Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
istafâ
Diyanet İşleri = (33-34) Şüphesiz Allah, Âdem’i, Nûh’u, İbrahim ailesini (soyunu) ve İmran ailesini (soyunu) birbirinden gelmiş birer nesil olarak seçip âlemlere üstün kıldı. Allah, her şeyi hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
istafâ
Abdulbaki Gölpınarlı = Şüphe yok ki Allah, Âdem'i, Nûh'u, İbrahîm soyunu ve İmrân soyunu seçti, âlemlere üstün etti.
istafâ
Abdullah Parlıyan = Allâh Âdem'i, Nûh'u, İbrâhim âilesini ve İmrân âilesini seçip âlemlere üstün kıldı.
istafâ
Adem Uğur = Allah Âdem'i, Nuh'u, İbrahim ailesi ile İmrân ailesini seçip âlemlere üstün kıldı.
istafâ
Ahmed Hulusi = Gerçek şu ki Allâh, Adem'i, Nuh'u, İbrahim neslini, İmran neslini (kendi devirlerindeki) insanların üstüne seçip, arındırdı.
istafâ
Ahmet Tekin = Allah; Âdem'i, Nûh'u, İbrahim Ailesi'ni, İmran Ailesi'ni seçerek âlemlere üstün kılmıştır;
istafâ
Ahmet Varol = Allah, Adem'i, Nuh'u, İbrahim ailesini ve İmran ailesini seçip alemlere üstün kıldı.
istafâ
Ali Bulaç = Gerçek şu ki, Allah, Adem'i, Nuh'u, İbrahim ailesini ve İmran ailesini alemler üzerine seçti;
istafâ
Ali Fikri Yavuz = Gerçekten Allah, Âdem’i, Nûh’u, İbrahim hânedânını ve İmrân ailesini âlemler üzerine seçkin kıldı (soylarını peygamber yaptı.)
istafâ
Ali Ünal = (Eğer, sana ve peygamberlerden bazılarına inanmıyorlarsa, şu bir gerçek ki Allah, risaleti dilediğine verir ve) şüphesiz Allah, Âdem’i, Nuh’u, İbrahim Ailesi’ni ve İmran Ailesini (insanlık içinde) bizzat süzüp tertemiz bir hülâsa kılmış ve bütün insanlar, bütün milletler üzerine seçip tercih etmiştir
istafâ
Bayraktar Bayraklı = (33-34) Allah birbirinden gelme bir nesil olarak Âdem'i, Nûh'u, İbrâhim ailesi ile İmrân ailesini seçip âlemlere üstün kıldı. Allah işitendir, bilendir.
istafâ
Bekir Sadak = (33-34) Allah, Adem'i, Nuh'u, Ibrahim ailesini, Imran ailesini birbirinin soyundan olarak alemlere tercih etti. Allah isitendir, bilendir.
istafâ
Celal Yıldırım = (33-34) Şüphesiz ki Allah, Âdem'i, Nuh'u, İbrahim hanedanını ve İmrân ailesini seçip (kendi çağlarındaki) hanedan ve milletlere üstün kıldı. Bunlar birbirinden gelme aynı soydandır. Allah işiten ve bilendir.
istafâ
Cemal Külünkoğlu = (33-34) Muhakkak ki Allah, Âdem'i, Nûh'u ve İbrâhîm hânedânı ile İmran soyunu (İmran kızı Meryem ve Îsâ'yı) birbirinden gelen bir zürriyet olarak âlemler üzerine seçkin kıldı. Allah, (her şeyi) hakkıyla işiten, (her şeyi) hakkıyla bilendir.
istafâ
Diyanet İşleri (eski) = (33-34) Allah, Adem'i, Nuh'u, İbrahim ailesini, İmran ailesini birbirinin soyundan olarak alemlere tercih etti. Allah işitendir, bilendir.
istafâ
Diyanet Vakfi = (33-34) Allah birbirinden gelme bir nesil olarak Âdem'i, Nuh'u, İbrahim ailesi ile İmrân ailesini seçip âlemlere üstün kıldı. Allah işiten ve bilendir.
istafâ
Edip Yüksel = ALLAH Adem'i, Nuh'u, İbrahim ailesini ve İmran ailesini halkların arasından (elçi olarak) seçti.
istafâ
Elmalılı Hamdi Yazır = Gerçek Allah, Ademi ve Nuhu ve âli İbrahimi ve âli Imrânı süzdü: âlemîn üzerine ıstıfa buyurdu
istafâ
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Gerçekten Allah, Adem'i, Nuh'u ve İbrahim ailesiyle İmran hanedanını süzüp alemler üzerine seçti.
istafâ
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Gerçekten Allah, Adem'i, Nuh'u, İbrahim soyunu ve İmran soyunu âlemler üzerine seçkin kıldı.
istafâ
Gültekin Onan = Gerçek şu ki, Tanrı, Adem'i, Nuh'u, İbrahim ailesini ve İmran ailesini alemler üzerine seçti;
istafâ
Harun Yıldırım = Doğrusu Allah, Adem’i, Nuh’u, İbrahim ailesini ve İmran ailesini alemler üzerine seçti.
istafâ
Hasan Basri Çantay = (33-34) Gerçek, Allah Âdemi, Nuhu, İbrahim haanedânını, İmrân ailesini — hepsi de birbirinden (gelme) tek bir zürriyyet olarak — âlemlerin üzerine mümtaz kıldı. Allah hakkıyle işidici, kemâliyle bilicidir.
istafâ
Hayrat Neşriyat = (33-34) Muhakkak ki Allah, Âdem’i, Nûh’u ve İbrâhîm hânedânı ile Âl-i İmrân’ı(İmran kızı Meryem ve Îsâ’yı) birbirinden gelen bir zürriyet olarak âlemler üzerine seçkin kıldı. Allah ise, Semî' (hakkıyla işiten)dir, Alîm (hakkıyla bilen)dir.
istafâ
İbni Kesir = Şüphe yok ki Allah, Ademi, Nuh'u, İbrahim soyunu ve İmran soyunu seçti. Alemlere üstün kıldı.
istafâ
Kadri Çelik = Allah, Âdem'i, Nuh'u, İbrahim ailesini ve İmran ailesini seçip (kendi zamanlarında) âlemlere üstün kıldı.
istafâ
Muhammed Esed = Gerçek şu ki Allah, Adem'i ve Nuh'u, İbrahim Soyunu ve İmran Soyunu bütün insanlığın üzerinde bir konuma çıkardı,
istafâ
Mustafa İslamoğlu = Şüphe yok ki Allah Adem'i, Nuh'u, İbrahim ailesini, İmran ailesini kendi çağının insanları içinden seçerek üstün kıldı:
istafâ
Ömer Nasuhi Bilmen = Şüphe yok ki, Allah Teâlâ Âdem'i, Nûh'u, İbrahim'in âlini ve İmrân'ın âlini âlemler üzerine mümtaz kıldı.
istafâ
Ömer Öngüt = Allah Âdem'i, Nuh'u, İbrahim âilesini ve İmran âilesini âlemlere tercih etmiş, üstün kılmıştır.
istafâ
Şaban Piriş = (33-34) Allah; Adem’i, Nuh’u, İbrahim ailesini ve İmran ailesini (birbirlerinin soyu olarak) toplumlar üzerine seçkin kıldı. Allah, hakkıyla işiten ve hakkıyla bilendir.
istafâ
Sadık Türkmen = Allah; adem’i, Nuh’u, İbrahim ailesini ve İmran ailesini alemlerin üzerine seçti.
istafâ
Seyyid Kutub = Allah Adem'i, Nuh'u, İbrahim ailesini ve İmran ailesini seçerek alemlere üstün kıldı.
istafâ
Suat Yıldırım = (33-34) Gerçek şu ki Allah Âdem’i, Nûh’u, İbrâhim ailesi ile İmran ailesini, birbirinden gelen tek zürriyet halinde bütün insanlardan süzüp onlara üstün kılmıştır. Allah semî’dir, alîmdir (her şeyi hakkıyla işitir, mükemmel tarzda bilir).
istafâ
Süleyman Ateş = Allâh Âdem'i, Nûh'u, İbrâhim âilesini ve İmrân âilesini seçip âlemlere üstün kıldı.
istafâ
Tefhim-ul Kuran = Gerçek şu ki, Allah, Adem'i, Nuh'u, İbrahim ailesini ve İmran ailesini alemler üzerine seçti;
istafâ
Ümit Şimşek = Allah Âdem'i, Nuh'u, İbrahim'in ailesini ve İmrân ailesini âlemlere seçkin kıldı.
istafâ
Yaşar Nuri Öztürk = Allah; Âdem'i, Nûh'u, İbrahim Ailesi'ni, İmran Ailesi'ni seçerek âlemlere üstün kılmıştır;
istafâ
İskender Ali Mihr = Muhakkak ki Allah, Hazreti Âdem’i, Hazreti Nuh’u, Hazreti İbrâhîm’in ailesini ve İmran ailesini, âlemlerin üstüne seçti.
istafâ
İlyas Yorulmaz = Muhakkak ki Allah Âdemi, Nuh’u, İbrahim ailesini ve İmran ailesini bütün zamanlara (örnek olarak) seçmiştir.