Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
mâ lâ tef’alûne
Diyanet İşleri = Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz?
mâ lâ tef’alûne
Abdulbaki Gölpınarlı = Ey inananlar, ne diye yapmayacağınız şeyi söylersiniz?
mâ lâ tef’alûne
Abdullah Parlıyan = Ey iman edenler! Niçin yapmayacağınız şeyi söylüyorsunuz?
mâ lâ tef’alûne
Ahmed Hulusi = Ey iman edenler. . . Yapmayacağınız şeyi niçin söylüyorsunuz!
mâ lâ tef’alûne
Ahmet Tekin = Ey iman nimetine kavuşanlar, yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz?
mâ lâ tef’alûne
Ali Fikri Yavuz = Ey iman edenler! Niçin yapmıyacağınız şeyi söylersiniz? (Allah’dan amellerin en iyisini istersiniz de, sonra cihaddan geri kalırsınız?).
mâ lâ tef’alûne
Ali Ünal = Ey iman edenler! Yapmadığınız, yapmayacağınız şeyleri neden söylersiniz?
mâ lâ tef’alûne
Bayraktar Bayraklı = (2-3) Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz? Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında büyük bir nefretle karşılanır.
mâ lâ tef’alûne
Bekir Sadak = Ey inananlar! Yapmadiginiz seyi nicin yaptiginizi soylersiniz?
mâ lâ tef’alûne
Celal Yıldırım = Ey imân edenler! Yapamıyacağınız şeyi neden söylüyorsunuz?
mâ lâ tef’alûne
Cemal Külünkoğlu = Ey inananlar! Yapmayacağınız şeyi niçin söylüyorsunuz?
mâ lâ tef’alûne
Diyanet İşleri (eski) = Ey inananlar! Yapmayacağınız şeyi niçin söylersiniz?
mâ lâ tef’alûne
Diyanet Vakfi = Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz?
mâ lâ tef’alûne
Edip Yüksel = Ey inananlar, neden yapmadığınız veya yapmayacağınız şeyleri söylüyorsunuz?
mâ lâ tef’alûne
Elmalılı Hamdi Yazır = Ey o iyman edenler! Niçin yapmıyacağınız şeyi söylersiniz?
mâ lâ tef’alûne
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Ey iman edenler, niçin yapmayacağınız şeyi söylersiniz?
mâ lâ tef’alûne
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyi niçin söylüyorsunuz?
mâ lâ tef’alûne
Hasan Basri Çantay = Ey îman edenler, yapmayacağınız şey'i niçin söylersiniz?
mâ lâ tef’alûne
Hayrat Neşriyat = Ey îmân edenler! Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz?
mâ lâ tef’alûne
Muhammed Esed = Siz ey imana ermiş olanlar! Niçin bir türlü söylüyor, başka türlü yapıyorsunuz;
mâ lâ tef’alûne
Mustafa İslamoğlu = Siz ey iman edenler! Niçin söylemlerinizle eylemleriniz birbirine uymuyor!
mâ lâ tef’alûne
Ömer Nasuhi Bilmen = Ey imân etmiş olanlar! Yapmayacağınız şeyi ne için söylersiniz?
mâ lâ tef’alûne
Sadık Türkmen = Ey iman EDENLER! Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz?
mâ lâ tef’alûne
Suat Yıldırım = Ey iman edenler! Niçin yapmayacağınız şeyleri söylüyorsunuz?
mâ lâ tef’alûne
Tefhim-ul Kuran = Ey iman edenler, yapmayacağınız şeyi neden söylersiniz?
mâ lâ tef’alûne
Yaşar Nuri Öztürk = Ey iman sahipleri! Yapmayacağınız şeyi neden söylüyorsunuz?
mâ lâ tef’alûne
İskender Ali Mihr = Ey âmenû olanlar! Yapmayacağınız şeyi niçin söylüyorsunuz?
mâ lâ tef’alûne
İlyas Yorulmaz = Ey İman edenler! Yapamayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz?
lâ tef’alûne
Diyanet İşleri = Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında büyük gazap gerektiren bir iştir.
lâ tef’alûne
Abdulbaki Gölpınarlı = Allah katında en nefret edilen şey, yapmayacağınız şeyi söylemenizdir.
lâ tef’alûne
Abdullah Parlıyan = Yapmayacağınız şeyi söylemeniz, Allah katında en nefret edilen şeydir.
lâ tef’alûne
Adem Uğur = Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında büyük bir nefretle karşılanır.
lâ tef’alûne
Ahmed Hulusi = Yapmayacağınız şeyi söylemeniz, Allâh indînde çok nefret edilesidir!
lâ tef’alûne
Ahmet Tekin = Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında, büyük bir gazabı muciptir.
lâ tef’alûne
Ahmet Varol = Yapmayacağınız şeyi söylemeniz Allah katında gazab(ı gerektirmesi) bakımından çok büyüktür.
lâ tef’alûne
Ali Bulaç = Yapmayacağınız şeyi söylemeniz, Allah katında bir gazab (konusu olması) bakımından büyüdü (büyük bir suç teşkil etti).
lâ tef’alûne
Ali Fikri Yavuz = Yapmıyacağınız şeyi söylemeniz, Allah katında buğz bakımından çok büyüktür.
lâ tef’alûne
Ali Ünal = Yapmadığınız, yapmayacağınız şeyleri söylemeniz Allah katında oldukça menfur bir şeydir.