Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ve di’fa el memâti(di’fa)
Diyanet İşleri = İşte o zaman sana, hayatın da, ölümün de katmerli acılarını tattırırdık. Sonra bize karşı kendine hiçbir yardımcı bulamazdın.
ve di’fa el memâti(di’fa)
Abdulbaki Gölpınarlı = Eğer bunu yapsaydın hayâtın acısını da iki kat olarak tattıracaktık sana, ölümün acısını da iki kat, sonra da bize karşı hiçbir yardımcı bulamayacaktın kendine.
ve di’fa el memâti(di’fa)
Abdullah Parlıyan = Eğer bunu yapsaydın, hayatın acısını da iki kat olarak tattıracaktık sana, ölümün acısını da, sonra bize karşı hiçbir yardımcı da, bulamayacaktın kendine.
ve di’fa el memâti(di’fa)
Adem Uğur = O zaman, hiç şüphesiz sana hayatın ve ölümün sıkıntılarını kat kat tattırırdık; sonra bize karşı kendin için bir yardımcı da bulamazdın.
ve di’fa el memâti(di’fa)
Ahmed Hulusi = İşte o takdirde biz sana hayatın da, ölümün de (sıkıntılarını) kat katını tattırırdık! Sonra kendine, bize karşı bir yardımcı bulamazdın.
ve di’fa el memâti(di’fa)
Ahmet Tekin = O takdirde, kesinlikle, sana dünya hayatında, kat kat ceza, âhiret hayatında da kat kat azap tattıracaktık. Sonra, bize karşı, kendine yardım edecek birini de bulamayacaktın.
ve di’fa el memâti(di’fa)
Ahmet Varol = O durumda mutlaka sana hayatın da ölümün de kat kat (acısını) tattırırdık. Sonra bize karşı kendine bir yardımcı da bulamazdın.
ve di’fa el memâti(di’fa)
Ali Bulaç = Bu durumda, biz sana, hayatında kat kat, ölümün de kat kat (acısını) tattırırdık; sonra bize karşı bir yardımcı bulamazdın.
ve di’fa el memâti(di’fa)
Ali Fikri Yavuz = O takdirde, dünya ve ahiret azabını iki kat olarak sana muhakkak taddıracaktık. Sonra bize karşı kendin için hiç bir yardımcı bulamıyacaktın.
ve di’fa el memâti(di’fa)
Ali Ünal = Bu takdirde sana kat kat yaşama acısı ve kat kat ölüm ve sonrasının acısını tattırırdık; sonra Bize karşı herhangi bir yardımcı da bulamazdın.
ve di’fa el memâti(di’fa)
Bayraktar Bayraklı = O zaman, hiç şüphesiz sana hayatın ve ölümün sıkıntılarını kat kat tattırırdık; sonra bize karşı kendin için bir yardımcı da bulamazdın!
ve di’fa el memâti(di’fa)
Bekir Sadak = O takdirde sana, hayatin da olumun de, kat kat azabini taddirirdik. Sonra bize karsi bir yardimci da bulamazdin.
ve di’fa el memâti(di’fa)
Celal Yıldırım = Ve o takdirde sana hayatın da, ölümün de (acısını) kat kat tattırırdık, sonra da kendine, bize karşı bir yardımcı da bulamazdın.
ve di’fa el memâti(di’fa)
Cemal Külünkoğlu = O zaman da hayatın ve ölümün azabını katlayarak sana tattırırdık. Sonra da kendine bize karşı bir yardımcı bulamazdın.
ve di’fa el memâti(di’fa)
Diyanet İşleri (eski) = O takdirde sana, hayatın da ölümün de, kat kat azabını tattırırdık. Sonra bize karşı bir yardımcı da bulamazdın.
ve di’fa el memâti(di’fa)
Diyanet Vakfi = O zaman, hiç şüphesiz sana hayatın ve ölümün sıkıntılarını kat kat tattırırdık; sonra bize karşı kendin için bir yardımcı da bulamazdın.
ve di’fa el memâti(di’fa)
Edip Yüksel = O zaman da hayatın ve ölümün azabını katlayarak sana tattırırdık. Sonra bize karşı bir yardımcı da bulamazdın
ve di’fa el memâti(di’fa)
Elmalılı Hamdi Yazır = Ve o takdirde biz sana muhakkak hayatın da katmerli, mematın da katmerli acısını tattırdık, sonra bize karşı kendin için hiç bir yardımcı bulamazdın
ve di’fa el memâti(di’fa)
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = O takdirde, muhakkak hayatın da, ölümün de katmerli acısını tattırırdık; sonra Bize karşı kendin için hiçbir yardımcı bulamazdın.
ve di’fa el memâti(di’fa)
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = O takdirde, muhakkak hayatın da, ölümün de azabını sana kat kat tattırırdık. Sonra bize karşı kendin için hiçbir yardımcı bulamazdın.
ve di’fa el memâti(di’fa)
Gültekin Onan = Bu durumda, biz sana, hayatında kat kat, ölümün de kat kat (acısını) tattırırdık; sonra bize karşı bir yardımcı bulamazdın.
ve di’fa el memâti(di’fa)
Harun Yıldırım = O zaman, hiç şüphesiz sana hayatın ve ölümün sıkıntılarını kat kat tattırırdık; sonra bize karşı kendin için bir yardımcı da bulamazdın.
ve di’fa el memâti(di’fa)
Hasan Basri Çantay = İşte o takdirde biz sana hayatın da, ölümün de (sıkıntılarını) kat katını tattırırdık! Sonra kendine, bize karşı bir yardımcı bulamazdın.
ve di’fa el memâti(di’fa)
Hayrat Neşriyat = O takdirde sana hayâtın kat kat (azâb)ını, ölümün de kat kat (azâb)ını tattırırdık; sonra bize karşı kendine bir yardımcı da bulamazdın.
ve di’fa el memâti(di’fa)
İbni Kesir = Ve o zaman Biz; sana, hayatın da kat katını, ölümün de kat katını tattırdık. Sonra Bize karşı, sana bir yardımcı da bulamazdın.
ve di’fa el memâti(di’fa)
Kadri Çelik = O takdirde sana, hayatın da ölümün de kat kat azabını tattırırdık. Sonra bize karşı bir yardımcı da bulamazdın.
ve di’fa el memâti(di’fa)
Muhammed Esed = O zaman sana hayatta da, ölümden sonra da kat kat (azap) tattırırdık; ve Bize karşı sana yardım edecek kimseyi de bulamazdın!
ve di’fa el memâti(di’fa)
Mustafa İslamoğlu = O zaman da sana, hayatın da ölümün de acısını kat kat tattırırdık; üstelik seni elimizden kurtaracak birini de bulamazdın.
ve di’fa el memâti(di’fa)
Ömer Nasuhi Bilmen = O takdirde sana hayatın da kat kat azabını, ölümün de kat kat azabını tattırmış olurduk. Sonra kendin için Bize karşı bir yardımcı da bulamazdın.
ve di’fa el memâti(di’fa)
Ömer Öngüt = O takdirde sana hayatın ve ölümün sıkıntılarını kat kat tattırırdık. Sonra bize karşı kendin için bir yardımcı da bulamazdın.
ve di’fa el memâti(di’fa)
Şaban Piriş = O zaman ise, sana hayatın da ve ölümün de azabını kat kat tattırırdık. Hem de bize karşı bir yardımcı da bulamazdın.
ve di’fa el memâti(di’fa)
Sadık Türkmen = Şayet öyle olsaydı o zaman sana; hayatta da ölümünden sonra da kat kat azap tattırırdık. Sonra Bize karşı kendin için bir yardımcı da bulamazdın.
ve di’fa el memâti(di’fa)
Seyyid Kutub = Eğer onlara yanaşsaydın sana dünya hayatının ve ölüm ötesinin azabını katlayarak tattırırdık da bize karşı kendine yardım edebilecek hiç kimse bulamazdın.
ve di’fa el memâti(di’fa)
Suat Yıldırım = O takdirde de hem hayatın, hem de ölümün acısını sana kat kat tattırırdık. Sonra Bize karşı hiçbir yardımcı da bulamazdın.
ve di’fa el memâti(di’fa)
Süleyman Ateş = O takdirde sana hayâtın da, ölümün de kat kat(azâb)ını taddırırdık. Sonra bize karşı bir yardımcı da bulamazdın.
ve di’fa el memâti(di’fa)
Tefhim-ul Kuran = Bu durumda, biz sana, hayatın da kat kat, ölümün de kat kat (acısını) taddırırdık; sonra bize karşı bir yardımcı bulamazdın.
ve di’fa el memâti(di’fa)
Ümit Şimşek = O zaman sana hayatın azabını da, ölümün azabını da kat kat tattırırdık; sen ise Bize karşı kendine bir yardımcı bulamazdın.
ve di’fa el memâti(di’fa)
Yaşar Nuri Öztürk = İşte o zaman sana, hayatın da ölümün de katmerli acılarını tattırdık. Ve bize karşı hiçbir yardımcı da bulamazdın.
ve di’fa el memâti(di’fa)
İskender Ali Mihr = O taktirde, elbette hayatın ve ölümün di’fasını (sıkıntılarını, üzüntülerini, acılarını) kat kat sana tattırırdık. Sonra senin için Bize karşı bir yardımcı bulunmazdı.
ve di’fa el memâti(di’fa)
İlyas Yorulmaz = (Onlara uyup da, bizim adımıza yalan uydursaydın) O zaman sana, hayatın ve ölümün bütün acılarını kat kat tattırırdık ve bize karşı kendine herhangi bir yardımcı da bulamazdın.