Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve asâ

  Tâ-Hâ / 121 -

 Diyanet İşleri = Bunun üzerine onlar (Âdem ve eşi Havva) o ağacın meyvesinden yediler. Bu sebeple ayıp yerleri kendilerine göründü ve cennet yaprağından üzerlerine örtmeye başladılar. Âdem, Rabbine isyan etti ve yolunu şaşırdı.

ve asâ

  Tâ-Hâ / 121 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = İkisi de o ağacın meyvesından yediler de avret yerlerini gördüler ve cennetteki ağaçların yapraklarıyla avret yerlerini örtmeye koyuldular ve Âdem, Rabbinin emrine karşı geldi de umduğundan mahrûm oldu.

ve asâ

  Tâ-Hâ / 121 -

 Abdullah Parlıyan = Ve böylece her ikisi de, o ağacın meyvesinden yediler, cennet elbiselerinden soyuluverdiler de, çıplaklıklarının farkına vardılar, cennet bahçesinden topladıkları yapraklarla üzerlerini örtmeye başladılar. Böylece Adem Rabbinin emrine karşı gelmiş oldu da, ciddi bir hataya düşerek şaşırıp kaldı.

ve asâ

  Tâ-Hâ / 121 -

 Adem Uğur = Nihayet ondan yediler. Bunun üzerine kendilerine ayıp yerleri göründü. Üstlerini cennet yaprağı ile örtmeye çalıştılar. (Bu suretle) Âdem Rabbine âsi olup yolunu şaşırdı.

ve asâ

  Tâ-Hâ / 121 -

 Ahmed Hulusi = İkisi de (şuur ve bilinç {beden}) ondan (ağacın, bedenselliğin meyvesinden) yediler! SEVAT'ları (bedenleri) hissedilir oldu da Cennet yaprağından (bedensellik duygusunu bilinçteki hissedişleriyle) örtmeye çalıştılar! Adem, Rabbine âsi oldu da yaşayışı bozuldu.

ve asâ

  Tâ-Hâ / 121 -

 Ahmet Tekin = Bunun üzerine o bitkinin mahsulün-den yediler. Kendilerini ayıplatacak fiilleri akıllarına geldi ve edep yerleri açıldı. Üstlerini, Cennetten topladıkları yapraklarla örtmeye çalıştılar. Bu sebeple Âdem Rabbine âsi oldu, düzeni bozuldu, zarar gördü.

ve asâ

  Tâ-Hâ / 121 -

 Ahmet Varol = Böylece ondan yediler. Bunun üzerine kendilerine ayıp yerleri açıldı ve cennet yapraklarıyla üstlerini örtmeye başladılar. Adem Rabbinin buyruğuna karşı geldi ve yolu şaşırdı.

ve asâ

  Tâ-Hâ / 121 -

 Ali Bulaç = Böylece ikisi ondan yediler, hemen ardından ayıp yerleri kendilerine açılıverdi, üzerlerini cennet yapraklarından yamayıp örtmeye başladılar. Adem, Rabbine karşı gelmiş oldu da şaşırıp kaldı.

ve asâ

  Tâ-Hâ / 121 -

 Ali Fikri Yavuz = Bunun üzerine ikisi de o ağaçtan yediler. Hemen ayıp yerleri, kendilerine açılıverdi ve üzerlerine Cennet yaprağından örtüb yamamağa başladılar. Adem Rabbine asi oldu da şaşırdı.

ve asâ

  Tâ-Hâ / 121 -

 Ali Ünal = Âdem ve eşi, şeytana kanarak kendilerine yasaklanan ağaçtan yediler de, edep yerleri (ve bütün beşerî hususiyetleri) kendilerine açılıp belli oluverdi ve oraları cennet yapraklarıyla hemen örtmeye giriştiler. Âdem, Rabbisinin emrine tâbi olmadı ve bu sebeple yaptığında isabet kaydetmedi.

ve asâ

  Tâ-Hâ / 121 -

 Bayraktar Bayraklı = Bunun üzerine ikisi de ağaçtan yedi, ayıp yerleri görünüverdi. Cennet yapraklarıyla örtünmeye koyuldular. Âdem, Rabbine baş kaldırdı ve yolunu şaşırdı.

ve asâ

  Tâ-Hâ / 121 -

 Bekir Sadak = Bunun uzerine ikisi de o agacin meyvasindan yedi, ayip yerleri gorunuverdi. Cennet yapraklariyla ortunmeye koyuldular. Adem, Rabbine bas kaldirdi ve yolunu sasirdi.

ve asâ

  Tâ-Hâ / 121 -

 Celal Yıldırım = Bunun üzerine Âdem'le eşi o ağaçtan yediler. Bu sebeple edep yerleri açılıverdi. Üzerlerini Cennet yapraklarıyla örtmeğe başladılar ve böylece Âdem, Rabbına karşı geldi de şaşırıp kaldı.

ve asâ

  Tâ-Hâ / 121 -

 Cemal Külünkoğlu = Böylece ikisi de o ağacın meyvesinden yediler. Meyveyi tadar tatmaz (üzerlerindeki cennet elbisesi bir ceza olarak gitti ve) ayıp yerleri açığa çıktı. Bunun üzerine cennetteki ağaçların yaprakları ile örtünmeye koyuldular. (Böylece) Âdem (yanılarak da olsa) Rabbine karşı geldi ve şaşırıp kaldı.

ve asâ

  Tâ-Hâ / 121 -

 Diyanet İşleri (eski) = Bunun üzerine ikisi de o ağacın meyvesinden yedi, ayıp yerleri görünüverdi. Cennet yapraklarıyla örtünmeye koyuldular. Adem, Rabbine baş kaldırdı ve yolunu şaşırdı.

ve asâ

  Tâ-Hâ / 121 -

 Diyanet Vakfi = Nihayet ondan yediler. Bunun üzerine kendilerine ayıp yerleri göründü. Üstlerini cennet yaprağı ile örtmeye çalıştılar. (Bu suretle) Âdem Rabbine âsi olup yolunu şaşırdı.

ve asâ

  Tâ-Hâ / 121 -

 Edip Yüksel = İkisi de ondan yediler ve bunun üzerine vucutları kendilerine göründü. Cennetin yaprakları ile örtünmeye çalıştılar. Adem Rabbine karşı geldi ve şaşırdı.

ve asâ

  Tâ-Hâ / 121 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Bunun üzerine ikisi de ondan yediler, derhal kendilerine kötü yerleri açılıverdi ve üzerlerine Cennet yaprağından yamamağa başladılar ve Âdem rabbına asîy oldu da şaşkın düştü

ve asâ

  Tâ-Hâ / 121 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Bunun üzerine ikisi de ondan yediler; hemen ayıp yerleri kendilerine açılıp göründü, üzerlerine cennet yaprağından yamamağa başladılar ve Adem Rabbine asi oldu da şaşkın düştü.

ve asâ

  Tâ-Hâ / 121 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Bunun üzerine ikisi de o ağaçtan yediler. Hemen ayıp yerleri kendilerine açılıp görünüverdi. Ve üzerlerine cennet yaprağından örtüp yamamaya başladılar. Âdem Rabbinin emrinden çıktı da şaşırdı.

ve asâ

  Tâ-Hâ / 121 -

 Gültekin Onan = Böylece ikisi ondan yediler, hemen ardından ayıp yerleri kendilerine açılıverdi, üzerlerini cennet yapraklarından yamayıp örtmeye başladılar. Adem, rabbine karşı gelmiş oldu da şaşırıp kaldı.

ve asâ

  Tâ-Hâ / 121 -

 Harun Yıldırım = Nihayet ondan yediler. Bunun üzerine kendilerine ayıp yerleri göründü. Üstlerini cennet yaprağı ile örtmeye çalıştılar. (Bu suretle) Âdem Rabbine âsi olup yolunu şaşırdı.

ve asâ

  Tâ-Hâ / 121 -

 Hasan Basri Çantay = İşte bunun üzerine ikisi de ondan yediler. Hemen kötü yerleri açılıverdi. Üstlerini cennet yaprağından yamamıya başladılar. Âdem Rabbine karşı geldi de şaşıb kaldı.

ve asâ

  Tâ-Hâ / 121 -

 Hayrat Neşriyat = Bunun üzerine ondan (o ağacın meyvesinden) yediler; böylece (Cennet elbiseleri üzerlerinden hemen alınmakla) avret yerleri kendilerine göründü ve derhâl (bir pişmanlık ve utançla) Cennet yapraklarından üzerlerini örtmeye başladılar. Böylece Âdem, Rabbi(nin emri)ne âsî oldu da şaşırdı.

ve asâ

  Tâ-Hâ / 121 -

 İbni Kesir = Bunun üzerine ikisi de ondan yediler. Hemen ayıp yerleri açıldı. Üzerlerine cennet yapraklarından yamamaya başladılar. Adem, Rabbına karşı geldi de şaşkın düştü.

ve asâ

  Tâ-Hâ / 121 -

 Kadri Çelik = Böylece ikisi ondan yediler, hemen ardından ayıp yerleri kendilerine açılıverdi ve üzerlerini cennet yapraklarından yamayıp örtmeye başladılar. Âdem, Rabbine uyumsuzluk gösterdi de kemalinden oldu.

ve asâ

  Tâ-Hâ / 121 -

 Muhammed Esed = Ve böylece her ikisi de o ağac(ın meyvesin)den yediler; bunun üzerine çıplaklıklarının farkına vardılar ve bahçeden topladıkları yapraklarla üzerlerini örtmeye çalıştılar. Ve (böylece) Adem Rabbine karşı geldi ve dolayısıyla ciddi bir hataya düşmüş oldu.

ve asâ

  Tâ-Hâ / 121 -

 Mustafa İslamoğlu = Derken o ikisi ondan yediler. Bunun ardından kendi cinselliklerinin farkına vardılar ve başladılar has bahçenin yapraklarından topladıklarıyla üzerlerini örtmeye: sonuçta Adem Rabbine karşı gelmiş ve huzurunu bozmuş oldu.

ve asâ

  Tâ-Hâ / 121 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Artık ikisi de ondan yediler, hemen ikisi için avret mahalleri açılıverdi. Üzerlerine cennetin yaprağından yapıştırmaya başladılar. Ve Âdem Rabbine âsi oldu da şaşırdı kaldı.

ve asâ

  Tâ-Hâ / 121 -

 Ömer Öngüt = Bunun üzerine ikisi de o ağacın meyvesinden yediler, ayıp yerleri görünüverdi. Üstlerini cennet yapraklarıyla örtünmeye çalıştılar. Âdem Rabbine âsi olup şaşırdı.

ve asâ

  Tâ-Hâ / 121 -

 Şaban Piriş = İkisi de ondan yediler, hemen avret yerleri açıldı. Üzerlerini cennet yapraklarıyla kapatmaya çalıştılar. Adem Rabbine asi olmuş ve şaşkına dönmüştü.

ve asâ

  Tâ-Hâ / 121 -

 Sadık Türkmen = Ondan ikisi de yediler. Böylece hemen çıplaklıkları kendilerine görünüverdi. Cennet yaprağıyla üzerlerine örtmeye başladılar. Âdem, Rabbine asi oldu da (başına gelenlere) şaşırıp kaldı.

ve asâ

  Tâ-Hâ / 121 -

 Seyyid Kutub = Böylece ikisi de o ağacın meyvasından yediler. Meyvayı tadar tatmaz ayıp yerlerinin farkına vardılar. Bunun üzerine cennetteki ağaçların yaprakları ile örtünmeye koyuldular. Adem Rabb'inin emrine karşı geldi ve yoldan çıktı.

ve asâ

  Tâ-Hâ / 121 -

 Suat Yıldırım = Derken ikisi de o ağacın meyvesinden yediler. Bunun üzerine edep yerlerinin açık olduğunu fark ettiler. Derhal cennet yapraklarıyla üzerlerini örtmeye başladılar. Böylece Âdem Rabbine karşı geldi de şaştı kaldı.

ve asâ

  Tâ-Hâ / 121 -

 Süleyman Ateş = O ağaçtan yediler. Böylece kendilerine kötü yerleri göründü (üreme organları ortaya çıktı). Üstlerini cennet yaprağıyle örtmeğe başladılar. Âdem Rabbinin buyruğuna karşı geldi de şaşırdı.

ve asâ

  Tâ-Hâ / 121 -

 Tefhim-ul Kuran = Böylece ikisi ondan yediler, hemen ardından ayıp yerleri kendilerine açılıverdi, üzerlerini cennet yapraklarından yamayıp örtmeye başladılar. Adem, Rabbine karşı gelmiş oldu da şaşırıp kaldı.

ve asâ

  Tâ-Hâ / 121 -

 Ümit Şimşek = O ağaçtan yediklerinde kendilerine çirkin yerleri görünüverdi de Cennet yapraklarıyla örtünmeye çalıştılar. Böylece Âdem Rabbine karşı geldi ve şaşıp kaldı.

ve asâ

  Tâ-Hâ / 121 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Nihayet, ikisi de ondan yediler. Bunun üzerine, çirkin yerleri kendilerine açıldı; üzerlerine cennet yapraklarından örtmeye başladılar. Âdem, Rabbine isyan etmiş, azmış, ziyana uğramıştı.

ve asâ

  Tâ-Hâ / 121 -

 İskender Ali Mihr = Bunun üzerine ikisi de ondan (o ağaçtan) yediler. O zaman ikisinin de edep yerleri kendilerine açıldı. Cennet yapraklarından üzerlerine örtmeye başladılar. Ve Âdem, Rabbine asi oldu, böylece azdı.

ve asâ

  Tâ-Hâ / 121 -

 İlyas Yorulmaz = Adem ve eşi yasaklanmış o ağaçtan yediler. Bundan sonra her ikisinin çıplaklıkları da meydana çıktı ve cennette bulunan ağaçların yapraklarından çıplaklıklarını örtmeye çalıştılar. Böylece Adem Rabbine isyan edip, azgın oldu.

ve asâ

  Nâzi’ât / 21 -

 Diyanet İşleri = Fakat o, Mûsâ’yı yalanladı ve isyan etti.

ve asâ

  Nâzi’ât / 21 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Oysa yalanlamıştı, karşı gelmişti.

ve asâ

  Nâzi’ât / 21 -

 Abdullah Parlıyan = Ama Firavun O'nu yalanladı ve karşı geldi.

ve asâ

  Nâzi’ât / 21 -

 Adem Uğur = (O ise) hemen yalanladı ve isyan etti.

ve asâ

  Nâzi’ât / 21 -

 Ahmed Hulusi = (Firavun) yalanladı ve isyan etti.

ve asâ

  Nâzi’ât / 21 -

 Ahmet Tekin = Fakat Firavun Mûsâ’yı yalanladı ve ona karşı geldi.

ve asâ

  Nâzi’ât / 21 -

 Ahmet Varol = Fakat o yalanladı ve karşı geldi.

ve asâ

  Nâzi’ât / 21 -

 Ali Bulaç = Fakat o, yalanladı ve isyan etti.

ve asâ

  Nâzi’ât / 21 -

 Ali Fikri Yavuz = Fakat o, (Mûsa’yı) yalanladı ve isyan etti.

ve asâ

  Nâzi’ât / 21 -

 Ali Ünal = Fakat Firavun O’nu yalanladı ve O’na cephe aldı.