Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

meretin

  Fussilet / 21 -

 Diyanet İşleri = Onlar derilerine, “Niçin aleyhimize şâhitlik ettiniz?” derler. Derileri de der ki; “Bizi her şeyi konuşturan Allah konuşturdu. İlk defa sizi O yaratmıştı ve yine yalnızca O’na döndürülüyorsunuz.”

meretin

  Fussilet / 21 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve bedenlerine, ne diye aleyhimizde tanıklık ettiniz derler, onlar da her şeyi söyleten Allah derler, bizi de söyletti ve odur sizi halkeden ilk defa ve gene de dönüp onun tapısına varacaksınız.

meretin

  Fussilet / 21 -

 Abdullah Parlıyan = O gün derilerine soracaklar: “Neden aleyhimizde şahitlik yaptınız?” Onlar da: “Bize ve herşeye konuşma imkanı veren Allah konuşturdu. Sizi yoktan var eden O'dur, yine O'na döndürüleceksiniz” derler.

meretin

  Fussilet / 21 -

 Adem Uğur = Derilerine: Niçin aleyhimize şahitlik ettiniz? derler. Onlar da: Her şeyi konuşturan Allah, bizi de konuşturdu. İlk defa sizi o yaratmıştır. Yine O'na döndürülüyorsunuz, derler.

meretin

  Fussilet / 21 -

 Ahmed Hulusi = Bedenlerine dediler ki: "Niçin aleyhimize şahitlik ettiniz?". . . Dediler ki: "Her şeyi konuşturan Allâh bizleri konuşturdu. . . Sizi başlangıçta O yarattı. . . Şimdi de O'na rücu ettiriliyorsunuz. "

meretin

  Fussilet / 21 -

 Ahmet Tekin = Onlar tenlerine, tenasül organlarına, 'Niçin aleyhimize şâhitlik ettiniz?' derler. Tenleri, tenasül organları:'Her şeyi konuşturan Allah, bizi de konuşturdu. Sizi de ilk yaratırken konuşma kabiliyetiyle O yarattı. O’nun huzuruna getirilerek hesaba çekileceksiniz.' derler.

meretin

  Fussilet / 21 -

 Ahmet Varol = Derilerine: 'Bizim aleyhimize niye şahitlik ettiniz?' derler. Onlar da derler ki: 'Bizi, her şeyi konuşturan Allah konuşturdu. Sizi ilk kez yaratan da O'dur ve O'na döndürülüyorsunuz.'

meretin

  Fussilet / 21 -

 Ali Bulaç = Kendi derilerine dediler ki: "Niye aleyhimizde şahitlik ettiniz?" Dediler ki: "Her şeye nutku verip konuşturan Allah, bizi konuşturdu. Sizi ilk defa O yarattı ve O'na döndürülüyorsunuz."

meretin

  Fussilet / 21 -

 Ali Fikri Yavuz = O kâfirler, derilerine (azalarına): “-Niçin aleyhimizde şahitlik ettiniz?” derler. Onlar (cevab olarak): “-Bizi, her şeyi söyleten Allah söyletti. Sizi ilk defa O yarattı, (öldükten sonra da) yine O’na götürülüyorsunuz.

meretin

  Fussilet / 21 -

 Ali Ünal = Derilerine, “Aleyhimizde niçin şahitlik ediyorsunuz?” diye soracaklar, derileri ise, “Bizi söyleten, her şeyi konuşturan Allah’tır.” diye cevap vereceklerdir. O’dur sizi ilk başta yaratan ve O’na döndürülmektesiniz.

meretin

  Fussilet / 21 -

 Bayraktar Bayraklı = Onlar derilerine, “Niçin aleyhimize tanıklık ediyorsunuz?” diyecekler. Derileri de, “Her şeyi konuşturan Allah bizi de konuşturdu. Sizi ilk defa yaratan O'dur ve yalnız O'na döndürüleceksiniz” diyecekler.

meretin

  Fussilet / 21 -

 Bekir Sadak = Derilerine: «Aleyhimize nicin sahidlik ettiniz?» derler. «Bizi, her seyi konusturan Allah konusturdu. Sizi once yaratan O'dur ve O'na donduruluyorsunuz» cevabini verirler.

meretin

  Fussilet / 21 -

 Celal Yıldırım = Derilerine : «Neden aleyhimize şâhidlik ettiniz ?» derler. «Her şeyi konuşturan Allah bizi de konuşturdu. Sizi ilk defa O yarattı ve O'na döndürülüyorsunuz» diye cevap verirler.

meretin

  Fussilet / 21 -

 Cemal Külünkoğlu = Derilerine: “Aleyhimize niçin şahitlik ettiniz?” derler. Derileri: “Her şeyi konuşturan Allah bizi de konuşturdu. Sizi ilk defa O yaratmıştı ve yine O'na döndürülüyorsunuz” derler.

meretin

  Fussilet / 21 -

 Diyanet İşleri (eski) = Derilerine: 'Aleyhimize niçin şahidlik ettiniz?' derler. 'Bizi, her şeyi konuşturan Allah konuşturdu. Sizi önce yaratan O'dur ve O'na döndürülüyorsunuz' cevabını verirler.

meretin

  Fussilet / 21 -

 Diyanet Vakfi = Derilerine: Niçin aleyhimize şahitlik ettiniz? derler. Onlar da: Her şeyi konuşturan Allah, bizi de konuşturdu. İlk defa sizi o yaratmıştır. Yine O'na döndürülüyorsunuz, derler.

meretin

  Fussilet / 21 -

 Edip Yüksel = Derilerine, 'Niçin bize karşı tanıklık ettiniz?' diye sorarlar. Onlar da, 'Her şeyi konuşturan ALLAH bizi konuşturdu. Sizi ilk yaratan O'dur ve işte O'na döndürülüyorsunuz,' derler

meretin

  Fussilet / 21 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Derilerine niçin aleyhimizde şahidlik ettiniz? derler, bizi, derler: her şey'i söyleten Allah söyletti, sizi de ilk def'a o yarattı yine ona götürülüyorsunuz

meretin

  Fussilet / 21 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Derilerine: «Niçin aleyhimizde şahitlik ettiniz?» derler. «Bizi herşeyi söyleten Allah söyletti. Sizi de ilk defa O yarattı, yine O'na götürülüyorsunuz.» derler.

meretin

  Fussilet / 21 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Onlar derilerine: «Niçin aleyhimize şahitlik ettiniz?» derler. Derileri de: «Bizi her şeyi konuşturan Allah konuşturdu, sizi ilk defa yaratan O'dur ve siz yine O'na döndürülüyorsunuz» derler.

meretin

  Fussilet / 21 -

 Gültekin Onan = Derilerine: 'Bizim aleyhimize niye şahitlik ettiniz?' derler. Onlar da derler ki: 'Bizi, her şeyi konuşturan Allah konuşturdu. Sizi ilk kez yaratan da O'dur ve O'na döndürülüyorsunuz.'

meretin

  Fussilet / 21 -

 Harun Yıldırım = Kendi derilerine dediler ki: "Niye aleyhimizde şahitlik ettiniz?" Dediler ki: "Her şeye nutku verip konuşturan Allah, bizi konuşturdu. Sizi ilk defa O yarattı ve O'na döndürülüyorsunuz."

meretin

  Fussilet / 21 -

 Hasan Basri Çantay = O kâfirler, derilerine (azalarına): “-Niçin aleyhimizde şahitlik ettiniz?” derler. Onlar (cevab olarak): “-Bizi, her şeyi söyleten Allah söyletti. Sizi ilk defa O yarattı, (öldükten sonra da) yine O’na götürülüyorsunuz.

meretin

  Fussilet / 21 -

 Hayrat Neşriyat = Ve derilerine: 'Niçin aleyhimize şâhidlik ettiniz?' derler. (Onlar da:) 'Herşeyi konuşturan Allah, bizi (de) konuşturdu; hem sizi ilk def'a O yaratmıştır ve (işte) ancak O’na döndürülüyorsunuz' derler.

meretin

  Fussilet / 21 -

 İbni Kesir = Derilerine derler ki: Niçin aleyhimize şahidlik ettiniz? Onlar da: Bizi, her şeyi konuşturan Allah konuşturdu. Sizi önceden yaratan O'dur ve O'na döndürülürsünüz, derler.

meretin

  Fussilet / 21 -

 Kadri Çelik = Kendi derilerine, “Niye aleyhimizde şahitlik ettiniz?” derler. “Her şeyi konuşturan Allah, bizi de konuşturdu. Sizi ilk defa O yarattı ve O'na döndürülmektesiniz” derler.

meretin

  Fussilet / 21 -

 Muhammed Esed = Derilerine soracaklar: "Neden aleyhimize tanıklık yaptınız?" Onlar da: "Her şeye konuşma imkanı veren Allah, bize (de) vermiştir. Sizi yoktan var eden O'dur, (şimdi) yine O'na döndürülüyorsunuz.

meretin

  Fussilet / 21 -

 Mustafa İslamoğlu = Derilerine, "Niçin aleyhimize şahitlik ettiniz?" diye sorarlar. Onlar da, "Her şeye (kendi dilince) konuşma yeteneği veren Allah bize de verdi: sizi yoktan var eden O'dur, dönüşünüz de yine O'nadır.

meretin

  Fussilet / 21 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve derilerine derler ki: «Ne için aleyhimize şehâdet ettiniz?» (Derileri de) Derler ki: «Herşeyi söyleten Allah bizi söyletti». Ve O, sizi ilk defa yarattı ve O'na döndürüleceksinizdir.

meretin

  Fussilet / 21 -

 Ömer Öngüt = Derilerine: "Aleyhimize niçin şâhitlik ettiniz?" derler. "Bizi her şeyi konuşturan Allah konuşturdu. İlk defa sizi O yaratmıştır, yine O'na döndürülüyorsunuz. " cevabını verirler.

meretin

  Fussilet / 21 -

 Şaban Piriş = Derilerine şöyle diyecekler: -Niye aleyhimize şahitlik ettiniz? -Her şeyi konuşturan Allah, bizi de konuşturdu. Sizi ilk defa yaratmıştı ve yine Ona döndürülüyorsunuz.

meretin

  Fussilet / 21 -

 Sadık Türkmen = Kendi derilerine dediler ki: “Niçin aleyhimize şahitlik ettiniz?” Dediler ki: “Allah bizi konuşturdu! Herşeyi konuşturabilen Allah! Sizi ilk defa O yaratmıştır. Ve yine O’nun katına döndürülüyorsunuz.”

meretin

  Fussilet / 21 -

 Seyyid Kutub = Derilerine: «Aleyhimize niçin şahidlik ettiniz?» derler. Derileri: «Her şeyi konuşturan Allah bizi konuşturdu. İlk defa sizi O yaratmıştı, işte O'na döndürülüyorsunuz» cevabını verirler.

meretin

  Fussilet / 21 -

 Suat Yıldırım = Derilerine: "Niçin aleyhimizde şahitlik ettiniz?" deyince onlar: "Bizi konuşturan, her şeyi konuşturan Allah’tır. Zaten sizi ilkin yaratan ve sonunda da huzuruna götürüleceğiniz Rabbiniz de O’dur."

meretin

  Fussilet / 21 -

 Süleyman Ateş = Derilerine: "Niçin aleyhimize şâhidlik ettiniz?" dediler. (Derileri): "Her şeyi konuşturan Allâh bizi konuşturdu. İlk defa sizi O yaratmıştı, işte O'na döndürülüyorsunuz." dediler.

meretin

  Fussilet / 21 -

 Tefhim-ul Kuran = Kendi derilerine dediler ki: «Niye aleyhimizde şahitlik ettiniz?» Dediler ki: «Her şeye nutku verip konuşturan Allah, bizi konuşturdu. Sizi ilk defa O yarattı ve O'na döndürülmektesiniz.»

meretin

  Fussilet / 21 -

 Ümit Şimşek = Derilerine 'Niçin aleyhimizde tanıklık ettiniz?' derler. Derileri der ki: 'Bizi, herşeyi konuşturan Allah konuşturdu. Sizi ilk defasında yaratan da O idi; yine Ona dönüyorsunuz.'

meretin

  Fussilet / 21 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Derilerine: "Aleyhimizde neden tanıklık ettiniz?" derler. Derileri derler ki: "O herşeyi konuşturan Allah konuşturdu bizi. Hani, sizi ilk seferinde de O yaratmıştı ya! Ve siz O'na döndürüleceksiniz."

meretin

  Fussilet / 21 -

 İskender Ali Mihr = Ve kendi ciltlerine (uzuvlarına): “Niçin bizim aleyhimize şahitlik ettiniz?” dediler. (Onlar da) dediler ki: “Bizi, herşeyi söyleten Allah söyletti. Sizi ilk defa O yarattı ve O’na döndürüleceksiniz.”

meretin

  Fussilet / 21 -

 İlyas Yorulmaz = Onlar derilerine “Niçin bizim aleyhimizde şahitlik yaptınız?” diye sorarlar. Derileri de “Her şeyi konuşturan Allah bizi de konuşturdu” dediler. Sizi ilk defa yaratan O dur ve O’na döndürüleceksiniz.

min semeretin

  Bakara / 25 -

 Diyanet İşleri = İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her rızık verilişinde, “Bu (tıpkı) daha önce (dünyada iken) bize verilen rızık!” diyecekler. Hâlbuki bu rızık onlara (dünyadakine) benzer olarak verilmiştir. Onlar için orada tertemiz eşler de vardır. Onlar orada ebedî kalacaklardır.

min semeretin

  Bakara / 25 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = İnananlara ve iyi işlerde bulunanlara müjde ver: Onlar içindir kıyılarından ırmaklar akan bahçeler. Orada bir meyveyle rızıklandılar mı bundan önce de bunu tatmıştık derler, onları dünyadakilere benzetirler. Onlara, dünyadakilere benzer rızıklar sunulur. Orada tertemiz eşler de var onlara, orada ebedî kalırlar.

min semeretin

  Bakara / 25 -

 Abdullah Parlıyan = İman etmiş olup, bu imanın gereği olan doğru ve faydalı işler yapanlara müjdele ki, ağaç ve köşklerinin altlarından ırmaklar akan cennetler onlarındır. Onlara ne zaman rızık olarak oradan bazı meyveler tattırılsa, “Bunlar bize daha önce verilenlerin aynısıymış” derler. Bu rızık onlara bazı yönlerden dünyadakine benzer olarak verilmiştir. Onlar orada tertemiz eşler bulacaklar ve orada ebedî olarak kalacaklardır.

min semeretin

  Bakara / 25 -

 Adem Uğur = İman edip iyi davranışlarda bulunanlara, içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele! O cennetlerdeki bir meyveden kendilerine rızık olarak yedirildikçe: Bundan önce dünyada bize verilenlerdendir bu, derler. Bu rızıklar onlara (bazı yönlerden dünyadakine) benzer olarak verilmiştir. Onlar için cennette tertemiz eşler de vardır. Ve onlar orada ebedî kalıcılardır.

min semeretin

  Bakara / 25 -

 Ahmed Hulusi = İman edip hakikati yaşamayı sağlayacak fiiller ortaya koyanları müjdele, ki onlar için altlarından ırmaklar akan cennetler (Allâh Esmâ'sının açığa çıkışının seyredildiği ortamda sürekli oluşan ilimler) vardır. Bu rızıktan rızıklandıkça (bu müşahede içinde): "Bu daha önceden de tattığımız gibi bir şey" derler. Bu önce tattıklarına benzer. Orada, sonsuza dek şirk kirinden arınmış eşleri iledirler!

min semeretin

  Bakara / 25 -

 Ahmet Tekin = İman ederek, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirenleri, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayanları, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olanları, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyenleri müjdele: Onlara, altlarından ırmaklar akan cennet konakları var. Orada kendilerine ikram edilen herhangi bir meyvadan yediklerinde:'Bu, daha önce tattığımız şeydir' derler. Kendilerine dünyadakine benzer yiyecekler sunulacaktır.Onlar için orada, Cennet’te tertemiz, devamlı temiz eşler de vardır. Ve onlar orada ebedî yaşarlar.

min semeretin

  Bakara / 25 -

 Ahmet Varol = İman edip de salih ameller işleyenleri ise, altından ırmaklar akan cennetlerle müjdele. Her ne zaman kendilerine oradan rızık olarak bir meyve verilse: 'Bu bizim daha önce (dünyada) rızıklandığımız şeydir' derler. Orada onlara böyle birbirinin benzer şeyler verilmiştir. Onlar için orada tertemiz eşler vardır ve onlar orada sonsuza kadar kalacaklardır.

min semeretin

  Bakara / 25 -

 Ali Bulaç = (Ey Muhammed) iman edip salih amellerde bulunanları müjdele. Gerçekten onlar için altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. Kendilerine rızık olarak bu ürünlerden her yedirildiğinde: "Bu daha önce de rızıklandığımızdır" derler. Bu, onlara, (dünyadakine) benzer olarak sunulmuştur. Orada, onlar için tertemiz eşler vardır ve onlar orada süresiz kalacaklardır.

min semeretin

  Bakara / 25 -

 Ali Fikri Yavuz = (Habibim), iman edip sâlih ameller işleyenlere (şunu) müjdele: Onlar için, (ağaçları) altından ırmaklar akar (her türlü meyvalarla süslenmiş) cennetler var. Kendilerine, ne zaman, onlardan bir meyva rızk olarak yedirilse (her def’asında): “Bu, daha önce (dünyâda) bizim yediğimiz şeydir.” diyecekler ve o rızık (dünyâdakine) benzer olarak kendilerine sunulacak. Onlar için orada tertemiz zevceler de var ve onlar, o cennette ebedî olarak kalıcıdırlar.

min semeretin

  Bakara / 25 -

 Ali Ünal = İman edip, imanları istikametinde sağlam, doğru, yerinde ve ıslaha yönelik (Salih) işlerde bulunanları ise müjdele: Onlar için (ağaçlarının arasından ve köşklerinin) altından ırmaklar akan cennetler vardır. Ne zaman orada kendilerine rızık olarak (koku, tat, renk, şekil ve lezzetçe birbirinden farklı ve her defasında tazelenip yenilenen) meyvelerden ikram edilse, “Bu, bize daha önce de ikram edilmişti!” derler. Çünkü meyveler onlara, (ne olduğunu bilmedikleri bir yiyecekle iştahları gitmesin, lezzetleri azalmasın diye) şekilce dünyadakilere ve bir önceki sefer ikram edilenlere benzer olarak sunulur. (O cennetlerde tek başlarına, yalnız ve dostsuz olacak da değillerdir.) Onlar için, (dünyadaki bütün ezacefa sebebi hallerden arındırılmış ve) ebediyen tertemiz hale getirilmiş eşler de vardır. (Bütün bu nimetler dünyadaki gibi bir sonla, ölümle kesilir mi gibi endişeleri de olmayacak) ve onlar, o cennetlerde sonsuzca kalacaklardır.