Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ve yekûnûne
Diyanet İşleri = Hayır! İlâhları, onların ibadetlerini inkâr edecekler ve kendilerine düşman olacaklar.
ve yekûnûne
Abdulbaki Gölpınarlı = Hâşâ. Onların kulluğunu inkâr edecek o mâbut sandıkları şeyler ve onlara düşman kesilecek onlar.
ve yekûnûne
Abdullah Parlıyan = Fakat hayır, o tanrılar onların ibadetlerini inkâr edip reddedecekler ve onlara karşı düşman kesilecekler.
ve yekûnûne
Adem Uğur = Hayır, hayır! (Taptıkları), onların ibadetlerini tanımayacaklar ve onlara hasım olacaklar.
ve yekûnûne
Ahmed Hulusi = Hayır! (O tanrıları) onların tapınmalarını inkâr edecek ve onların karşıtı olacaklar!
ve yekûnûne
Ahmet Tekin = Hayır, hayır. Tapındıkları ilâhlar onların kulluğunu tanımayacak, onlara hasım, düşman, olacaklar.
ve yekûnûne
Ahmet Varol = Asla! (İlah edindikleri şeyler) onların (kendilerine) ibadetlerini inkâr edecek ve onlara karşıt olacaklar.
ve yekûnûne
Ali Bulaç = Hayır; (o yalancı ilahlar) onların tapınışlarını inkar edecekler ve onlara karşı çelişkiye düşecekler.
ve yekûnûne
Ali Fikri Yavuz = Hayır, zannettikleri gibi değil. O putlar, yarın onların ibadetlerini inkâr edecekler ve aleyhlerine hasım olacaklar.
ve yekûnûne
Ali Ünal = Hayır, hayır! İlâh edindikleri o varlıklar (melekler, cinler, peygamberler, azizler, diktatörler), kendilerine yapılan tapınmayı reddedecek ve onlara düşman olacaklardır.
ve yekûnûne
Bayraktar Bayraklı = Hayır, hayır! Onların tapınmalarını tanımayacaklar ve onlara hasım olacaklar.
ve yekûnûne
Bekir Sadak = Hayir, tanrilari kendilerinin ibadetlerini inkar edecekler ve onlara dusman olacaklardir. *
ve yekûnûne
Celal Yıldırım = Hayır, o tanrılar, onların ibâdetlerini inkâr edecekler ve onlara karşı düşman olacaklar.
ve yekûnûne
Cemal Külünkoğlu = Hayır; (o yalancı ilahlar) onların tapınışlarını inkâr edecekler ve onlara azılı düşman kesilecekler.
ve yekûnûne
Diyanet İşleri (eski) = Hayır, tanrıları kendilerinin ibadetlerini inkar edecekler ve onlara düşman olacaklardır.
ve yekûnûne
Diyanet Vakfi = Hayır, hayır! (Taptıkları), onların ibadetlerini tanımayacaklar ve onlara hasım olacaklar.
ve yekûnûne
Edip Yüksel = Tam tersine! Bu tapınmayı reddedeceklerdir ve onlara karşıt olacaklardır.
ve yekûnûne
Elmalılı Hamdi Yazır = Hayır yarın ıbadetlerini inkâr edecekler de aleyhlerine zıdd olacaklar
ve yekûnûne
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Hayır! Yarın ibadetlerini inkar edecekler ve aleyhlerine dönüp düşman kesileceklerdir.
ve yekûnûne
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Hayır, (zannettikleri gibi değil) tapındıkları ilâhlar onların ibadetlerini inkâr edecekler ve aleyhlerine dönüp düşman olacaklardır.
ve yekûnûne
Gültekin Onan = Hayır; (o yalancı tanrılar) onların tapınışlarına küfredecekler ve onlara karşı çelişkiye düşecekler.
ve yekûnûne
Harun Yıldırım = Hayır, hayır! (Taptıkları), onların ibadetlerini tanımayacaklar ve onlara hasım olacaklar.
ve yekûnûne
Hasan Basri Çantay = Hayır, öyle değil. O (Tanrıları) onların tapmalarına küfredecekler, onların aleyhine (yardımcı ve) düşman olacaklar.
ve yekûnûne
Hayrat Neşriyat = Hayır! (O ilâhları,) onların tapmalarını yakında inkâr edecekler ve onlara düşman olacaklardır.
ve yekûnûne
İbni Kesir = Hayır, onlar kendilerinin ibadetlerini inkar edecekler ve aleyhlerine döneceklerdir.
ve yekûnûne
Kadri Çelik = Hayır! (O yalancı ilahlar) Onların tapınışlarını inkâr edecekler ve onlara karşı düşman olacaklardır.
ve yekûnûne
Muhammed Esed = Fakat hayır! Bu (tapınma nesneleri Hesap Günü'nde) kendilerine yöneltilen tapınmaları tanımayacaklar ve tapınanların karşısında yer alacaklar!
ve yekûnûne
Mustafa İslamoğlu = Ama hayır! Aksine (ahirette) onlar kendilerine yönelik tüm tapınmaları reddedecekler ve berikilerin aleyhine zillet ve utanç delili olacaklar.
ve yekûnûne
Ömer Nasuhi Bilmen = Asla öyle değil, onların tapındıklarını atiyyen inkâr edecekler ve onların üzerine düşman kesileceklerdir.
ve yekûnûne
Ömer Öngüt = Hayır, hayır! Taptıkları ilâhlar onların tapınmalarını tanımayacaklar ve onlara hasım olacaklardır.
ve yekûnûne
Şaban Piriş = Hayır! O ilahlar, kendilerine yapılan kulluğu tanımayacaklar ve onların aleyhine olacaklardır.
ve yekûnûne
Sadık Türkmen = Hayır hayır! (Taptıkları şeyler) onların tapınışlarını/ibadetlerini inkâr edecekler ve onlara karşı olacaklar!
ve yekûnûne
Seyyid Kutub = Hayır. O düzmece ilahlar, müşriklerin kendilerine yönelik tapınmalarını reddedecekler ve onlara karşı çıkacaklardır.
ve yekûnûne
Suat Yıldırım = Hayır, hayır! Taptıkları o nesneler onların ibadetlerini reddedecekler ve kendilerine düşman olacaklardır.
ve yekûnûne
Süleyman Ateş = Hayır, (yarın o taptıkları tanrılar), bunların tapmalarını inkâr edecekler ve bunlara zıd olacaklardır.
ve yekûnûne
Tefhim-ul Kuran = Hayır; (o yalancı ilahlar) onların tapınışlarını inkâr edecekler ve onlara karşı çelişkiye düşecekler.
ve yekûnûne
Ümit Şimşek = Heyhat! Tanrı edindikleri, onların ibadetlerini reddedecek ve onlara düşman kesilecekler.
ve yekûnûne
Yaşar Nuri Öztürk = Hayır, hayır! Onlar, onların ibadetlerini inkâr edecekler ve onların aleyhinde düşman kesilecekler.
ve yekûnûne
İskender Ali Mihr = Hayır, öyle değil! (Putlar), onların ibadetlerini inkâr edecekler. Ve onlara, hasım (karşı) olacaklar.
ve yekûnûne
İlyas Yorulmaz = Hayır, o ilah edindikleri, kendilerini ilah edinenleri inkar edecekler ve onların aleyhine şahitlik edecekler.
yekûnûne
Diyanet İşleri = “Allah’ın kulu (Muhammed), O’na ibadet etmek için kalktığında cinler nerede ise (Kur’an’ı dinlemek için kalabalıktan) onun etrafında birbirlerine geçiyorlardı.
yekûnûne
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve şüphe yok ki Allah'ın kulu, ona çağırmaya kalktı mı cinler, öylesine toplanıyorlardı etrafına ki neredeyse birbirlerini ezeceklerdi.
yekûnûne
Abdullah Parlıyan = Doğrusu Allah'ın kulu Muhammed Rabbine ibadet için kalkınca, inkârcı müşrikler neredeyse O'nun üzerine çullanıyorlardı veya cinler Kur'ân'ı dinlemek arzu ve hırsıyla neredeyse aşırı kalabalıktan dolayı birbirini ezeceklerdi.
yekûnûne
Adem Uğur = Allah'ın kulu, O'na yalvarmaya (namaza) kalkınca, neredeyse onun etrafında keçe gibi birbirlerine geçeceklerdi.
yekûnûne
Ahmed Hulusi = Ne zaman Abdullah (Allâh kulu - Hz. Muhammed), O'na yönelerek kalksa, çevresinde çullanıyorlar!
yekûnûne
Ahmet Tekin = Allah’ı ilâh tanıyan, candan müslüman olarak Allah’a bağlanan saygılı kulu Muhammed, tebliğ için ne zaman meydanlara çıkıp, davete başlasa, âşikâre ibadet etse, Allah’a dua ve niyazda bulunsa, cinler dinlemek için üşüşürler, neredeyse, onun üzerinde keçeleşecekler, müşrikler de peygamberleri engellemek için etrafını kuşatırlar.
yekûnûne
Ahmet Varol = Gerçekten Allah'ın kulu O'na ibadet için kalktığında onun üzerine üşüşerek neredeyse keçe gibi olacaklardı.
yekûnûne
Ali Bulaç = Şu bir gerçek ki, Allah'ın kulu (olan Muhammed,) O'na dua (ibadet ve kulluk) için kalktığında, onlar (müşrikler,) neredeyse çevresinde keçeleşeceklerdi.
yekûnûne
Ali Fikri Yavuz = Şu gerçek de var: Allah’ın kulu (Hz. Peygamber), kalkmış O’na ibadet ederken, nerde ise cinler (Kur’an’ı dinleyelim diye peygamberin) etrafında üstüste yığılıyorlardı.
yekûnûne
Ali Ünal = Ama gel gör ki, Allah’ın has kulu ibadet için kalktığında, (okuduğu Kur’ân’ın başkaları tarafından işitilmesini önlemek için) üzerine öyle bir üşüştüler ki!