Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
yasneûne
Diyanet İşleri = Bunları, din adamları ve bilginler günah söz söylemekten ve haram yemekten sakındırsalardı ya! Yapmakta oldukları şey ne kötüdür!
yasneûne
Abdulbaki Gölpınarlı = Bâri, hükümleri bilenleri ve bilginleri, onları, suç olan sözleri söylemekten ve haram yemekten menetselerdi. İşledikleri iş, ne de kötüdür.
yasneûne
Abdullah Parlıyan = Onların din adamları ve hahamları, onları günah söz söylemekten ve haram yemekten engellemeleri gerekmez miydi? Yaptıkları şey ne kötüdür.
yasneûne
Adem Uğur = Din adamları ve âlimleri onları, günah olan sözleri söylemekten ve haram yemekten menetselerdi ya! İşledikleri (fiiller) ne kötüdür!
yasneûne
Ahmed Hulusi = Rabbanîler ve Ahbar (Mâide:44'te açıklandı) onları Allâh'a karşı suç olanları söylemekten ve haram yemekten engelleseler ya. . . Onların yapıp üretmekte oldukları ne kötüdür!
yasneûne
Ahmet Tekin = Gerçek dindarların ve din bilginlerinin, onları herkesçe bilinen günahların sözcülüğünü, savunuculuğunu yapmaktan, yalan söylemekten ve köklerini kurutan ve insanî değer bırakmayan haramı, rüşveti yemekten men etmeleri gerekmez miydi? Yapmakta oldukları düzenbazlıklar ne kötüdür.
yasneûne
Ahmet Varol = Kendilerini Rabbe adamış olanlarının (Rabbanilerinin) ve bilginlerinin onları günah söz söylemekten ve haram yemekten alıkoymaları gerekmez miydi! İşlemekte oldukları şeyler ne kadar kötüdür!
yasneûne
Ali Bulaç = Bilgin-yöneticileri (Rabbaniyyun) ve yüksek bilginleri (Ahbar), onları, günah söylemelerinden ve haram yiyiciliklerinden sakındırmalı değil miydi? Yapmakta oldukları ne kötüdür.
yasneûne
Ali Fikri Yavuz = Ne olurdu? Onların âlimleri ve din bilginleri, günah söylemelerinden ve haram yemelerinden kendilerini vazgeçirmeğe çalışsalardı ya. İşledikleri bu sanat ne kadar kötü!...
yasneûne
Ali Ünal = Bari mürşidleri ve fakihleri onları büyük günah olan sözler sarfetmekten ve haram yemekten alıkoysalardı! (Ama heyhat!) Bunların da yapıp durdukları gerçekten ne kötü!
yasneûne
Bayraktar Bayraklı = Din adamları ve âlimleri, onları günah olan sözleri söylemekten ve haram yemekten menetselerdi ya! İşledikleri ne kötüdür![99]
yasneûne
Bekir Sadak = Rabbe kul olanlar ve bilginlerin onlara gunah soz soylemeyi ve haram yemeyi yasak etmeleri gerekmez miydi? Yapmakta olduklari ne kotudur!
yasneûne
Celal Yıldırım = Rab'den yana olan mürşidleri ve (dinde derinleşmiş) bilginleri onları günah söylemekten ve haram yemekten alıkoysalardı ya! İşleyegeldikleri şey ne kötü !
yasneûne
Cemal Külünkoğlu = Rabbe gerçekten bağlı olan kulların ve din bilginlerinin (hahamların), onları günah olan söz söylemekten ve haram yemekten men etmeleri gerekmez miydi? Yaptıkları şey ne kötüdür!
yasneûne
Diyanet İşleri (eski) = Rabbe kul olanlar ve bilginlerin onlara günah söz söylemeyi ve haram yemeyi yasak etmeleri gerekmez miydi? Yapmakta oldukları ne kötüdür!
yasneûne
Diyanet Vakfi = Din adamları ve âlimleri onları, günah olan sözleri söylemekten ve haram yemekten menetselerdi ya! İşledikleri (fiiller) ne kötüdür!
yasneûne
Edip Yüksel = Hahamları ve din adamları onları bu günah sözleri söylemekten, haram yemekten menetmeli değil miydi? İşledikleri ne fena!
yasneûne
Elmalılı Hamdi Yazır = Bari Rabbaniyyun ve Ahbar bunları günâh söylemekten ve haram yemekten nehyetseler! Ne fena san'ate alışmışlar
yasneûne
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Bari Allah dostları ve bilginleri, onları yalan söylemekten ve haram yemekten alıkoysaydılar. Ne kötü bir sanata alışmışlar!
yasneûne
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Gerçek dindarların ve din bilginlerinin, onları günah olan bir söz söylemekten ve haram yemekten men etmeleri gerekmez miydi? Yaptıkları şey ne kötüdür!
yasneûne
Gültekin Onan = Bilgin-yöneticileri (rabbaniyun) ve yüksek-bilginleri (ahbar), onları, günah söylemelerinden ve haram yiyiciliklerinden sakındırmalı değil miydi? Yapmakta oldukları ne kötüdür.
yasneûne
Harun Yıldırım = Rabbaniler ve bilginleri onları günah olan konuşmalardan ve haram yemelerinden alıkoysalardı ya! Yapmakta oldukları şey ne kötüdür!
yasneûne
Hasan Basri Çantay = Bari bilginleri, fakıyhleri onları günâh söylemelerinden ve haram yemelerinden vaz geçirmiye çalışsalardı ya. Her halde yapmakda oldukları bu (san'at) ne kadar kötü!
yasneûne
Hayrat Neşriyat = (İçlerindeki) dindar insanların ve âlimlerin, onları, günah (söz) söylemelerinden ve haram yemelerinden men' etmeleri gerekmez miydi? İşleye geldikleri şey gerçekten ne kötüdür!
yasneûne
İbni Kesir = Rabb'a kul olanlar ve bilginler; onları günah söylemelerinden ve haram yemelerinden vazgeçirmeye çalışmalı değiller miydi? Yapmakta oldukları şey gerçekten ne kötü.
yasneûne
Kadri Çelik = Rabbani âlimler ve bilginler onları günah söz söylemekten ve haram yemekten menetselerdi ya! Yaptıkları şey gerçekten kötüdür!
yasneûne
Muhammed Esed = Neden onların din adamları ve hahamları onları günahkarca iddialardan ve her türlü kötülüğü boğazlarına indirmekten alıkoymadılar? Ortaya koydukları şey ne kadar kötüdür!
yasneûne
Mustafa İslamoğlu = Onların din adamları ve hahamları, onları günahkarca düşüncelerden ve haram yemekten alıkoysalardı ya? İşledikleri şey ne kötüdür.
yasneûne
Ömer Nasuhi Bilmen = Din bilginleri, fakihleri onları günah sözlerinden ve haram yemelerinden nehyetmeli değil midirler? İşledikleri şey elbette ne kadar kötü!
yasneûne
Ömer Öngüt = Rabbânîlerin (Rabbe kul olanların) ve Ahbar (bilginler)in onları günah söz söylemekten ve haram yemekten men etmeleri gerekmez miydi? İşledikleri sanat ne kötüdür!
yasneûne
Şaban Piriş = Rabbe kul olanlar ve bilginlerin onlara günah söz söylemeyi ve haram yemeyi yasak etmeleri gerekmez miydi? Yapmakta oldukları ne kötüdür.
yasneûne
Sadık Türkmen = Onları din adamıyım diyenler ve bilginler; günah söz söylemekten ve haram yemekten sakındırsalardı ya! Yapmakta oldukları şey ne kötüdür!
yasneûne
Seyyid Kutub = Allah'a bağlı bilginler ile din adamları bunları günah söz söylemekten ve haram mal yemekten sakındırsalar ya! Yaptıkları şey ne kadar kötüdür.
yasneûne
Suat Yıldırım = Bari, onların mürşitleri ve fakihleri onların günah olan şeyler söylemelerini ve haram yemelerini önleselerdi ya! Ama heyhât! Bunların yaptıkları da, ayrıca bir çirkin!
yasneûne
Süleyman Ateş = Rabbânilerin ve hahamların, onları günâh söz söylemekten, harâm yemekten menetmeleri gerekmezmiydi? Yaptıkları şey ne kötüdür!
yasneûne
Tefhim-ul Kuran = Bilgin-yöneticileri (Rabbaniyyun) ve yüksek bilginleri (Ahbar), onları, günah söylemelerinden ve haram yiyiciliklerinden sakındırmalı değil miydi? Yapmakta oldukları (bu tür sanat çabaları) ne kötüdür.
yasneûne
Ümit Şimşek = Mürşid ve âlimlerinin, onları günah sözden ve haram yemekten alıkoymaları gerekmez miydi? İşleyip durdukları ne kötü birşeydir!
yasneûne
Yaşar Nuri Öztürk = Ruhbanları ve hahamları onları, günah oluşturan sözlerinden, haram yemekten alıkoysalardı olmaz mıydı? Ne kötüdür onların sınaat/teknoloji olarak üretmekte oldukları.
yasneûne
İskender Ali Mihr = Rabbanîler ve Hahamlar onları günah olan sözlerinden ve haram yemekten men etmeli değiller miydi? Yaptıkları şey ne kötü.
yasneûne
İlyas Yorulmaz = Onların (din adamları) rabbanileri ve alimleri, günah olan kötü sözleri ve pervasızca yedikleri haramları yasaklamaları gerekmiyor muydu? Yaptıkları şey ne kadar kötü.
yasneûne
Diyanet İşleri = Mü’min erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. Bu davranış onlar için daha nezihtir. Şüphe yok ki, Allah onların yaptıklarından hakkıyla haberdardır.
yasneûne
Abdulbaki Gölpınarlı = İnananlara söyle: Gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar, bu, daha temiz bir harekettir size. Şüphe yok ki Allah, ne işlerseniz hepsinden de haberdardır.
yasneûne
Abdullah Parlıyan = İnanan erkeklere söyle, gözlerini kendilerine helal olmayandan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar, bu hareket daha temiz ve daha erdemlidir sizin için. Şüphe yok ki, Allah ne işlerseniz hepsinden haberdardır.
yasneûne
Adem Uğur = Mü'min erkeklere söyle: Gözlerini sakınsınlar ve ırzlarını korusunlar. Bu, kendileri için daha temizdir. Allah yaptıklarından şüphesiz haberdardır.
yasneûne
Ahmed Hulusi = Mümin erkeklere de ki: “Gözlerini (harama bakmaktan) kaçındırsınlar ve ırzlarını korusunlar.” Bu, onlar için daha temizdir. Gerçekten Allah, yapmakta olduklarından haberi olandır.
yasneûne
Ahmet Tekin = Mü’min erkeklere söyle: Hain bakışlardan sakınıp, zerâfetlerini koruyarak önlerine baksınlar. Irzlarını, namuslarını korusunlar, bellerine sahip olsunlar. Bu kendileri için daha nezih, günahtan ve haramdan daha arınmış bir davranıştır. Allah onların hile ile kurduğu gizli-açık düzenlerden, tuzaklardan, ilişkilerden haberdardır.
yasneûne
Ahmet Varol = Mü'min erkeklere söyle gözlerini (haramdan) sakınsınlar ve ırzlarını korusunlar. Bu onlar için daha temizdir. Şüphesiz Allah onların yaptıklarından haberdardır.
yasneûne
Ali Bulaç = Mü'minlere söyle: "Gözlerini (harama çevirmekten) kaçındırsınlar ve ırzlarını korusunlar. Bu, onlar için daha temizdir. Gerçekten Allah, yaptıklarından haberdârdır.
yasneûne
Ali Fikri Yavuz = (Ey Rasûlüm), Mümin erkeklere söyle, gözlerini haramdan beri alsınlar ve ırzlarını zinadan korusunlar. Bu, kendileri için daha temizdir. Muhakkak ki Allah, onların bütün yaptıklarından haberdardır.
yasneûne
Ali Ünal = Mümin erkeklere söyle, gözlerini çevirsinler, sakınsınlar ve mahrem yerlerini korusunlar. Bu kendileri için daha temizdir. Allah, yaptıklarınızdan şüphesiz haberdardır.