Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve yekûnûne

  Meryem / 82 -

 Diyanet İşleri = Hayır! İlâhları, onların ibadetlerini inkâr edecekler ve kendilerine düşman olacaklar.

ve yekûnûne

  Meryem / 82 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Hâşâ. Onların kulluğunu inkâr edecek o mâbut sandıkları şeyler ve onlara düşman kesilecek onlar.

ve yekûnûne

  Meryem / 82 -

 Abdullah Parlıyan = Fakat hayır, o tanrılar onların ibadetlerini inkâr edip reddedecekler ve onlara karşı düşman kesilecekler.

ve yekûnûne

  Meryem / 82 -

 Adem Uğur = Hayır, hayır! (Taptıkları), onların ibadetlerini tanımayacaklar ve onlara hasım olacaklar.

ve yekûnûne

  Meryem / 82 -

 Ahmed Hulusi = Hayır! (O tanrıları) onların tapınmalarını inkâr edecek ve onların karşıtı olacaklar!

ve yekûnûne

  Meryem / 82 -

 Ahmet Tekin = Hayır, hayır. Tapındıkları ilâhlar onların kulluğunu tanımayacak, onlara hasım, düşman, olacaklar.

ve yekûnûne

  Meryem / 82 -

 Ahmet Varol = Asla! (İlah edindikleri şeyler) onların (kendilerine) ibadetlerini inkâr edecek ve onlara karşıt olacaklar.

ve yekûnûne

  Meryem / 82 -

 Ali Bulaç = Hayır; (o yalancı ilahlar) onların tapınışlarını inkar edecekler ve onlara karşı çelişkiye düşecekler.

ve yekûnûne

  Meryem / 82 -

 Ali Fikri Yavuz = Hayır, zannettikleri gibi değil. O putlar, yarın onların ibadetlerini inkâr edecekler ve aleyhlerine hasım olacaklar.

ve yekûnûne

  Meryem / 82 -

 Ali Ünal = Hayır, hayır! İlâh edindikleri o varlıklar (melekler, cinler, peygamberler, azizler, diktatörler), kendilerine yapılan tapınmayı reddedecek ve onlara düşman olacaklardır.

ve yekûnûne

  Meryem / 82 -

 Bayraktar Bayraklı = Hayır, hayır! Onların tapınmalarını tanımayacaklar ve onlara hasım olacaklar.

ve yekûnûne

  Meryem / 82 -

 Bekir Sadak = Hayir, tanrilari kendilerinin ibadetlerini inkar edecekler ve onlara dusman olacaklardir. *

ve yekûnûne

  Meryem / 82 -

 Celal Yıldırım = Hayır, o tanrılar, onların ibâdetlerini inkâr edecekler ve onlara karşı düşman olacaklar.

ve yekûnûne

  Meryem / 82 -

 Cemal Külünkoğlu = Hayır; (o yalancı ilahlar) onların tapınışlarını inkâr edecekler ve onlara azılı düşman kesilecekler.

ve yekûnûne

  Meryem / 82 -

 Diyanet İşleri (eski) = Hayır, tanrıları kendilerinin ibadetlerini inkar edecekler ve onlara düşman olacaklardır.

ve yekûnûne

  Meryem / 82 -

 Diyanet Vakfi = Hayır, hayır! (Taptıkları), onların ibadetlerini tanımayacaklar ve onlara hasım olacaklar.

ve yekûnûne

  Meryem / 82 -

 Edip Yüksel = Tam tersine! Bu tapınmayı reddedeceklerdir ve onlara karşıt olacaklardır.

ve yekûnûne

  Meryem / 82 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Hayır yarın ıbadetlerini inkâr edecekler de aleyhlerine zıdd olacaklar

ve yekûnûne

  Meryem / 82 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Hayır! Yarın ibadetlerini inkar edecekler ve aleyhlerine dönüp düşman kesileceklerdir.

ve yekûnûne

  Meryem / 82 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Hayır, (zannettikleri gibi değil) tapındıkları ilâhlar onların ibadetlerini inkâr edecekler ve aleyhlerine dönüp düşman olacaklardır.

ve yekûnûne

  Meryem / 82 -

 Gültekin Onan = Hayır; (o yalancı tanrılar) onların tapınışlarına küfredecekler ve onlara karşı çelişkiye düşecekler.

ve yekûnûne

  Meryem / 82 -

 Harun Yıldırım = Hayır, hayır! (Taptıkları), onların ibadetlerini tanımayacaklar ve onlara hasım olacaklar.

ve yekûnûne

  Meryem / 82 -

 Hasan Basri Çantay = Hayır, öyle değil. O (Tanrıları) onların tapmalarına küfredecekler, onların aleyhine (yardımcı ve) düşman olacaklar.

ve yekûnûne

  Meryem / 82 -

 Hayrat Neşriyat = Hayır! (O ilâhları,) onların tapmalarını yakında inkâr edecekler ve onlara düşman olacaklardır.

ve yekûnûne

  Meryem / 82 -

 İbni Kesir = Hayır, onlar kendilerinin ibadetlerini inkar edecekler ve aleyhlerine döneceklerdir.

ve yekûnûne

  Meryem / 82 -

 Kadri Çelik = Hayır! (O yalancı ilahlar) Onların tapınışlarını inkâr edecekler ve onlara karşı düşman olacaklardır.

ve yekûnûne

  Meryem / 82 -

 Muhammed Esed = Fakat hayır! Bu (tapınma nesneleri Hesap Günü'nde) kendilerine yöneltilen tapınmaları tanımayacaklar ve tapınanların karşısında yer alacaklar!

ve yekûnûne

  Meryem / 82 -

 Mustafa İslamoğlu = Ama hayır! Aksine (ahirette) onlar kendilerine yönelik tüm tapınmaları reddedecekler ve berikilerin aleyhine zillet ve utanç delili olacaklar.

ve yekûnûne

  Meryem / 82 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Asla öyle değil, onların tapındıklarını atiyyen inkâr edecekler ve onların üzerine düşman kesileceklerdir.

ve yekûnûne

  Meryem / 82 -

 Ömer Öngüt = Hayır, hayır! Taptıkları ilâhlar onların tapınmalarını tanımayacaklar ve onlara hasım olacaklardır.

ve yekûnûne

  Meryem / 82 -

 Şaban Piriş = Hayır! O ilahlar, kendilerine yapılan kulluğu tanımayacaklar ve onların aleyhine olacaklardır.

ve yekûnûne

  Meryem / 82 -

 Sadık Türkmen = Hayır hayır! (Taptıkları şeyler) onların tapınışlarını/ibadetlerini inkâr edecekler ve onlara karşı olacaklar!

ve yekûnûne

  Meryem / 82 -

 Seyyid Kutub = Hayır. O düzmece ilahlar, müşriklerin kendilerine yönelik tapınmalarını reddedecekler ve onlara karşı çıkacaklardır.

ve yekûnûne

  Meryem / 82 -

 Suat Yıldırım = Hayır, hayır! Taptıkları o nesneler onların ibadetlerini reddedecekler ve kendilerine düşman olacaklardır.

ve yekûnûne

  Meryem / 82 -

 Süleyman Ateş = Hayır, (yarın o taptıkları tanrılar), bunların tapmalarını inkâr edecekler ve bunlara zıd olacaklardır.

ve yekûnûne

  Meryem / 82 -

 Tefhim-ul Kuran = Hayır; (o yalancı ilahlar) onların tapınışlarını inkâr edecekler ve onlara karşı çelişkiye düşecekler.

ve yekûnûne

  Meryem / 82 -

 Ümit Şimşek = Heyhat! Tanrı edindikleri, onların ibadetlerini reddedecek ve onlara düşman kesilecekler.

ve yekûnûne

  Meryem / 82 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Hayır, hayır! Onlar, onların ibadetlerini inkâr edecekler ve onların aleyhinde düşman kesilecekler.

ve yekûnûne

  Meryem / 82 -

 İskender Ali Mihr = Hayır, öyle değil! (Putlar), onların ibadetlerini inkâr edecekler. Ve onlara, hasım (karşı) olacaklar.

ve yekûnûne

  Meryem / 82 -

 İlyas Yorulmaz = Hayır, o ilah edindikleri, kendilerini ilah edinenleri inkar edecekler ve onların aleyhine şahitlik edecekler.

yekûnûne

  Cin / 19 -

 Diyanet İşleri = “Allah’ın kulu (Muhammed), O’na ibadet etmek için kalktığında cinler nerede ise (Kur’an’ı dinlemek için kalabalıktan) onun etrafında birbirlerine geçiyorlardı.

yekûnûne

  Cin / 19 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve şüphe yok ki Allah'ın kulu, ona çağırmaya kalktı mı cinler, öylesine toplanıyorlardı etrafına ki neredeyse birbirlerini ezeceklerdi.

yekûnûne

  Cin / 19 -

 Abdullah Parlıyan = Doğrusu Allah'ın kulu Muhammed Rabbine ibadet için kalkınca, inkârcı müşrikler neredeyse O'nun üzerine çullanıyorlardı veya cinler Kur'ân'ı dinlemek arzu ve hırsıyla neredeyse aşırı kalabalıktan dolayı birbirini ezeceklerdi.

yekûnûne

  Cin / 19 -

 Adem Uğur = Allah'ın kulu, O'na yalvarmaya (namaza) kalkınca, neredeyse onun etrafında keçe gibi birbirlerine geçeceklerdi.

yekûnûne

  Cin / 19 -

 Ahmed Hulusi = Ne zaman Abdullah (Allâh kulu - Hz. Muhammed), O'na yönelerek kalksa, çevresinde çullanıyorlar!

yekûnûne

  Cin / 19 -

 Ahmet Tekin = Allah’ı ilâh tanıyan, candan müslüman olarak Allah’a bağlanan saygılı kulu Muhammed, tebliğ için ne zaman meydanlara çıkıp, davete başlasa, âşikâre ibadet etse, Allah’a dua ve niyazda bulunsa, cinler dinlemek için üşüşürler, neredeyse, onun üzerinde keçeleşecekler, müşrikler de peygamberleri engellemek için etrafını kuşatırlar.

yekûnûne

  Cin / 19 -

 Ahmet Varol = Gerçekten Allah'ın kulu O'na ibadet için kalktığında onun üzerine üşüşerek neredeyse keçe gibi olacaklardı.

yekûnûne

  Cin / 19 -

 Ali Bulaç = Şu bir gerçek ki, Allah'ın kulu (olan Muhammed,) O'na dua (ibadet ve kulluk) için kalktığında, onlar (müşrikler,) neredeyse çevresinde keçeleşeceklerdi.

yekûnûne

  Cin / 19 -

 Ali Fikri Yavuz = Şu gerçek de var: Allah’ın kulu (Hz. Peygamber), kalkmış O’na ibadet ederken, nerde ise cinler (Kur’an’ı dinleyelim diye peygamberin) etrafında üstüste yığılıyorlardı.

yekûnûne

  Cin / 19 -

 Ali Ünal = Ama gel gör ki, Allah’ın has kulu ibadet için kalktığında, (okuduğu Kur’ân’ın başkaları tarafından işitilmesini önlemek için) üzerine öyle bir üşüştüler ki!