Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve edalle-hum

  Tâ-Hâ / 85 -

 Diyanet İşleri = Allah, “Şüphesiz, biz senden sonra halkını sınadık; Sâmirî onları saptırdı” dedi.

ve edalle-hum

  Tâ-Hâ / 85 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Şüphe yok ki dedi, biz senden sonra kavmini sınadık ve doğru yoldan çıkardı Sâmirî.

ve edalle-hum

  Tâ-Hâ / 85 -

 Abdullah Parlıyan = Allah: “Öyleyse bil ki” dedi. “Senin yokluğunda biz kavmini sınadık, Sâmirî onları baştan çıkardı, doğru yoldan saptırdı.”

ve edalle-hum

  Tâ-Hâ / 85 -

 Adem Uğur = Allah buyurdu: Senden sonra biz, kavmini (Harun ile kalan İsrailoğullarını) imtihan ettik ve Sâmirî onları yoldan çıkardı.

ve edalle-hum

  Tâ-Hâ / 85 -

 Ahmed Hulusi = (Rabbi) dedi ki: "Doğrusu biz senden sonra kavmini, anlayış seviyelerini görsünler diye denedik. . . Onları Samirî (Firavun sarayından kaçıp aralarına katılan Mısırlı istidraç sahibi birisi) saptırdı!"

ve edalle-hum

  Tâ-Hâ / 85 -

 Ahmet Tekin = 'Biz, senin ardından kavmini imtihan ettik. Sâmirî, onların hak yoldan uzaklaşarak dalâleti tercihlerinin yolunu açtı.' buyurdu.

ve edalle-hum

  Tâ-Hâ / 85 -

 Ahmet Varol = (Allah) dedi ki: 'Biz senden sonra kavmini imtihan ettik. SâmirŒ onları saptırdı.'

ve edalle-hum

  Tâ-Hâ / 85 -

 Ali Bulaç = Dedi ki: "Biz senden sonra kavmini deneme (fitne)den geçirdik, Samiri onları şaşırtıp saptırdı."

ve edalle-hum

  Tâ-Hâ / 85 -

 Ali Fikri Yavuz = Allah buyurdu: “- Biz, senden sonra (kavminden ayrılıp yerine Harûn’u bıraktıktan sonra) kavmini fitneye düşürdük (imtihana çektik). Samirî, onları (buzağıya taptırmakla) saptırdı.”

ve edalle-hum

  Tâ-Hâ / 85 -

 Ali Ünal = Allah, “Ama bil ki,” buyurdu, “sen ayrıldıktan sonra kavmini (imanın kalblerine tam oturmamış olması sebebiyle) bir imtihana maruz bıraktık. Samirî, onları yoldan çıkardı.”

ve edalle-hum

  Tâ-Hâ / 85 -

 Bayraktar Bayraklı = Allah, “Doğrusu, biz, senden sonra toplumunu imtihan ettik. Sâmirî onları yoldan çıkardı” dedi.

ve edalle-hum

  Tâ-Hâ / 85 -

 Bekir Sadak = Allah: «Dogrusu Biz, senden sonra milletini sinadik; Samiri onlari saptirdi» dedi.

ve edalle-hum

  Tâ-Hâ / 85 -

 Celal Yıldırım = Rabbı ona: Doğrusu biz senden sonra kavmini imtihan ettik; Sâmiriy onları saptırdı.

ve edalle-hum

  Tâ-Hâ / 85 -

 Cemal Külünkoğlu = Allah buyurdu ki: “Sen öyle biliyorsun ama onlar senin izinde değiller. Zira biz senin ayrılmandan sonra halkını sınadık ve Samiri onları yoldan çıkardı.”

ve edalle-hum

  Tâ-Hâ / 85 -

 Diyanet İşleri (eski) = Allah: 'Doğrusu Biz, senden sonra milletini sınadık; Samiri onları saptırdı' dedi.

ve edalle-hum

  Tâ-Hâ / 85 -

 Diyanet Vakfi = Allah buyurdu: Senden sonra biz, kavmini (Harun ile kalan İsrailoğullarını) imtihan ettik ve Sâmirî onları yoldan çıkardı.

ve edalle-hum

  Tâ-Hâ / 85 -

 Edip Yüksel = 'Halkını, senden sonra sınadık. Samiri onları saptırdı,' dedi.

ve edalle-hum

  Tâ-Hâ / 85 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Amma dedi: biz senin ardından kavmini fitneye düşürdük, Sâmirî onları şaşırttı

ve edalle-hum

  Tâ-Hâ / 85 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Allah: «Ama Biz, senin ardından kavmini fitneye düşürdük ve Samiri onları saptırdı.» buyurdu.

ve edalle-hum

  Tâ-Hâ / 85 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Allah: «Doğrusu biz senden sonra kavmini imtihan ettik. Sâmirî onları saptırdı» dedi.

ve edalle-hum

  Tâ-Hâ / 85 -

 Gültekin Onan = Dedi ki: "Biz senden sonra kavmini deneme (fitne)den geçirdik, Samiri onları şaşırtıp saptırdı."

ve edalle-hum

  Tâ-Hâ / 85 -

 Harun Yıldırım = Allah buyurdu: Senden sonra biz, kavmini imtihan ettik ve Sâmirî onları yoldan çıkardı.

ve edalle-hum

  Tâ-Hâ / 85 -

 Hasan Basri Çantay = Buyurdu: «Biz senden sonra kavmini imtihaan etdik. Sâmiriy onları sapdırdı».

ve edalle-hum

  Tâ-Hâ / 85 -

 Hayrat Neşriyat = (Allah:) 'Fakat muhakkak ki biz, senden (yola çıkmandan) sonra kavmini gerçekten imtihân ettik; Sâmirî onları dalâlete düşürdü' buyurdu.

ve edalle-hum

  Tâ-Hâ / 85 -

 İbni Kesir = Buyurdu: Doğrusu biz, senden sonra kavmini sınadık ve Samiri de onları saptırdı.

ve edalle-hum

  Tâ-Hâ / 85 -

 Kadri Çelik = Dedi ki: “Biz senden sonra kavmini sınadık, Samiri onları şaşırtıp saptırdı.”

ve edalle-hum

  Tâ-Hâ / 85 -

 Muhammed Esed = (Allah:) "Öyleyse bil ki" dedi, "senin yokluğunda Biz kavmini sınadık; ve Samiri onları yoldan çıkardı."

ve edalle-hum

  Tâ-Hâ / 85 -

 Mustafa İslamoğlu = (Allah): "O halde haberin olsun ki" dedi, "senin ardından Biz kavmini sınadık; ve Samiri onları yoldan çıkardı."

ve edalle-hum

  Tâ-Hâ / 85 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Buyurdu ki: «Biz senden sonra kavmini fitneye düşürdük ve onları Sâmirî saptırdı.»

ve edalle-hum

  Tâ-Hâ / 85 -

 Ömer Öngüt = Allah buyurdu: “Biz senden sonra kavmini imtihana çektik. Sâmirî onları saptırdı. ”

ve edalle-hum

  Tâ-Hâ / 85 -

 Şaban Piriş = -Biz, senden sonra kavmini imtihan ettik. Samiri onları saptırdı, dedi.

ve edalle-hum

  Tâ-Hâ / 85 -

 Sadık Türkmen = (Allah) dedi ki: “Biz senden sonra kavminin gerçeğini açığa çıkardık. Samiri onları saptırdı.”

ve edalle-hum

  Tâ-Hâ / 85 -

 Seyyid Kutub = Allah dedi ki «Biz senin arkandan soydaşlarını sınavdan geçirdik ve Samiri onları yoldan çıkardı.»

ve edalle-hum

  Tâ-Hâ / 85 -

 Suat Yıldırım = Allah buyurdu: "Sen öyle biliyorsun amma onlar senin izinde değiller, Zira Biz senin ayrılmandan sonra halkını sınadık ve Samirî onları yoldan çıkardı."

ve edalle-hum

  Tâ-Hâ / 85 -

 Süleyman Ateş = (Allâh): "Ama biz senden sonra kavmini sınadık. Samiri onları saptırdı" dedi.

ve edalle-hum

  Tâ-Hâ / 85 -

 Tefhim-ul Kuran = Dedi ki: «Biz senden sonra kavmini deneme (fitne) den geçirdik, Samiri onları şaşırtıp saptırdı.»

ve edalle-hum

  Tâ-Hâ / 85 -

 Ümit Şimşek = Allah buyurdu ki: 'Biz senden sonra kavmini imtihan ettik; Sâmirî de onları saptırdı.'

ve edalle-hum

  Tâ-Hâ / 85 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Buyurdu: "Biz senden sonra toplumunu tam bir biçimde imtihan ettik. Sâmirî onları saptırdı."

ve edalle-hum

  Tâ-Hâ / 85 -

 İskender Ali Mihr = (Allahû Tealâ): “Muhakkak ki Biz, böylece senin kavmini, senden sonra imtihan etmiştik. Ve Samiri, onları dalâlete düşürdü.” dedi.

ve edalle-hum

  Tâ-Hâ / 85 -

 İlyas Yorulmaz = Allah “Biz senden sonra kavmini imtihana tabi tutuk. Samiri onları saptırdı” dedi.

ve edalle-hu

  Câsiye / 23 -

 Diyanet İşleri = Nefsinin arzusunu ilâh edinen, Allah’ın; (hâlini) bildiği için saptırdığı ve kulağını ve kalbini mühürlediği, gözüne de perde çektiği kimseyi gördün mü? Şimdi onu Allah’tan başka kim doğru yola eriştirebilir? Hâlâ düşünüp ibret almayacak mısınız?

ve edalle-hu

  Câsiye / 23 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Gördün mü dileğini mâbûd edineni ve hâlini bildiği halde Allah tarafından sapıklığa terkedileni ve onun kulağını ve kalbini mühürlemiştir ve gözüne de perde çekmiştir; artık Allah'tan sonra kim doğru yolu gösterebilir ona? Hâlâ mı öğüt ve ibret almazsınız?

ve edalle-hu

  Câsiye / 23 -

 Abdullah Parlıyan = Kendi arzu ve hevesini ilah edinen ve Allah'ın bir bilgi sebebiyle saptırdığı, kulak  ve kalbini mühürlediği, gözüne perde çektiği kişiyi gördün mü? Artık Allah'tan sonra, kim onu doğru yola iletebilir. O halde hiç düşünüp ders çıkarmaz mısınız.

ve edalle-hu

  Câsiye / 23 -

 Adem Uğur = Hevâ ve hevesini tanrı edinen ve Allah'ın (kendi katındaki) bir bilgiye göre saptırdığı, kulağını ve kalbini mühürlediği, gözünün üstüne de perde çektiği kimseyi gördün mü? Şimdi onu Allah'tan başka kim doğru yola eriştirebilir? Hâla ibret almayacak mısınız?

ve edalle-hu

  Câsiye / 23 -

 Ahmed Hulusi = Hevâsını tanrı edinen; (bu yüzden) Allâh'ın onu bilgisi (kabulü) doğrultusunda saptırdığı, algılaması ve hakikati hissedişini kilitlediği, görüşüne perde koyduğu kimseyi gördün mü? Allâh'ın bu uygulamasından sonra onu kim hakikate erdirebilir ki! Hâlâ düşünüp değerlendirmez misiniz?

ve edalle-hu

  Câsiye / 23 -

 Ahmet Tekin = Şahsî arzu ve ihtiraslarını, kendisine ilâh haline getireni; hür iradeye, özgürce seçme hakkına sahipken, sana ve Kur’ân’a itibar etmeyeceğini bildiği için, Allah’ın hak yoldan uzaklaşmasına, dalâleti tercihine özgürlük tanıdığı, kulaklarını duyarsız, kalbini, kafasını anlayışsız hale getirdiği, gözlerine perde çektiği, basiretini bağladığı kimseyi görmüyor musun? Allah’ın dışında kim onu doğru yola iletebilir? Hâlâ öğüt almayacak mısınız?

ve edalle-hu

  Câsiye / 23 -

 Ahmet Varol = Arzularını kendine ilah edinmiş ve Allah'ın kendisini bir bilgi üzere saptırdığı, kulağını ve kalbini mühürlediği, gözünün üstüne de bir perde çektiği kimseyi gördün mü? Artık onu Allah'tan sonra kim doğru yola iletebilir? Yine de düşünmüyor musunuz?

ve edalle-hu

  Câsiye / 23 -

 Ali Bulaç = Şimdi sen, kendi hevasını ilah edinen ve Allah'ın bir ilim üzere kendisini saptırdığı, kulağını ve kalbini mühürlediği ve gözü üstüne bir perde çektiği kimseyi gördün mü? Artık Allah'tan sonra ona kim hidayet verecektir? Siz yine de öğüt alıp düşünmüyor musunuz?

ve edalle-hu

  Câsiye / 23 -

 Ali Fikri Yavuz = (Ey Rasûlüm), şimdi o kimseyi gördün ya: (Hidayeti bırakıb keyfine taparcasına) zevkini kendisine ilah edinmiş, Allah’da (sapıklığını bildiği) bir ilim üzerine onu şaşırtmış, kulağını ve kalbini mühürleyib gözüne de bir perde çekmiştir. Artık onu Allah’dan başka kim yola getirir? Hâlâ düşünmez misiniz?

ve edalle-hu

  Câsiye / 23 -

 Ali Ünal = Heva ve hevesini kendine ilâh edinen, (hak–bâtıl, hidayet–dalâlet konusunda) bilgisi olduğu halde neticede Allah’ın kendisini saptırdığı, kulağını, kalbini mühürlediği ve gözünün üzerine de perde çektiği kimseye bakmaz mısın? Allah kendisini böyle saptırdıktan sonra, artık onu kim doğru yola getirebilir? Düşünüp, ders almayacak mısınız?