Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
vekâ-hu
Diyanet İşleri = Allah, onu, onların hilelerinin kötülüklerinden korudu. Firavun ailesini, azâbın en kötüsü kuşattı.
vekâ-hu
Abdulbaki Gölpınarlı = Derken Allah, onların düzenlerinin kötülüklerinden korudu onu ve Firavun soyunaysa azâbın kötüsü gelip çattı.
vekâ-hu
Abdullah Parlıyan = Allah iman eden o adamı kavminin kurduğu tüm tuzaklardan korudu. Firavun ailesi ise, şiddetli bir azabın pençesine düştü ki, o da
vekâ-hu
Adem Uğur = Nihayet Allah, onların kurdukları tuzakların kötülüklerinden bu zatı korudu, Firavun'un kavmini ise kötü azap kuşatıverdi.
vekâ-hu
Ahmed Hulusi = Nihayet Allâh onu (o imanlı adamı, Firavun ehlinin) yaptıkları mekrin kötülüklerinden korudu. . . Âl-i Firavun'u ise azabın kötüsü kuşattı.
vekâ-hu
Ahmet Tekin = Sonunda Allah, onların kurdukları tuzakların kötülüklerinden, sıkıntılarından bu yiğit mü’mini korudu. Firavun’un kavmini, ordusunu ise, dehşetli bir azap kuşattı, işlerini bitirdi.
vekâ-hu
Ahmet Varol = Sonunda Allah onu, onların kurdukları tuzakların kötülüklerinden korudu. Firavun ailesini de azabın en kötüsü kuşattı.
vekâ-hu
Ali Bulaç = Sonunda Allah, onların kurdukları hileli düzenlerinin kötülüklerinden onu korudu ve Firavun'un çevresini de azabın en kötüsü kuşatıverdi.
vekâ-hu
Ali Fikri Yavuz = Nihayet Allah onu (iman etmiş olan adamı), Firavun taraftarlarının hilesinden korudu. Firavun kavmini ise, o kötü azab kuşatıverdi (denizde boğuldular).
vekâ-hu
Ali Ünal = Neticede Allah O’nu (Firavun ve yönetiminin) kurduğu tuzakların şerrinden korudu; buna karşılık, Firavun oligarşisini o en kötü azap kuşatıverdi.
vekâ-hu
Bayraktar Bayraklı = Nihayet Allah bu zatı, onların kurdukları tuzakların kötülüklerinden korudu. Firavun'un ailesini ise kötü azap kuşatıverdi.
vekâ-hu
Bekir Sadak = Allah o adami, kurmak istedikleri tuzaktan korudu. Kotu azap Firavun'un adamlarini sardi.
vekâ-hu
Celal Yıldırım = Allah, onu, onların hile ve düzeninin kötülüklerinden korudu. Fir'avn ve yandaşlarını azabın kötüsü sarıverdi.
vekâ-hu
Cemal Külünkoğlu = Allah o (mü'min adam)ı, ötekilerin kurdukları tuzakların kötülüklerinden korudu. Firavun'un adamlarını ise kötü azap kuşattı.
vekâ-hu
Diyanet İşleri (eski) = Allah o adamı, kurmak istedikleri tuzaktan korudu. Kötü azap Firavun'un adamlarını sardı.
vekâ-hu
Diyanet Vakfi = Nihayet Allah, onların kurdukları tuzakların kötülüklerinden bu zatı korudu, Firavun'un kavmini ise kötü azap kuşatıverdi.
vekâ-hu
Edip Yüksel = ALLAH onu onların planladıkları kötülüklerden korudu. Firavun'un taraftarlarını azabın en kötüsü kuşattı.
vekâ-hu
Elmalılı Hamdi Yazır = onun için Allah onu onların kurdukları mekrin fenâlıklarından korudu da Âli Fir'avni o kötü azâb kuşattı
vekâ-hu
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Onun için Allah, onu onların kurdukları tuzağın fenalıklarından korudu ve Firavun'un ailesini o kötü azap kuşattı.
vekâ-hu
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Allah o mümini, onların kurdukları tuzakların kötülüklerinden korudu. Firavun'un adamlarını ise, o kötü azab kuşattı.
vekâ-hu
Gültekin Onan = Sonunda Tanrı, onların kurdukları hileli düzenlerinin kötülüklerinden onu korudu ve Firavun'un çevresini de azabın en kötüsü kuşatıverdi."
vekâ-hu
Harun Yıldırım = Nihayet Allah, onların kurdukları tuzakların kötülüklerinden bu zatı korudu, Firavun'un kavmini ise kötü azap kuşatıverdi.
vekâ-hu
Hasan Basri Çantay = Nihayet, Allah onların kurdukları tuzakların fenalıklarından bu (zâti) korudu. Fir'avnın kavmini ise kötü azâb kuşatıverdi.
vekâ-hu
Hayrat Neşriyat = Nihâyet Allah onu, kurdukları tuzakların kötülüklerinden korudu; Fir'avun âilesini ise o azâbın kötüsü kuşatıverdi.
vekâ-hu
İbni Kesir = Allah; onu, kurmak istedikleri tuzakların fenalıklarından korudu ve Firavun'un adamlarını azabın kötüsü kuşatıverdi.
vekâ-hu
Kadri Çelik = Sonunda Allah onu, onların kurdukları hileli düzenlerinin kötülüklerinden korudu ve Firavun'un çevresini de azabın en kötüsü kuşatıverdi.
vekâ-hu
Muhammed Esed = Allah onu (kavminin) şeytani tuzaklarından korudu, Firavun'un ailesi ise şiddetli bir azabın pençesine düştü:
vekâ-hu
Mustafa İslamoğlu = Derken Allah onu kavminin çirkin tuzaklarından korudu; Firavun ailesinin helaki ise azabın en kötüsüyle oldu:
vekâ-hu
Ömer Nasuhi Bilmen = Nihâyet Allah O'nu yaptıkları hilelerin kötülüklerinden korudu. Fir'avun'un kavmini ise azabın fenalığı kuşattı.
vekâ-hu
Ömer Öngüt = Nihayet Allah onu, onların kurmak istedikleri tuzakların kötülüklerinden korudu. Firavun'un kavmini ise o kötü azap kuşatıverdi.
vekâ-hu
Şaban Piriş = Allah, kurdukları kötü tuzaktan korudu ve Firavun ailesini en kötü azap kuşattı.
vekâ-hu
Sadık Türkmen = SonundaAllah onu, onların kurdukları tuzakların kötülüklerinden korudu. Ve Firavun ailesini azabın en kötüsü kuşattı.
vekâ-hu
Seyyid Kutub = Allah o adamı, kurmak istedikleri tuzaktan korudu. Kötü azab, Firavun'un adamlarını sardı.
vekâ-hu
Suat Yıldırım = Allah onu, o kâfirlerin tuzaklarının şerrinden korudu. Firavun hanedanını da kötü azap kuşatıverdi.
vekâ-hu
Süleyman Ateş = Allâh onu, onların kurdukları tuzakların kötülüklerinden korudu ve Fir'avn âilesini, azâbın en kötüsü kuşattı:
vekâ-hu
Tefhim-ul Kuran = Sonunda Allah, onların kurdukları hileli düzenlerinin kötülüklerinden onu korudu ve Firavun'un çevresini de azabın en kötüsü kuşatıverdi.
vekâ-hu
Ümit Şimşek = Allah o kimseyi, Firavun ehlinin kurdukları tuzağın şerrinden korudu. Firavun ehlini ise o kötü azap kuşatıverdi.
vekâ-hu
Yaşar Nuri Öztürk = Allah, o adamı ötekilerin kurdukları tuzakların kötülüklerinden korudu. Firavun ailesini de azabın en beteri kuşattı.
vekâ-hu
İskender Ali Mihr = Böylece Allah, onların yaptığı hilelerin kötülüklerinden onu korudu. Ve firavun ailesini, azabın kötüsü kuşattı.
vekâ-hu
İlyas Yorulmaz = Sonra Allah, o kulunu inkarcıların kurdukları kötülüklerden korudu ve Firavun ailesinin üzerine azabın en kötüsü gerçekleşti.
ve vekâ-hum
Diyanet İşleri = Orada ilk ölümden başka bir ölüm tatmazlar. Allah, onları cehennem azabından korumuştur.
ve vekâ-hum
Abdulbaki Gölpınarlı = İlk ölümden başka ölüm tatmazlar orada ve onları korur koca cehennemin azâbından.
ve vekâ-hum
Abdullah Parlıyan = Ve orada ilk ölümden başka bir ölüm tatmayacaklar ve böylece Allah onları yakıcı ateşin azabından korumuş olacaktır.
ve vekâ-hum
Adem Uğur = İlk tattıkları ölüm dışında, orada artık ölüm tatmazlar. Ve Allah onları cehennem azabından korumuştur (sürekli hayata kavuşmuşlardır).
ve vekâ-hum
Ahmed Hulusi = Onda, ilk ölümden başka ölüm tatmazlar (ölümsüzdürler)! Onları yanma azabından korumuştur.
ve vekâ-hum
Ahmet Tekin = İlk tattıkları ölüm azâbının dışında artık orada ölüm azâbı tatmazlar, Allah onları kaynayan, köpüren Cehennem’in azâbından da korur.
ve vekâ-hum
Ahmet Varol = Orada ilk ölümden başka ölüm tatmazlar. Ve (Allah) onları cehennem azabından korumuştur.
ve vekâ-hum
Ali Bulaç = Orada, ilk ölümün dışında başka ölüm tadmazlar. Ve (Allah da) onları cehennem azabından korumuştur.
ve vekâ-hum
Ali Fikri Yavuz = Orada, ilk ölümden (dünyadaki ölümden) başka ölüm tadmazlar. Allah onları cehennem azabından korumuştur.
ve vekâ-hum
Ali Ünal = (Dünyadan ayrılırken tattıkları) o ilk ölümün dışında bir daha ölüm tatmazlar ve Allah onları Kızgın, Alevli Ateş azabından korur,