Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve el ibkâri

  Mü’min / 55 -

 Diyanet İşleri = Ey Muhammed! Sabret. Allah’ın va’di şüphesiz gerçektir. Günahının bağışlanmasını iste. Akşam sabah Rabbini hamd ederek tespih et!

ve el ibkâri

  Mü’min / 55 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Artık sabret, şüphe yok ki Allah'ın vaadi gerçektir ve suçunun yarlıganmasını dile ve akşam ve sabah çağlarında, Rabbine hamd ederek tenzîh et onu.

ve el ibkâri

  Mü’min / 55 -

 Abdullah Parlıyan = O halde sen de, sana gönderilen son kitaptan dolayı, başına gelen sıkıntıların hepsine karşı sabırlı ve dirençli ol. Çünkü Allah'ın, peygamberlerine ve mü'minlere karşı yardım sözü mutlaka gerçekleşecektir. Günahların için bağışlanma dile ve Rabbinin şanını sabah akşam yücelt.

ve el ibkâri

  Mü’min / 55 -

 Adem Uğur = (Resûlüm!) Şimdi sen sabret. Çünkü Allah'ın vâdi gerçektir. Günahının bağışlanmasını iste. Akşam sabah Rabbini hamd ile tesbîh et.

ve el ibkâri

  Mü’min / 55 -

 Ahmed Hulusi = Sabret! Muhakkak ki Allâh'ın vaadi haktır! Yanlışların için istiğfar et! Akşam ve sabah Rabbinin hamdi olarak tespih et!

ve el ibkâri

  Mü’min / 55 -

 Ahmet Tekin = Sen sabrederek mücadeleye devam et. Allah’ın va’di haktır, doğrudur. Günahından dolayı bağışlanma, koruma kalkanına alınma dile. Rabbini, akşama doğru ve sabahları erken hamd ile tesbih et.

ve el ibkâri

  Mü’min / 55 -

 Ahmet Varol = Şu halde sen sabret. Şüphesiz Allah'ın vaadi gerçektir. Günâhın için bağışlanma dile ve akşam, sabah Rabbini hamd ile tesbih et.

ve el ibkâri

  Mü’min / 55 -

 Ali Bulaç = Şu halde sen sabret. Gerçekten Allah'ın va'di haktır. Günahın için mağfiret dile; akşam ve sabah Rabbini hamd ile tesbih et.

ve el ibkâri

  Mü’min / 55 -

 Ali Fikri Yavuz = O halde (Ey Rasûlüm, müşriklerin eziyetlerine) sabret; çünkü Allah’ın (zafere dair) vaadi gerçektir. (Müminler âdet edinsinler diye) günahın için mağfiret dile, akşam-sabah hamd ile Rabbini tesbih et (veya beş vakit namaz kıl).

ve el ibkâri

  Mü’min / 55 -

 Ali Ünal = (Allah’ın icraat–ı Sübhanîsi böyledir.) O halde sen sabret, çünkü Allah’ın (rasûllerine ve mü’minlerine yardım) sözü gerçektir. Günahların için Allah’tan bağışlanma dile ve ikindiakşam saatlerinde ve sabahleyin Rabbini hamd ile tesbih et.

ve el ibkâri

  Mü’min / 55 -

 Bayraktar Bayraklı = O halde sabret! Çünkü Allah'ın vaadi mutlaka gerçekleşecektir. Günahının bağışlanmasını iste. Akşam-sabah Rabbini övgü ile an!.[504]

ve el ibkâri

  Mü’min / 55 -

 Bekir Sadak = Sabret, Allah'in verdigi soz suphesiz gercektir. Sucunun bagislanmasini dile; Rabbini aksam, sabah, overek tesbih et.

ve el ibkâri

  Mü’min / 55 -

 Celal Yıldırım = O halde (Ey Peygamber!) sabret. Şüphesiz ki Allah'ın va'di haktır. Günahının bağışlanmasını dile ve akşam-sabah Rabbına hamd ile tesbîh et..

ve el ibkâri

  Mü’min / 55 -

 Cemal Külünkoğlu = (Ey Muhammed!) Sıkıntılara karşı sabırlı ol! Allah'ın vaadi şüphesiz gerçektir. Günahların için bağışlanma dile! Rabbinin şanını sabah akşam yücelt.

ve el ibkâri

  Mü’min / 55 -

 Diyanet İşleri (eski) = Sabret, Allah'ın verdiği söz şüphesiz gerçektir. Suçunun bağışlanmasını dile; Rabbini akşam, sabah, överek tesbih et.

ve el ibkâri

  Mü’min / 55 -

 Diyanet Vakfi = (Resûlüm!) Şimdi sen sabret. Çünkü Allah'ın vâdi gerçektir. Günahının bağışlanmasını iste. Akşam sabah Rabbini hamd ile tesbîh et.

ve el ibkâri

  Mü’min / 55 -

 Edip Yüksel = Öyleyse sabret. Çünkü ALLAH'ın sözü gerçektir. Günahların için de bağışlanma iste ve Rabbini akşam sabah överek yücelt.

ve el ibkâri

  Mü’min / 55 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = O halde sabret, çünkü Allahın va'di haktır hem günahına istiğfar ve akşam, sabah rabbına hamdiyle tesbih et

ve el ibkâri

  Mü’min / 55 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = O halde sabret, çünkü Allah'ın va'di haktır; günahının bağışlanmasını dile ve akşam sabah Rabbini hamd ile tesbih et!

ve el ibkâri

  Mü’min / 55 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = O halde sabret. Çünkü Allah'ın vaadi haktır. Hem günahından dolayı istiğfar et ve akşam sabah Rabbini hamdiyle tesbih et.

ve el ibkâri

  Mü’min / 55 -

 Gültekin Onan = Şu halde sen sabret. Gerçekten Tanrı'nın vaadi haktır. Günahın için mağfiret dile; akşam ve sabah rabbini hamd ile tesbih et.

ve el ibkâri

  Mü’min / 55 -

 Harun Yıldırım = (Resûlüm!) Şimdi sen sabret. Çünkü Allah'ın vâdi gerçektir. Günahının bağışlanmasını iste. Akşamsabah Rabbini hamd ile tesbîh et.

ve el ibkâri

  Mü’min / 55 -

 Hasan Basri Çantay = Şimdi sen (Habîbim) sabret. Çünkü Allahın va'di gerçekdir. Günâhının yarlığanmasını iste. Akşam, sabah Rabbini hamd ile (tenzîh ve) tesbîh et.

ve el ibkâri

  Mü’min / 55 -

 Hayrat Neşriyat = (Habîbim, yâ Muhammed!) Artık sabret! Çünki Allah’ın va'di haktır; günâhının bağışlanmasını dile ve akşam ve sabah Rabbine hamd ile (O’nu) tesbîh et!

ve el ibkâri

  Mü’min / 55 -

 İbni Kesir = Şimdi sen; sabret, Allah'ın vaadi mutlaka haktır. Günahının yarlığanmasını dile, sabah akşam Rabbını hamd ile tesbih et.

ve el ibkâri

  Mü’min / 55 -

 Kadri Çelik = O halde sen sabret. Gerçekten Allah'ın vaadi haktır. (Dininin geleceği hakkındaki yersiz endişelerinden ibaret olan) Günahın için mağfiret dile; akşam ve sabah Rabbini hamd ile tesbih et.

ve el ibkâri

  Mü’min / 55 -

 Muhammed Esed = o halde sıkıntılara karşı sabırlı ol; çünkü, Allah'ın vaadi mutlaka gerçekleşecektir, günahların için bağışlanma dile ve Rabbinin şanını sabah akşam yücelt.

ve el ibkâri

  Mü’min / 55 -

 Mustafa İslamoğlu = Şu halde dirençli ol! Zira Allah'ın vaadi mutlaka gerçekleşecektir. Hatan için af dile ve akşam sabah hamd ile Rabbinin yüceliğini dile getir!

ve el ibkâri

  Mü’min / 55 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Artık sabret. Şüphe yok ki, Allah'ın vaadi hakdır ve kusurun için mağfiret iste ve akşam ve sabah Rabbine hamd ile tesbihte bulun.

ve el ibkâri

  Mü’min / 55 -

 Ömer Öngüt = Resulüm! Sabret! Çünkü Allah'ın vaadi gerçektir. Günahının bağışlanmasını iste! Rabbini akşam sabah hamd ile tesbih et!

ve el ibkâri

  Mü’min / 55 -

 Şaban Piriş = Sen de sabret, kuşkusuz Allah’ın vaadi haktır. Günahların için bağışlanma dile, sabah akşam hamd ederek Rabb’ini tesbih/tenzih et.

ve el ibkâri

  Mü’min / 55 -

 Sadık Türkmen = Öyleyse sen sabret/bekle! Şüphesiz Allah’ın sözü gerçektir. Günahın için bağışlanma dile. Rabbini akşam sabah överek tesbih et.

ve el ibkâri

  Mü’min / 55 -

 Seyyid Kutub = Ey Muhammed! Sabret, Allah'ın verdiği söz şüphesiz gerçektir. Suçunun bağışlanmasını dile. Rabbini akşam sabah överek tesbih et.

ve el ibkâri

  Mü’min / 55 -

 Suat Yıldırım = O halde, sen sabret! Çünkü Allah’ın vaadi gerçektir. Hem günahından istiğfar et, sabah akşam Rabbine hamd ederek zikir ve ibadete devam et.

ve el ibkâri

  Mü’min / 55 -

 Süleyman Ateş = Sabret, Allâh'ın va'di mutlaka gerçektir. Günâhına da istiğfar et ve akşam sabah Rabbini övgü ile an.

ve el ibkâri

  Mü’min / 55 -

 Tefhim-ul Kuran = Şu halde sen sabret. Gerçekten Allah'ın va'di haktır. Günahın için mağfiret dile; akşam ve sabah Rabbini hamd ile tesbih et.

ve el ibkâri

  Mü’min / 55 -

 Ümit Şimşek = Sabret; Allah'ın vaadi gerçektir. Günahın için bağışlanma dile ve akşam sabah Rabbini hamd ile tesbih et.

ve el ibkâri

  Mü’min / 55 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Öyleyse sabret! Kuşkun olmasın ki, Allah'ın vaadi haktır. Günahın için af dile. Akşam ve sabah, Rabbini överek tespih et!

ve el ibkâri

  Mü’min / 55 -

 İskender Ali Mihr = Öyleyse sabret. Muhakkak ki Allah’ın vaadi haktır. Ve günahların için mağfiret dile. Akşam ve sabah Rabbini hamd ile tesbih et.

ve el ibkâri

  Mü’min / 55 -

 İlyas Yorulmaz = Sabret. Allah’ın vaadi mutlaka gerçekleşecektir. Günahların için Rabbinden bağışlanma dile ve Rabbinin şanını gece gündüz tesbih ederek yücelt.

bi el aşiyyi ve el ibkâri

  Âl-iİmrân / 41 -

 Diyanet İşleri = Zekeriya, “Rabbim! (çocuğum olacağına dair) bana bir alâmet ver” dedi. Allah da şöyle dedi: “Senin için alâmet, insanlarla üç gün konuşamaman, ancak işaretleşebilmendir. Ayrıca Rabbini çok an, sabah akşam tesbih et.”

bi el aşiyyi ve el ibkâri

  Âl-iİmrân / 41 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Zekeriyya demişti ki: Rabbim, bana bir delil ver. Allah da, insanlarla işaretleşmen ayrı, tam üç gün, konuşmaman onlarla, delildir sana. Çok an Rabbini, akşam ve sabah çağlarında, onun noksan sıfatlardan arı olduğunu söyle demişti.

bi el aşiyyi ve el ibkâri

  Âl-iİmrân / 41 -

 Abdullah Parlıyan = Zekeriyya yalvardı: “Ey Rabbim! Bana bir işaret göster.” Allah buyurdu ki: “Senin işaretin, üç gün insanlara işaretten başka türlü konuşamamandır. Ve böylece Rabbini hiç durmadan an, gece gündüz O'nun sınırsız şanını yücelt.”

bi el aşiyyi ve el ibkâri

  Âl-iİmrân / 41 -

 Adem Uğur = Zekeriyya: Rabbim! (Oğlum olacağına dair) bana bir alâmet göster, dedi. Allah buyurdu ki: Senin için alâmet, insanlara, üç gün, işaretten başka söz söylememendir. Ayrıca Rabbini çok an, sabah akşam tesbih et.

bi el aşiyyi ve el ibkâri

  Âl-iİmrân / 41 -

 Ahmed Hulusi = "Rabbim, benim için buna bir işaret göster" dedi (Zekeriyya). Buyurdu: "Senin için işaret, üç gün süreyle insanlarla el-yüz işaretleri dışında konuşmamandır; bunun yanı sıra Rabbini çokça an ve sabah akşam O'nun şanının yüceliğini hisset. "

bi el aşiyyi ve el ibkâri

  Âl-iİmrân / 41 -

 Ahmet Tekin = Zekeriyya:'Rabbim, bana, oğlum olacağına dair bir alâmet ver' dedi. Allah:'Senin alâmetin, üç gün insanlarla, işaretle cevap vermenin dışında konuşamamandır. Rabbini çok zikret, Rabbine çok şükret, Rabbine çok çok ibadet et, Rabbinin dinini, şeriatini anlat, akşama doğru ve sabahları erken, onu tesbih et.' buyurdu.

bi el aşiyyi ve el ibkâri

  Âl-iİmrân / 41 -

 Ahmet Varol = (Zekeriyya) 'Ey Rabbim! Bana bir emare göster!' dedi. (Allah) 'Senin emaren üç gün süreyle insanlarla işaretle anlaşmak dışında hiç konuşamamandır. Rabbini çokca an; gece ve sabahın erken vakitlerinde tesbih et' dedi.

bi el aşiyyi ve el ibkâri

  Âl-iİmrân / 41 -

 Ali Bulaç = (Zekeriya) "Rabbim, bana bir alamet (ayet) ver." dedi. "Sana alamet, işaretleşme dışında, insanlarla üç gün konuşmamandır. Rabbini çokça zikret ve akşam sabah O'nu tesbih et." dedi.

bi el aşiyyi ve el ibkâri

  Âl-iİmrân / 41 -

 Ali Fikri Yavuz = Zekeriyya (Aleyhisselâm): “- Ey Rabbim, zevcemin hamlinden haberdar olabileceğim bir nişan ve alâmeti bana ver.” dedi. Allah şöyle buyurdu: “- Senin (anlıyabileceğin) alâmet ve nişan, insanlara üç gün (el, baş ve göz işaretinde bulunup) söz söyleyememendir. Bununla beraber Rabbini çok an ve akşam sabah tesbih et.”

bi el aşiyyi ve el ibkâri

  Âl-iİmrân / 41 -

 Ali Ünal = “Ya Rab,” dedi (Zekeriya), “Bana bir emare, bir alâmet lûtfet!” “Sana emare” buyurdu (Allah): “işaretleşme dışında, insanlarla üç gün süreyle konuşamamandır. Bu arada, Rabbini çok zikret ve ikindiakşam saatleriyle şafakişrak saatlerinde tesbihte bulun.”