Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ve mâ tu’linûne
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve Allah gizlediğinizi de bilir, açığa vurduğunuzu da.
ve mâ tu’linûne
Abdullah Parlıyan = Ve Allah gizlediğinizi de bilir, açığa vurduğunuzu da.
ve mâ tu’linûne
Ahmed Hulusi = Allâh gizlediklerinizi de, açığa çıkardıklarınızı da bilir.
ve mâ tu’linûne
Ahmet Tekin = Allah gizlediğiniz inançlarınızı, niyetlerinizi, maksatlarınızı ve amellerinizi de, alenen yaptıklarınızı, açığa vurduklarınızı da bilir.
ve mâ tu’linûne
Ahmet Varol = Allah sizin gizlediklerinizi de açığa vurduklarınızı da bilir.
ve mâ tu’linûne
Ali Fikri Yavuz = Allah, gizlediğiniz ve açıkladığınız şeyleri hep bilir.
ve mâ tu’linûne
Bekir Sadak = Allah, gizlediklerinizi de, aciga vurduklarinizi da bilir.
ve mâ tu’linûne
Celal Yıldırım = Allah neleri gizlediğinizi, neleri açığa vurduğunuzu bilir.
ve mâ tu’linûne
Cemal Külünkoğlu = Allah gizlediklerinizi de bilir, açığa vurduklarınızı da.
ve mâ tu’linûne
Diyanet İşleri (eski) = Allah, gizlediklerinizi de, açığa vurduklarınızı da bilir.
ve mâ tu’linûne
Elmalılı Hamdi Yazır = Hem Allah neyi sir tutar, neyi ı'lân edersiniz hepsini bilir
ve mâ tu’linûne
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Allah, gizlediklerinizi de açıkladıklarınızı da bilir.
ve mâ tu’linûne
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Allah, gizlediğinizi de açıkladığınızı da bilir.
ve mâ tu’linûne
Gültekin Onan = Tanrı, saklı tuttuklarınızı ve açığa vurduklarınızı bilir.
ve mâ tu’linûne
Kadri Çelik = Allah, saklı tuttuklarınızı ve açığa vurduklarınızı bilir.
ve mâ tu’linûne
Muhammed Esed = Çünkü neyi ki gizliyor ve neyi ki açığa vuruyorsanız, hepsini bilen Allah'tır.
ve mâ tu’linûne
Mustafa İslamoğlu = Zira Allah, içinizde tuttuğunuz ve açığa vurduğunuz her şeyi bilir.
ve mâ tu’linûne
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve Allah Teâlâ gizlediğiniz şeyi de ve açıkladığınız şeyi de bilir.
ve mâ tu’linûne
Seyyid Kutub = Allah, gizlediklerinizi de açığa vurduklarınızı da bilir.
ve mâ tu’linûne
Suat Yıldırım = Allah sizin neleri gizleyip neleri açığa vurduğunuzu pek iyi bilir.
ve mâ tu’linûne
Tefhim-ul Kuran = Allah, saklı tuttuklarınızı ve açığa vurduklarınızı bilir.
ve mâ tu’linûne
Yaşar Nuri Öztürk = Allah, sizin gizlediğinizi de açığa vurduğunuzu da bilir.
ve mâ tu’linûne
İskender Ali Mihr = Ve Allah, gizlediklerinizi (sırlarınızı, sakladığınız şeyleri) ve açıkladığınız (alenî olan) şeyleri bilir.
ve mâ tu’linûne
İlyas Yorulmaz = Allah, sizin içinizde gizlediklerinizi de bilir, açıkça söylediklerinizi de bilir.
ve mâ tu’linûne
Diyanet İşleri = “Göklerde ve yerde gizli olanı ortaya çıkaran, sizin gizlediğiniz ve açığa vurduğunuz şeyleri bilen Allah’a secde etmesinler diye (şeytan onları yoldan çıkarmış.)”
ve mâ tu’linûne
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve bunu da, göklerde ve yeryüzünde gizli olan şeyleri meydana çıkaran ve neyi gizliyorlar, neyi açığa vuruyorlarsa hepsini bilen Allah'a secde etmemek için yapıyorlar.
ve mâ tu’linûne
Abdullah Parlıyan = Niçin göklerde ve yerde gizli olanları ortaya çıkaran gizlediğimiz ve açıkladığımız herşeyi bilen Allah'a secde etmiyorlar?
ve mâ tu’linûne
Adem Uğur = (Şeytan böyle yapmış ki) göklerde ve yerde gizleneni açığa çıkaran, gizlediğinizi ve açıkladığınızı bilen Allah'a secde etmesinler.
ve mâ tu’linûne
Ahmed Hulusi = "Semâlarda ve arzda gizli ne varsa ortaya çıkaran; gizlediğinizi ve açığa çıkardığınızı bilen Allâh'a secde etmemeleri için (vehimleri onları kandırmıştı). " (25. âyet secde âyetidir. )
ve mâ tu’linûne
Ahmet Tekin = 'Göklerde ve yerde gizleneni açığa çıkaran, gönüllerinizde gizlediğinizi de, dillerinizle açığa vurduğunuzu da bilen Allah’a, ne diye secde etmiyorlar?'
ve mâ tu’linûne
Ahmet Varol = Göklerde ve yerde gizli ne varsa ortaya çıkaran, gizlediklerinizi de açığa vurduklarınızı da bilen Allah'a secde etmesinler diye (böyle yapıyorlar).'
ve mâ tu’linûne
Ali Bulaç = "Ki onlar, göklerde ve yerde saklı olanı ortaya çıkaran ve sizin gizlediklerinizi ve açığa vurduklarınızı bilen Allah'a secde etmesinler diye (yapmaktadırlar)."
ve mâ tu’linûne
Ali Fikri Yavuz = (Şeytan onlara amellerini süslü gösterdi ki), göklerde ve yerde gizli olan yağmur ve nebatı meydana çıkaran, gizledikleri ve açıkladıkları şeylerin hepsini bilen Allah’a secde etmesinler. (*)
ve mâ tu’linûne
Ali Ünal = “Oysa göklerde ve yerde gizli bulunan her şeyi açığa, (göklerde ve yerde bulunan her varlığı yokluk karanlığından varlık aydınlığına) çıkaran ve her neyi gizleyip kendinize saklıyor, her neyi de açığa vuruyorsanız, bunların hepsini bilen Allah’a secde ve ibadet etmeleri gerekmez mi?