlara kusursuz bir cocuk verince, kendilerine verdigi sey hakkinda Allah'a ortaklar kostular. Allah, onlarin ortak kostuklari seylerden yucedir.

fe teâlâ allâhu

  A’râf / 190 -

 Celal Yıldırım = Ne vakit ki, Rabları onlara (dileklerine karşılık) düzenli uygun bir çocuk verdi; kendilerine verdiği bu nîmet hakkında (ölçüyü kaçırıp) Allah'a (bilmeden gizli ve örtülü anlamda) ortaklar koşmaya yöneldiler. Allah ise onların koşageldikleri ortaklıktan çok yücedir.

fe teâlâ allâhu

  A’râf / 190 -

 Cemal Külünkoğlu = Fakat (Allah) onlara salih bir çocuk verince; kendilerine verdiği bu çocuk hakkında Allah'a ortaklar koşarlar. Allah, onların ortak koştuğu şeylerden münezzehtir.

fe teâlâ allâhu

  A’râf / 190 -

 Diyanet İşleri (eski) = Allah onlara kusursuz bir çocuk verince, kendilerine verdiği şey hakkında Allah'a ortaklar koştular. Allah, onların ortak koştukları şeylerden yücedir.

fe teâlâ allâhu

  A’râf / 190 -

 Diyanet Vakfi = Fakat (Allah) onlara kusursuz bir çocuk verince, kendilerine verdiği bu çocuk hakkında (sonradan insanlar) Allah'a ortak koştular. Allah ise onların ortak koştuğu şeyden yücedir.

fe teâlâ allâhu

  A’râf / 190 -

 Edip Yüksel = Onlara kusursuz bir çocuk verince, O'nun kendilerine verdiği bu hediyeyle ilgili olarak O'na ortaklar koşmaya başladılar. ALLAH onların ortak koştukları her şeyden çok yücedir.

fe teâlâ allâhu

  A’râf / 190 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Fakat Allah kendilerine yaraşıklı bir çocuk verince erkeği dişisi tuttular ona vergisi üzerinde bir takım şerikler koşmağa başladılar, Allah ise onların koştukları şirkten müteali

fe teâlâ allâhu

  A’râf / 190 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Fakat Allah kendilerine yaraşıklı bir çocuk verince, tuttular O'na kendilerine vergisi üzerine bir takım ortaklar koşmaya başladılar. Allah ise onların koştukları şirkten yücedir.

fe teâlâ allâhu

  A’râf / 190 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Fakat Allah, kendilerine salih bir evlat verince, her ikisi de tuttular verdiği evlatlar üzerine ona ortak koşmaya başladılar. Allah, onların koştukları şirkten münezzehtir.

fe teâlâ allâhu

  A’râf / 190 -

 Gültekin Onan = Ama O, onlara salih (bir çocuk) verince, kendilerine verdiği şey konusunda O'na ortaklar koşmaya başladılar. Tanrı onların ortak koştuklarından yücedir.

fe teâlâ allâhu

  A’râf / 190 -

 Harun Yıldırım = Onlara salihevlat verdiğinde ise kendisi hakkında O’na şirk koşmaya başladılar. Allah ise onların şirk koştuklarından yücedir.

fe teâlâ allâhu

  A’râf / 190 -

 Hasan Basri Çantay = Fakat (Allah) onlara düzgün (bir çocuk) verince kendilerine verdiği bu (çocuk) hakkında ona eşler tutmıya başladılar. Onlar neyi eş tutuyorlarsa Allah onlardan (münezzehdir) yücedir.

fe teâlâ allâhu

  A’râf / 190 -

 Hayrat Neşriyat = Fakat (onların neslinden öyle insanlar da var ki, Allah) onlara kusursuz bir çocuk verince, kendilerine verdiği (bu çocuk) hakkında O’na (Allah’a) birtakım ortaklar koşmağa başladılar. Hâlbuki Allah, onların ortak koşmakta oldukları şeylerden pek yücedir.

fe teâlâ allâhu

  A’râf / 190 -

 İbni Kesir = Allah onlara salih bir çocuk verince; kendilerine verdiği şey hakkında Allah'a ortaklar koştular. Allah, onların ortak koştukları şeyden münezzeh tir.

fe teâlâ allâhu

  A’râf / 190 -

 Kadri Çelik = Allah onlara salih bir evlat verince, kendilerine verdiği şey hakkında Allah'a ortaklar koştular. Allah, onların ortak koştukları şeylerden yücedir.

fe teâlâ allâhu

  A’râf / 190 -

 Muhammed Esed = Ama ne zaman ki O, kendilerine kusursuz bir (çocuk) bahşeder, hemen tutup Onun bahşettiği şeyin dünyaya gelmesinde Ondan başla güçlere de bir paye yakıştırmaya kalkarlar! Oysa, Allah, uluhiyetinde Ona ortak koştukları her şeyden, herkesten çok yücedir.

fe teâlâ allâhu

  A’râf / 190 -

 Mustafa İslamoğlu = Fakat O kendilerine eli ayağı düzgün, kusursuz bir çocuk bahşedince de, onlara bahşettiği çocuk üzerinden O'na ortak koşmaya kalkarlar: oysa ki Allah, onların ortak koştukları şeylerden çok yücedir.

fe teâlâ allâhu

  A’râf / 190 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Vaktâ ki onlara sâlih evlat verdi. Bunlar kendilerine verdiği şeyde O'na (O Hâlık-i Kerîm'e) şerikler koşmaya başladılar. Allah Teâlâ ise bunların şerik koştukları şeylerden müteâlidir.

fe teâlâ allâhu

  A’râf / 190 -

 Ömer Öngüt = Fakat Allah onlara sâlih bir evlât verince, kendilerine verdiği bu nimet hakkında Allah'a ortak koştular. Oysa Allah, onların şirk koşmalarından çok yücedir.

fe teâlâ allâhu

  A’râf / 190 -

 Şaban Piriş = Onlara sağlam bir çocuk verince, kendilerine verdiği şey hakkında Allah’a ortaklar tutarlar. Allah, onların ortak koştuklarından yücedir!

fe teâlâ allâhu

  A’râf / 190 -

 Sadık Türkmen = Onlara sağlıklı bir çocuk verince; kendilerine verdiği şey ile O’na ortaklar koştular. (Yani, sevgide Allah’ı ikinci plana koyarak müşrik oldular). Allah onların ortak koştuklarından münezzehtir...

fe teâlâ allâhu

  A’râf / 190 -

 Seyyid Kutub = Fakat Allah onlara sağlıklı bir çocuk verince, kendilerine Allah tarafından verilen bu çocuk üzerinde Allah'a ortak koştular. Oysa Allah onların koştuğu ortaklardan münezzehtir.

fe teâlâ allâhu

  A’râf / 190 -

 Suat Yıldırım = Fakat Allah kendilerine kusursuz bir çocuk verince, annesi de babası da ölçüyü kaçırıp verdiği çocuk sebebiyle şirke bulaştılar. Tuttular, Allah’a birtakım şerikler yakıştırdılar. Halbuki Allah onların yakıştırdıkları her türlü ortaktan münezzehtir.

fe teâlâ allâhu

  A’râf / 190 -

 Süleyman Ateş = Fakat (Allâh) onlara iyi, güzel bir çocuk verince, kendilerine verdiği şeyde Allah'a ortaklar koşmağa başladılar. Allâh ise onların ortak koştukları şeylerden yücedir.

fe teâlâ allâhu

  A’râf / 190 -

 Tefhim-ul Kuran = Ama O, onlara (Adem'in çocukları erkek ve kadınlara) salih (bir çocuk) verince, kendilerine verdiği şey konusunda ona ortaklar kılmaya başladılar. Allah, onların şirk koşmakta olduklarından yücedir.

fe teâlâ allâhu

  A’râf / 190 -

 Ümit Şimşek = Allah onlara eli yüzü düzgün bir çocuk verdiğinde ise, Onun verdiği şeyde Allah'a ortaklar koştular. Oysa Allah onların ortak koştuğu şeylerden yücedir.

fe teâlâ allâhu

  A’râf / 190 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Allah onlara ruhta, bedende güzel bir çocuk verince, kendilerine verdiği nimete ikisi birden Allah'a ortak koşmaya başladılar. Allah onların ortak koştuğu şeylerden arınmıştır.

fe teâlâ allâhu

  A’râf / 190 -

 İskender Ali Mihr = O ikisine salih bir (evlât) verdiğimiz zaman o ikisine (insanlardan bir çifte) verdiği şeylerle (hakkında) O’na ortaklar kıldılar. Oysa Allahû Tealâ onların şirk koştuklarından yücedir (Âlî’dir).

fe teâlâ allâhu

  A’râf / 190 -

 İlyas Yorulmaz = Rableri ikisine sağlıklı bir çocuk verince, o ikisine verdiğine karşılık, ikisi de Allah’a ortak koştular. Allah onların koştukları ortaklardan çok çok yücedir.