Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
min el mucrimîne
Diyanet İşleri = Biz, işte böyle, her peygamber için suçlulardan bir düşman yarattık. Yol gösterici ve yardım edici olarak Rabbin yeter.
min el mucrimîne
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve biz böylece her peygambere, mücrimlerden düşmanlar halkettik ve doğru yolu göstermek için de Rabbin yeter sana, yardım etmek için de.
min el mucrimîne
Abdullah Parlıyan = Ey peygamber! Biz her peygambere suçlu günahkarlardan düşmanlar meydana getirdik. Bununla birlikte doğru yol gösterici ve yardımcı olarak sana Rabbin yeter.
min el mucrimîne
Adem Uğur = (Resûlüm!) İşte biz böylece her peygamber için suçlulardan düşmanlar peydâ ettik. Hidayet verici ve yardımcı olarak Rabbin yeter.
min el mucrimîne
Ahmed Hulusi = İşte görüldüğü gibi, her Nebi için hakikati inkâr suçlularından düşman oluştu. . . Hakikatin olan Rabbin Hadiy (hakikate erdiren) ve Nasîr (hakikate ermen için yardım eden, zafere ulaştıran) olarak kâfidir.
min el mucrimîne
Ahmet Tekin = Rasûlüm, işte biz, böylece her peygamber için İslâm’a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen güç ve iktidar sahibi âsilerden, suçlulardan, günahkârlardan düşmanlar peydah ettik. Yol gösteren, doğru yola getiren ve yardım eden olarak Rabbin sana yeter.
min el mucrimîne
Ahmet Varol = Biz bu şekilde her peygamber için suçlulardan bir düşman var ettik. Doğru yola iletici ve yardımcı olarak Rabbin yeter.
min el mucrimîne
Ali Bulaç = İşte böyle; biz, her peygambere suçlu günahkarlardan bir düşman kıldık. Yol gösterici ve yardımcı olarak Rabbin yeter.
min el mucrimîne
Ali Fikri Yavuz = İşte (Ey Rasûlüm, sana Mekke müşriklerini) böylece düşman yaptığımız gibi, senden önce de her peygamber için mücrimlerden bir düşman yaptık. Bununla beraber (düşmanların kahrından) koruyucu ve (onlara karşı) zafer verici olarak Rabbin sana yeter.
min el mucrimîne
Ali Ünal = İşte böyle (ey Rasûl), Biz yalnızca senin için değil, her peygamber için hayatları günah hasadından ibaret suçlulardan düşmanlar kıldık. (Her karar, hareket ve davranışında seni doğruya yöneltecek) yol gösterici ve (düşmanlarına karşı) yardımcı olarak Rabbin yeter.
min el mucrimîne
Bayraktar Bayraklı = İşte biz böylece her peygamber için suçlulardan düşmanlar var ettik. Hidayet verici ve yardımcı olarak Rabbin sana yeter.
min el mucrimîne
Bekir Sadak = Her peygamber icin, boylece suclulardan bir dusman ortaya koyariz. Dogruyu gosterici ve yardimci olarak, Rabbin yeter.
min el mucrimîne
Celal Yıldırım = İşte bunun gibi her peygamber için suçlu günahkârlardan bir düşman ortaya çıkardık. Doğru yolu gösterici ve yardım (elini) uzatıcı olarak Rabbin yeter.
min el mucrimîne
Cemal Külünkoğlu = (Ey Muhammed!) Biz böylece her peygamberin karşısına azılı günahkâr bir düşman çıkardık. Yol gösterici ve yardımcı olarak Rabbin (sana) yeter.
min el mucrimîne
Diyanet İşleri (eski) = Her peygamber için, böylece suçlulardan bir düşman ortaya koyarız. Doğruyu gösterici ve yardımcı olarak, Rabbin yeter.
min el mucrimîne
Diyanet Vakfi = (Resûlüm!) İşte biz böylece her peygamber için suçlulardan düşmanlar peydâ ettik. Hidayet verici ve yardımcı olarak Rabbin yeter.
min el mucrimîne
Edip Yüksel = Biz ayrıca her peygambere suçlulardan bir düşman var ettik. Yol gösterici ve yardımcı olarak Rabbin yeter.
min el mucrimîne
Elmalılı Hamdi Yazır = Ve işte biz böyle her Peygamber için mücrimlerden bir düşman yapmışızdır, maamafih hâdi de rabbın yeter nasîr de
min el mucrimîne
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Ve işte Biz böyle her peygamber için suçlulardan bir düşman yapmışızdır. Fakat yol gösterici ve yardımcı olarak Rabbin yeter.
min el mucrimîne
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = (Resulüm!) Ve işte biz böyle her peygamber için günahkarlardan bir düşman yapmışızdır. Bununla beraber hidayet verici ve yardımcı olarak Rabbin yeter.
min el mucrimîne
Gültekin Onan = İşte böyle; biz, her peygambere suçlu günahkarlardan bir düşman kıldık. Yol gösterici ve yardımcı olarak rabbin yeter.
min el mucrimîne
Harun Yıldırım = (Resûlüm!) İşte biz böylece her peygamber için suçlulardan düşmanlar peydâ ettik. Hidayet verici ve yardımcı olarak Rabbin yeter.
min el mucrimîne
Hasan Basri Çantay = Biz her peygambere günahkârlardan böyle düşman (lar) peyda etdik. Hidâyet verici olarak da, hakıykî yardımcı olarak da senin Rabbin yeter.
min el mucrimîne
Hayrat Neşriyat = (Ey Resûlüm!) İşte böylece her peygamber için günahkârlardan bir düşman kıldık. Hidâyet edici olarak da, yardımcı olarak da Rabbin yeter!
min el mucrimîne
İbni Kesir = İşte böylece Biz; her peygambere suçlulardan bir düşman kıldık. Hidayete götüren ve yardımcı olarak Rabbın yeter.
min el mucrimîne
Kadri Çelik = İşte böylece biz her peygambere, suçlu günahkârlardan bir düşman kıldık. Hidayet edici ve yardımcı olarak Rabbin yeter.
min el mucrimîne
Muhammed Esed = İşte bu (senin çağında olduğu) gibi, biz her nebiye günaha gömülüp gitmiş kimseler içinden düşmanlar çıkardık; bununla birlikte, sana yol gösterici ve yardımcı olarak Rabbin yeter.
min el mucrimîne
Mustafa İslamoğlu = İşte böylece Biz her peygambere, suçu karakter haline getirenler içerisinden düşmanlar çıkarmışızdır: olsun, nasıl olsa Rabbin yol gösterici ve yardım edici olarak sana yeter.
min el mucrimîne
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve işte Biz böyle herbir peygamber için günahkârlardan bir düşman kılmışızdır. Ve sana bir hidâyet ve nusret edici olarak Rabbin kifâyet eder.
min el mucrimîne
Ömer Öngüt = Biz böylece her peygambere suçlulardan bir düşman verdik. Hidayet verici ve yardımcı olarak Rabbin yeter!
min el mucrimîne
Şaban Piriş = İşte böyle her peygamber için suçlulardan düşman kıldık. Yol gösterici ve yardımcı olarak Rabbin yeter.
min el mucrimîne
Sadık Türkmen = Işte böylece (uyarılara rağmen) her bir peygambere, suçlulardan birçok saldırgan çıktı. Yol gösterici ve yardımcı olarak Rabbin yeter.
min el mucrimîne
Seyyid Kutub = Ey Muhammed, biz böylece her Peygamberin karşısına azılı günahkar bir düşman çıkardık. Rabb'in senin için yeterli bir yol gösterici ve yardım edicidir.
min el mucrimîne
Suat Yıldırım = İşte böylece Biz her Peygamber için suçlulardan bir düşman ortaya çıkardık. Ama tasalanma! Senin Rabbin yol gösterici ve yardımcı olarak yeter mi yeter!
min el mucrimîne
Süleyman Ateş = Biz böylece her elçiye suçlulardan bir düşman var ettik. Yol gösterici ve yardımcı olarak Rabbin yeter.
min el mucrimîne
Tefhim-ul Kuran = İşte böyle; biz, her peygambere suçlu günahkârlardan bir düşman kıldık. Yol gösterici ve yardımcı olarak Rabbin yeter.
min el mucrimîne
Ümit Şimşek = Böylece Biz her peygambere mücrimlerden düşmanlar musallat ettik. Fakat Rabbin yol gösterici ve yardım edici olarak kâfidir.
min el mucrimîne
Yaşar Nuri Öztürk = Biz böylece her peygambere, suçlulardan bir düşman musallat ettik. Kılavuz ve yardımcı olarak Rabbin yeter.
min el mucrimîne
İskender Ali Mihr = Ve işte böylece nebîlerin hepsine mücrimlerden düşman kıldık. Ve senin Rabbin, hidayete erdiren ve yardımcı olarak kâfidir.
min el mucrimîne
İlyas Yorulmaz = İşte biz her peygambere suç işleyen günahkarlardan, düşmanlar var ettik. Rabbin doğru yolu belirlemede ve yardım etmekte (bütün kullarına) yeterlidir.
min el mucrimîne
Diyanet İşleri = Kim, Rabbinin âyetleri kendisine hatırlatıldıktan sonra onlardan yüz çevirenden daha zalimdir? Şüphesiz ki biz suçlulardan intikam alıcıyız.
min el mucrimîne
Abdulbaki Gölpınarlı = Kendisine Rabbinin delillerinden bir kısmı anılıp onlarla öğüt verildikten sonra da onlardan yüz çevirenden daha zâlim kimdir ki? Şüphe yok ki biz, mücrimlerden öç alacağız.
min el mucrimîne
Abdullah Parlıyan = Kendisine Rabbinin ayetleri hatırlatıldığı halde, onlardan yüz çevirenden daha zalim, yani yaratılış gayesi dışında yaşayan kim olabilir? Bu şekilde, günaha batmış olanlardan biz, intikamımızı mutlaka alacağız.
min el mucrimîne
Adem Uğur = Kendisine Rabbinin âyetleri hatırlatıldıktan sonra onlardan yüz çevirenden daha zalim kim olabilir! Muhakkak ki biz, günahkârlara, lâyık oldukları cezayı veririz.
min el mucrimîne
Ahmed Hulusi = Rabbinin kendisindeki işaretleri hatırlatıldıktan sonra, onlardan yüz çevirenden daha zâlim kimdir? Muhakkak ki biz suçlulara yaptıklarının sonucunu yaşatırız!
min el mucrimîne
Ahmet Tekin = Kendilerine, Rabbinin âyetleri tebliğ edildikten, hatırlatıldıktan sonra, âyetlerin öğretilmesine, ilkelerin toplumlarında benimsenmesine, yaşanmasına engel olanlardan, kâinatta açıkça gözüken delillere bakarak ibret almaktan yüz çevirenlerden daha zâlim kimler olabilir? Biz İslâm’a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen güç ve iktidar sahibi âsilere, suçlulara, günahkârlara, lâyık oldukları cezayı vereceğiz.
min el mucrimîne
Ahmet Varol = Kendisine Rabbinin ayetleri hatırlatıldıktan sonra onlardan yüz çevirenden daha zalim kim olabilir? Muhakkak ki biz suçlulardan öç alıcıyız.
min el mucrimîne
Ali Bulaç = Kendisine Rabbinin ayetleri hatırlatıldıktan sonra, yüz çevirenden daha zalim kimdir? Gerçekten biz, suçlu günahkarlardan intikam alıcılarız.
min el mucrimîne
Ali Fikri Yavuz = Rabbinin ayetleri ile nasihat edilib de, sonra onlardan yüz çeviren kimseden daha zalim kim olabilir? Muhakkak ki, müşriklerden biz intikam alırız.
min el mucrimîne
Ali Ünal = Kendisine âyetlerimiz hatırlatılan ve onlarla öğüt verilen, fakat hemen arkasından onlardan yüz çevirenden daha zalim kim olabilir? Hayatları günah hasadından ibaret o inkârcı suçlulara yaptıklarının karşılığını mutlaka ödeteceğiz.