Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
min rahmeti-hi
Diyanet İşleri = (İçlerinden biri şöyle dedi:) “Mademki onlardan ve Allah’tan başkasına tapmakta olduklarından yüz çevirip ayrıldınız, o hâlde mağaraya çekilin ki, Rabbiniz size rahmetini yaysın ve içinde bulunduğunuz durumda yararlanacağınız şeyler hazırlasın.”
min rahmeti-hi
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve mâdemki dediler, onlardan ayrıldınız ve Allah'tan başkasına ibâdet etmeyeceksiniz, sığının mağaraya da Rabbiniz, rahmetiyle bir genişlik versin size ve işinizde de kolaylık sebepleri hazırlasın size.
min rahmeti-hi
Abdullah Parlıyan = İçlerinden biri dedi ki, madem onlardan ayrıldınız ve Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, sığının mağaraya da Rabbiniz, rahmetiyle bir genişlik versin ve işinizde de size kolaylık sebepleri hazırlasın…
min rahmeti-hi
Adem Uğur = (İçlerinden biri şöyle demişti:) "Madem ki siz onlardan ve onların Allah'ın dışında tapmakta oldukları varlıklardan uzaklaştınız, o halde mağaraya sığının ki, Rabbiniz size rahmetini yaysın ve işinizde sizin için fayda ve kolaylık sağlasın."
min rahmeti-hi
Ahmed Hulusi = Mâdemki onlardan ve Allâh'tan ayrı olarak taptıklarından uzaklaştınız, o hâlde o mağaraya sığının ki, Rabbiniz Rahmetinden size yaysın ve yaptığınızda sizin için yararlı bir şey oluştursun.
min rahmeti-hi
Ahmet Tekin = İçlerinden biri arkadaşlarına:'Mademki siz, onlardan ve Allah’ın dışında tapmakta oldukları varlıklardan ve uydukları, boyun eğdikleri düzenden uzaklaştınız. O halde dağdaki mağaraya çekilin. Rabbiniz, rahmetini size biraz genişletsin, size yeniden hayat versin. Planlarınızı kolaylaştırsın, sizi muvaffak etsin.' dedi.
min rahmeti-hi
Ahmet Varol = (Denildi ki): 'Madem ki onlardan ve Allah'tan başka taptıklarından ayrıldınız, mağaraya sığının ki Rabbiniz size rahmetinden genişlik versin ve işinizde kolaylık hazırlasın.'
min rahmeti-hi
Ali Bulaç = (İçlerinden biri demişti ki:) "Madem ki siz onlardan ve Allah'tan başka taptıklarından kopup ayrıldınız, o halde, (dağlara çekilip) mağaraya sığının da Rabbiniz size rahmetinden (bolca bir miktarını) yaysın ve işinizden size bir yarar kolaylaştırsın."
min rahmeti-hi
Ali Fikri Yavuz = (Yiğitlerden biri, diğer arkadaşlarına şöyle demişti): “- Madem ki siz, kavminizden ve onların Allah’dan başka taptıkları putlardan ayrıldınız, o halde mağaraya çekilin ki, Rabbiniz rahmetinden size genişlik versin ve size, işinizde bir kolaylık hazırlasın.”
min rahmeti-hi
Ali Ünal = (Hadiseler tırmandı ve içinde yaşadıkları toplumu terketmek zorunda bırakıldılar. Ne yapmaları gerektiğini aralarında görüşüp şu sonuca vardılar): “Mademki onları ve onların Allah’ı bırakıp da taptıkları her şeyi terkettiniz, şimdi o mağaraya sığının da, Rabbiniz rahmetini üzerinize yaysın, sizi koruyup gözetsin ve işinizi kolaylaştırsın.”
min rahmeti-hi
Bayraktar Bayraklı = İçlerinden biri şöyle demişti: “Madem ki siz onlardan ve onların Allah'ın dışında tapmakta oldukları varlıklardan uzaklaştınız, o halde mağaraya sığının ki, Rabbiniz size rahmetini yaysın ve işinizde sizin için fayda ve kolaylık sağlasın.”
min rahmeti-hi
Bekir Sadak = Onlara: «Siz onlardan ve Allah'tan baska taptiklarindan ayrildiniz, bunun icin Magaraya girin ki, Rabbiniz size rahmetini yaysin ve size isinizde kolaylik gostersin» denildi.
min rahmeti-hi
Celal Yıldırım = Onlardan da, Allah'tan başka taptıklarından da ayrılıp çekildiğiniz zaman mağaraya yerleşin ki Rabbiniz üzerinize kendi rahmetinden yaysın ve işlerinizi de size uygun ve yararlı şekilde hazırlasın.
min rahmeti-hi
Cemal Külünkoğlu = (İçlerinden biri dedi ki:) ”Mademki, halkınızla ve onların Allah'ı bir yana bırakarak taptıkları ile ilişkinizi kestiniz, öyleyse mağaraya sığınınız, Rabbiniz engin rahmetinden size bir pay göndersin ve şu işinizde size kurtuluş yolu göstersin!”
min rahmeti-hi
Diyanet İşleri (eski) = Onlara: 'Siz onlardan ve Allah'tan başka taptıklarından ayrıldınız, bunun için mağaraya girin ki, Rabbiniz size rahmetini yaysın ve size işinizde kolaylık göstersin' denildi.
min rahmeti-hi
Diyanet Vakfi = (İçlerinden biri şöyle demişti:) «Madem ki siz onlardan ve onların Allah'ın dışında tapmakta oldukları varlıklardan uzaklaştınız, o halde mağaraya sığının ki, Rabbiniz size rahmetini yaysın ve işinizde sizin için fayda ve kolaylık sağlasın.»
min rahmeti-hi
Edip Yüksel = 'Madem ki siz onlardan ve ALLAH'ın dışında taptıklarından ayrıldınız, öyleyse mağaraya sığının. Olur ki Rabbiniz size rahmetini yağdırır, işinizde size olumlu sonuç hazırlar.'
min rahmeti-hi
Elmalılı Hamdi Yazır = Madem ki onlardan ve Allahdan maada taptıklarından uzleti ıhtiyar ettiniz, o halde kehfe (mağaraya) çekilin ki sizin için rabbınız rahmetinden kısmet neşretsin ve size işinizden bir kolaylık hazırlasın
min rahmeti-hi
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = (İçlerinden biri demişti ki): «Madem ki, onlardan ve Allah'tan başka taptıklarından uzaklaşmayı tercih ettiniz, o halde mağaraya çekilin ki, sizin için Rabbiniz rahmetini yaysın ve size işinizden bir kolaylık hazırlasın.»
min rahmeti-hi
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = (İçlerinden biri şöyle demişti:) «Mademki siz, onlardan ve Allah'tan başka taptıkları putlardan ayrıldınız, o halde mağaraya sığının ki, Rabbiniz rahmetinden size genişlik versin ve işinizi rast getirip kolaylaştırsın.»
min rahmeti-hi
Gültekin Onan = (İçlerinden biri demişti ki:) "Madem ki siz onlardan ve Tanrı'dan başka taptıklarından kopup ayrıldınız, o halde (dağlara çekilip) mağaraya sığının da rabbiniz size rahmetinden (bolca bir miktarını) yaysın ve buyruğunuzdan / buyrultunuzdan (isteğinizden, istediklerinizden) size bir yarar kolaylaştırsın."
min rahmeti-hi
Harun Yıldırım = (İçlerinden biri şöyle demişti:) "Madem ki siz onlardan ve onların Allah'ın dışında tapmakta oldukları varlıklardan uzaklaştınız, o halde mağaraya sığının ki, Rabbiniz size rahmetini yaysın ve işinizde sizin için fayda ve kolaylık sağlasın."
min rahmeti-hi
Hasan Basri Çantay = (Birbirine şöyle demişlerdi:) «Madem ki siz onlardan ve Allahdan başka tapmakda olduklarından ayrıldınız, o halde mağaraya (çekilib) sığının ki Rabbiniz size rahmetinden genişlik versin, işinizden de size fâide hazırlasın».
min rahmeti-hi
Hayrat Neşriyat = (İçlerinden biri şöyle dedi:) 'Mâdem ki onlardan ve (onların) Allah’dan başka tapmakta olduklarından ayrıldınız, öyle ise mağaraya sığının ki, Rabbiniz size rahmetinden(bir genişlik) yaysın ve size işinizde bir kolaylık sağlasın!'
min rahmeti-hi
İbni Kesir = Onlara: Madem siz, onlardan ve Allah'tan başka tapmakta olduklarınızdan ayrıldınız; o halde mağaraya çekilin ki Rabbınız; size, rahmetinden genişlik versin, işinizde kolaylık göstersin, denildi.
min rahmeti-hi
Kadri Çelik = (İçlerinden biri demişti ki:) “Madem siz onlardan ve Allah'tan başka taptıklarından kopup ayrıldınız, o halde, (dağlara çekilip) mağaraya sığının da Rabbiniz size rahmetinden (bolca bir miktarını) yaysın ve işinizde size bir kolaylık sağlasın.”
min rahmeti-hi
Muhammed Esed = Bunun içindir ki, şimdi siz onlardan da, onların Allah'tan başka tapındıkları bütün o asılsız şeylerden de uzaklaşıp şu mağaraya sığının ki, Rabbiniz rahmetini size ulaştırsın ve sizi durumunuza göre ruhlarınızın ihtiyaç duyabileceği şeylerle donatsın!"
min rahmeti-hi
Mustafa İslamoğlu = İmdi, madem siz onlardan ve Allah dışında taptıkları her şeyden uzaklaştınız; o halde (şu) mağaraya sığının ki, Rabbiniz rahmetinden size bir pay ulaştırsın ve sizi (soylu) eyleminizden dolayı ihtiyaç duyduğunuz (maddi-manevi) donanıma sahip kılsın."
min rahmeti-hi
Ömer Nasuhi Bilmen = Vaktâ ki, onlardan ve Allah'tan başka tapındıkları şeylerden siz içtinab ettiniz, artık mağaraya çekiliniz, sizin için Rabbiniz rahmetinden neşreder ve sizin için işlerinizden bir kolaylık hazırlar.
min rahmeti-hi
Ömer Öngüt = Onlara: “Madem ki siz onlardan ve Allah'tan başka taptıkları şeylerden ayrıldınız, o halde mağaraya sığının ki, Rabbiniz size rahmetinden genişlik versin ve işinizde size bir kolaylık hazırlasın. ” denildi.
min rahmeti-hi
Şaban Piriş = Onlardan ve onların Allah’tan başka kulluk ettikleri şeylerden ayrıldınız. O halde mağaraya çekilin ki Rabbiniz size rahmetini yaysın ve işlerinizde kolaylık sağlasın.
min rahmeti-hi
Sadık Türkmen = Ve (içlerinden biri demişti ki): ”Madem ki siz, onlardan ve Allah’tan başka kulluk ettikleri şeylerden uzaklaştınız, öyleyse mağaraya sığının ki, Rabbiniz size rahmetinden yaysın ve işinizde size bir kolaylık hazırlasın.”
min rahmeti-hi
Seyyid Kutub = İçlerinden biri dedi ki; «Madem ki, soydaşlarınızla ve onların Allah'ı bir yana bırakarak taptıkları ile ilişkinizi kestiniz, öyleyse mağaraya sığınınız, Rabb'iniz engin rahmetinden size bir pay göndersin ve şu işinizde size kurtuluş yolu göstersin.
min rahmeti-hi
Suat Yıldırım = "Mademki onları ve onların Allah’tan başka taptıkları putları terk ettiniz, haydi öyleyse mağaraya çekilin ki Rabbiniz rahmetini üzerinize yaysın, işinizde size kolaylık ve fayda ihsan etsin."
min rahmeti-hi
Süleyman Ateş = (İçlerinden biri şöyle dedi): "Mâdem ki siz onlardan ve Allah'tan başka taptıkları şeylerden ayrıldınız, o halde mağaraya sığının ki, Rabbiniz size rahmetinden bir parça yaysın (rızkınızı açıp bollaştırsın) ve (şu) işinizden size yararlı bir şey hazırlasın."
min rahmeti-hi
Tefhim-ul Kuran = (İçlerinden biri demişti ki:) «Madem ki siz onlardan ve Allah'tan başka taptıklarından kopup ayrıldınız, o halde, (dağlara çekilip) mağaraya sığının da Rabbiniz size rahmetinden (bolca bir miktarını) yaysın ve işinizden size bir yarar kolaylaştırsın.»
min rahmeti-hi
Ümit Şimşek = 'Madem ki onlardan ve onların Allah'tan başka taptıklarından uzaklaşmış bulunuyoruz. Öyleyse mağaraya çekilelim de Rabbimiz bize rahmetini yaysın ve işimizde hayır nasip etsin.
min rahmeti-hi
Yaşar Nuri Öztürk = "Madem ki onlardan ve Allah dışındaki taptıklarınızdan yüz çevirip kenara çekildiniz, hadi mağaraya sığının ki, Rabbiniz size rahmetinden bir nasip yaysın ve işinizde size kolaylık ve başarı sağlasın."
min rahmeti-hi
İskender Ali Mihr = Ve siz, Allah’tan başkasına kul olmayarak onlardan ayrıldığınız zaman artık bir mağaraya sığının! Rabbiniz size rahmetini neşretsin (ulaştırsın). Ve size, refik (destek) olarak işlerinizi kolaylaştırsın.
min rahmeti-hi
İlyas Yorulmaz = “Siz içinde yaşadığınız putperest toplumdan ve onların Allah dan başka kulluk ettikleri her şeyden kendinizi uzaklaştırdınız. O halde mağaraya sığının ki, Rabbiniz kendi rahmetinden size yaysın ve işlerinizde sizi destekleyerek sizlere kolaylıklar sağlasın” dediler.
min rahmeti-nâ
Diyanet İşleri = Onlara rahmetimizden bağışta bulunduk. Onlar için yüce bir doğruluk dili var ettik (güzel bir söz ile anılmalarını temin ettik).
min rahmeti-nâ
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve onlara rahmetimizden ihsânlar ettik, gerçek şöhretlerini yaydık, adlarını yücelttik.
min rahmeti-nâ
Abdullah Parlıyan = Ve onları rahmetimizle ödüllendirdik. Gerçek şöhretlerini yaydık, adlarını yüceltip iyi anılmalarını sağladık.
min rahmeti-nâ
Adem Uğur = Onlara rahmetimizden bağışta bulunduk; kendilerine haklı ve yüksek bir şöhret nasip ettik.
min rahmeti-nâ
Ahmed Hulusi = Onlara rahmetimizden hibe ettik ve onlarda Sıddıkiyet (Hakikati yaşayarak tasdik) ilminin yüce anlatım kuvvesini oluşturduk.
min rahmeti-nâ
Ahmet Tekin = Onlara rahmetimizden bağışta bulunduk. Onlara, sadakatle dinimizi tebliğ eden değerli halefler, dillerde güzel bir övgü, haklı ve büyük bir şöhret nasip ettik.
min rahmeti-nâ
Ahmet Varol = Onlara rahmetimizden lütufta bulunduk ve onlar için yüce bir doğruluk dili verdik. [4]
min rahmeti-nâ
Ali Bulaç = Onlara rahmetimizden armağan(lar) bağışladık ve onlar için yüce bir doğruluk dili verdik.
min rahmeti-nâ
Ali Fikri Yavuz = Hem bunlara rahmetimizden ihsanlar eyledik (çokca mal ve evlâd verdik). Hepsine de dillerde (bütün dinlerde) güzel ve yüksek bir övgü verdik.
min rahmeti-nâ
Ali Ünal = Onlara rahmetimizden daha pek çok ihsanlarda bulunduk ve dillerde onlar için hayırlı, güzel ve yüce bir nam bıraktık.