Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

min yaktînin

  Sâffât / 146 -

 Diyanet İşleri = Üzerine geniş yapraklı bir ağaç bitirdik.

min yaktînin

  Sâffât / 146 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve ona gölge versin diye bir kabak fidanı bitirdik.

min yaktînin

  Sâffât / 146 -

 Abdullah Parlıyan = Ve üzerine hemencecik gölge yapması için, kabak türünden geniş ve sık yapraklı bir bitki bitirdik.

min yaktînin

  Sâffât / 146 -

 Adem Uğur = Ve üstüne (gölge yapması için) kabak türünden geniş yapraklı bir nebat bitirdik.

min yaktînin

  Sâffât / 146 -

 Ahmed Hulusi = Üzerine kabak türünden (gövdesi olmayan bitki cinsi) bir ağaç bitirdik (Onda ilâhî marifet meyveleri açığa çıkardık).

min yaktînin

  Sâffât / 146 -

 Ahmet Tekin = Üzerine, bal kabağı cinsinden geniş yapraklı, gölge yapacak bir bitki yetiştirdik.

min yaktînin

  Sâffât / 146 -

 Ahmet Varol = Üzerine kabak türünden bir ağaç bitirdik.

min yaktînin

  Sâffât / 146 -

 Ali Bulaç = Ve üzerine, sık geniş yaprakla (kabağa benzer) türden bir ağaç bitirdik.

min yaktînin

  Sâffât / 146 -

 Ali Fikri Yavuz = Üzerine (gölge vermek için) kabak cinsinden bir ağaç bitirdik.

min yaktînin

  Sâffât / 146 -

 Ali Ünal = Üzerine gölge yapması için de orada asma kabak cinsinden bir ağaç bitiriverdik.

min yaktînin

  Sâffât / 146 -

 Bayraktar Bayraklı = Üzerini kabakgillerden bir bitki ile örttük.

min yaktînin

  Sâffât / 146 -

 Bekir Sadak = Onun icin, genis yaprakli bir bitki yetistirdik.

min yaktînin

  Sâffât / 146 -

 Celal Yıldırım = Üzerine (gölge yapsın diye) sık ve geniş yapraklı (kabak ya da sarmaşıkgillerden) bir bitki bitirdik.

min yaktînin

  Sâffât / 146 -

 Cemal Külünkoğlu = Ve üzerine (gölge yapması için), kabak türünden geniş yapraklı bir nebat bitirdik.

min yaktînin

  Sâffât / 146 -

 Diyanet İşleri (eski) = Onun için, geniş yapraklı bir bitki yetiştirdik.

min yaktînin

  Sâffât / 146 -

 Diyanet Vakfi = Ve üstüne (gölge yapması için) kabak türünden geniş yapraklı bir nebat bitirdik.

min yaktînin

  Sâffât / 146 -

 Edip Yüksel = Ve onun için orada geniş yapraklı ağaç yetiştirdik.

min yaktînin

  Sâffât / 146 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Ve üzerine kabak cinsinden bir ağaç bitirdik

min yaktînin

  Sâffât / 146 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Üzerine kabak cinsinden bir ağaç bitirdik.

min yaktînin

  Sâffât / 146 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Üzerine kabak cinsinden bir ağaç bitirdik.

min yaktînin

  Sâffât / 146 -

 Gültekin Onan = Ve üzerine, sık geniş yaprakla (kabağa benzer) türden bir ağaç bitirdik.

min yaktînin

  Sâffât / 146 -

 Harun Yıldırım = Ve üstüne kabak türünden geniş yapraklı bir nebat bitirdik.

min yaktînin

  Sâffât / 146 -

 Hasan Basri Çantay = Üzerine sakı olmayan cinsden (gölgelik) bir nebat bitirdik.

min yaktînin

  Sâffât / 146 -

 Hayrat Neşriyat = Ve üzerine (gölge yapması ve ondan beslenmesi için) kabak (cinsin)den bir ağaç bitirdik.

min yaktînin

  Sâffât / 146 -

 İbni Kesir = Ve onun için geniş yapraklı bir bitki yetiştirdik.

min yaktînin

  Sâffât / 146 -

 Kadri Çelik = Üzerine (gölge yapması için) geniş yapraklı (kabak türünden gövdesiz bir) bitki yetiştirdik.

min yaktînin

  Sâffât / 146 -

 Muhammed Esed = ve onun üzerinde (çorak toprakta) yetişen bir bodur fidan yeşerttik.

min yaktînin

  Sâffât / 146 -

 Mustafa İslamoğlu = ve onun başucunda bodur ve bol hevenkli bir bitki yeşerttik.

min yaktînin

  Sâffât / 146 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = (145-146) Artık O'nu kendisi hasta olduğu halde bir açık yere atıverdik. Ve O'nun üzerine kabak nev'inden bir ağaç bitirdik.

min yaktînin

  Sâffât / 146 -

 Ömer Öngüt = Onun için geniş yapraklı bir bitki yetiştirdik.

min yaktînin

  Sâffât / 146 -

 Şaban Piriş = Onun üzerine de geniş yapraklı bir ağaç bitirmiştik.

min yaktînin

  Sâffât / 146 -

 Sadık Türkmen = Üzerine, kabak türünden (geniş yapraklı) bir ağaç bitirdik.

min yaktînin

  Sâffât / 146 -

 Seyyid Kutub = Üzerine gölge yapması için geniş yapraklı bitki yetiştirdik.

min yaktînin

  Sâffât / 146 -

 Suat Yıldırım = Üzerine gölge yapması için, orada asma kabak cinsinden bir ağaç bitirdik.

min yaktînin

  Sâffât / 146 -

 Süleyman Ateş = Ve üzerine (gölge yapması için) Bir asma kabak ağacı bitirdik.

min yaktînin

  Sâffât / 146 -

 Tefhim-ul Kuran = Ve üzerine, sık geniş yapraklı (kabağa benzer) türden bir ağaç bitirdik.

min yaktînin

  Sâffât / 146 -

 Ümit Şimşek = Üzerine de kabak türünden bir ağaç bitirdik.

min yaktînin

  Sâffât / 146 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Üzerine kabak cinsinden bir ağaç bitirdik.

min yaktînin

  Sâffât / 146 -

 İskender Ali Mihr = Ve onun üzerine (gölgelik olarak) kabak cinsinden (geniş yapraklı) bir ağaç bitirdik (yetiştirdik).

min yaktînin

  Sâffât / 146 -

 İlyas Yorulmaz = Bodur ağaçlar yetiştirdiğimiz bir sahile.