Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
mâ unzire
Diyanet İşleri = (5-6) Kur’an, ataları uyarılmamış, bu yüzden de gaflet içinde olan bir kavmi uyarman için mutlak güç sahibi, çok merhametli Allah tarafından indirilmiştir.
mâ unzire
Abdulbaki Gölpınarlı = Korkutman için, ataları korkutulmamış topluluğu; onlardır gafil olanlar.
mâ unzire
Abdullah Parlıyan = Ataları uyarılmamış ve bu nedenle kendileri doğru ile eğrinin ne olduğundan habersiz kalmış bulunan insanları, uyarasın diye bu kitap indirilmiştir.
mâ unzire
Adem Uğur = Ataları uyarılmamış, bu yüzden kendileri de gaflet içinde kalmış bir toplumu uyarman için indirilmiştir.
mâ unzire
Ahmed Hulusi = Ataları uyarılmamış, bu yüzden (hakikatlerinden, Sünnetullah'tan) kozalı olarak yaşayan bir toplumu uyarman için.
mâ unzire
Ahmet Tekin = Ataları sorumluluk hesap ve ceza hatırlatılarak uyarılan, kısa sürede imandan ve şer’i hükümlerden habersiz hale gelen milletleri uyarman için indirilmiştir.
mâ unzire
Ahmet Varol = Ataları uyarılmamış bir kavmi uyarman için (gönderildin). Çünkü onlar gaflet içindedirler.
mâ unzire
Ali Bulaç = Babaları uyarılmamış, böylece kendileri de gafil kalmış bir kavmi uyarman için (gönderildin).
mâ unzire
Ali Fikri Yavuz = Babaları (Allah’ın azabı ile) korkutulmamış bir kavmi (Kureyşi) korkutasın diye gönderildin. Çünkü onlar habersiz gafillerdir.
mâ unzire
Ali Ünal = (Yakın) ataları uyarılmamış, dolayısıyla bütün bütün gaflet içinde kalmış bir topluluğu uyarman için.
mâ unzire
Bayraktar Bayraklı = Ataları uyarılmamış, bu yüzden kendileri de gaflet içinde kalmış bir toplumu uyarman için indirilmiştir/Ataları uyarıldıkları halde gaflet içinde olan bir toplumu uyarman için indirilmiştir.
mâ unzire
Bekir Sadak = (5-6) Bu, babalari uyarilmadigindan gafil kalmis bir milleti uyarman icin guclu ve merhametli olan Allah'in indirdigi Kuran'dir.
mâ unzire
Celal Yıldırım = Babaları uyarılmayan bir milleti —ki onlar gaflet içindedirler— uyarman içindir.
mâ unzire
Cemal Külünkoğlu = (5-6) Bu (Kur'an), ataları uyarılmamış, bu yüzden kendileri de doğru ile eğrinin ne olduğundan habersiz kalmış bir toplumu uyarman için, mutlak güç sahibi, rahmeti bol olan (Allah tarafından) sana indirilmiştir.
mâ unzire
Diyanet İşleri (eski) = (5-6) Bu, babaları uyarılmadığından gafil kalmış bir milleti uyarman için güçlü ve merhametli olan Allah'ın indirdiği Kuran'dır.
mâ unzire
Diyanet Vakfi = Ataları uyarılmamış, bu yüzden kendileri de gaflet içinde kalmış bir toplumu uyarman için indirilmiştir.
mâ unzire
Edip Yüksel = Ataları uyarılmadığından tümüyle habersiz kalmış bir toplumu uyarman için...
mâ unzire
Elmalılı Hamdi Yazır = İnzar edesin, vehameti haber veresin diye bir kavme. Babalar inzar edilmedi de haberleri de yok gafiller
mâ unzire
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Babaları uyarılmamış olup gaflet içinde olan bir topluluğu uyarasın (vehameti haber veresin) diye.
mâ unzire
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = (5-6) Babaları korkutulmamış ve kendileri de gafil olan bir kavmi, çok güçlü ve çok merhametli olan Allah'ın indirdiği (Kur'ân) ile korkutasın.
mâ unzire
Gültekin Onan = (5-6) Bu, babaları uyarılmadığından gafil kalmış bir milleti uyarman için güçlü ve merhametli olan Allah'ın indirdiği Kuran'dır.
mâ unzire
Harun Yıldırım = Ataları uyarılmamış, bu yüzden kendileri de gaflet içinde kalmış bir toplumu uyarman için indirilmiştir.
mâ unzire
Hasan Basri Çantay = Ataları uyarılmadığından tümüyle habersiz kalmış bir toplumu uyarman için...
mâ unzire
Hayrat Neşriyat = İnzar edesin, vehameti haber veresin diye bir kavme. Babalar inzar edilmedi de haberleri de yok gafiller
mâ unzire
İbni Kesir = Babaları uyarılmadığından gaflet içinde kalmış bir kavmi uyarman için.
mâ unzire
Kadri Çelik = Babaları uyarılıp korkutulmamış, böylece kendileri de gafil kalmış bir kavmi uyarıp korkutman için (gönderildin).
mâ unzire
Muhammed Esed = ataları uyarılmamış ve bu nedenle kendileri (doğru ile eğrinin ne olduğundan) habersiz kalmış bulunan insanları uyarasın diye (sana indirilmiş olanın) (sayesinde).
mâ unzire
Mustafa İslamoğlu = bu sayede ataları uyarılmamış, dolayısıyla haktan gafil kalmış bir topluluğu uyarabilesin.
mâ unzire
Ömer Nasuhi Bilmen = Tâ ki, bir kavmi korkutasın ki, onların ataları korkutulmamıştır. Artık onlar gâfil kimselerdir.
mâ unzire
Ömer Öngüt = Ataları uyarılmadığı için gaflet içerisinde kalmış bir kavmi uyarman içindir.
mâ unzire
Sadık Türkmen = Ataları uyarılmamış, bu yüzden kendileri de gaflet içinde kalmış bir toplumu uyarman için (seni gönderdik).
mâ unzire
Seyyid Kutub = O Kitap, sana, ataları uyarılmamış, bu yüzden kendileri de gaflet içinde kalmış bir toplumu uyarman için indirilmiştir.
mâ unzire
Suat Yıldırım = (5-6) O, azîz ve rahîmden indirilen bir tenzil olup, ataları uyarılmamış, hâliyle, kendileri de gaflette giden, bir topluluğu uyarmak için gönderilmişsin.
mâ unzire
Süleyman Ateş = Babaları uyarılmamış, bu yüzden kendileri de gaflet içinde kalmış bir toplumu uyarman için (seni gönderdik).
mâ unzire
Tefhim-ul Kuran = Babaları uyarılıp korkutulmamış, böylece kendileri de gafil kalmış bir kavmi uyarıp korkutman için (gönderildin).
mâ unzire
Ümit Şimşek = Tâ ki, ataları uyarılmadığı için haktan habersiz kalmış bir toplumu uyarasın.
mâ unzire
Yaşar Nuri Öztürk = Babaları uyarılmamış, tam gaflet içinde bir toplumu uyarman için gönderildin.
mâ unzire
İskender Ali Mihr = Babaları uyarılmamış bir kavmi, uyarman içindir. Çünkü onlar gâfillerdir.
mâ unzire
İlyas Yorulmaz = Atalarının uyarıldığı şeyler (Hesap günü, azap, ateş, cennet, cehennem v. s. ) ile bir toplumu (Mekkelileri) uyarman için (indirilmiştir). Onların (gelecekle ilgili) hiçbir bilgileri yok.