Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

summe unzurû

  En’âm / 11 -

 Diyanet İşleri = De ki: “Yeryüzünde gezin dolaşın da (Peygamberleri) yalanlayanların sonu nasıl olmuş bir görün.”

summe unzurû

  En’âm / 11 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = De ki: Gezin yeryüzünü de görün inkâr edenlerin sonları ne olmuş.

summe unzurû

  En’âm / 11 -

 Abdullah Parlıyan = De ki: “Yeryüzünde dolaşın ve gerçekleri yalanlıyanların sonlarının ne olduğunu görün.”

summe unzurû

  En’âm / 11 -

 Adem Uğur = De ki: Yeryüzünde dolaşın, sonra (peygamberleri) yalanlayanların sonunun nasıl olduğuna bakın!

summe unzurû

  En’âm / 11 -

 Ahmed Hulusi = De ki: "Yeryüzünde dolaşın da bakın bakalım, (hakikati) yalanlayanların sonları nasıl oldu. "

summe unzurû

  En’âm / 11 -

 Ahmet Tekin = 'Yeryüzünde dolaşın da, peygamberlerini yalanlayanların âkıbeti nasıl olmuş, görün, inceleyin ibret alın' de.

summe unzurû

  En’âm / 11 -

 Ahmet Varol = De ki: 'Yeryüzünde dolaşın da yalanlayıcıların sonları nasıl olmuş bir görün!'

summe unzurû

  En’âm / 11 -

 Ali Bulaç = De ki: "Yeryüzünde gezip dolaşın, sonra yalanlayanların sonu nasıl oldu, bir görün."

summe unzurû

  En’âm / 11 -

 Ali Fikri Yavuz = De ki: “-Yeryüzünde dolaşın da hele bir bakın; o peygamberlere yalancı diyenlerin sonu nasıl olmuştur.”

summe unzurû

  En’âm / 11 -

 Ali Ünal = De (onlara): “Yeryüzünde gezin dolaşın; sonra da (rasûlleri ve getirdikleri Mesaj’ı) yalanlayanların sonları nasıl olmuş bir düşünün!”

summe unzurû

  En’âm / 11 -

 Bayraktar Bayraklı = De ki: “Yeryüzünde dolaşınız ve hakikati yalanlayanların sonlarının ne olduğunu görünüz.”

summe unzurû

  En’âm / 11 -

 Bekir Sadak = De ki: «Yer yuzunde gezip dolasin, sonra da, yalanlayanlarin sonunun nasil olduguna bir bakin.»

summe unzurû

  En’âm / 11 -

 Celal Yıldırım = De ki: (Ey inkarcı sapıklar!) yeryüzünde gezip dolaşın da sonra (hakk'ı) yalanlayanların sonunun ne olduğunu bir görün.

summe unzurû

  En’âm / 11 -

 Cemal Külünkoğlu = De ki: “Yeryüzünde dolaşın ve hakikati yalanlayanların sonlarının ne olduğuna bir bakın!”

summe unzurû

  En’âm / 11 -

 Diyanet İşleri (eski) = De ki: 'Yeryüzünde gezip dolaşın, sonra da, yalanlayanların sonunun nasıl olduğuna bir bakın.'

summe unzurû

  En’âm / 11 -

 Diyanet Vakfi = De ki: Yeryüzünde dolaşın, sonra (peygamberleri) yalanlayanların sonunun nasıl olduğuna bakın!

summe unzurû

  En’âm / 11 -

 Edip Yüksel = De: 'Yeryüzünü dolaşın da yalanlayıcıların sonu nasıl olmuş bir bakın.'

summe unzurû

  En’âm / 11 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = De ki: yer yüzünde dolaşın da bakın o Peygâmberlere yalancı diyenlerin akıbeti nasıl olmuş?»

summe unzurû

  En’âm / 11 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = De ki: «Yeryüzünde dolaşın da peygamberlere yalancı diyenlerin sonunun nasıl olduğunu bir görün!

summe unzurû

  En’âm / 11 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = De ki: «Yeryüzünde dolaşın da yalanlayanların sonu nasıl olmuş, görün!».

summe unzurû

  En’âm / 11 -

 Gültekin Onan = De ki: "Yeryüzünde gezip dolaşın, sonra yalanlayanların sonu nasıl oldu, bir görün."

summe unzurû

  En’âm / 11 -

 Harun Yıldırım = De ki: “Yeryüzünde gezip dolaşın, sonra da yalanlayanların sonu nasıl olmuş görün!”

summe unzurû

  En’âm / 11 -

 Hasan Basri Çantay = De ki: «Yer (yüzün) de gezib dolaşın, sonra da bakın ki (peygamberleri) yalanlayanların sonu nice olmuşdur».

summe unzurû

  En’âm / 11 -

 Hayrat Neşriyat = De ki: 'Yeryüzünde dolaşın, sonra (da peygamberleri) yalanlayanların âkıbetinasıl olmuş, bakın!'

summe unzurû

  En’âm / 11 -

 İbni Kesir = De ki: Yeryüzünde gezip dolaşın da sonra bir görün, yalanlayanların sonu nice olmuştur?

summe unzurû

  En’âm / 11 -

 Kadri Çelik = De ki: “Yeryüzünde gezip dolaşın, sonra da yalanlayanların sonunun nasıl olduğuna bir bakın!”

summe unzurû

  En’âm / 11 -

 Muhammed Esed = De ki: "Yeryüzünde dolaşın ve hakikati yalanlayanların sonlarının ne olduğunu görün!"

summe unzurû

  En’âm / 11 -

 Mustafa İslamoğlu = De ki: "Dolaş yeryüzünü, sonra görün gerçeği yalanlayanların sonunun ne olduğunu!"

summe unzurû

  En’âm / 11 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = De ki: «Yeryüzünde dolaşınız, sonra bakınız ki, tekzîp edenlerin akibeti nasıl olmuştur?»

summe unzurû

  En’âm / 11 -

 Ömer Öngüt = De ki: “Yeryüzünde gezip dolaşın, sonra da yalanlayanların sonunun nasıl olduğuna bir bakın!”

summe unzurû

  En’âm / 11 -

 Şaban Piriş = De ki: -Yeryüzünde gezin, de yalanlayanların sonunun nasıl olduğuna bir bakın!

summe unzurû

  En’âm / 11 -

 Sadık Türkmen = De ki: “Yeryüzünde dolaşın, sonra yalanlayanların sonu nasıl olmuş görün?”

summe unzurû

  En’âm / 11 -

 Seyyid Kutub = Onlara de ki; ''Dünyayı geziniz de peygamberleri yalanlayanların sonu nice oldu, görünüz?»

summe unzurû

  En’âm / 11 -

 Suat Yıldırım = De ki: "Dünyayı gezin dolaşın, sonra da peygamberlere "yalancı" diyenlerin âkıbetlerinin nice olduğunu bir düşünün."

summe unzurû

  En’âm / 11 -

 Süleyman Ateş = De ki: "Yeryüzünde dolaşın da yalanlayanların sonu nasıl olmuş, görün!"

summe unzurû

  En’âm / 11 -

 Tefhim-ul Kuran = De ki: «Yeryüzünde gezip dolaşın, sonra yalanlayanların sonu nasıl oldu, bir görün.»

summe unzurû

  En’âm / 11 -

 Ümit Şimşek = De ki: Yeryüzünde gezin de bakın, yalanlayanların sonu ne olmuş!

summe unzurû

  En’âm / 11 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Şunu söyle: Dolaşın yeryüzünde de bakın nasıl olmuş gerçeği yalanlayanların sonu!

summe unzurû

  En’âm / 11 -

 İskender Ali Mihr = De ki: “Yeryüzünde dolaşın. Sonra bakın, yalanlayanların akıbeti nasıl oldu.”

summe unzurû

  En’âm / 11 -

 İlyas Yorulmaz = Deki “Yeryüzünü dolaşın da, önceki yalanlayanların durumu ne olmuş, görün. ”