Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

yensurûne-hum

  Şûrâ / 46 -

 Diyanet İşleri = Onların Allah’tan başka kendilerine yardım edecek dostları da yoktur. Allah, kimi saptırırsa artık onun için hiçbir çıkar yol yoktur.

yensurûne-hum

  Şûrâ / 46 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve Allah'tan başka onlara yardım edecek bir dost da yoktur ve Allah, kimi saptırırsa artık bir yol yok ona.

yensurûne-hum

  Şûrâ / 46 -

 Abdullah Parlıyan = Ve Allah'a karşı kendilerine yardım edecek bir koruyucu bulamayacaklardır. Çünkü Allah'ın saptırdığı kimse için bir kurtuluş yolu yoktur.

yensurûne-hum

  Şûrâ / 46 -

 Adem Uğur = Onların Allah'tan başka kendilerine yardım edecek hiçbir dostları yoktur. Allah kimi saptırırsa artık onun kurtuluşa çıkan bir yolu yoktur.

yensurûne-hum

  Şûrâ / 46 -

 Ahmed Hulusi = Onların Allâh'tan başka kendilerine yardım edecek velîleri de yoktur. . . Allâh kimi saptırırsa, onun için artık bir yol yoktur.

yensurûne-hum

  Şûrâ / 46 -

 Ahmet Tekin = Onların, Allah’ın dışında, kulları durumundakilerden kendilerine yardım edecek velileri yoktur. Allah kimin hak yoldan uzaklaşmasına, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercihine özgürlük tanırsa, artık onun için bir çıkar yol da yoktur.

yensurûne-hum

  Şûrâ / 46 -

 Ahmet Varol = Onların Allah'tan başka kendilerine yardım edecek dostları yoktur. Allah kimi saptırırsa artık onun için hiçbir yol yoktur.

yensurûne-hum

  Şûrâ / 46 -

 Ali Bulaç = Onların Allah'ın dışında kendilerine yardım edecek velileri yoktur. Allah kimi saptırırsa, artık onun için hiçbir (çıkış) yolu yoktur.

yensurûne-hum

  Şûrâ / 46 -

 Ali Fikri Yavuz = Onlara, Allah’ın azabından kendilerini kurtaracak yardımcılar yoktur. Kimi de Allah saptırırsa, artık onun için bir yol (kurtuluş) yoktur.

yensurûne-hum

  Şûrâ / 46 -

 Ali Ünal = Onların kendilerine yardım edecek dost ve hâmîleri de yoktur; ancak Allah’tır (kulları için gerçek dost ve hâmî). Ama Allah da bir insanı saptırırsa, artık onun için hiçbir kurtuluş yolu olmaz.

yensurûne-hum

  Şûrâ / 46 -

 Bayraktar Bayraklı = Onların Allah'tan başka kendilerine yardım edecek hiçbir dostları olmayacaktır. Allah kimi saptırırsa, artık onun kurtuluşa çıkan bir yolu yoktur.

yensurûne-hum

  Şûrâ / 46 -

 Bekir Sadak = Onlarin, Allah'tan baska kendilerine yardim edecek dostlari da yoktur. Allah'in saptirdigi kimsenin cikar yolu olmaz.

yensurûne-hum

  Şûrâ / 46 -

 Celal Yıldırım = Onlara Allah'tan başka yardım edecek dostlar, sahip de bulun maz. Allah, kimi saptırırsa, onun için bir yol da yoktur.

yensurûne-hum

  Şûrâ / 46 -

 Cemal Külünkoğlu = Onların Allah'tan başka kendilerine yardım edecek hiçbir dostları yoktur. Allah, kimi (bulunduğu) sapıklıkta bırakırsa, artık onun için hiçbir çıkar yol yoktur.

yensurûne-hum

  Şûrâ / 46 -

 Diyanet İşleri (eski) = Onların, Allah'tan başka kendilerine yardım edecek dostları da yoktur. Allah'ın saptırdığı kimsenin çıkar yolu olmaz.

yensurûne-hum

  Şûrâ / 46 -

 Diyanet Vakfi = Onların Allah'tan başka kendilerine yardım edecek hiçbir dostları yoktur. Allah kimi saptırırsa artık onun kurtuluşa çıkan bir yolu yoktur.

yensurûne-hum

  Şûrâ / 46 -

 Edip Yüksel = Onların, ALLAH'tan başka kendilerine yardım edecek bir dostları yoktur. ALLAH'ın saptırdığı kimse için bir yol bulunmaz.

yensurûne-hum

  Şûrâ / 46 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Ve onlara Allahın önünden kendilerini kurtaracak veliyler de yoktur, her kimi de Allah saptırırsa artık onun için yol yoktur

yensurûne-hum

  Şûrâ / 46 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Onların, Allah'ın önünden kendilerini kurtaracak dostlar da yoktur. Allah kimi de saptırırsa artık onun için (çıkar bir) yol yoktur.

yensurûne-hum

  Şûrâ / 46 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Onların Allah'tan başka kendilerine yardım edecek hiçbir dostları yoktur. Allah kimi saptırırsa, artık onun için çıkar bir yol yoktur.

yensurûne-hum

  Şûrâ / 46 -

 Gültekin Onan = Onların Tanrı'nın dışında kendilerine yardım edecek velileri yoktur. Tanrı kimi saptırırsa, artık onun için hiçbir (çıkış) yolu yoktur.

yensurûne-hum

  Şûrâ / 46 -

 Harun Yıldırım = Onların Allah’ın dışında kendilerine yardım edecek velileri de yoktur. Allah’ın saptırdığı kimselerin yol bulmalarına imkan yoktur.

yensurûne-hum

  Şûrâ / 46 -

 Hasan Basri Çantay = Onların Allahdan başka kendilerine yardım edecek, hiçbir dostları yokdur. Allah kimi sapıklıkda bırakırsa ona hiçbir yol yokdur.

yensurûne-hum

  Şûrâ / 46 -

 Hayrat Neşriyat = Hem onların Allah’dan başka kendilerine yardım edecek hiçbir dostları yoktur. Çünki Allah, kimi (isyânındaki inadından dolayı) dalâlete atarsa, artık onun (kurtulması) için bir yol yoktur.

yensurûne-hum

  Şûrâ / 46 -

 İbni Kesir = Onların Allah'tan başka kendilerine yardım edecek velileri de yoktur. Kimi de Allah saptırırsa; artık onun için bir yol yoktur.

yensurûne-hum

  Şûrâ / 46 -

 Kadri Çelik = Onların Allah'ın dışında kendilerine yardım edecek velileri yoktur. Allah kimi saptırırsa, artık onun için hiç bir (çıkılacak) yol yoktur.

yensurûne-hum

  Şûrâ / 46 -

 Muhammed Esed = ve Allah'a karşı kendilerine yardım edecek bir koruyucu bulamayacaklar, çünkü Allah'ın saptırdığı için (kurtuluş) yolu yoktur.

yensurûne-hum

  Şûrâ / 46 -

 Mustafa İslamoğlu = ve Allah'a karşı onlara yardım eden candan bir dost olmayacak: zira Allah kimin sapmasına izin verirse, onun için hiçbir çıkış yolu kalmaz.

yensurûne-hum

  Şûrâ / 46 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve onlar için Allah'ın ötesinde kendilerine yardım edecekler olan dostlardan bir kimse yoktur ve her kimi ki, Allah sapıtırsa artık onun için bir yol da yoktur.

yensurûne-hum

  Şûrâ / 46 -

 Ömer Öngüt = Onların Allah'tan başka kendilerine yardım edecek dostları da yoktur. Allah kimi saptırırsa, artık onun için bir yol yoktur.

yensurûne-hum

  Şûrâ / 46 -

 Şaban Piriş = Onların, Allah’tan başka kendilerine yardım edecek hiçbir velileri yoktur. Allah’ın sapıklıkta bıraktığı kimse için bir yol yoktur.

yensurûne-hum

  Şûrâ / 46 -

 Sadık Türkmen = Onların Allah’ın dışında, kendilerine yardım edecek koruyucu dostları yoktur. Allah, kimi (yanlış hayat tarzını seçenleri) sapıklığında bırakırsa, artık onun için bir yol (kurtuluş) yoktur.

yensurûne-hum

  Şûrâ / 46 -

 Seyyid Kutub = Onların, Allah'tan başka kendilerine yardım edecek dostları yoktur. Allah kimi sapıklıkta bırakırsa artık onun için bir kurtuluş yolu yoktur.

yensurûne-hum

  Şûrâ / 46 -

 Suat Yıldırım = Kendilerine, Allah’tan başka yardım edecek dostları da yoktur artık. Allah kimi şaşırtırsa artık onun için hiçbir kurtuluş yolu yoktur.

yensurûne-hum

  Şûrâ / 46 -

 Süleyman Ateş = Onların, Allah'tan başka kendilerine yardım edecek velileri yoktur. Allâh kimi sapıklıkta bırakırsa artık onun için bir (kurtuluş) yol(u) yoktur.

yensurûne-hum

  Şûrâ / 46 -

 Tefhim-ul Kuran = Onların Allah'ın dışında kendilerine yardım edecek velileri yoktur. Allah kimi saptırırsa, artık onun için hiçbir (çıkış) yolu yoktur.

yensurûne-hum

  Şûrâ / 46 -

 Ümit Şimşek = Allah'tan başka onlara yardım edecek bir dostları yoktur. Allah bir kimseyi saptırdı mı, artık onun için hiçbir çıkış yolu bulunmaz.

yensurûne-hum

  Şûrâ / 46 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Onların Allah'tan başka kendilerine yardım edecek velileri yoktur. Allah'ın saptırdığı kimse için artık hiçbir yol yoktur.

yensurûne-hum

  Şûrâ / 46 -

 İskender Ali Mihr = Ve onların, kendilerine yardım edecek Allah’tan başka dostları yoktur. Ve Allah kimi dalâlette bırakırsa artık onun için bir yol (kurtuluş) yoktur.

yensurûne-hum

  Şûrâ / 46 -

 İlyas Yorulmaz = Artık onların, Allah dan başka hiçbir koruyucuları yok ki, onlara yardım etsinler. Zira Allah kimi sapıklık içerisinde bırakırsa, artık onun için hiçbir kurtuluş yolu yoktur.