Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

haseneten

  Nisâ / 40 -

 Diyanet İşleri = Şüphesiz Allah (hiç kimseye) zerre kadar zulüm etmez. (Yapılan) çok küçük bir iyilik de olsa onun sevabını kat kat arttırır ve kendi katından büyük bir mükâfat verir.

haseneten

  Nisâ / 40 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Şüphe yok ki Allah zerre kadar zulmetmez. Zerre miktarı iyilik bile olsa onu kat kat arttırır ve yapana, kendi katından büyük bir mükâfat verir.

haseneten

  Nisâ / 40 -

 Abdullah Parlıyan = Şüphesiz Allah kimseye zerre kadar haksızlık yapmaz. Eğer hayırlı bir iş olursa, onu kat kat artırır ve kendinden de büyük bir mükafat verir.

haseneten

  Nisâ / 40 -

 Adem Uğur = Şüphe yok ki Allah zerre kadar haksızlık etmez. (Kulun yaptığı iş, eğer bir kötülük ise, onun cezasını adaletle verir.) İyilik olursa onu katlar (kat kat arttırır), kendinden de büyük mükâfat verir.

haseneten

  Nisâ / 40 -

 Ahmed Hulusi = Şüphesiz Allâh kimseye zerre ağırlığınca bile zulmetmez! Bir iyilik yapılmışsa onu kat kat arttırır ve ledünnünden aziym bir mükâfat verir.

haseneten

  Nisâ / 40 -

 Ahmet Tekin = Allah hiç kimseye zerre kadar zulmetmeyecektir. Eğer zerre kadar da iyilik yapılsa, onun sevabını kat kat artırır, kendi katından da büyük mükâfatlar verir.

haseneten

  Nisâ / 40 -

 Ahmet Varol = Allah zerre ağırlığınca bile haksızlık etmez. Eğer yapılan iyilik olursa onu kat kat yapar ve katından büyük ecir verir.

haseneten

  Nisâ / 40 -

 Ali Bulaç = Gerçek şu ki, Allah zerre ağırlığı kadar haksızlık yapmaz. (Bu ağırlıkta) Bir iyilik olursa, onu kat kat kılar ve kendi yanından pek büyük bir ecir verir.

haseneten

  Nisâ / 40 -

 Ali Fikri Yavuz = Şüphesiz ki Allah, zerre kadar zulüm etmez. Eğer zerre kadar bir iyilik olursa, onun sevabını kat kat artırır. Ayrıca kendi katından büyük bir mükâfat verir.

haseneten

  Nisâ / 40 -

 Ali Ünal = Şu bir gerçek ki, Allah zerre kadar bile olsa kimseye zulmetmez. (Zulmetmek şöyle dursun,) yapılmış tek bir iyiliği (hem neticesi, hem de onun için vereceği mükâfat açısından) kat kat artırır; ayrıca (onun hak ettiği bir karşılık olarak değil, bütünüyle) Kendi katından çok büyük bir mükâfat da bahşeder.

haseneten

  Nisâ / 40 -

 Bayraktar Bayraklı = Şüphesiz Allah, kimseye zerre kadar haksızlık yapmaz. Eğer hayırlı bir iş varsa onu kat kat arttırır ve rahmetinden büyük bir ödül bahşeder.

haseneten

  Nisâ / 40 -

 Bekir Sadak = Allah suphesiz zerre kadar haksizlik yapmaz, zerre kadar iyilik olsa onu kat kat artirir ve yapana buyuk ecir verir.

haseneten

  Nisâ / 40 -

 Celal Yıldırım = Şüphesiz ki Allah zerre ağırlığınca haksızlık yapmaz. Zerre ağırlığınca bir iyilik olsa, onu kat kat arttırır ve kendi katından bir de büyük bir ecir (mükâfat) verir.

haseneten

  Nisâ / 40 -

 Cemal Külünkoğlu = Şüphesiz ki Allah (hiç kimseye) zerre kadar haksızlık yapmaz. (Yapılan) çok küçük bir iyilik de olsa onun sevabını kat kat artırır ve kendi katından büyük bir mükâfat verir.

haseneten

  Nisâ / 40 -

 Diyanet İşleri (eski) = Allah şüphesiz zerre kadar haksızlık yapmaz, zerre kadar iyilik olsa onu kat kat arttırır ve yapana büyük ecir verir.

haseneten

  Nisâ / 40 -

 Diyanet Vakfi = Şüphe yok ki Allah zerre kadar haksızlık etmez. (Kulun yaptığı iş, eğer bir kötülük ise, onun cezasını adaletle verir.) İyilik olursa onu katlar (kat kat arttırır), kendinden de büyük mükâfat verir.

haseneten

  Nisâ / 40 -

 Edip Yüksel = ALLAH bir atom ağırlığınca bile haksızlık yapmaz. Aksine iyiliğin karşılığını kat kat verir ve kendi katından büyük bir ödül de verir.

haseneten

  Nisâ / 40 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Her halde Allah zerre miskali zulmetmez ve eğer bir hasene olursa onu kat kat artırır bir de tarafından azîm bir ecir verir

haseneten

  Nisâ / 40 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Allah zerre kadar zulmetmez ve eğer bir iyilik olursa onu kat kat artırır, ayrıca kendi tarafından da büyük bir mükafat verir.

haseneten

  Nisâ / 40 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Şüphesiz ki Allah, hiç kimseye zerre kadar zulüm etmez. Eğer yapılan iyilik zerre kadar da olsa, onun sevabını kat kat artırır. Ve kendi katından büyük bir mükafat verir.

haseneten

  Nisâ / 40 -

 Gültekin Onan = Gerçek şu ki, Tanrı zerre ağırlığı kadar haksızlık yapmaz. (Bu ağırlıkta) Bir iyilik olursa, onu kat kat kılar ve kendi yanından pek büyük bir ecir verir.

haseneten

  Nisâ / 40 -

 Harun Yıldırım = Muhakkak ki Allah zerre kadar zulmetmez. Bir iyilik olursa onu katlar ve katından çok büyük bir ecir verir.

haseneten

  Nisâ / 40 -

 Hasan Basri Çantay = Şübhesiz ki Allah zerre kadar haksızlık etmez. (Zerre mıkdârı) bir iyilik olursa onu (n sevabını) kat kat artırır. Kendi canibinden (başkaca da) pek büyük bir mükâfat verir.

haseneten

  Nisâ / 40 -

 Hayrat Neşriyat = Şübhesiz ki Allah, zerre kadar haksızlık etmez. (Çok küçük) bir iyilik bile olsa, onu kat kat artırır ve tarafından (pek) büyük bir mükâfât verir.

haseneten

  Nisâ / 40 -

 İbni Kesir = Allah; şüphesiz zerre kadar haksızlık yapmaz. Ama zerre kadar iyilik yapılsa onu kat kat artırır. Ve kendi katından büyük bir mükafaat verir.

haseneten

  Nisâ / 40 -

 Kadri Çelik = Allah şüphesiz zerre kadar haksızlık yapmaz, zerre kadar iyilik olsa onu kat kat artırır ve katından büyük ecir verir.

haseneten

  Nisâ / 40 -

 Muhammed Esed = Şüphe yok ki Allah zerre kadar haksızlık etmez. (Kulun yaptığı iş, eğer bir kötülük ise, onun cezasını adaletle verir.) İyilik olursa onu katlar (kat kat arttırır), kendinden de büyük mükâfat verir.

haseneten

  Nisâ / 40 -

 Mustafa İslamoğlu = Kuşkusuz Allah kimseye zerre miktarı haksızlık yapmaz; eğer hayırlı bir iş varsa onu kat kat artırır; katından da büyük bir ödül bahşeder.

haseneten

  Nisâ / 40 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Şüphe yok ki, Allah Teâlâ zerre miskali zulum etmez. Ve eğer bir hasene olursa onu kat kat arttırır ve kendi tarafından büyük bir mükâfaat da verir.

haseneten

  Nisâ / 40 -

 Ömer Öngüt = Şüphe yok ki Allah zerre kadar haksızlık yapmaz. Zerre kadar iyilik olsa, onu kat kat arttırır ve kendi katından da büyük mükâfat verir.

haseneten

  Nisâ / 40 -

 Şaban Piriş = Allah, zerre kadar haksızlık yapmaz. Bir iyilik olursa onu kat kat artırır. Ve kendi yanından büyük bir mükafat verir.

haseneten

  Nisâ / 40 -

 Sadık Türkmen = Şüphesiz Allah (hiç kimseye) zerre kadar zulmetmez. (Yapılan) çok küçük bir iyilik de olsa, onun sevabını kat kat arttırır ve kendi katından büyük bir ödül verir.

haseneten

  Nisâ / 40 -

 Seyyid Kutub = Şu bir gerçek ki, Allah zerre kadar bile olsa kimseye zulmetmez. (Zulmetmek şöyle dursun,) yapılmış tek bir iyiliği (hem neticesi, hem de onun için vereceği mükâfat açısından) kat kat artırır; ayrıca (onun hak ettiği bir karşılık olarak değil, bütünüyle) Kendi katından çok büyük bir mükâfat da bahşeder.

haseneten

  Nisâ / 40 -

 Suat Yıldırım = Şu kesindir ki Allah kullarına zerre kadar bile zulmetmez. Ama kulun zerre kadar bir iyiliği bile olsa, onu kat kat artırır ve ayrıca Kendi tarafından büyük bir mükâfat verir.

haseneten

  Nisâ / 40 -

 Süleyman Ateş = Allâh zerre kadar haksızlık etmez, zerre miktarı bir iyilik olsa onu kat kat yapar ve kendi katından da büyük bir mükâfât verir.

haseneten

  Nisâ / 40 -

 Tefhim-ul Kuran = Gerçek şu ki, Allah zerre ağırlığı kadar haksızlık yapmaz. (Bu ağırlıkta) Bir iyilik olursa, onu kat kat kılar ve kendi yanından pek büyük bir ecir verir.

haseneten

  Nisâ / 40 -

 Ümit Şimşek = Allah hiç kimseye zerre kadar olsun haksızlık etmez. İyiliği ise kat kat arttırır; kendi katından da pek büyük bir ödül verir.

haseneten

  Nisâ / 40 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Allah zerre kadar zulüm yapmaz. Küçücük bir iyilik olsa onu kat kat artırır ve kendi katından da büyük bir ödül verir.

haseneten

  Nisâ / 40 -

 İskender Ali Mihr = Muhakkak ki Allah, zerre kadar zulmetmez. Ve eğer bir iyilik (hasene) yaparsanız, onu kat kat arttırır. Ve kendi katından “büyük ecir “ (karşılık) verir.

haseneten

  Nisâ / 40 -

 İlyas Yorulmaz = Allah (hiçbir kimseye) zerre miktarı kadar bile zulmetmez. Eğer bir kimse en ufak bir iyilik yapsa, ona fazlasıyla karşılığı ödenir ve Allah’ın katında da büyük mükâfatlar verilir.

şefâaten haseneten

  Nisâ / 85 -

 Diyanet İşleri = Kim güzel bir (işte) aracılık ederse, ona o işin sevabından bir pay vardır. Kim de kötü bir (işte) aracılık ederse, ona da o kötülükten bir pay vardır. Allah’ın her şeye gücü yeter.

şefâaten haseneten

  Nisâ / 85 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Kim iyi bir şefaatte bulunursa o şefaatten payı vardır ve kim kötü bir şefaatte bulunursa ondan payı var ve Allah her şeyi bilir korur.

şefâaten haseneten

  Nisâ / 85 -

 Abdullah Parlıyan = Kim, haklı bir dava uğrunda üstün çaba gösterirse, onun kazandıracağı nimetlerden bir pay alacaktır ve kim de, haksız bir dava için koşturursa, sorumluluğunun hesabını verecektir. Allah herşeyi gözeten ve herşeye güç yetirendir.

şefâaten haseneten

  Nisâ / 85 -

 Adem Uğur = Kim iyi bir işe aracılık ederse onun da o işten bir nasibi olur. Kim kötü bir işe aracılık ederse onun da ondan bir payı olur. Allah her şeyin karşılığını vericidir.

şefâaten haseneten

  Nisâ / 85 -

 Ahmed Hulusi = Kim bir iyiliğin oluşması için vesile olursa, o iyilikten bir hissesi olur. . . Kim de kötü bir olaya vesile olursa, onda bir payı olur. . . Allâh her şeye Mukiyt'tir.

şefâaten haseneten

  Nisâ / 85 -

 Ahmet Tekin = Kim hayırlı bir işe aracılık eder, haklı bir meselenin çözümünde üstün çaba gösterirse, onun kazandıracağı nimetlerden pay ve sevap kazanır. Kim de kötü bir işe aracılık eder, haksız bir mesele için koşuşturursa onun da işin vebalinden sorumluluğunu gerektiren bir payı olur. Allah her şeyi denetler, amelleri kaydeder, karşılığını verir.

şefâaten haseneten

  Nisâ / 85 -

 Ahmet Varol = Kim güzel bir işte aracılık ederse ona ondan bir pay vardır. Kim de kötü bir işte aracılık ederse ona da ondan bir yük vardır. Allah her şeyi görüp gözetleyendir.

şefâaten haseneten

  Nisâ / 85 -

 Ali Bulaç = Kim, güzel bir aracılıkla aracılıkta (şefaatte) bulunursa, ondan kendisine bir hisse vardır; kim kötü bir aracılıkla aracılıkta bulunursa, ondan da kendisine bir pay vardır. Allah her şeyin üzerinde koruyucudur.

şefâaten haseneten

  Nisâ / 85 -

 Ali Fikri Yavuz = Kim güzel bir yardımda (şefaatte) bulunursa, ona o yardımdan bir hisse (sevab) olur. Kim de kötü bir yardım ve tavassutta bulunursa, ondan kendisine bir günah payı vardır. Allah herşey’e hakkıyla kadir ve şahiddir.

şefâaten haseneten

  Nisâ / 85 -

 Ali Ünal = Her kim (Allah için) güzel ve hayırlı bir aracılıkta bulunur, bir hayra sebep olursa, o hayırla kazanılacak sevaptan kendisi için bir nasip vardır; kim de kötü bir işe aracılık eder, kötü bir neticeye sebebiyet verirse, bundan da ona bir pay vardır. Allah, her şeyi hakkıyla görmektedir ve her dilediğini yapabilecek güç ve kuvvettedir.