Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
lâ tucâdil an
Diyanet İşleri = Kendilerine hainlik edenleri savunma. Zira Allah, hiçbir haini, hiçbir günahkârı sevmez.
lâ tucâdil an
Abdulbaki Gölpınarlı = Nefislerine hâinlik edenlerden yana çıkıp uğraşma; şüphe yok ki Allah, hâinlikte ileri giden suçluları sevmez.
lâ tucâdil an
Abdullah Parlıyan = Kendi kişiliklerine ihanet edenleri savunma. Çünkü, Allah kendilerine ihanet edenleri ve günahlarında inat edenleri sevmez.
lâ tucâdil an
Adem Uğur = Kendilerine hıyanet edenleri savunma; çünkü Allah hainliği meslek edinmiş günahkârları sevmez.
lâ tucâdil an
Ahmed Hulusi = Nefslerine ihanet edenleri savunma! Muhakkak ki Allâh nefsine ihanet suçuna ısrarla devam edeni sevmez.
lâ tucâdil an
Ahmet Tekin = Kendilerine, birbirlerine hıyânet edenler, haksızlık edenler adına savunma yapma. Allah hâinliği, haksızlığı alışkanlık haline getirmiş, bilerek günah işlemekte ısrar edenleri, zarara girenleri sevmez.
lâ tucâdil an
Ahmet Varol = Kendilerine hıyanet edenleri savunma. Şüphesiz Allah, işi gücü hıyanet etmek olan günahlara batmış bir kimseyi sevmez.
lâ tucâdil an
Ali Bulaç = Kendi nefislerine ihanet edenlerden yana mücadeleye girişme. Hiç şüphesiz Allah, ihanette ilerlemiş günahkarı sevmez.
lâ tucâdil an
Ali Fikri Yavuz = Günah işleyerek nefislerine hâinlik edenlerden taraf mücadeleye kalkışma; çünkü Allah hâinlikte ileri gitmiş olan günahkârı sevmez.
lâ tucâdil an
Ali Ünal = Kendi öz canlarına ihanet edenlerden yana tartışma ve savunmada bulunma. Şüphesiz ki Allah, hele hele hainlikte ve büyük günah işlemede çok ileri gidenleri hiç sevmez.
lâ tucâdil an
Bayraktar Bayraklı = Kendilerine ihanet edenleri savunma! Çünkü Allah ihanet edenleri ve günahkârları sevmez.
lâ tucâdil an
Bekir Sadak = Kendilerine hainlik edenlerden yana ugrasmaya kalkma. Allah, hainlikte direnen sucluyu sevmez.
lâ tucâdil an
Celal Yıldırım = Kendi kendilerine hıyanet eden (güveni kötüye kullanan, nefs ve şeytan doğrultusunda hareket eden)lerden yana çekişip uğraşma. Şüphesiz ki Allah, hainlikte aşırı giden günahkârı sevmez.
lâ tucâdil an
Cemal Külünkoğlu = (Günah işleyerek) kendi nefislerine ihanet eden kimseler için uğraşma/onları savunma (tebliğ et ve onları iradeleriyle baş başa bırak)! Çünkü Allah, hainlikte direnen günahkârları sevmez.
lâ tucâdil an
Diyanet İşleri (eski) = Kendilerine hainlik edenlerden yana uğraşmaya kalkma. Allah, hainlikte direnen suçluyu sevmez.
lâ tucâdil an
Diyanet Vakfi = Kendilerine hıyanet edenleri savunma; çünkü Allah hainliği meslek edinmiş günahkârları sevmez.
lâ tucâdil an
Edip Yüksel = Kendi özlerine hainlik edenleri savunma; ALLAH ihanet edenleri ve günah işleyenleri sevmez.
lâ tucâdil an
Elmalılı Hamdi Yazır = Nefislerine hıyânet edib duranlar tarafından mücâdeleye kalkışma, çünkü Allah vebal yüklenen, hıyanetkâr olan kimseleri sevmez
lâ tucâdil an
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Kendilerine hiyanet edip duranlar adına mücadeleye kalkışma. Çünkü Allah, günahkar, hain olan kimseleri sevmez.
lâ tucâdil an
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Kendilerine hainlik edenleri savunma. Muhakkak Allah hain günahkârları sevmez.
lâ tucâdil an
Gültekin Onan = Kendi nefislerine ihanet edenlerden yana mücadeleye girişme. Hiç şüphesiz Tanrı, ihanette ilerlemiş günahkarı sevmez.
lâ tucâdil an
Harun Yıldırım = Nefislerine hainlik eden kimselerden yana mücadele etme. Muhakkak ki Allah çok hain olan günahkar olan kimseyi sevmez.
lâ tucâdil an
Hasan Basri Çantay = Nefislerine haainlik etmiş kimselerden yana mücâdele etme. Çünkü Allah haainlikde ileri gitmiş günahkârları sevmez.
lâ tucâdil an
Hayrat Neşriyat = (İşledikleri günahlarla) kendilerine hıyânet edenler hakkında mücâdele etme! Muhakkak ki Allah, dâimâ ihânet eden günahkâr kimseleri sevmez.
lâ tucâdil an
İbni Kesir = Nefislerine hainlik etmiş kimseleri savunma. Allah; hainlikte direnen günahkarları sevmez.
lâ tucâdil an
Kadri Çelik = Kendilerine hainlik edenleri savunma. Şüphesiz Allah, hainlik eden günahkârları sevmez.
lâ tucâdil an
Muhammed Esed = Kendi kişiliklerine ihanet edenleri savunma! Şüphe yok ki Allah, kendilerine ihanet edenleri ve günahkarlıkta inat edenleri sevmez.
lâ tucâdil an
Mustafa İslamoğlu = Öz benliklerine ihanet edenleri de savunma! Hiç şüphesiz Allah, kendisine ihaneti meslek edinip boğazına kadar günaha batanları sevmez.
lâ tucâdil an
Ömer Nasuhi Bilmen = Nefslerine ihanet edenleri savunma! Muhakkak ki Allâh nefsine ihanet suçuna ısrarla devam edeni sevmez.
lâ tucâdil an
Ömer Öngüt = Kendilerine hâinlik edenleri savunma. Çünkü Allah hâin günahkârları sevmez.
lâ tucâdil an
Şaban Piriş = Kendilerine hıyanet edenleri savunma. Şüphesiz Allah, işi gücü hıyanet etmek olan günahlara batmış bir kimseyi sevmez.
lâ tucâdil an
Sadık Türkmen = Kendi nefislerine ihanet edenlerden yana mücadeleye girişme. Hiç şüphesiz Allah, ihanette ilerlemiş günahkarı sevmez.
lâ tucâdil an
Seyyid Kutub = Günah işleyerek nefislerine hâinlik edenlerden taraf mücadeleye kalkışma; çünkü Allah hâinlikte ileri gitmiş olan günahkârı sevmez.
lâ tucâdil an
Suat Yıldırım = Kendi öz canlarına ihanet edenlerden yana tartışma ve savunmada bulunma. Şüphesiz ki Allah, hele hele hainlikte ve büyük günah işlemede çok ileri gidenleri hiç sevmez.
lâ tucâdil an
Süleyman Ateş = Kendilerine ihanet edenleri savunma! Çünkü Allah ihanet edenleri ve günahkârları sevmez.
lâ tucâdil an
Tefhim-ul Kuran = Kendilerine hainlik edenlerden yana ugrasmaya kalkma. Allah, hainlikte direnen sucluyu sevmez.
lâ tucâdil an
Ümit Şimşek = Kendi nefislerine hıyanet edenleri savunma. Çünkü Allah hainlikte ve günahta ileri gidenleri hiç sevmez.
lâ tucâdil an
Yaşar Nuri Öztürk = Öz benliklerine hainlik edenler için didinip durma. Çünkü Allah, sürekli hainlik eden günahkârı sevmez.
lâ tucâdil an
İskender Ali Mihr = Ve kendilerine ihanet edenlerden yana mücadele etme. Muhakkak ki Allah, ihanette ısrar eden günahkârları sevmez.
lâ tucâdil an
İlyas Yorulmaz = Kendi nefislerine hainlik edenler için mücadele etme. Allah, ihanet eden günaha saplanmış olanları sevmez.