Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

le gâfilîne

  En’âm / 156 -

 Diyanet İşleri = (156-157) “Kitap, yalnız bizden önceki iki topluluğa (yahudilere ve hıristiyanlara) indirildi. Biz onların okumalarından habersiz idik” demeyesiniz, yahut, “Eğer bize kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk” demeyesiniz, diye bu Kur’an’ı indirdik. İşte size Rabbinizden açıkça bir delil, bir hidayet ve bir rahmet geldi. Artık Allah’ın âyetlerini yalanlayan ve (insanları) onlardan çeviren kimseden daha zalim kimdir? İnsanları âyetlerimizden alıkoymaya kalkışanları, yapmakta oldukları engellemeden dolayı azabın en kötüsü ile cezalandıracağız.

le gâfilîne

  En’âm / 156 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Hiç şüphe yok ki bizden önce ancak iki tâifeye kitap indirildi ve bizse onu okumaktan âcizdik, bir şey anlamıyorduk demeyesiniz.

le gâfilîne

  En’âm / 156 -

 Abdullah Parlıyan = O'nu size indirdik ki, “Kitap yalnız bizden önceki iki topluluğa, yani Yahudi ve Hıristiyanlara indirilmişti de, biz onların eğitim ve öğretimlerinden habersizdik” demeyesiniz diye,

le gâfilîne

  En’âm / 156 -

 Adem Uğur = Kitap, yalnız bizden önceki iki topluluğa (hıristiyanlara ve yahudilere) indirildi, biz ise onların okumasından gerçekten habersizdik demeyesiniz diye;

le gâfilîne

  En’âm / 156 -

 Ahmed Hulusi = "BİLGİ, sadece bizden önceki iki taife (Yahudi ve Nasara) üzerine inzâl edildi; biz, onların kendilerine geleni okuyup değerlendirmesinden gâfildik" demeyesiniz. . .

le gâfilîne

  En’âm / 156 -

 Ahmet Tekin = 'Kitaplar, bizden önceki iki topluluğa indirildi; biz, onlara öğretilenlerden, o kitabın içindeki hükümlerden habersizdik' diyerek itiraz edememeniz için bu Kur’ân’ı indirdik.

le gâfilîne

  En’âm / 156 -

 Ahmet Varol = 'Kitap yalnızca bizden önceki iki topluluğa indirildi ve biz onların okumalarından habersizdik' demeyesiniz.

le gâfilîne

  En’âm / 156 -

 Ali Bulaç = "Bizden önce kitap yalnız iki topluluğa indirildi, biz ise onların ders gördüklerinden habersizlerdik" dememeniz;

le gâfilîne

  En’âm / 156 -

 Ali Fikri Yavuz = (Ey Mekke’liler! Siz): “- Bizden önce Yahudî’lerle Hristiyanlara indirilen kitap, konuştuğumuz dilde olmadığından onu okumaktan gafilleriz” derdiniz. Bunu dememeniz (için lisanınız üzere KUR’AN’ı gönderdik.)

le gâfilîne

  En’âm / 156 -

 Ali Ünal = Ayrıca, “Kitap, yalnızca bizden önceki iki topluluğa (Yahudilere ve Hıristiyanlara) indirildi; biz ise, onların okuyup üzerinde çalıştıkları gerçeklerden habersizdik.” demeyesiniz.

le gâfilîne

  En’âm / 156 -

 Bayraktar Bayraklı = (156-157) “Kitap, yalnız bizden önceki iki topluluğa indirildi, biz ise onların okumasından gerçekten habersizdik” demeyesiniz, yahut “Eğer bize kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk” demeyesiniz diye bu kitabı indirdik. İşte size de Rabbinizden açık bir delil, kılavuz ve rahmet geldi. Allah'ın âyetlerini yalanlayıp onlardan yüz çevirenden daha zâlim kim olabilir? Âyetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirmelerinden dolayı azabın en kötüsüyle cezalandıracağız!

le gâfilîne

  En’âm / 156 -

 Bekir Sadak = (155-15) 7 Bu, indirdigimiz kutsal Kitap'dir, ona uyun. «Bizden once iki topluluga kitap indirildi, bizim onlarin okuduklarindan haberimiz yok» demekten veya «Bize kitab indirilseydi onlardan daha dogru yolda olurduk» demekten sakinin ki merhamet olunasiniz. µphesiz o, size Rabbinizden belge, yol gsteren ve rahmet olarak gelmi_tir. Allah'Ùn ayetlerini yalanlayandan ve onlardan yz evirenden daha zalim kimdir? Ayetlerimizden yz evirenleri, yz evirmelerinden tr, kt bir azabla cezalandÙracaÙz.

le gâfilîne

  En’âm / 156 -

 Celal Yıldırım = Bizden önce yalnız iki topluluğa (Yahudî ve Nasârâ'ya) kitap indirildi ve biz de onların eğitim ve öğretimlerinden habersiz bulunuyorduk, dememeniz,

le gâfilîne

  En’âm / 156 -

 Cemal Külünkoğlu = “Bizden önceki iki ümmete (Yahudiler ile Hıristiyanlara) kitap indirildi ve biz onların okuduklarından habersiz kaldık” demeyesiniz diye o (Kur'an')ı size indirdi.

le gâfilîne

  En’âm / 156 -

 Diyanet İşleri (eski) = (155-157) Bu, indirdiğimiz kutsal Kitap'dır, ona uyun. 'Bizden önce iki topluluğa kitap indirildi, bizim onların okuduklarından haberimiz yok' demekten veya 'Bize kitap indirilseydi onlardan daha doğru yolda olurduk' demekten sakının ki merhamet olunasınız. Şüphesiz o, size Rabbinizden belge, yol gösteren ve rahmet olarak gelmiştir. Allah'ın ayetlerini yalanlayandan ve onlardan yüz çevirenden daha zalim kimdir? Ayetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirmelerinden ötürü, kötü bir azabla cezalandıracağız.

le gâfilîne

  En’âm / 156 -

 Diyanet Vakfi = «Kitap, yalnız bizden önceki iki topluluğa (hıristiyanlara ve yahudilere) indirildi, biz ise onların okumasından gerçekten habersizdik» demeyesiniz diye;

le gâfilîne

  En’âm / 156 -

 Edip Yüksel = Artık, 'Bizden önceki iki gruba kitap verildi; biz ise onların öğretilerinden habersizdik,' diyemezsiniz.

le gâfilîne

  En’âm / 156 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Demiyesiniz ki: Kitâb yalnız bizden evvel iki tâifeye indirildi ve doğrusu biz onların tedrisatından kat'ıyyen gafil bulunuyoruz

le gâfilîne

  En’âm / 156 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Ve: «Bizden önce kitap yalnız iki topluluğa indirildi. Doğrusu biz, onlar gibi okuyup anlamaktan habersiziz.» demeyesiniz.

le gâfilîne

  En’âm / 156 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = (Onu size indirdik ki:) «Kitap, sadece bizden önceki iki topluluğa (yahudi ve hıristiyanlara) indirildi; biz ise, onların okumasından habersizdik (o kitapları okuyamıyor ve dillerini anlayamıyorduk)» demeyesiniz.

le gâfilîne

  En’âm / 156 -

 Gültekin Onan = "Bizden önce kitap yalnız iki topluluğa indirildi, biz ise onların ders gördüklerinden habersizlerdik" dememeniz;

le gâfilîne

  En’âm / 156 -

 Harun Yıldırım = “Bizden önce kitap yalnız iki topluluğa indirildi ve biz onların öğrendiklerinden habersizdik.” demeyesiniz.

le gâfilîne

  En’âm / 156 -

 Hasan Basri Çantay = (O kitabı indirmemiz) «Bizden evvel kitâb yalınız iki taaifeye (Yahudi ve Nasrânîlere) indirdi, biz ise onların okuduklarından kat'iyyen gaafillerdik» dememeniz için,

le gâfilîne

  En’âm / 156 -

 Hayrat Neşriyat = (Onu indirdik) ki 'Kitab, ancak bizden önce iki tâifeye (yahudilere ve hristiyanlara) indirildi; (biz ise) şübhesiz onların ders yapmalarından (kitablarını okumalarından ve onun hakikatlerinden) de doğrusu habersiz kimselerdik' demeyesiniz!

le gâfilîne

  En’âm / 156 -

 İbni Kesir = Demeyesiniz ki: Bizden önce kitab, yalnız iki topluluğa indi. Bizim ise onlarınkinden hiç haberimiz yok.

le gâfilîne

  En’âm / 156 -

 Kadri Çelik = “Bizden önce iki topluluğa kitab indirildi, bizim onların okuduklarından haberimiz yok” demeyesiniz (diye Kur'an'ı indirdik).

le gâfilîne

  En’âm / 156 -

 Muhammed Esed = (Bu kitap, size verildi) ki, "Yalnızca bizden önce yaşamış iki gurup insana ilahi kelam bahşedilmişti ve biz onların öğretilerinden habersizdik!" demeyesiniz;

le gâfilîne

  En’âm / 156 -

 Mustafa İslamoğlu = (Bir de) "Sadece bizden önce yaşamış iki topluluğa ilahi mesaj indirilmişti ve biz onların öğretilerinden haberdar değildik" demeyesiniz;

le gâfilîne

  En’âm / 156 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Demeyesiniz ki, «Kitap ancak bizden evvel iki tâifeye indirilmiştir ve biz onların kıraatinden şüphesiz ki gâfiller idik.»

le gâfilîne

  En’âm / 156 -

 Ömer Öngüt = Bu kitap: “Bizden önceki iki topluluğa kitap indirildi, bizim onların ne okuduğundan haberimiz yoktu. ” dememeniz için indirildi.

le gâfilîne

  En’âm / 156 -

 Şaban Piriş = -Kitap, ancak bizden önceki (Yahudi ve Hıristiyan olan) iki topluluğa indirildi, Biz, onların okuyup, incelemelerinden habersizdik.” dersiniz;

le gâfilîne

  En’âm / 156 -

 Sadık Türkmen = “kitap yalnızca bizden önce iki taifeye indirildi. Biz ise onların okumasından habersizdik” demeyesiniz.

le gâfilîne

  En’âm / 156 -

 Seyyid Kutub = Onu size indirdi ki, «Bizden önceki iki ümmete (yahudiler ile hristiyanlara) kitap indirildi ve biz onların okuduklarından habersiz kaldık» diyemeyesiniz.

le gâfilîne

  En’âm / 156 -

 Suat Yıldırım = O kitabı indirmemiz, "Bizden önce kitap yalnız iki topluluğa indirildi, biz ise onların okuduklarından habersizdik." dememeniz,

le gâfilîne

  En’âm / 156 -

 Süleyman Ateş = (Onu size indirdik ki) "Kitap, yalnız bizden önceki iki topluluğa (yahûdilere, hıristiyanlara) indirildi, biz ise onların okumasından habersizdik (o Kitâpları okuyamıyor, dillerini anlayamıyorduk)" demeyesiniz.

le gâfilîne

  En’âm / 156 -

 Tefhim-ul Kuran = «Bizden önce kitap yalnız iki topluluğa indirildi, biz ise onların ders gördüklerinden habersizlerdik» dememeniz,

le gâfilîne

  En’âm / 156 -

 Ümit Şimşek = 'Kitap bizden önceki iki topluluğa indirildi; biz onların derslerinden habersizdik' demeyesiniz diye Biz onu size indirdik.

le gâfilîne

  En’âm / 156 -

 Yaşar Nuri Öztürk = "Kitap, bizden önce iki topluluğa indirildi. Biz onu okuyup araştırmaktan gerçekten habersizdik." demeyesiniz.

le gâfilîne

  En’âm / 156 -

 İskender Ali Mihr = “Kitap, yalnızca bizden önceki iki topluluğa indirildi. Ve biz onların okuduklarından gerçekten gâfildik.” dersiniz diye (dememeniz için).

le gâfilîne

  En’âm / 156 -

 İlyas Yorulmaz = Veya “Bizden önce şu iki (Yahudi ve Hıristiyan) topluma kitap indirilmişti ama, (sizin kitabınız Kur’an da olanları) ehli kitap olanlardan öğrenmiş değiliz” demekten (sakının).

le gâfilîne

  Yûnus / 29 -

 Diyanet İşleri = “Şimdi ise sizin bize tapınmanızdan habersiz olduğumuza dair sizinle bizim aramızda şâhit olarak Allah yeter.”

le gâfilîne

  Yûnus / 29 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Şüphe yok, bizimle sizin aranızda Allah tanıktır ki sizin kulluğunuzdan haberimiz bile yoktu.

le gâfilîne

  Yûnus / 29 -

 Abdullah Parlıyan = Bizimle sizin aranızda hiç kimse, Allah'ın yaptığı gibi şahitlik yapamaz. Gerçek şu ki, bize tapındığınızın farkında bile değildik.

le gâfilîne

  Yûnus / 29 -

 Adem Uğur = Bu yüzden bizimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. Şüphesiz ki biz sizin (bize) tapmanızdan tamamen habersizdik."

le gâfilîne

  Yûnus / 29 -

 Ahmed Hulusi = "Bizimle sizin aranızda Allâh, şahit olarak yeterlidir. . . Muhakkak ki biz, sizin kulluğunuzun hakikatinden gâfildik!"

le gâfilîne

  Yûnus / 29 -

 Ahmet Tekin = 'Bizimle sizin aranızdaki konularda şâhit olarak Allah yeter, sizin bize taptığınızdan kesinlikle bizim haberimiz yok.'

le gâfilîne

  Yûnus / 29 -

 Ahmet Varol = Şimdi sizinle bizim aramızda şahit olarak Allah yeter. Şüphesiz biz sizin tapınmanızdan habersizdik.'

le gâfilîne

  Yûnus / 29 -

 Ali Bulaç = "Bizim ile sizin aranızda şahid olarak Allah yeter. Gerçekten biz, sizin ibadetinizden habersizdik."

le gâfilîne

  Yûnus / 29 -

 Ali Fikri Yavuz = Şimdi sizinle bizim aramızda şâhid olarak Allah yeter. Doğrusu, ey müşrikler, sizin ibadetinizden, bizim aslâ haberimiz yoktu (çünkü işitmez, görmez ve duymazdık.)”

le gâfilîne

  Yûnus / 29 -

 Ali Ünal = “Sizinle aramızda şahit olarak Allah yeter. Sizin bize taptığınızdan bizim hiç haberimiz bile yoktu.”