Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ve lâ kitâbin
Diyanet İşleri = (8-9) İnsanlardan öylesi de vardır ki, bir ilmi, bir yol göstericisi, aydınlatıcı bir kitabı olmadığı hâlde kibirlenerek insanları Allah’ın yolundan saptırmak için, Allah hakkında tartışmaya kalkar. Ona dünyada bir rezillik vardır. Ona kıyamet gününde de yangın azabını tattıracağız.
ve lâ kitâbin
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve insanlardan, bilgisi ve aydınlatıcı bir kitabı olmadığı halde Allah hakkında münâkaşaya girişen var.
ve lâ kitâbin
Abdullah Parlıyan = Ama buna rağmen yine insanlar arasında, niceleri vardır ki, herhangi bir bilgiye, herhangi bir doğru yol öğretisine ve ışık saçan ilahi bir kitaba sahip olmaksızın, Allah hakkında tartışıp durur.
ve lâ kitâbin
Adem Uğur = İnsanlardan bazısı, bir bilgisi, bir rehberi ve (vahye dayanan) aydınlatıcı bir kitaba dayanmaksızın, Allah hakkında tartışır.
ve lâ kitâbin
Ahmed Hulusi = İnsanlardan kimi de Allâh (adıyla işaret edilen) hakkında ilim sahibi olmadan, gerçeğe kılavuzlayanı olmaksızın ve vahyi bilgiye (Esmâ hakikatinden şuura yansıyan bilgiye) dayanmaksızın mücadele eder.
ve lâ kitâbin
Ahmet Tekin = Allah hakkında, hiçbir bilgileri, ilmî delilleri, hidayet rehberleri, aydınlatıcı bir kitapları olmadığı halde tartışan insanlar var.
ve lâ kitâbin
Ahmet Varol = İnsanlardan kimi de bilgisizce, bir yol göstericisi ve aydınlatıcı bir kitabı olmaksızın Allah hakkında tartışır.
ve lâ kitâbin
Ali Bulaç = İnsanlardan kimi, hiç bir bilgisi, yol göstericisi ve aydınlatıcı kitabı olmaksızın Allah hakkında tartışır durur.
ve lâ kitâbin
Ali Fikri Yavuz = İnsanların kimi de vardır ki, ne bir bilgiye ne bir delile, ne de aydınlatıcı bir kitaba dayanmaksızın Allah’ın dini hakkında mücadele eder.
ve lâ kitâbin
Ali Ünal = Hakikat bu iken insanlar içinde öylesi var ki, Allah hakkında tartışır durur da, ne dayandığı kesin bir bilgi vardır, ne bir delil ve marifete istinat eder, ne de kalbleri ve zihinleri aydınlatan İlâhî bir Kitaba.
ve lâ kitâbin
Bayraktar Bayraklı = (8-9) İnsanlardan bazısı, bir bilgisi, bir rehberi ve aydınlatıcı bir kitabı olmadığı halde, sırf Allah yolundan saptırmak için yanını eğip bükerek Allah hakkında tartışmaya kalkar. Onun için dünyada bir rezillik vardır; kıyamet gününde ise ona yakıcı azabı tattıracağız.
ve lâ kitâbin
Bekir Sadak = (8-9) Bilmeden, dogruya goturen bir rehberi olmadan, aydinlatici bir kitabi da bulunmadan Allah yolundan saptirmak icin buyukluk taslayarak Allah hakkinda tartisan insan vardir. Dunyada rezillik onadir; ona kiyamet gunu yakici azabi tattiririz.
ve lâ kitâbin
Celal Yıldırım = (8-9) İnsanlardan öylesi de var ki, hiçbir bilgisi, doğruyu gösterici belgesi ve (yolunu) aydınlatıcı kitabı olmaksızın Allah yolundan saptırmak için burun büküp büyüklük taslayarak Allah hakkında tartışıp durur. Dünya'da rüsvaylık onadır. Kıyamet gününde ise ona yakıcı azabı tattıracağız.
ve lâ kitâbin
Cemal Külünkoğlu = (8-9) Hal böyleyken öyle insanlar vardır ki hiç bir bilgiye, hiç bir delile ve hiç bir aydınlatıcı kitaba dayanmaksızın Allah hakkında tartışır durur. (İnsanları) Allah yolundan saptırmak için gururla salınıp, kasılır. Ona dünya hayatında rezillik vardır. Kıyamet günü de ona (cehennemin) can yakıcı azabını tattırırız.
ve lâ kitâbin
Diyanet İşleri (eski) = (8-9) Bilmeden, doğruya götüren bir rehberi olmadan, aydınlatıcı bir kitabı da bulunmadan Allah yolundan saptırmak için büyüklük taslayarak Allah hakkında tartışan insan vardır. Dünyada rezillik onadır; ona kıyamet günü yakıcı azabı tattırırız.
ve lâ kitâbin
Diyanet Vakfi = (8-9) İnsanlardan bazısı, bir bilgisi, bir rehberi ve (vahye dayanan) aydınlatıcı bir kitabı olmadığı halde, sırf Allah yolundan saptırmak için yanını eğip bükerek (kibir ve azamet içinde) Allah hakkında tartışmaya kalkar. Onun için dünyada bir rezillik vardır; kıyamet gününde ise ona yakıcı azabı tattıracağız.
ve lâ kitâbin
Edip Yüksel = İnsanlardan kimi, bir bilgiye, bir yol göstericiye ve aydınlatıcı bir kitaba sahip olmadan ALLAH hakkında tartışır.
ve lâ kitâbin
Elmalılı Hamdi Yazır = Nâstan kimi de vardır ki ne bir ılme, ne bir rehbere nede tenvir eder bir kitaba istinad etmeksizin Allah hakkında mücadele eder
ve lâ kitâbin
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = İnsanlardan kimi de vardır ki, ne bir bilgiye, ne bir yol göstericiye, ne de aydınlatıcı bir Kitab'a dayanmaksızın Allah hakkında tartışır.
ve lâ kitâbin
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = İnsanlardan kimi de vardır ki ne bir bilgiye, ne bir delile, ne de aydınlatıcı bir kitaba dayanmaksızın Allah hakkında tartışır.
ve lâ kitâbin
Gültekin Onan = İnsanlardan kimi, hiç bir bilgisi, yol göstericisi ve aydınlatıcı kitabı olmaksızın Tanrı hakkında tartışır durur.
ve lâ kitâbin
Harun Yıldırım = İnsanlardan bazısı, bir bilgisi, bir rehberi ve aydınlatıcı bir kitaba dayanmaksızın, Allah hakkında tartışır.
ve lâ kitâbin
Hasan Basri Çantay = (8-9) İnsanlar içinde öyle kişi vardır ki ne bir bilgisi, ne istidlal edeceği bir senedi, ne de aydınlatıcı bir kitabı olmaksızın, (sırf insanları) Allah yolundan sapdırmak için, (kibir ve azametle) yanını eğib bükerek Allah hakkında kavga eder durur. Dünyâda rüsvaylık onundur. Biz ona kıyamet gününde de yangın (cehennem) azabını tatdıracağız.
ve lâ kitâbin
Hayrat Neşriyat = (8-9) İnsanlardan bazısı ne bir bilgi, ne bir yol gösteren, ne de aydınlatıcı bir kitab olmadan, Allah yolundan saptırmak için (kibirinden) yanını büküp çevirerek, Allah hakkında mücâdele eder. Ona dünyada bir rezillik vardır; kıyâmet günü ise ona o yakıcı azâbı tattıracağız!
ve lâ kitâbin
İbni Kesir = İnsanlardan öyleleri vardır ki; bilmeden, doğruya götüren bir rehberi olmadan, aydınlatıcı bir kitabı bulunmadan Allah hakkında tartışmaya girer.
ve lâ kitâbin
Kadri Çelik = İnsanlardan kimi, hiç bir bilgisi, hidayetçisi ve aydınlatıcı kitabı olmaksızın Allah hakkında tartışır durur.
ve lâ kitâbin
Muhammed Esed = Hal böyleyken, yine de insanların içinde niceleri vardır ki, herhangi bir bilgiye, herhangi bir doğru yol öğretisine ve ışık saçan bir ilahi kitaba sahip olmaksızın Allah hakkında tartışmakta;
ve lâ kitâbin
Mustafa İslamoğlu = Ne ki yine de insanlar icerisinden herhangi bir bilgiye, yol gösterici bir kılavuza ve aydınlatıcı bir kitaba dayanmaksızın Allah hakkında tartışan kimseler çıkabilmektedir.
ve lâ kitâbin
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve insanlardan öylesi de vardır ki, ne bir ilme ve ne bir rehbere ve ne de aydınlatan bir kitaba sahip olmaksızın Allah hakkında mücadelede bulunur.
ve lâ kitâbin
Ömer Öngüt = İnsanlar içinde öylesi var ki; ne bir bilgisi, ne doğruya götüren bir rehberi, ne de aydınlatıcı bir kitabı olmaksızın Allah hakkında tartışır durur.
ve lâ kitâbin
Şaban Piriş = İnsanlardan, bir ilme dayanmadan, rehber ve aydınlatıcı kitabı olmadan Allah hakkında tartışanlar vardır.
ve lâ kitâbin
Sadık Türkmen = Insanlardan öylesi de vardır ki, Allah hakkında tartışır; ne bir ilmi, ne bir yol göstericisi, ne de aydınlatıcı bir kitabı olmadan!..
ve lâ kitâbin
Seyyid Kutub = İnsanlar arasında öylesi var ki, doğru bir bilgiye dayanmaksızın, yol göstereni ve aydınlatıcı bir kitabı olmaksızın Allah hakkında tartışmaya girişir.
ve lâ kitâbin
Suat Yıldırım = Hal böyleyken öyle insanlar vardır ki hiç bir bilgiye, hiç bir delile ve hiç bir aydınlatıcı kitaba dayanmaksızın Allah hakkında tartışır durur.
ve lâ kitâbin
Süleyman Ateş = İnsanlardan kimi bilmeden, ne bir yol göstereni, ne de aydınlatıcı bir Kitabı olmadan, Allâh hakkında tartışır.
ve lâ kitâbin
Tefhim-ul Kuran = İnsanlardan kimi, hiç bir bilgisi, yol göstericisi ve aydınlatıcı kitabı olmaksızın Allah hakkında tartışır durur.
ve lâ kitâbin
Ümit Şimşek = Fakat insanlardan öylesi vardır ki, hiçbir bilgiye veya yol göstericiye veya aydınlatıcı bir kitaba dayanmadan Allah hakkında tartışmaya kalkar.
ve lâ kitâbin
Yaşar Nuri Öztürk = İnsanlar içinde öylesi vardır ki, Allah konusunda ilimsiz, kılavuzsuz ve aydınlık getiren bir kitaba sahip olmaksızın mücadele edip durur.
ve lâ kitâbin
İskender Ali Mihr = Ve insanlardan (öyle) kimseler vardır ki; bir ilme, bir hidayetçiye ve nurlu (aydınlatıcı) bir kitaba sahip olmaksızın Allah hakkında mücâdele eder.
ve lâ kitâbin
İlyas Yorulmaz = (Böyle olmasına rağmen) İnsanlardan bilgisizce, ona yol gösteren bir kimse veya elinde kendisini aydınlatacak bir kitap olamadığı halde, Allah hakkında tartışıp duranlar var.
fî kitâbin
Diyanet İşleri = Bilmez misin ki, kuşkusuz Allah gökte ve yerde ne varsa hepsini bilir. Kuşkusuz bunların hepsi bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da)dır. Şüphesiz bu, Allah’a göre çok kolaydır.
fî kitâbin
Abdulbaki Gölpınarlı = Bilmez misin ki Allah, gerçekten de bilir ne varsa göklerde ve ne varsa yeryüzünde; şüphe yok ki bu, bir kitapta tespît edilmiştir; şüphe yok ki bu, Allah'a pek kolaydır.
fî kitâbin
Abdullah Parlıyan = Bilmez misin ki göklerde ve yerde ne varsa hepsini ancak Allah bilir. Bunların hepsi bir kitapta yazılıdır. Bu eşya ve olayların bilgisine sahip olmak, Allah için çok kolaydır.
fî kitâbin
Adem Uğur = Bilmez misin ki, Allah, yerde ve gökte ne varsa bilir? Bu, bir kitapta (levh-i mahfuzda) mevcuttur. Bu (eşya ve olayların bilgisine sahip olmak), Allah için çok kolaydır.
fî kitâbin
Ahmed Hulusi = Kavradın mı ki; Allâh, semâda ve arzda ne varsa (Esmâ özellikleriyle hepsinin hakikati olarak) hepsini bilir. . . Muhakkak ki onlar bilgi kapsamındadır. . . Muhakkak ki o, Allâh'a çok kolaydır.
fî kitâbin
Ahmet Tekin = Allah’ın gökteki ve yerdeki varlıkları ve olayları bildiğini, bütün bunların bilgi işlem merkezinde, Levh-i Mahfuz’da yazılı bulunduğunu; bunları yapmanın da Allah için çok kolay olduğunu bilmiyor musun?
fî kitâbin
Ahmet Varol = Allah'ın gökte ve yerde ne varsa bildiğini bilmez misin? Şüphesiz bu, bir Kitap'tadır. Doğrusu bu Allah için kolaydır.
fî kitâbin
Ali Bulaç = Allah'ın, gökte ve yerde olanların hepsini bilmekte olduğunu bilmiyor musun? Gerçekten bunlar bir kitaptadır. Hiç şüphesiz bunlar(ı bilmek), Allah için pek kolaydır.
fî kitâbin
Ali Fikri Yavuz = Bilmez misin ki Allah, gökte ve yerde ne varsa hepsini bilir. Muhakkak bunlar bir kitabdadır (Levh-i Mahfuz’dadır). Doğrusu bunları bilmek, Allah’a göre pek kolaydır.
fî kitâbin
Ali Ünal = Bilmez misin ki Allah, gökte ve yerde her ne varsa ve her ne olup bitiyorsa hepsini bilmektedir. Bunların hepsi bir kitapta kayıtlıdır. Her şeyi bilmek ve kayıtlı olarak bir kitapta tutmak, Allah için pek kolaydır.