Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
nuslî-hi
Diyanet İşleri = Kim haddi aşarak ve zulmederek bunu yaparsa, onu cehennem ateşine atacağız. Bu, Allah’a pek kolaydır.
nuslî-hi
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve kim haddini aşarak zulmedip bu işi işlerse onu ateşe sokarız ve bu, Allah'a pek kolaydır.
nuslî-hi
Abdullah Parlıyan = Haksız yere mal yemeyi ve şahsiyetleri öldürmeyi düşmanca bir niyetle ve varoluş gayesine aykırı biçimde yapana gelince, biz onu zamanı gelince ateşe sokacağız. Bu da Allah'a göre pek kolaydır.
nuslî-hi
Adem Uğur = Kim düşmanlık ve haksızlık ile bunu (haram yemeyi veya öldürmeyi) yaparsa (bilsin ki) onu ateşe koyacağız; bu ise Allah'a çok kolaydır.
nuslî-hi
Ahmed Hulusi = Kim haddini aşarak ve zulmederek bunu yaparsa, onu ateşe yaslayacağız. Bu Allâh için çok kolaydır.
nuslî-hi
Ahmet Tekin = Kim, tecavüz, haksızlık, düşmanlık ve zulümle, insanların mallarını alarak bu yasakları çiğnerse, yakında onu cehennem ateşine yaslayacağız. Bunu yapmak, Allah’a çok kolaydır.
nuslî-hi
Ahmet Varol = Kim bunu aşırıya giderek ve zulümle yaparsa onu ateşe atacağız. Bu, Allah'a kolaydır.
nuslî-hi
Ali Bulaç = Kim haddi aşarak ve zulmederek böyle yaparsa, biz onu ateşe göndeririz. Bu Allah için pek kolaydır.
nuslî-hi
Ali Fikri Yavuz = Kim, zulüm ve tecavüz yolu ile bu yasakları işlerse, yakında biz onu cehennem ateşine atacağız. Onu ateşe atmak da Allah’a pek kolaydır.
nuslî-hi
Ali Ünal = Buna rağmen her kim, (bilmeyerek, hataen veya unutarak değil de,) herhangi bir tür düşmanlık, (Allah’ın koyduğu) sınırları bile bile aşma ve hem başkalarına, hem de kendisine haksızlıkta bulunma manâsında ve ölçüsünde bu yasakları işlerse, o zaman Biz onu yanıp kavrulmak üzere (burada niteliğini bilmeniz mümkün olmayan) bir Ateş’e koyarız. Allah için çok kolaydır bu.
nuslî-hi
Bayraktar Bayraklı = Bunu düşmanca bir niyetle ve zulüm için yapana gelince; onu ateşe koyacağız; bu ise Allah için kolaydır.
nuslî-hi
Bekir Sadak = Bunu kim asiri giderek haksizlikla yaparsa, onu atese sokacagiz. Bu, Allah'a kolaydir.
nuslî-hi
Celal Yıldırım = Kim de bunu (ilâhî sınırı) aşarak, haksızlıkta bulunarak işlerse, onu ateşe ulaştırıp (Cehennem'e) sokacağız. Bu da Allah'a göre çok kolaydır.
nuslî-hi
Cemal Külünkoğlu = Kim de, haddi aşarak ve haksızlık ederek bu (yasak)ları yaparsa biz onu ateşe atarız. Bu da Allah için çok kolaydır.
nuslî-hi
Diyanet İşleri (eski) = Bunu kim aşırı giderek haksızlıkla yaparsa, onu ateşe sokacağız. Bu, Allah'a kolaydır.
nuslî-hi
Diyanet Vakfi = Kim düşmanlık ve haksızlık ile bunu (haram yemeyi veya öldürmeyi) yaparsa (bilsin ki) onu ateşe koyacağız; bu ise Allah'a çok kolaydır.
nuslî-hi
Edip Yüksel = Kim düşmanlık ve zulüm ile bunu yaparsa onu ateşe göndeririz. Bu, ALLAH'a kolaydır
nuslî-hi
Elmalılı Hamdi Yazır = Her kim de tecavüz ederek, zulm ederek onu yaparsa yarın onu bir ateşe yaslayacağız. Allaha göre bu kolay bulunuyor.
nuslî-hi
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Kim de sınırı aşarak, zulmederek bunu yaparsa, yarın onu ateşe yaslayacağız. Allah'a göre bunu yapmak kolaydır.
nuslî-hi
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Kim, zulüm ve tecavüz yolu ile bu yasakları işlerse, yakında onu cehennem ateşine atacağız. Onu ateşe atmak da Allah'a pek kolaydır.
nuslî-hi
Gültekin Onan = Kim haddi aşarak ve zulmederek böyle yaparsa, biz onu ateşe göndeririz. Bu Tanrı için pek kolaydır.
nuslî-hi
Harun Yıldırım = Her kim haddi aşıp zulmederek bunu yaparsa yakında onu ateşe atarız. Doğrusu bu Allah’a göre çok kolay olur!
nuslî-hi
Hasan Basri Çantay = Kim (halalın sınırlarını) aşarak ve haksızlık ederek bunu yaparsa biz onu ateşe sokacağız. Bu da Allaha göre pek kolaydır.
nuslî-hi
Hayrat Neşriyat = Artık kim düşmanlık ve haksızlıkla bu (yasaklandığı) şeyleri yaparsa, bunun üzerine ileride onu bir ateşe atacağız! Bu ise, Allah’a göre çok kolaydır.
nuslî-hi
İbni Kesir = Kim, zulüm ve düşmanlıkla bunu yaparsa; yakında onu cehenneme sokacağız. Bu Allah'a kolaydır.
nuslî-hi
Kadri Çelik = Kim düşmanlık ve haksızlıkla bunu yaparsa (ve insanların can ve malına el uzatırsa), yakında onu ateşe sokacağız. Bu, Allah'a kolaydır.
nuslî-hi
Muhammed Esed = Bunu düşmanca bir niyetle ve zulüm için yapana gelince, biz onu zamanı geldiğinde ateşin (azabın)a mahkum edeceğiz; zira bu Allah için kolay bir şeydir.
nuslî-hi
Mustafa İslamoğlu = Kim bunu düşmanca ve zulmetme kastıyla yaparsa, onu zamanı geldiğinde ateşe mahkum edeceğiz; zira bu Allah için çok kolaydır.
nuslî-hi
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve her kim bunu bir tecavüz ve bir zulüm olarak yaparsa onu yakında bir ateşe yaslandırırız ve bu Allah Teâlâ için kolay bulunmaktadır.
nuslî-hi
Ömer Öngüt = Kim haksızlık ve zulüm ile bu yasakları işlerse, biz onu cehenneme atacağız. Bu ise Allah'a çok kolaydır.
nuslî-hi
Şaban Piriş = Kim, zulme saparak bunu yaparsa biz onu ateşe atarız. Bu da Allah için çok kolaydır.
nuslî-hi
Sadık Türkmen = Kim haddi aşarak ve zulmederek bunu yaparsa, onu cehennem ateşine atacağız. Bu Allah’a pek kolaydır.
nuslî-hi
Seyyid Kutub = Kim zulüm ve saldırganlık yolu ile böyle yaparsa ilerde onu Cehennem ateşine atacağız. Bunu yapmak Allah için gayet kolaydır.
nuslî-hi
Suat Yıldırım = Kim sınırları aşarak ve haksızlık ederek bunu yaparsa biz onu ateşe sokacağız. Bu da Allah’a çok kolaydır.
nuslî-hi
Süleyman Ateş = Kim düşmanlık ve zulüm ile bunu yaparsa (bilsin ki) onu cehenneme sokacağız. Bu, Allah'a kolaydır.
nuslî-hi
Tefhim-ul Kuran = Kim haddi aşarak ve zulmederek böyle yaparsa, biz onu ateşe göndeririz. Bu Allah için pek kolaydır.
nuslî-hi
Ümit Şimşek = Kim haddini aşar da zulmen böyle bir şey yaparsa, Biz onu ateşe atarız. Bu ise Allah için pek kolaydır.
nuslî-hi
Yaşar Nuri Öztürk = Kim düşmanlık ve zulümle intihar günahını işlerse onu ateşe sokacağız. Bu, Allah için çok da kolaydır.
nuslî-hi
İskender Ali Mihr = Ve kim bunu düşmanlık ve zulümle yaparsa, o taktirde biz onu yakında ateşe yaslayacağız. Ve işte bu, Allah için kolaydır.
nuslî-hi
İlyas Yorulmaz = Artık kim düşmanlık ve zulümle bunları yaparsa, onu ateşe atacağız. Bunu yapmak Allah için çok kolaydır.
nuslî-him
Diyanet İşleri = Şüphesiz âyetlerimizi inkâr edenleri biz ateşe atacağız. Derileri yanıp döküldükçe, azabı tatmaları için onların derilerini yenileyeceğiz. Şüphesiz Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
nuslî-him
Abdulbaki Gölpınarlı = Şüphe yok ki âyetlerimizi inkâr edenleri, yakında ateşe atarız. Derileri yanıp eridikçe de azâbı tatsınlar diye yerlerine yeniden yeniye deri bitiririz. Şüphe yok ki Allah üstündür, hüküm ve hikmet sahibidir.
nuslî-him
Abdullah Parlıyan = Mesajlarımızın doğruluğunu inkâr edenleri, zamanı geldiğinde ateşe mahkum edeceğiz ve derileri her yanıp döküldüğünde, onları yeni derilerle değiştireceğiz ki, azabı tam olarak tadabilsinler. Şüphe yok ki, Allah çok güçlüdür ve yaptığı herşeyi yerli yerince yapandır.
nuslî-him
Adem Uğur = Şüphesiz âyetlerimizi inkâr edenleri gün gelecek bir ateşe sokacağız; onların derileri pişip acı duymaz hale geldikçe, derilerini başka derilerle değiştiririz ki acıyı duysunlar! Allah daima üstün ve hakîmdir.
nuslî-him
Ahmed Hulusi = Muhakkak ki (Esmâ'nın açığa çıkışı olan hakikatlerindeki) işaretlerimizi inkâr edenleri, ateşte yakacağız. Azabı daha fazla hissetmeleri için derileri (dışsal bağlılıkları dolayısıyla) yandıkça yerine yeni deriler (dışsallıklar) oluşturacağız. Muhakkak ki Allâh Aziyz'dir, Hakiym'dir.
nuslî-him
Ahmet Tekin = Âyetlerimizi, Kur’ân’ımızı inkârda ısrar edenleri, kâfirleri, ateşe yaslayacağız. Onların derileri kızardıkça, piştikçe, azabı yeniden tatsınlar diye, derilerini değiştireceğiz. Allah kudretli hikmet sahibi ve hükümrandır.
nuslî-him
Ahmet Varol = Ayetlerimizi inkar edenleri yakında bir ateşe atacağız. Derileri piştikçe azabı tatsınlar diye, bu derilerini başka derilerle değiştireceğiz. Allah yücedir, hakimdir.
nuslî-him
Ali Bulaç = Ayetlerimize karşı inkâra sapanları şüphesiz ateşe sokacağız. Derileri yanıp döküldükçe, azabı tadmaları için onları başka derilerle değiştireceğiz. Gerçekten, Allah, güçlü ve üstün olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.
nuslî-him
Ali Fikri Yavuz = Şüphesiz ki, âyetlerimizi inkâr eden kâfirleri yarın ataşe atacağız. Derileri piştikçe, azâbı duysunlar diye kendilerine, değiştirerek başka deriler vereceğiz. Çünkü, Allah gerçekten Azîz’dir, Hakîm’dir= hükmünde hikmet sahibidir.
nuslî-him
Ali Ünal = Böyle bile bile âyetlerimizi reddedip kabul etmeyenleri bir gün gelecek, (dünyada eşi olmayan ve niteliğini şimdiden bilemeyeceğiniz korkunç) bir Ateş’e sokacağız. (O Ateş’te) derileri kızarıp kavruldukça yerlerine başka deri getiririz ki, azabı hiç aralıksız tatmaya devam etsinler. Şüphesiz Allah, izzet ve ululuk sahibi, her işte üstün ve mutlak galiptir; her hüküm ve icraatında pek çok hikmetler bulunandır.