Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

le vellev

  Tevbe / 57 -

 Diyanet İşleri = Eğer sığınacak bir yer veya (gizlenecek) mağaralar yahut girilecek bir delik bulsalardı, hemen koşarak oraya kaçarlardı.

le vellev

  Tevbe / 57 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Bir sığınacak yer, yahut mağaralar, yahut da bir delik bulsalardı yüzlerini derhal o tarafa döndürüverirlerdi.

le vellev

  Tevbe / 57 -

 Abdullah Parlıyan = Oysa sığınacak bir yer, yahut bir mağara, bir kovuk bulabilselerdi, önünü ardını düşünmeden, panik içinde dönüp oraya başlarını sokarlardı.

le vellev

  Tevbe / 57 -

 Adem Uğur = Eğer sığınacak bir yer yahut (barınabilecek) mağaralar veya (sokulabilecek) bir delik bulsalardı, koşarak o tarafa yönelip giderlerdi.

le vellev

  Tevbe / 57 -

 Ahmed Hulusi = Eğer sığınacak bir yer yahut mağaralar ya da içine girilecek bir delik bulsalar, korkuyla oraya sığınırlardı; onlar şaşkın hâldedirler!

le vellev

  Tevbe / 57 -

 Ahmet Tekin = Eğer sığınacak bir yer veya barınabilecek mağaralar, girilebilecek bir delik bulabilselerdi, önünü ardını düşünmeden panik içinde başlarını oraya sokarlardı.

le vellev

  Tevbe / 57 -

 Ahmet Varol = Eğer onlar bir sığınak veya barınabilecekleri mağaralar yahut girebilecekleri bir yer bulabilselerdi hemen hızla o tarafa doğru koşarlardı.

le vellev

  Tevbe / 57 -

 Ali Bulaç = Eğer onlar bir sığınak ya da (kalacak) mağaralar veya girebilecekleri bir yer bulsalardı, hızla oraya yönelip koşarlardı.

le vellev

  Tevbe / 57 -

 Ali Fikri Yavuz = Eğer sığınacak bir yer, veya barınacak mağaralar, veya sokulacak bir delik bulsalardı, başlarını diker ve sizden uzak olmak için oraya doğru koşarlardı.

le vellev

  Tevbe / 57 -

 Ali Ünal = Şayet sığınabilecekleri bir yer, yahut barınabilecekleri mağaralar, hattâ başlarını sokacakları bir delik bulsalardı, hiç durmaz derhal o tarafa seğirtirlerdi.

le vellev

  Tevbe / 57 -

 Bayraktar Bayraklı = Eğer sığınacak bir yer yahut (barınabilecek) mağaralar veya (sokulabilecek) bir delik bulsalardı, koşarak o tarafa yönelip giderlerdi.

le vellev

  Tevbe / 57 -

 Bekir Sadak = Bir siginak veya magara yahut girecek bir yer bulmus olsalardi, carcabuk oraya yonelirlerdi.

le vellev

  Tevbe / 57 -

 Celal Yıldırım = Eğer sığınacak bir yer veya barınacak bir takım mağaralar veya sokulacak bir çukur bulsalardı, önlerine geçilmiyecek şekilde yüzçevirip oraya koşarlardı.

le vellev

  Tevbe / 57 -

 Cemal Külünkoğlu = Eğer (sizden kaçıp) sığınacak bir yer, barınacak mağaralar ya da sokulacak bir delik bulsalardı muhakkak ki onlar koşarak oralara yönelirlerdi.

le vellev

  Tevbe / 57 -

 Diyanet İşleri (eski) = Bir sığınak veya mağara yahut girecek bir yer bulmuş olsalardı, çarçabuk oraya yönelirlerdi.

le vellev

  Tevbe / 57 -

 Diyanet Vakfi = Eğer sığınacak bir yer yahut (barınabilecek) mağaralar veya (sokulabilecek) bir delik bulsalardı, koşarak o tarafa yönelip giderlerdi.

le vellev

  Tevbe / 57 -

 Edip Yüksel = Eğer sığınacak bir yer, yahud (barınabilecekleri) mağaralar, veya (sokulacak şöyle) bir delik bulsalardı yüzlerini koşa koşa o tarafa çevirirdi onlar.

le vellev

  Tevbe / 57 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Eğer sığınacak bir yer veya barınacak mağaralar veya sokulacak bir delik bulsalardı başlarını diker ona doğru koşarlardı

le vellev

  Tevbe / 57 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Eğer sığınacak bir yer veya barınacak mağaralar ya da sokulacak bir delik bulsalardı, başlarını dikip ona doğru koşarlardı.

le vellev

  Tevbe / 57 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Eğer sığınacak bir yer veya barınacak mağaralar veyahut girilecek bir delik bulsalardı başlarını diker o tarafa doğru koşarlardı.

le vellev

  Tevbe / 57 -

 Gültekin Onan = Eğer onlar bir sığınak ya da (kalacak) mağaralar veya girebilecekleri bir yer bulsalardı, hızla oraya yönelip koşarlardı.

le vellev

  Tevbe / 57 -

 Harun Yıldırım = Eğer sığınacak bir yer yahut mağaralar veya sokulacak bir delik bulsalardı serkeş bir at gibi süratle o tarafa yönelirlerdi.

le vellev

  Tevbe / 57 -

 Hasan Basri Çantay = Eğer sığınacak bir yer, yahud (barınabilecekleri) mağaralar, veya (sokulacak şöyle) bir delik bulsalardı yüzlerini koşa koşa o tarafa çevirirdi onlar.

le vellev

  Tevbe / 57 -

 Hayrat Neşriyat = Eğer bir sığınak veya mağaralar veya girecek herhangi bir delik bulsalardı, elbette onlar koşarak oraya yönelirlerdi.

le vellev

  Tevbe / 57 -

 İbni Kesir = Eğer sığınılacak bir yer, yahut mağaralar veya bir delik bulsalardı; çabucak oraya yönelirlerdi.

le vellev

  Tevbe / 57 -

 Kadri Çelik = Bir sığınak veya mağara yahut girecek bir yer bulmuş olsalardı, çarçabuk oraya yönelirlerdi.

le vellev

  Tevbe / 57 -

 Muhammed Esed = (oysa) (yeryüzünde) sığınacak bir yer yahut bir mağara, bir kovuk bulabilselerdi önünü ardını düşünmeden panik içinde dönüp oraya başlarını sokarlardı.

le vellev

  Tevbe / 57 -

 Mustafa İslamoğlu = Eğer bir sığınak, bir mağara ya da bir korunak bulabilselerdi, sürü içgüdüsüyle panik halinde oraya seğirtirlerdi.

le vellev

  Tevbe / 57 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Eğer bir sığınılacak yer veya mağaralar veya girecek bir delik bulsalardı, onlar koşar oldukları halde oraya dönerlerdi.

le vellev

  Tevbe / 57 -

 Ömer Öngüt = Eğer onlar sığınılacak bir yer, yahut mağaralar, ya da bir delik bulsalardı, hemen oraya doğru yönelip koşarlardı.

le vellev

  Tevbe / 57 -

 Şaban Piriş = Bir sığınak, mağara veya girecek bir delik bulsalar kaçarak oraya yönelirler.

le vellev

  Tevbe / 57 -

 Sadık Türkmen = Eğer sığınacak bir yer veya (gizlenecek) mağaralar yahut girilecek bir delik bulsalardı, hemen koşarak oraya yönelirlerdi.

le vellev

  Tevbe / 57 -

 Seyyid Kutub = Eğer bir sığınak, bir mağara ya da geçilecek bir yeraltı deliği bulsalar, dolu dizgin buralara koşarlardı.

le vellev

  Tevbe / 57 -

 Suat Yıldırım = Şayet sığınacakları bir yer, yahut barınabilecekleri mağaralar, hatta başlarını sokabilecekleri bir delik bulsalardı derhal o tarafa seğirtirlerdi.

le vellev

  Tevbe / 57 -

 Süleyman Ateş = Eğer (sizden korunmak için) sığınacak bir yer, yahut (barınacak) mağaralar, ya da sokulacak bir delik bulsalardı, hemen oraya doğru koşarlardı.

le vellev

  Tevbe / 57 -

 Tefhim-ul Kuran = Eğer onlar bir sığınak ya da (kalacak) mağaralar veya girebilecekleri bir yer bulsalardı, hızla oraya yönelip koşarlardı.

le vellev

  Tevbe / 57 -

 Ümit Şimşek = Eğer sığınacak bir yer, bir mağara, girecek bir delik bulsalardı o tarafa seğirtirlerdi.

le vellev

  Tevbe / 57 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Eğer bir sığınak yahut bazı mağaralar veya girilecek bir delik bulsalar, yüzlerini döner o tarafa koşarlardı.

le vellev

  Tevbe / 57 -

 İskender Ali Mihr = Eğer onlar, sığınacak bir yer veya mağara(lar) veya girilecek bir yer bulsalardı, mutlaka oraya yönelip, süratle koşarlardı (kaçarlardı).

le vellev

  Tevbe / 57 -

 İlyas Yorulmaz = Eğer onlar sığınacak bir yer, yahut bir mağara, veyahut da girebilecekleri bir delik bulsalar, koşa koşa oralara girerlerdi.

le vellev

  Fetih / 22 -

 Diyanet İşleri = İnkâr edenler sizinle savaşsalardı, arkalarını dönüp kaçarlar, sonra da ne bir dost, ne de bir yardımcı bulabilirlerdi.

le vellev

  Fetih / 22 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Kâfirler, sizinle savaşa girişirlerse mutlaka arkalarını dönerler de sonra bir dost da bulamazlar, bir yardımcı da.

le vellev

  Fetih / 22 -

 Abdullah Parlıyan = Kâfirler Hudeybiye'de sizinle savaşsalardı, arkalarını dönüp kaçarlardı, sonra da Allah'ın azabına karşı, kendilerine ne bir koruyucu, ne de bir yardımcı bulamazlardı.

le vellev

  Fetih / 22 -

 Adem Uğur = Eğer kâfirler sizinle savaşsalardı, arkalarına dönüp kaçarlardı. Sonra bir dost ve yardımcı da bulamazlardı.

le vellev

  Fetih / 22 -

 Ahmed Hulusi = Eğer hakikat bilgisini inkâr edenler sizinle savaşsalardı, elbette arkalarını dönüp kaçacaklardı. . . Sonra da hiçbir velî (koruyucu) ve yardımcı bulamazlardı.

le vellev

  Fetih / 22 -

 Ahmet Tekin = Eğer kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler sizinle savaşsalardı, elbette arkalarına dönüp kaçarlardı. Sonra bir hâmi, bir dost, bir koruyucu ve bir yardım eden de bulamazlardı.

le vellev

  Fetih / 22 -

 Ahmet Varol = İnkar edenler sizinle savaşsalardı arkalarını dönüp kaçarlardı, sonra ne bir dost, ne de bir yardımcı bulurlardı.

le vellev

  Fetih / 22 -

 Ali Bulaç = Kafir olanlar, sizinle savaşmış olsalardı, arkalarını dönüp kaçarlardı; sonra, ne bir veli (koruyucu dost), ne bir yardımcı bulamazlardı.

le vellev

  Fetih / 22 -

 Ali Fikri Yavuz = Eğer (Mekke halkından olan) o kâfirler, (Hudeybi’yede andlaşma yapmayıb) sizinle çarpışsaydılar, mutlaka arkalarını döneceklerdi (perişan olacaklardı). Sonra da ne onları koruyacak bir dost, ne de bir yaradımcı bulamıyacaklardı.

le vellev

  Fetih / 22 -

 Ali Ünal = Eğer o küfredenler, (Hudeybiye’de anlaşmaya yanaşmayıp) sizinle savaşacak olsalardı, hiç şüphesiz arkalarını dönüp kaçarlardı ve sonra da ne kendilerine kucak açıp destek olacak, ne de yardım edecek bir kuvvet bulabilirlerdi.