Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
sakîmun
Sâffât / 89 -
Diyanet İşleri = (88-89) İbrahim, yıldızlara baktı ve “Ben hastayım” dedi.
sakîmun
Sâffât / 89 -
Abdulbaki Gölpınarlı = Ben, demişti, gerçekten de hastayım.
sakîmun
Sâffât / 89 -
Abdullah Parlıyan = Ve onlara, yıldızların kendisinin hasta olduğunu bildirdiklerini söylemek istercesine, “Ben hastayım!” dedi.
sakîmun
Sâffât / 89 -
Ahmed Hulusi = Dedi ki: "Hasta oluyorum (bu yaptığınıza)!"
sakîmun
Sâffât / 89 -
Ali Bulaç = "Ben, doğrusu hastayım" dedi.
sakîmun
Sâffât / 89 -
Ali Fikri Yavuz = (Sirayet korkusu ile etrafındakiler kaçsın diye) “- Ben hastayım” dedi.
sakîmun
Sâffât / 89 -
Ali Ünal = Ve, “Ben gerçekten rahatsızım!” dedi.
sakîmun
Sâffât / 89 -
Bayraktar Bayraklı = “Ben hastayım” dedi.
sakîmun
Sâffât / 89 -
Bekir Sadak = (88-89) Ibrahim yildizlara bir goz atti ve «Ben rahatsizim» dedi.
sakîmun
Sâffât / 89 -
Celal Yıldırım = (88-89) Sonra yıldızlara manalı bakış baktı ve (putlardan nefret ettiğini imâ ederek) «doğrusu ben hastayım» dedi.
sakîmun
Sâffât / 89 -
Cemal Külünkoğlu = (88-89) Derken (İbrahim) yıldızlara bir baktı ve: “Ben, herhalde hastayım” dedi.
sakîmun
Sâffât / 89 -
Diyanet İşleri (eski) = (88-89) İbrahim yıldızlara bir göz attı ve 'Ben rahatsızım' dedi.
sakîmun
Sâffât / 89 -
Edip Yüksel = 'Bıktım, yoruldum artık,' dedi.
sakîmun
Sâffât / 89 -
Elmalılı Hamdi Yazır = Ben dedi: hastayım
sakîmun
Sâffât / 89 -
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Ben hastayım dedi.
sakîmun
Sâffât / 89 -
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = (88-89) Derken yıldızlara bir baktı da: «Ben gerçekten hastayım» dedi.
sakîmun
Sâffât / 89 -
Gültekin Onan = "Ben, doğrusu hastayım" dedi.
sakîmun
Sâffât / 89 -
Harun Yıldırım = “Ben, doğrusu hastayım.” dedi.
sakîmun
Sâffât / 89 -
Hasan Basri Çantay = «Ben hakıykat hastayım» dedi.
sakîmun
Sâffât / 89 -
Hayrat Neşriyat = (88-89) Derken yıldızlara bir bakış baktı da: 'Ben gerçekten hastayım' dedi.
sakîmun
Sâffât / 89 -
İbni Kesir = Doğrusu ben, rahatsızım, dedi.
sakîmun
Sâffât / 89 -
Kadri Çelik = “Ben, doğrusu hastayım” dedi.
sakîmun
Sâffât / 89 -
Muhammed Esed = ve "Ben kesinlikle (gönlümden) rahatsızım!" dedi,
sakîmun
Sâffât / 89 -
Mustafa İslamoğlu = ve "Ben rahatsızım!" dedi.
sakîmun
Sâffât / 89 -
Ömer Nasuhi Bilmen = (88-89) Derken yıldızlara bir bakışla baktı. Sonra dedi ki: «Şüphe yok, ben hastayım.»
sakîmun
Sâffât / 89 -
Şaban Piriş = Ve “ben rahatsızım.” dedi.
sakîmun
Sâffât / 89 -
Sadık Türkmen = “gerçekten ben, kendimde hastalık hali hissediyorum” dedi.
sakîmun
Sâffât / 89 -
Suat Yıldırım = (88-89) Bir bayram günü, İbrâhim halkın içinde iken yıldızlara bir göz atıp: "Ben, galiba hastayım!" dedi.
sakîmun
Sâffât / 89 -
Süleyman Ateş = "Ben hastayım", dedi.
sakîmun
Sâffât / 89 -
Tefhim-ul Kuran = «Ben, doğrusu hastayım» dedi.
sakîmun
Sâffât / 89 -
Yaşar Nuri Öztürk = Şöyle dedi: "Ben hastayım!"
sakîmun
Sâffât / 89 -
İskender Ali Mihr = Bunun üzerine "Ben gerçekten hastayım." dedi.
sakîmun
Sâffât / 89 -
İlyas Yorulmaz = “Ben, bu putlara tapmanızdan rahatsızım” dedi.
sakîmun
Sâffât / 145 -
Diyanet İşleri = Derken biz onu hasta bir hâlde sahile attık.
sakîmun
Sâffât / 145 -
Abdulbaki Gölpınarlı = Derken onu ıssız bir yere çıkardık ve o, hastaydı da.
sakîmun
Sâffât / 145 -
Abdullah Parlıyan = Ama balığın karnında bizi andı, tesbih etti biz de O'nu hasta bir halde, gölgesiz boş bir yere bıraktık.
sakîmun
Sâffât / 145 -
Adem Uğur = Halsiz bir vaziyette kendisini dışarı çıkardık.
sakîmun
Sâffât / 145 -
Ahmed Hulusi = Biz Onu hasta (yıpranmış - sağlıksız) olarak çıplak arazide (kuvvelerin bilinmediği bir ortamda) bıraktık.
sakîmun
Sâffât / 145 -
Ahmet Tekin = Biz onu hasta, halsiz bir halde, bir açık alana çıkardık.
sakîmun
Sâffât / 145 -
Ahmet Varol = Biz de onu, hasta bir halde çıplak boş bir alana attık.
sakîmun
Sâffât / 145 -
Ali Bulaç = Sonunda o hasta bir durumdayken çıplak bir yere (sahile) attık.
sakîmun
Sâffât / 145 -
Ali Fikri Yavuz = Hemen onu sahile attık, hasta idi.
sakîmun
Sâffât / 145 -
Ali Ünal = Ama Biz O’nu ağaçsız, çıplak bir sahile attık; o anda bitkin bir haldeydi.