Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ve uhrâ
Diyanet İşleri = Seveceğiniz başka bir kazanç daha var: Allah’tan bir yardım ve yakın bir fetih (Mekke’nin fethi). (Ey Muhammed!) Mü’minleri müjdele!
ve uhrâ
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve başka bir şey daha var ki seversiniz: Yardım ve zafer Allah'tan ve pek yakın bir fetih; ve müjdele inananları.
ve uhrâ
Abdullah Parlıyan = Allah size seveceğiniz bir iyilik daha verecektir ki, o da düşmanlarınıza karşı her zaman size yardım etmesi ve yakın bir zamanda nasip olacak ülkelerin fethidir ki, ey Muhammed! Mü'minlere bu fethi ve yardımı şimdiden müjdele.
ve uhrâ
Adem Uğur = Seveceğiniz başka bir şey daha var: Allah'tan yardım ve yakın bir fetih. Müminleri (bunlarla) müjdele.
ve uhrâ
Ahmed Hulusi = Seveceğiniz dahası da var: Allâh'tan yardım ve feth-i kariyb (Kurbiyet açılımı)! İman edenleri müjdele!
ve uhrâ
Ahmet Tekin = Seveceğiniz başka şeyler de var: Allah’tan yardım, zafer ve yakın zamanda bir fetih gerçekleşecektir. Mü’minleri dünyada devletle, âhirette cennetle müjdele.
ve uhrâ
Ahmet Varol = Sizin seveceğiniz bir şey daha var: Allah'tan yardım ve yakın bir fetih. Mü'minleri müjdele.
ve uhrâ
Ali Bulaç = Ve seveceğiniz bir başka (nimet) daha var: Allah'tan 'yardım ve zafer (nusret)' ve yakın bir fetih. Mü'minleri müjdele.
ve uhrâ
Ali Fikri Yavuz = Başka bir kazanç daha ki, onu seveceksiniz, (sizin olmasını isteyeceksiniz): Allah’dan (Peygamberin Kureyş kâfirleri üzerine vuku bulacak olan) bir zaferdir; ve yakın bir fetihtir, (Mekke’nin fethidir). (Ey Rasûlüm), müminleri, (dünyada zaferle, ahirette cennetle) müjdele.
ve uhrâ
Ali Ünal = Ve hoşunuza gidecek bir başka lütuf daha: Allah’tan bir yardım ve yakında gerçekleşecek (ve daha başka pek çok zaferlere kapı açacak) bir zafer! Mü’minlere müjdele!
ve uhrâ
Bayraktar Bayraklı = Hoşlanacağınız diğer bir şey de Allah'ın yardımı ve yakın bir fetihdir. İnananları müjdele!
ve uhrâ
Bekir Sadak = Bundan baska, sevdiginiz bir sey daha: Allah katindan bir yardim ve yakin bir zafer vardir. Inananlara mujde ver.
ve uhrâ
Celal Yıldırım = Bir başkası da —ki onu çok seveceksiniz— Allah'tan yardım ve yakın bir fetih... Ve sen (Ey Peygamber !) mü'minleri müjdele..
ve uhrâ
Cemal Külünkoğlu = Seveceğiniz başka bir husus da, Allah'tan yardım ve yakın bir fetihtir. (Resulüm! Bunları) İnananlara müjdele!
ve uhrâ
Diyanet İşleri (eski) = Bundan başka, sevdiğiniz bir şey daha: Allah katından bir yardım ve yakın bir zafer vardır. İnananlara müjde ver.
ve uhrâ
Diyanet Vakfi = Seveceğiniz başka bir şey daha var: Allah'tan yardım ve yakın bir fetih. Müminleri (bunlarla) müjdele.
ve uhrâ
Edip Yüksel = Bundan başka sevdiğiniz bir şey daha: ALLAH'tan bir destek ve yakın bir zafer... İnananları müjdele.
ve uhrâ
Elmalılı Hamdi Yazır = Diğer biri de ki onu seveceksiniz; Allahdan nusrat ve yakın bir fetih, hem mü'minleri müjdele
ve uhrâ
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Seveceğiniz bir diğer (nimet) daha var; Allah'tan yardım ve yakın bir zafer! Müjdele müminleri!
ve uhrâ
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Seveceğiniz bir şey daha var: Allah'tan yardım ve yakın bir fetih.. Müminleri müjdele.
ve uhrâ
Gültekin Onan = Ve seveceğiniz bir başka (nimet) daha var: Tanrı'dan 'yardım ve zafer (nusret)' ve yakın bir fetih. İnançlıları müjdele.
ve uhrâ
Harun Yıldırım = Ve sevdiğiniz bir diğeri daha: Allah’dan bir yardım ve yakın bir fetih... Mü’minleri müjdele.
ve uhrâ
Hasan Basri Çantay = (Sizin için) seveceğiniz diğer (aacil bir ni'met) daha (var ki o da) Allahdan nusret ve yakın fetih (dir). (Habîbim) sen mü'minlere (bu nusreti ve fethi) müjdele.
ve uhrâ
Hayrat Neşriyat = Ve kendisini seveceğiniz diğer bir şey daha vardır: Allah’dan bir zafer ve yakın bir fetih! (Ey Habîbim!) Mü’minleri müjdele!
ve uhrâ
İbni Kesir = Seveceğiniz başka bir şey daha var; Allah katında yardım ve yakın bir fetih ve mü'minleri müjdele.
ve uhrâ
Kadri Çelik = Seveceğiniz bir şey daha var ve o da Allah'tan bir zafer ve yakın bir fetihtir; müminleri müjdele!
ve uhrâ
Muhammed Esed = Ve (bakın, Allah size) gönülden seveceğiniz başka bir şey daha (bağışlayacak): (bu dünyada) Allah'ın yardımı ve yakında gerçekleşecek bir zafer; (ey Peygamber, bunu) bütün inananlara müjdele.
ve uhrâ
Mustafa İslamoğlu = Ve kendisiyle sevineceğiniz bir şey daha var: Allah'tan bir yardım ve görünen bir zafer. Artık mü'minlere müjde ver!
ve uhrâ
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve kendisini sevdiğiniz bir başka (nîmet de) vardır ki, o da Allah'tan bir nusrettir ve yakın bir fetihtir ve müminleri müjdele.
ve uhrâ
Ömer Öngüt = Bundan başka, seveceğiniz bir şey daha var. Allah'tan bir yardım ve yakın bir fetih. Müminleri müjdele!
ve uhrâ
Şaban Piriş = Sevdiğiniz diğer bir şey, Allah’tan bir zafer/yardım ve yakın bir fetihtir. Müminlere müjdele!
ve uhrâ
Sadık Türkmen = Seveceğiniz başka bir kazanç daha var: Allah’tan bir yardım ve yakın bir fetih (Mekke’nin fethi). (Ey Muhammed!) Mü’minleri müjdele!
ve uhrâ
Seyyid Kutub = Seveceğiniz bir şey daha var Allah'tan bir zafer ve yakın bir fetih, müminleri müjdele!
ve uhrâ
Suat Yıldırım = Memnun olacağınız bir şey daha var: Allah’tan bir yardım ve yakında gerçekleşecek bir zafer! Müminlere bunları müjdele!
ve uhrâ
Süleyman Ateş = Seveceğiniz bir şey daha var: Allah'tan bir zafer ve yakın bir fetih... Mü'minleri müjdele.
ve uhrâ
Tefhim-ul Kuran = Ve seveceğiniz bir başka (nimet) daha var; Allah'tan 'yardım ve zafer (nusret) ' ve yakın bir fetih. Mü'minleri müjdele.
ve uhrâ
Ümit Şimşek = Ve hoşlanacağınız birşey daha: Allah'ın yardımı ve yakın bir fetih. Müjdele o mü'minleri!
ve uhrâ
Yaşar Nuri Öztürk = Seveceğiniz daha başka şeyler de var: Allah'tan bir yardım, çok yakın bir fetih... İman sahiplerine müjde ver!
ve uhrâ
İskender Ali Mihr = Ve seveceğiniz başka bir şey, Allah’tan yardım ve yakın bir fetih. Ve mü’minleri müjdele.
ve uhrâ
İlyas Yorulmaz = Diğer seveceğiniz bir şey daha, Allah dan yardım ve yakın bir zamanda zafer var. İnananları müjdele.
ve uhrâ
Diyanet İşleri = Şüphesiz, karşı karşıya gelen iki toplulukta sizin için bir ibret vardır: Bir topluluk Allah yolunda çarpışıyordu. Öteki ise kâfirdi. (Onları) göz bakışıyla kendilerinin iki katı görüyorlardı. Allah da dilediğini yardımıyla destekliyordu. Basireti olanlar için bunda elbette ibret vardır.
ve uhrâ
Abdulbaki Gölpınarlı = İbretti size birbirleriyle karşılaşan o iki bölüğün hali. Bir bölük, Allah yolunda savaşmadaydı, öbürüyse kâfirdi ve inananları, gözleriyle iki misli görmedeydiler. Allah, dilediğini yardımıyla kuvvetlendirir ve şüphe yok ki bunda, görenlere kesin bir ibret var.
ve uhrâ
Abdullah Parlıyan = Savaşta karşı karşıya gelen şu iki orduda, sizin için bir ibret vardı. Bir gurup Allah için savaşırken, diğeri O'nu inkâr ediyordu. Öbürlerinin kendilerinin iki katı olduklarını gözleri ile görüyorlardı. Gerçekten Allah dilediğini yardımıyla destekler. Bunda görecek gözleri olan herkes için muhakkak bir ders vardır.
ve uhrâ
Adem Uğur = (Bedir'de) karşı karşıya gelen şu iki gurubun halinde sizin için büyük bir ibret vardır. Biri Allah yolunda çarpışan bir gurup, diğeri ise bunları apaçık kendilerinin iki misli gören kâfir bir gurup. Allah dilediğini yardımı ile destekler. Elbette bunda basiret sahipleri için büyük bir ibret vardır.
ve uhrâ
Ahmed Hulusi = Hakikat ki; sizin için, karşı karşıya gelmiş iki topluluğun hâlinde bir işaret - ibret vardı; bir topluluk Allâh için vuruşurken, diğerleri kâfirdi ve onları gözleriyle kendilerinin iki misli olarak görüyorlardı. Allâh dilediğini yardımıyla destekler. Muhakkak bunda basîret sahipleri için büyük ibret vardır.
ve uhrâ
Ahmet Tekin = Bedir’de karşı karşıya gelen iki orduda sizin için ibretler vardır. Biri Allah yolunda, İslâm uğrunda çarpışan bir ordu, diğeri de kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfir bir ordu. Kâfirler, (üçte birleri kadar olan) Allah yolunda savaşanları, göz kararıyla, kendilerinin iki misli olduğunu görüyorlardı. Allah sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kimseleri yardımıyla destekler. Elbette bunda, basiret sahipleri için büyük bir ibret, bir uyarı vardır.
ve uhrâ
Ahmet Varol = Birbirleriyle karşı karşıya gelen iki toplulukta sizin için ibret vardır. Bir topluluk Allah yolunda çarpışmaktaydı, diğer topluluk ise kâfirdi. Allah yolunda çarpışanlar ötekileri gözleriyle açıkça kendilerinin iki katı olarak görüyorlardı. Allah dilediğini kendi yardımıyla destekler. Şüphesiz bunda görebilenler için ibret vardır.
ve uhrâ
Ali Bulaç = Karşı karşıya gelen iki toplulukta, sizin için andolsun bir ayet (ibret) vardır. Bir topluluk, Allah yolunda çarpışıyordu, diğeri ise kafirdi ki göz görmesiyle karşılarındakini kendilerinin iki katı görüyorlardı. İşte Allah, dilediğini yardımıyla destekler. Şüphesiz bunda, basiret sahipleri için gerçekten bir ibret vardır.
ve uhrâ
Ali Fikri Yavuz = (Bedir savaşında) karşılaşan iki birlik hakkında, size muhakkak bir alâmet (Peygamberin doğruluğuna bir nişâne) olmuştur. Bir birlik (ki mü’minler), Allah yolunda çarpışıyordu; diğeri de kâfirdi. Mü’minler kâfirleri gözgöre kendilerinin iki misli görüyorlardı. Allah, dilediğine yardımı ile zafer verir. Şüphesiz bunda (azı çoğa üstün getirmekte) anlayış sahibi olanlar için kesin bir ibret vardır.
ve uhrâ
Ali Ünal = (Bedir’de) karşı karşıya gelen o iki toplulukta sizin için hiç şüphesiz bir ibret vardı: bir topluluk Allah yolunda savaşırken, diğeri kâfirdi ve (savaş esnasında karşılarındaki mü’minleri) baş gözleriyle olduklarının iki katı görüyorlardı. Allah, dilediğini yardımıyla destekler ve güçlendirir. Elbette bunda görecek gözleri olanlar için kesin bir ibret vardır.