Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve hedeynâ-hum

  En’âm / 87 -

 Diyanet İşleri = Babalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bir kısmını da. Bütün bunları seçtik ve bunları dosdoğru bir yola ilettik.

ve hedeynâ-hum

  En’âm / 87 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Onların atalarından, soylarından ve kardeşlerinden bir kısmına da üstünlük verdik, onları seçtik ve doğru yola sevkettik.

ve hedeynâ-hum

  En’âm / 87 -

 Adem Uğur = Onların babalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bazılarına da (üstün meziyetler verdik). Onları seçkin kıldık ve doğru yola ilettik.

ve hedeynâ-hum

  En’âm / 87 -

 Ahmed Hulusi = Onların babalarından, zürriyetlerinden ve kardeşlerinden bazılarını da! Onları seçtik ve doğru yola hidâyet ettik.

ve hedeynâ-hum

  En’âm / 87 -

 Ahmet Tekin = Babalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bazılarını da üstün kıldık. Onları seçtik ve doğru, muhkem, güvenli yola, İslâmî hayata ilettik.

ve hedeynâ-hum

  En’âm / 87 -

 Ahmet Varol = Babalarından, soylarından ve kardeşlerinden de (kendilerine lütfettikklerimiz oldu). Biz onları seçtik ve doğru yola ilettik.

ve hedeynâ-hum

  En’âm / 87 -

 Ali Bulaç = Babalarından, soylarından ve kardeşlerinden, kimini (bunlara kattık); onları da seçtik ve dosdoğru yola yöneltip ilettik.

ve hedeynâ-hum

  En’âm / 87 -

 Ali Fikri Yavuz = Babalarından, nesillerinden ve kardeşlerinden bir kısmını da üstün kıldık, onları seçtik ve kendilerini doğru yola (İslâma) ilettik.

ve hedeynâ-hum

  En’âm / 87 -

 Bekir Sadak = Babalarindan, soylarindan, kardeslerinden bir kismini sectik ve dogru yola eristirdik.

ve hedeynâ-hum

  En’âm / 87 -

 Celal Yıldırım = Onların babalarından, soylarından ve kardeşlerinden de seçip doğru yola eriştirdik.

ve hedeynâ-hum

  En’âm / 87 -

 Diyanet İşleri (eski) = Babalarından, soylarından, kardeşlerinden bir kısmını seçtik ve doğru yola eriştirdik.

ve hedeynâ-hum

  En’âm / 87 -

 Diyanet Vakfi = Onların babalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bazılarına da (üstün meziyetler verdik). Onları seçkin kıldık ve doğru yola ilettik.

ve hedeynâ-hum

  En’âm / 87 -

 Edip Yüksel = Atalarından, soylarından, kardeşlerinden bir çoğunu seçip doğru yola ilettik.

ve hedeynâ-hum

  En’âm / 87 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Atalarından, zürriyetlerinden ve kardeşlerinden bir kısmını da, ve hep bunları seçtik ve hep bunları bir doğru yola hidayetçi kıldık

ve hedeynâ-hum

  En’âm / 87 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Atalarından, soylarından ve kardeşlerinden bir kısmını da... Bunların hepsini seçtik ve bir doğru yola hidayetçi kıldık.

ve hedeynâ-hum

  En’âm / 87 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Babalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bazılarını da (üstün kıldık). Onları seçtik ve doğru yola ilettik.

ve hedeynâ-hum

  En’âm / 87 -

 Gültekin Onan = Babalarından, soylarından, kardeşlerinden kimini (bunlara kattık); onları da seçtik ve dosdoğru yola yöneltip ilettik.

ve hedeynâ-hum

  En’âm / 87 -

 Hasan Basri Çantay = Onların babalarından, zürriyyetlerinden, biraderlerinden kimini de (yine üstün imtiyazlara mazhar etdik), onları seçdik, onları doğru bir yola götürdük.

ve hedeynâ-hum

  En’âm / 87 -

 Hayrat Neşriyat = Babalarından, zürriyetlerinden ve kardeşlerinden bir kısmını da (üstün kıldık). Böylece onları seçtik ve onları dosdoğru bir yola hidâyet ettik.

ve hedeynâ-hum

  En’âm / 87 -

 İbni Kesir = Onların babalarından, zürriyetlerinden, kardeşlerinden kimini de. Onları seçtik ve onları dosdoğru yola ilettik.

ve hedeynâ-hum

  En’âm / 87 -

 Muhammed Esed = Onların atalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bazısı(nı da aynı şekilde yücelttik), onları(n hepsini) seçtik ve dosdoğru bir yola yönelttik.

ve hedeynâ-hum

  En’âm / 87 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve onların babalarından, zürriyetlerinden ve kardeşlerinden birçoklarını da (hidâyete erdirdik) ve onları seçtik ve kendilerini doğru bir yola kavuşturduk.

ve hedeynâ-hum

  En’âm / 87 -

 Ömer Öngüt = Onların babalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bazılarına da. Onları seçkin kıldık ve doğru yola ilettik.

ve hedeynâ-hum

  En’âm / 87 -

 Şaban Piriş = Onların babalarından, zürriyetlerinden ve kardeşlerinden bazı kimseleri seçip, dosdoğru yola hidayet ettik.

ve hedeynâ-hum

  En’âm / 87 -

 Seyyid Kutub = Bunlardan bazılarının babalarını, soylarından gelenleri ve kardeşlerini de seçip doğru yola ilettik.

ve hedeynâ-hum

  En’âm / 87 -

 Suat Yıldırım = Onların babalarından, zürriyetlerinden, kardeşlerinden kimini de, aynı şekilde etraflarındaki insanlara üstün kıldık, onları seçtik, onları doğru yola götürdük.

ve hedeynâ-hum

  En’âm / 87 -

 Süleyman Ateş = Babalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bazılarını da... Onları seçtik ve onları doğru yola ilettik.

ve hedeynâ-hum

  En’âm / 87 -

 Tefhim-ul Kuran = Babalarından, soylarından ve kardeşlerinden, kimini de (bunlara kattık) ; onları da seçtik ve dosdoğru yola yöneltip ilettik.

ve hedeynâ-hum

  En’âm / 87 -

 Ümit Şimşek = Onların atalarından, nesillerinden ve kardeşlerinden de bir kısmını seçtik ve dosdoğru bir yola ilettik.

ve hedeynâ-hum

  En’âm / 87 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Atalarından, soylarından, kardeşlerinden bir kısmını da... Onları seçtik ve onları dosdoğru bir yola kılavuzladık.

ve hedeynâ-hum

  En’âm / 87 -

 İskender Ali Mihr = Ve onların babalarından, zürriyetlerinden (nesillerinden) ve kardeşlerinden onları seçtik. Ve onları Sıratı Mustakîm’e (Allah’a ruhu ulaştıran yola) hidayet ettik (ulaştırdık).

ve hedeynâ-humâ

  Sâffât / 118 -

 Diyanet İşleri = Onları doğru yola ilettik.

ve hedeynâ-humâ

  Sâffât / 118 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve ikisini de dosdoğru yola sevkettik.

ve hedeynâ-humâ

  Sâffât / 118 -

 Abdullah Parlıyan = Ve onları doğru yola ilettik.

ve hedeynâ-humâ

  Sâffât / 118 -

 Adem Uğur = Her ikisini de doğru yola ilettik.

ve hedeynâ-humâ

  Sâffât / 118 -

 Ahmed Hulusi = O ikisini de sırat-ı müstakime yönlendirdik.

ve hedeynâ-humâ

  Sâffât / 118 -

 Ahmet Tekin = Her ikisini de doğru, muhkem ve güvenli yolda, İslâmî hayatta başarıya ulaştırdık.

ve hedeynâ-humâ

  Sâffât / 118 -

 Ahmet Varol = Onları dosdoğru yola ilettik.

ve hedeynâ-humâ

  Sâffât / 118 -

 Ali Bulaç = Onları dosdoğru yola yöneltip ilettik.

ve hedeynâ-humâ

  Sâffât / 118 -

 Ali Fikri Yavuz = Kendilerine doğru yolu gösterdik.

ve hedeynâ-humâ

  Sâffât / 118 -

 Ali Ünal = Her meselede onların Doğru Yol’da gitmelerini sağladık.

ve hedeynâ-humâ

  Sâffât / 118 -

 Bayraktar Bayraklı = Onları doğru yola yönelttik.

ve hedeynâ-humâ

  Sâffât / 118 -

 Bekir Sadak = Her ikisini de dogru yola eristirmistik.

ve hedeynâ-humâ

  Sâffât / 118 -

 Celal Yıldırım = İkisini de dosdoğru yola ilettik.

ve hedeynâ-humâ

  Sâffât / 118 -

 Cemal Külünkoğlu = (117-118) Biz onlara (hükümlerimizi) açıklayan Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik. İkisini de dosdoğru yola ilettik.

ve hedeynâ-humâ

  Sâffât / 118 -

 Diyanet İşleri (eski) = Her ikisini de doğru yola eriştirmiştik.

ve hedeynâ-humâ

  Sâffât / 118 -

 Diyanet Vakfi = Her ikisini de doğru yola ilettik.

ve hedeynâ-humâ

  Sâffât / 118 -

 Edip Yüksel = Her ikisini doğru yola ilettik.

ve hedeynâ-humâ

  Sâffât / 118 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Ve kendilerini doğru yola çıkardık

ve hedeynâ-humâ

  Sâffât / 118 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Kendilerini doğru yola çıkardık.