Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
turiyen-nî
Diyanet İşleri = (93-94) De ki: “Ey Rabbim! Onlara yöneltilen tehditleri bana mutlaka göstereceksen, beni o zalim milletin içinde bulundurma.”
turiyen-nî
Abdulbaki Gölpınarlı = De ki: Rabbim, onlara vaadedileni bana göstereceksen.
turiyen-nî
Abdullah Parlıyan = De ki: Rabbim! Onların uğrayacakları azabı bana göstereceksen,
turiyen-nî
Adem Uğur = (Resûlüm!) De ki: "Rabbim! Eğer onlara yöneltilen tehdidi (dünyevî sıkıntıyı ve uhrevî azabı) mutlaka bana göstereceksen.
turiyen-nî
Ahmed Hulusi = De ki: "Rabbim, eğer onlara tehdit olundukları şeyi bana göstereceksen. . . "
turiyen-nî
Ahmet Tekin = 'Rabbim, onlara yapılan tehdidi mutlaka bana göstereceksen eğer, beni bırakma.' de.
turiyen-nî
Ahmet Varol = De ki: 'Ey Rabbim! Onlara vaad edileni bana mutlaka göstereceksen,
turiyen-nî
Ali Bulaç = De ki: "Rabbim, eğer onlara va'dolunan (azab)ı mutlaka bana göstereceksen,"
turiyen-nî
Ali Fikri Yavuz = (Ey Rasûlüm) de ki: “- Rabbim! Eğer onlara edilen azab va’dini muhakkak bana göstereceksen,
turiyen-nî
Ali Ünal = De ki: “Rabbim, eğer kendisiyle onları tehdit ettiğin cezayı bana göstereceksen, o ceza benim sağlığımda gelecekse;
turiyen-nî
Bayraktar Bayraklı = (93-94) “Ey Rabbim! Eğer onlara vaad edilen azabı bana göstereceksen, beni o zâlimlerin içinde bırakma” de!
turiyen-nî
Bekir Sadak = (93-94) De ki: «Rabbim! Onlarin tehdit olunduklari seyi bana mutlaka gostereceksen, o zaman beni zalim milletin icinde bulundurma Yarabbi.
turiyen-nî
Celal Yıldırım = De ki: «Rabbim! İnkarcıların va'dolundukları azabı bana elbette göstereceksen,
turiyen-nî
Cemal Külünkoğlu = (93-94) De ki: “Ey Rabbim! Onlara vaad edilen o azabı bana mutlaka göstereceksen, Rabbim! Beni o zalimler topluluğu içinde bırakma!”
turiyen-nî
Diyanet İşleri (eski) = (93-94) De ki: 'Rabbim! Onların tehdit olundukları şeyi bana mutlaka göstereceksen, o zaman beni zalim milletin içinde bulundurma Yarabbi.'
turiyen-nî
Diyanet Vakfi = (93-94) (Resûlüm!) De ki: «Rabbim! Eğer onlara yöneltilen tehdidi (dünyevî sıkıntıyı ve uhrevî azabı) mutlaka bana göstereceksen; bu durumda beni zalimler topluluğunun içinde bulundurma Rabbim!»
turiyen-nî
Elmalılı Hamdi Yazır = De ki: rabbım! eğer onlara edilen vaîdi bana behemehal göstereceksen
turiyen-nî
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = De ki: «Rabbim, eğer onlara va'dedilen azabı bana mutlaka göstereceksen,
turiyen-nî
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = (Resulüm!) De ki: Rabbim! Eğer onlara yöneltilen tehdidi (dünyevî sıkıntıyı ve uhrevî azabı) mutlaka göstereceksen,
turiyen-nî
Gültekin Onan = De ki: "Rabbim, eğer onlara vaadolunan (azab)ı mutlaka bana göstereceksen "
turiyen-nî
Harun Yıldırım = De ki: "Rabbim! Eğer onlara yöneltilen tehdidi mutlaka bana göstereceksen.
turiyen-nî
Hasan Basri Çantay = De ki: «Rabbim, eğer onların tehdîd edilmekde oldukları (azâbı) herhalde bana göstereceksen»,
turiyen-nî
Hayrat Neşriyat = (93-94) (Habîbim, yâ Muhammed!) De ki: 'Rabbim! Eğer onların tehdîd edilmekte oldukları şeyi mutlaka bana göstereceksen, o hâlde Rabbim, beni o zâlimler topluluğunun içinde bulundurma!'
turiyen-nî
İbni Kesir = De ki: Rabbım, onların tehdit olundukları şeyi bana mutlaka göstereceksen,
turiyen-nî
Kadri Çelik = De ki: “Rabbim! Eğer onlara vaat edileni bana mutlaka göstereceksen…”
turiyen-nî
Muhammed Esed = De ki: "Ey Rabbim! (Sana baş kaldıranların) vaad edildikleri azabın gerçekleşmesine tanık olmamı diliyorsan,
turiyen-nî
Mustafa İslamoğlu = De ki: "Rabbim! Eğer onları tehdit ettiğin azabı bana ille de göstereceksen,
turiyen-nî
Ömer Nasuhi Bilmen = De ki: «Yarabbi! Eğer onlara edilen vaîdi bana herhalde gösterecek isen.»
turiyen-nî
Ömer Öngüt = De ki: “Ey Rabbim! Eğer onlara vaad edilen azabı bana mutlaka göstereceksen. ”
turiyen-nî
Şaban Piriş = De ki: -Rabbim, onlara vaat edileni eğer bana göstereceksen
turiyen-nî
Sadık Türkmen = De ki: “Ey Rabbim! Eğer onların tehdit edildikleri şeyi bana göstereceksen,
turiyen-nî
Seyyid Kutub = De ki; «Ya Rabb'i, eğer onların tehdit edildikleri azabı eğer mutlaka bana göstereceksen.»
turiyen-nî
Suat Yıldırım = (93-94) De ki: "Ya Rabbî, eğer onlara vâd edilen o azabı bana göstereceksen, beni o zalimler güruhu içinde bırakma!"
turiyen-nî
Süleyman Ateş = De ki: "Rabbim, eğer onların tehdid edildikleri şeyi mutlaka bana göstereceksen (ben sağ iken onları cezâlandıracaksan),"
turiyen-nî
Tefhim-ul Kuran = De ki: «Rabbim, eğer onlara va'dolunan (azab)ı mutlaka bana göstereceksen,»
turiyen-nî
Ümit Şimşek = De ki: 'Rabbim! Eğer onlara vaad ettiğin şeyi bana göstereceksen,
turiyen-nî
Yaşar Nuri Öztürk = De ki: "Rabbim, tehdit edildikleri şeyi bana mutlaka göstereceksin.
turiyen-nî
İskender Ali Mihr = De ki: “Rabbim, eğer vaadolunan şeyi bana gösterecek isen.”
turiyen-nî
İlyas Yorulmaz = Deki “Rabbim! Eğer onlara vaat edilenleri bana göstereceksen. ”