Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

lâ yu’cizûne

  Enfâl / 59 -

 Diyanet İşleri = İnkâr edenler, asla yakayı kurtardıklarını zannetmesinler. Çünkü onlar (sizi) âciz bırakamazlar.

lâ yu’cizûne

  Enfâl / 59 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Kâfirler, işin geçip gittiğini, kendilerinin unutulduğunu ve bir daha da horlanmayacaklarını, âciz bir hâle getirilmeyeceklerini sanmasınlar.

lâ yu’cizûne

  Enfâl / 59 -

 Abdullah Parlıyan = Bunun için Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler, Allah'tan kaçıp kurtulacaklarını sanmasınlar. Yani O'nun istediği şeyin gerçekleşmesine, asla engel olamayacaklardır.

lâ yu’cizûne

  Enfâl / 59 -

 Adem Uğur = İnkâr edenler yakayı kurtardıklarını sanmasınlar. Çünkü onlar (bizi) âciz bırakamazlar.

lâ yu’cizûne

  Enfâl / 59 -

 Ahmed Hulusi = O hakikat bilgisini inkâr edenler, sakın kaçarak kendilerini kurtaracaklarını sanmasınlar. . . Kesinlikle onlar (Allâh'ı) dilediğini yapmaktan âciz bırakamazlar!

lâ yu’cizûne

  Enfâl / 59 -

 Ahmet Tekin = Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler, ilâhî kanunların dışına çıkarak yakayı kurtardık sanmasınlar. Çünkü onlar bizi âciz bırakamazlar.

lâ yu’cizûne

  Enfâl / 59 -

 Ahmet Varol = İnkar edenler yakalarını kurtarıp geçtiklerini sanmasınlar. Onlar (bizi) acze düşüremezler. [9]

lâ yu’cizûne

  Enfâl / 59 -

 Ali Bulaç = İnkâr edenler, kaçıp kurtulduklarını sanmasınlar; gerçek şu ki, onlar (bizi) aciz bırakamazlar.

lâ yu’cizûne

  Enfâl / 59 -

 Ali Fikri Yavuz = (Bedir savaşında) kurtulan kâfirler, aslâ zannetmesinler ki, azabımızdan kurtulmuşlardır. Onlar, kendilerine azabımızın ulaşmasından bizi âciz bırakamazlar.

lâ yu’cizûne

  Enfâl / 59 -

 Ali Ünal = Küfredenler, yaptıklarının yanlarına kalıp, kendilerini yakalayamayacağımızı ve böylece cezamızdan kaçabileceklerini katiyen düşünmesinler. Onlar, elimizden kurtulamazlar.

lâ yu’cizûne

  Enfâl / 59 -

 Bayraktar Bayraklı = İnkâr edenler, bizim elimizden kurtulup geçtiklerini sanmasınlar. Onlar bizi âciz bırakamazlar.

lâ yu’cizûne

  Enfâl / 59 -

 Bekir Sadak = Inkar edenler, asla one gectiklerini sanmasinlar, cunku onlar sizi aciz birakamiyacaklardir.

lâ yu’cizûne

  Enfâl / 59 -

 Celal Yıldırım = O inkâr edenler, öne geçtiklerini (ve geçeceklerini) hiç de sanmasınlar. Çünkü onlar (bizi ve sizi) âciz bırakamazlar.

lâ yu’cizûne

  Enfâl / 59 -

 Cemal Külünkoğlu = İnkâr edenler yakayı kurtardıklarını sanmasınlar. Çünkü onlar (bizi) aciz bırakamazlar.

lâ yu’cizûne

  Enfâl / 59 -

 Diyanet İşleri (eski) = İnkar edenler, asla öne geçtiklerini sanmasınlar, çünkü onlar bizi aciz bırakamıyacaklardır.

lâ yu’cizûne

  Enfâl / 59 -

 Diyanet Vakfi = İnkâr edenler yakayı kurtardıklarını sanmasınlar. Çünkü onlar (bizi) âciz bırakamazlar.

lâ yu’cizûne

  Enfâl / 59 -

 Edip Yüksel = Kafirler, kurtulduklarını sanmasınlar. Kaçamazlar.

lâ yu’cizûne

  Enfâl / 59 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Ve o küfr edenler asla zannetmesinler ki ileri gitmişlerdir çünkü onlar âciz bırakamazlar

lâ yu’cizûne

  Enfâl / 59 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Ve sakın küfredenler ileri gidip kurtulduklarını sanmasınlar, çünkü onlar aciz bırakamazlar.

lâ yu’cizûne

  Enfâl / 59 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = O kâfirler ileri geçip kurtulduklarını sanmasınlar. Onlar kesinlikle (bizi) aciz bırakamazlar.

lâ yu’cizûne

  Enfâl / 59 -

 Gültekin Onan = Küfredenler kaçıp kurtulduklarını sanmasınlar; gerçek şu ki, onlar (bizi) aciz bırakamazlar.

lâ yu’cizûne

  Enfâl / 59 -

 Harun Yıldırım = Küfürlerinde bilinçli olarak ısrar eden kimseler kaçabileceklerini sanmasınlar, elbette ki onlar bizi aciz bırakamazlar.

lâ yu’cizûne

  Enfâl / 59 -

 Hasan Basri Çantay = O küfredenler (yakalarını kurtarıb) geçdiklerini ve (sizi) âciz bırakacaklarını asla zannetmesin (ler).

lâ yu’cizûne

  Enfâl / 59 -

 Hayrat Neşriyat = İnkâr edenler sakın öne geçtiklerini (kaçıp kurtulduklarını) sanmasınlar! Şübhe yok ki onlar (Allah’ı) âciz bırakamazlar.

lâ yu’cizûne

  Enfâl / 59 -

 İbni Kesir = Küfredenler; asla öne geçtiklerini ve bizi aciz bırakacaklarını sanmasınlar.

lâ yu’cizûne

  Enfâl / 59 -

 Kadri Çelik = Küfre sapanlar, asla öne geçtiklerini sanmasınlar; çünkü onlar (sizi) aciz bırakamayacaklardır.

lâ yu’cizûne

  Enfâl / 59 -

 Muhammed Esed = (Bunun için) o hakkı inkara şartlanmış olanlar, (Allahtan) kaçıp kurtulacaklarını sanmasınlar: (Onun murad ettiği şeyin gerçekleşmesine) asla engel olamayacaklar.

lâ yu’cizûne

  Enfâl / 59 -

 Mustafa İslamoğlu = Nitekim, küfre saplanan kimseler (Bizi) aşabileceklerini sanmasınlar. Unutmasınlar ki onlar (Allah'ı) atlatamazlar.

lâ yu’cizûne

  Enfâl / 59 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve o kâfirler asla zannetmesinler ki, ilerleyip kurtulmuşlardır. Şüphe yok ki, onlar aciz bırakamayacaklardır.

lâ yu’cizûne

  Enfâl / 59 -

 Ömer Öngüt = Kâfirler (kendilerini kurtarıp) geçtiklerini sanmasınlar. Şüphesiz ki onlar (Allah'ı) âciz bırakamazlar.

lâ yu’cizûne

  Enfâl / 59 -

 Şaban Piriş = O kafirler asla üstün geldiklerini sanmasınlar. Çünkü onlar (sizi) aciz bırakamazlar.

lâ yu’cizûne

  Enfâl / 59 -

 Sadık Türkmen = Inkâr eden saldırganlar, asla yakayı kurtardıklarını sanmasınlar. Çünkü onlar aciz bırakamazlar.

lâ yu’cizûne

  Enfâl / 59 -

 Seyyid Kutub = Kâfirler sakın yakayı kurtardıklarını sanmasınlar. Çünkü onlar bizi kesinlikle aciz bırakamazlar.

lâ yu’cizûne

  Enfâl / 59 -

 Suat Yıldırım = İnkâr edenler, öne geçtiklerini hiç zannetmesinler. Onlar elimizden kurtulamazlar.

lâ yu’cizûne

  Enfâl / 59 -

 Süleyman Ateş = İnkâr edenler (bizim elimizden kurtulup) geçtiklerini sanmasınlar. Onlar (bizi) âciz bırakamazlar.

lâ yu’cizûne

  Enfâl / 59 -

 Tefhim-ul Kuran = Küfre sapanlar, kaçıp kurtulduklarını sanmasınlar; gerçek şu ki, onlar (bizi) aciz bırakamazlar.

lâ yu’cizûne

  Enfâl / 59 -

 Ümit Şimşek = İnkâr edenler kimseyi atlattıklarını sanmasın; onlar Allah'ı âciz bırakamazlar.

lâ yu’cizûne

  Enfâl / 59 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Küfre sapanlar sakın öne geçtiklerini düşünmesinler. Onlar bizi âciz bırakamazlar.

lâ yu’cizûne

  Enfâl / 59 -

 İskender Ali Mihr = İnkâr edenler, sakın kurtulduklarını sanmasınlar. Muhakkak ki onlar, (Allah’ı) aciz bırakamazlar.

lâ yu’cizûne

  Enfâl / 59 -

 İlyas Yorulmaz = Doğruları inkar edenler zannetmesinler ki (antlaşmalara ihanet ederek) öne geçtiler. Onlar (başlarına geleceklere) engel olamayacaklar.