Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve lâ tehinû

  Âl-iİmrân / 139 -

 Diyanet İşleri = Gevşemeyin, hüzünlenmeyin. Eğer (gerçekten) iman etmiş kimseler iseniz üstün olan sizlersiniz.

ve lâ tehinû

  Âl-iİmrân / 139 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve gevşeklik etmeyin, mahzun olmayın, inanmışsanız mutlaka üstünsünüz siz.

ve lâ tehinû

  Âl-iİmrân / 139 -

 Abdullah Parlıyan = Öyleyse cesaretinizi yitirmeyin ve üzülmeyin. Eğer gerçekten inanıyorsanız, mutlaka üstün gelecek olan sizsiniz.

ve lâ tehinû

  Âl-iİmrân / 139 -

 Adem Uğur = Gevşeklik göstermeyin, üzüntüye kapılmayın. Eğer inanmışsanız, üstün gelecek olan sizsiniz.

ve lâ tehinû

  Âl-iİmrân / 139 -

 Ahmed Hulusi = Gevşemeyin, hüzünlenmeyin; siz en üstün olanlarsınız, eğer iman edenlerseniz.

ve lâ tehinû

  Âl-iİmrân / 139 -

 Ahmet Tekin = Düşmana karşı zaaf göstermeyin, gevşemeyin, mağlup olduk diye mahzun da olmayın. Hâlâ siz yüce, üstün kişilersiniz. Siz samimi mü’minler olduğunuz sürece, sonunda galip geleceksiniz.

ve lâ tehinû

  Âl-iİmrân / 139 -

 Ahmet Varol = Gevşemeyin, üzülmeyin; eğer iman etmiş iseniz en üstün sizsiniz.

ve lâ tehinû

  Âl-iİmrân / 139 -

 Ali Bulaç = Gevşemeyin, üzülmeyin; eğer (gerçekten) iman etmişseniz en üstün olan sizlersiniz.

ve lâ tehinû

  Âl-iİmrân / 139 -

 Ali Fikri Yavuz = Ey müminler, savaştan gevşemeyin ve Uhud bozgununa üzülmeyin. Hâliniz onlardan netice itibariyle çok yüksektir; eğer gerçekten (vâdimize) inanıyorsanız.

ve lâ tehinû

  Âl-iİmrân / 139 -

 Ali Ünal = Sakın ola ki yılmayın ve tasalanmayın; eğer gerçekten mü’minler iseniz, her zaman için üstün olan sizsiniz.

ve lâ tehinû

  Âl-iİmrân / 139 -

 Bayraktar Bayraklı = Gevşeklik göstermeyiniz; üzüntüye kapılmayınız. Eğer gerçekten inanıyorsanız, mutlaka siz en üstün olursunuz.

ve lâ tehinû

  Âl-iİmrân / 139 -

 Bekir Sadak = Gevsemeyin, uzulmeyin, inanmissaniz, mutlaka siz en ustunsunuzdur.

ve lâ tehinû

  Âl-iİmrân / 139 -

 Celal Yıldırım = Gevşemeyin, üzülmeyin, eğer inanıyorsanız elbette sizler üstünsünüzdür.

ve lâ tehinû

  Âl-iİmrân / 139 -

 Cemal Külünkoğlu = Öyleyse, yılmayın/gevşemeyin ve üzülmeyin. Eğer (gerçekten) inanıyorsanız mutlaka (insanların) en üstünüsünüz (ve inandığınız sürece de üstün olmaya devam edeceksiniz).

ve lâ tehinû

  Âl-iİmrân / 139 -

 Diyanet İşleri (eski) = Gevşemeyin, üzülmeyin, inanmışsanız, mutlaka siz en üstünsünüzdür.

ve lâ tehinû

  Âl-iİmrân / 139 -

 Diyanet Vakfi = Gevşeklik göstermeyin, üzüntüye kapılmayın. Eğer inanmışsanız, üstün gelecek olan sizsiniz.

ve lâ tehinû

  Âl-iİmrân / 139 -

 Edip Yüksel = Gevşemeyin, üzülmeyin; inanıyorsanız üstün sizsiniz!

ve lâ tehinû

  Âl-iİmrân / 139 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Fütur getirmeyin ve mahzun olmayın daha yükselecekken sizler, gerçek mü'minlersiniz

ve lâ tehinû

  Âl-iİmrân / 139 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Sizler eğer gerçek inananlarsanız, daha yükselecekken gevşemeyin ve üzülmeyin!

ve lâ tehinû

  Âl-iİmrân / 139 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Gevşemeyin, üzülmeyin, eğer hakikaten inanıyorsanız, muhakkak üstün olan sizsinizdir.

ve lâ tehinû

  Âl-iİmrân / 139 -

 Gültekin Onan = Gevşemeyin, üzülmeyin; eğer inançlılarsanız en üstün olan sizlersiniz.

ve lâ tehinû

  Âl-iİmrân / 139 -

 Harun Yıldırım = Gevşemeyin ve üzülmeyin; eğer mü’minler iseniz en üstün olan sizsiniz!..

ve lâ tehinû

  Âl-iİmrân / 139 -

 Hasan Basri Çantay = (Ey mü'minler), gevşemeyin, mahzun olmayın, Siz eğer (gerçekden) mü'min iseniz (düşmanlarınıza gaalib ve onlardan) çok üstünsünüzdür.

ve lâ tehinû

  Âl-iİmrân / 139 -

 Hayrat Neşriyat = O hâlde gevşemeyin ve üzülmeyin! Eğer (gerçekten) mü’min kimseler iseniz, en üstün olanlar sizsiniz!

ve lâ tehinû

  Âl-iİmrân / 139 -

 İbni Kesir = Gevşemeyin, üzülmeyin, gerçekten inanmışsanız, mutlaka siz üstünsünüz.

ve lâ tehinû

  Âl-iİmrân / 139 -

 Kadri Çelik = Gevşemeyin ve üzülmeyin; eğer gerçekten müminler iseniz mutlaka en üstün olan sizlersiniz.

ve lâ tehinû

  Âl-iİmrân / 139 -

 Muhammed Esed = Öyleyse, cesaretinizi yitirmeyin ve üzülmeyin: Eğer (gerçekten) inanıyorsanız mutlaka (insanların) en üstünü olursunuz.

ve lâ tehinû

  Âl-iİmrân / 139 -

 Mustafa İslamoğlu = Öyleyse ne yılgınlığa kapılın ne de üzülün: eğer gerçekten inanıyorsanız, insanların en üstünü mutlaka siz olursunuz.

ve lâ tehinû

  Âl-iİmrân / 139 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve fütur getirmeyiniz ve mahzun olmayınız ve siz mü'minler iseniz çok yükselmiş olanlar ancak sizlersiniz.

ve lâ tehinû

  Âl-iİmrân / 139 -

 Ömer Öngüt = Ey müminler! Gevşemeyin, üzülmeyin. Gerçekten inanıyorsanız, siz mutlaka en üstünsünüzdür.

ve lâ tehinû

  Âl-iİmrân / 139 -

 Şaban Piriş = Eğer gerçekten mümin olduysanız, siz, daha üstün olmanıza rağmen gevşemeyin, üzüntüye düşmeyin.

ve lâ tehinû

  Âl-iİmrân / 139 -

 Sadık Türkmen = Gevşemeyin, hüzünlenmeyin! Eğer (gerçekten) iman etmiş kimseler iseniz, üstün olan sizlersiniz.

ve lâ tehinû

  Âl-iİmrân / 139 -

 Seyyid Kutub = Sakın gevşemeyiniz, karamsarlığa kapılmayınız. Eğer mümin iseniz üstün gelecek olan taraf sizlersiniz.

ve lâ tehinû

  Âl-iİmrân / 139 -

 Suat Yıldırım = Sakın yılmayın, üzüntüye kapılmayın, eğer iman ediyorsanız mutlaka üstün gelirsiniz!

ve lâ tehinû

  Âl-iİmrân / 139 -

 Süleyman Ateş = Gevşemeyin, üzülmeyin, eğer inanıyorsanız, mutlaka siz üstün geleceksiniz.

ve lâ tehinû

  Âl-iİmrân / 139 -

 Tefhim-ul Kuran = Gevşemeyin, üzülmeyin; eğer (gerçekten) iman etmişseniz en üstün olan sizlersiniz.

ve lâ tehinû

  Âl-iİmrân / 139 -

 Ümit Şimşek = Gevşemeyin ve üzülmeyin; eğer inanmış kimselerseniz, üstün olan sizsiniz.

ve lâ tehinû

  Âl-iİmrân / 139 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Gevşemeyin, tasalanmayın. Eğer inanıyorsanız üstün olan sizsiniz.

ve lâ tehinû

  Âl-iİmrân / 139 -

 İskender Ali Mihr = Ve gevşemeyin ve mahzun olmayın! Eğer mü’min iseniz, üstün olan sizsiniz.

ve lâ tehinû

  Âl-iİmrân / 139 -

 İlyas Yorulmaz = Gevşemeyin (cesaretinizi kaybetmeyin), üzülmeyin, eğer Allah’a inanıyorsanız üstünsünüz.