Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

nidâen

  Meryem / 3 -

 Diyanet İşleri = Hani o, Rabbine gizli bir sesle yalvarmıştı.

nidâen

  Meryem / 3 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Hani o, gizlice Rabbine niyâz etmişti de.

nidâen

  Meryem / 3 -

 Abdullah Parlıyan = Hani O Zekeriyya, gizli bir seslenişle Rabbine yakararak

nidâen

  Meryem / 3 -

 Adem Uğur = Hani o, gizli bir sesle Rabbine niyaz etmişti:

nidâen

  Meryem / 3 -

 Ahmed Hulusi = Hani O, Rabbine derûnundan yönelmişti.

nidâen

  Meryem / 3 -

 Ahmet Tekin = Hani, Zekeriyyâ, Rabbine, kimseye duyurmadan, yürekten niyaz etmişti.

nidâen

  Meryem / 3 -

 Ahmet Varol = O, Rabbine gizli bir seslenişle yalvarmıştı.

nidâen

  Meryem / 3 -

 Ali Bulaç = Hani o, Rabbine gizlice seslendiği zaman;

nidâen

  Meryem / 3 -

 Ali Fikri Yavuz = O, Rabbine gizlice yalvardığı zaman,

nidâen

  Meryem / 3 -

 Ali Ünal = Bir defasında Zekeriya, Rabbisine gizlice niyaz etmişti.

nidâen

  Meryem / 3 -

 Bayraktar Bayraklı = Hani o, gizli bir sesle Rabbine yalvarmıştı:

nidâen

  Meryem / 3 -

 Bekir Sadak = O Rabbine icinden yalvarmisti.

nidâen

  Meryem / 3 -

 Celal Yıldırım = Hani bir vakit o, Rabbine gizli bir seslenişle seslenmişti de,

nidâen

  Meryem / 3 -

 Cemal Külünkoğlu = (3-4) Hani O, Rabbine gizlice seslenip şöyle niyaz etmişti: “Ey Rabbim! Doğrusu, artık kemiklerim zayıfladı, saçlarım ağardı. Ey Rabbim! (şimdiye kadar) sana yönelttiğim duada cevapsız bırakıldığım hiç olmadı.”

nidâen

  Meryem / 3 -

 Diyanet İşleri (eski) = O Rabbine içinden yalvarmıştı.

nidâen

  Meryem / 3 -

 Diyanet Vakfi = Hani o, gizli bir sesle Rabbine niyaz etmişti:

nidâen

  Meryem / 3 -

 Edip Yüksel = Rabbine gizli bir yalvarışla seslenmişti

nidâen

  Meryem / 3 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = O vakıt ki rabbına nida etmişti, gizli bir nida

nidâen

  Meryem / 3 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Bir zaman, Rabbine gizli bir sesle yalvarmıştı.

nidâen

  Meryem / 3 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Bir zamanlar o, Rabbine gizlice (içinden) yalvarmıştı.

nidâen

  Meryem / 3 -

 Gültekin Onan = Hani o, rabbine gizlice seslendiği zaman;

nidâen

  Meryem / 3 -

 Harun Yıldırım = Hani o, Rabbine gizlice seslendiğinde:

nidâen

  Meryem / 3 -

 Hasan Basri Çantay = O, Rabbine gizlice niyaz etdiği zaman,

nidâen

  Meryem / 3 -

 Hayrat Neşriyat = Hani (o,) gizli bir seslenişle Rabbine nidâ etmişti (yalvarmıştı).

nidâen

  Meryem / 3 -

 İbni Kesir = Hani o; Rabbına içinden yalvarmıştı.

nidâen

  Meryem / 3 -

 Kadri Çelik = Hani o, Rabbine gizlice seslendiği zaman.

nidâen

  Meryem / 3 -

 Muhammed Esed = Hani o, ta içinden Rabbine seslenerek

nidâen

  Meryem / 3 -

 Mustafa İslamoğlu = Hani o Rabbine (içinin) ta derinliklerinden seslenerek

nidâen

  Meryem / 3 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = O vakit ki, Rabbine gizlice bir dua ile duada (niyazda) bulunmuştu.

nidâen

  Meryem / 3 -

 Ömer Öngüt = Zekeriyâ gizli bir seslenişle Rabbine yalvarmıştı.

nidâen

  Meryem / 3 -

 Şaban Piriş = Hani o, Rabbine gizlice yalvarmıştı.

nidâen

  Meryem / 3 -

 Sadık Türkmen = Bir zaman gizli bir seslenişle Rabbine yalvardı:

nidâen

  Meryem / 3 -

 Seyyid Kutub = Hani O, Rabbine içinden yalvarmış.

nidâen

  Meryem / 3 -

 Suat Yıldırım = O Rabbine gizlice seslenip şöyle niyaz etmişti:

nidâen

  Meryem / 3 -

 Süleyman Ateş = O, Rabbine gizli bir seslenişle yalvarmıştı:

nidâen

  Meryem / 3 -

 Tefhim-ul Kuran = Hani o, Rabbine gizlice seslendiği zaman.

nidâen

  Meryem / 3 -

 Ümit Şimşek = Hani o Rabbine içinden yalvararak seslenmişti.

nidâen

  Meryem / 3 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Hani o, Rabbine gizli bir sesle seslenmişti de,

nidâen

  Meryem / 3 -

 İskender Ali Mihr = O, gizlice seslenerek, Rabbine nida etmişti.

nidâen

  Meryem / 3 -

 İlyas Yorulmaz = Rabbine saygılı bir davranışla, gizlice seslenmişti.

duâen ve nidâen

  Bakara / 171 -

 Diyanet İşleri = İnkâr edenleri imana çağıran (peygamber) ile inkâr edenlerin durumu, bağırıp çağırmadan başka bir şey duymayan hayvanlara seslenen (çoban) ile hayvanların durumu gibidir. Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Bundan dolayı anlamazlar.

duâen ve nidâen

  Bakara / 171 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Kâfirler, hiçbir şey duyup dinlemeden, anlamadan bağırıp çağıran kimseye benzerler. Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler, akıl da edemez onlar.

duâen ve nidâen

  Bakara / 171 -

 Abdullah Parlıyan = Böylece O Allah'tan gelen gerçekleri örtbas eden kâfirlerin durumu çobanın haykırışını işiten fakat onu sadece bir ses ve çağrı şeklinde algılayan sürünün durumuna benzer. Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Çünkü akıllarını kullanmazlar.

duâen ve nidâen

  Bakara / 171 -

 Adem Uğur = (Hidayet çağrısına kulak vermeyen) kâfirlerin durumu, sadece çobanın bağırıp çağırmasını işiten hayvanların durumuna benzer. Çünkü onlar sağırlar, dilsizler ve körlerdir. Bu sebeple düşünmezler.

duâen ve nidâen

  Bakara / 171 -

 Ahmed Hulusi = Kâfirlerin hâli, kendilerine yönelen, çağıranların sesini duyup da ne dediğini anlamayanların hâline benzer. Çünkü onlar (anlayışları itibarıyla) sağırdırlar, dilsizdirler (Hakk'ı dillendiremezler), kördürler (apaçık hakikati değerlendiremezler). Akıllarını kullanmazlar!

duâen ve nidâen

  Bakara / 171 -

 Ahmet Tekin = Davet karşısında, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlerin, kâfirlerin hâli, çobanın haykırışını işiten, yalnız sesi ve bağırmayı algılayan sürünün durumuna benzer. Onların duyan kulakları hakkı duymaz. Konuşan dilleri hakkı konuşmaz. Gören gözleri hakikati görmez. Bundan dolayı düşünemezler de.

duâen ve nidâen

  Bakara / 171 -

 Ahmet Varol = İnkar edenlerin örneği, bağırıp haykırmadan başka bir şeyi duymayan varlığa seslenen birinin örneği gibidir. [34] Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler dolayısıyla bir şeyden anlamazlar.

duâen ve nidâen

  Bakara / 171 -

 Ali Bulaç = İnkar edenlerin örneği bağırıp çağırmadan başka bir şey işitmeyip (duyduğu veya bağırdığı şeyin anlamını bilmeyen ve sürekli) haykıran (bir hayvan)ın örneği gibidir. Onlar, sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler; bundan dolayı akıl erdiremezler.

duâen ve nidâen

  Bakara / 171 -

 Ali Fikri Yavuz = (Kur’an’a inanmıyan) kâfirler, çobanın hayvanlarına benzerler. Çobanın sözünü anlamazlar; ancak bağırıp çağırışını işitirler. Onlar sağırlar, dilsizler ve körlerdir. Kur’an’ı işitip anlamazlar.

duâen ve nidâen

  Bakara / 171 -

 Ali Ünal = (Allah’ın daveti karşısındaki tavırları itibariyle) küfredenlerin misali, kendilerini çağıran (çoban)la, kendilerine söyleneni bağırıp çağırma gibi duyup, ondan hiçbir şey anlamayan sürünün misali gibidir: Sağırdırlar, (hiçbir şey duymadıkları için) dilsizdirler– konuşamazlar, kördürler. Bu bakımdan, hiçbir şeye akılları ermez.