Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
se yudhılu-hum
Diyanet İşleri = Allah’a iman edip ona sımsıkı sarılanları ise (Allah), kendisinden bir rahmet ve lütfa kavuşturacak ve onları kendisine varan doğru bir yola iletecektir.
se yudhılu-hum
Abdulbaki Gölpınarlı = Allah'a inanıp ona sarılanları o, kendi rahmetine ve ihsânına alacak ve onları doğru yola sevkedecektir.
se yudhılu-hum
Abdullah Parlıyan = Allah'a iman edenlere ve O'nun dinine sımsıkı sarılanlara gelince, onları kendisinden olan bir rahmetin ve lütfunun içine yerleştirecektir. Ve onları dosdoğru bir yol ile kendisine yöneltecektir.
se yudhılu-hum
Adem Uğur = Allah'a iman edip O'na sımsıkı sarılanlara gelince, Allah onları kendinden bir rahmet ve lütuf (deryası) içine daldıracak ve onları kendine doğru (giden) bir yola götürecektir.
se yudhılu-hum
Ahmed Hulusi = Esmâ'sıyla her şeyin aslı olan Allâh'a iman edip, O'na hakikatleri olarak sımsıkı tutunanlara gelince, onları HÛ'dan bir rahmetin ve fazlın içine sokacak ve onları kendisine varan sırat-ı müstakime hidâyetleyecektir.
se yudhılu-hum
Ahmet Tekin = Allah’a iman edip, Kur’ân’a sımsıkı sarılarak himayesine sığınanları Allah rahmetine ve lütfuna mazhar edecektir. Onları, Allah’a çıkan, doğru, muhkem, güvenli yola İslâmî hayata iletecektir.
se yudhılu-hum
Ahmet Varol = Allah'a iman eden ve O'na sarılanları Allah, kendi katından rahmet ve lütfun içine sokacak ve onları kendine giden doğru bir yola iletecektir.
se yudhılu-hum
Ali Bulaç = İşte Allah'a iman edenler ve O'na sarılanlar, onları kendisinden olan bir rahmetin ve bir fazlın içine yerleştirecektir ve onları Kendisine varan dosdoğru bir yola yöneltip iletecektir.
se yudhılu-hum
Ali Fikri Yavuz = İşte Allah’a iman edip de ona (Şeriatına) sarılanları Allah, kendi katından bir rahmet ve lütuf içine (Cennete) koyacak ve onları, kendisine varan doğru bir yola (islâma) iletecektir.
se yudhılu-hum
Ali Ünal = İşte, Allah’a (bu Delil’in kılavuzluğunda ve Nûr’un ışığında) iman eden ve O’na sımsıkı sarılanları O, Kendi katından (şu anda mahiyetini ve büyüklüğünü kavrayamayacağınız) bir rahmetin ve yine (mahiyetini kavramanız mümkün olmayan) bir lütf u nimetin içine yerleştirecek ve dosdoğru bir yol üzerinde hiç sapmadan Kendisine ulaştıracaktır.
se yudhılu-hum
Bayraktar Bayraklı = Allah'a iman edenlere ve O'na sımsıkı sarılanlara gelince; Allah onları kendinden bir rahmet ve lütuf içine daldıracak ve onları dosdoğru bir yol ile kendine yöneltecektir.
se yudhılu-hum
Bekir Sadak = Allah kendisine inananlari ve Kitabina sarilanlari rahmetine ve bol nimetine kavusturacak, onlari Kendisine goturen dogru yola eristirecektir.
se yudhılu-hum
Celal Yıldırım = Artık Allah'a imân edip O'na sarılanları, Allah kendi katından bir rahmete ve geniş bir nîmet ve ihsana sokacak ve kendisine giden doğru yola eriştirecektir.
se yudhılu-hum
Cemal Külünkoğlu = Allah'a inanıp O'(nun Kur'an'daki mesajları)na sımsıkı sarılanları (Allah), rahmetine, bol bağışına kavuşturacak ve kendisine varan dosdoğru yola iletecektir.
se yudhılu-hum
Diyanet İşleri (eski) = Allah kendisine inananları ve Kitabına sarılanları rahmetine ve bol nimetine kavuşturacak, onları Kendisine götüren doğru yola eriştirecektir.
se yudhılu-hum
Diyanet Vakfi = Allah'a iman edip O'na sımsıkı sarılanlara gelince, Allah onları kendinden bir rahmet ve lütuf (deryası) içine daldıracak ve onları kendine doğru (giden) bir yola götürecektir.
se yudhılu-hum
Edip Yüksel = ALLAH'a inanıp O'na sarılanları ise kendi rahmetine ve lütfuna kabul edecek, onları dosdoğru bir yola sokarak kendisine yöneltecektir.
se yudhılu-hum
Elmalılı Hamdi Yazır = İmdi kimler Allaha iyman edib buna sarılırlarsa yarın onları tarafı İlâhîsinden mutlak bir rahmet içine koyacak bir de fazl, ve onları doğru kendisine varan bir yolun yolcusu edecek
se yudhılu-hum
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Kim Allah'a iman edip buna sarılırsa, yarın Allah onları kendi katında mutlak bir rahmet içine koyacak, bol nimetine kavuşturacak bir de onları, doğru kendisine varan bir yolun yolcusu edecek.
se yudhılu-hum
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Allah'a inanıp O'na sımsıkı sarılanları (Allah), kendisinden bir rahmet ve lutfa sokacak ve kendisine varan dosdoğru yola iletecektir.
se yudhılu-hum
Gültekin Onan = İşte Tanrı'ya inananlar ve O'na sarılanlar, onları kendisinden olan bir rahmetin ve bir fazlın içine yerleştirecektir ve onları kendisine varan dosdoğru bir yola yöneltip iletecektir.
se yudhılu-hum
Harun Yıldırım = Allah’a iman edip O’na sımsıkı sarılanlara gelince; Allah onları kendisinden bir rahmetin ve lütfun içine girdirecektir; onları kendisine dair dosdoğru bir yola iletecektir.
se yudhılu-hum
Hasan Basri Çantay = İşte Allaha îman edib de Ona sarılanlar (yok mu?) Onları (Allah) kendisinden bir rahmetin ve lütf-ü inayetin içine sokacak ve onları kendisine (giden) doğru bir yola götürecekdir.
se yudhılu-hum
Hayrat Neşriyat = İşte Allah’a îmân edip, O’na (dînine) sımsıkı sarılanlar var ya, artık (Allah) onları yakında tarafından bir rahmet ve bir lütuf içine koyacak ve onları kendisine (giden)dosdoğru bir yola hidâyet edecektir.
se yudhılu-hum
İbni Kesir = Allah'a iman edenleri ve O'na sarılanları; Allah rahmetine ve bol nimetine kavuşturacaktır. Onları, kendisine götüren doğru yola eriştirecektir.
se yudhılu-hum
Kadri Çelik = Allah kendisine iman edenleri ve kitabına sarılanları ise rahmetine ve bol nimetine kavuşturacak, onları kendisine doğru (giden) dosdoğru yola eriştirecektir.
se yudhılu-hum
Muhammed Esed = Allaha iman edenlere ve Ona sımsıkı sarılanlara gelince, Allah onları rahmeti ve lütfu ile kuşatacak ve dosdoğru bir yol ile Kendisine yöneltecektir.
se yudhılu-hum
Mustafa İslamoğlu = Allah'a iman eden ve O'nun (vahyine) sımsıkı sarılanlara gelince: Allah onları rahmet ve ihsanına gark edecek ve dosdoğru bir yolla Kendisine yöneltecektir.
se yudhılu-hum
Ömer Nasuhi Bilmen = Artık o kimseler ki, Allah Teâlâ'ya imân ettiler ve O'na sığındılar, elbette onları kendi tarafından bir rahmetin ve fazlın içine girdirecektir ve onları kendine müteveccih bir müstakim yola da hidâyet edecektir.
se yudhılu-hum
Ömer Öngüt = Allah kendisine inanıp da O'na sımsıkı sarılanları kendi katından bir rahmete ve lütufa kavuşturacak, onları kendisine götüren doğru bir yola eriştirecektir.
se yudhılu-hum
Şaban Piriş = Allah, kendisine iman edip, Kur’an’a sarılanları rahmetine ve bol nimetlerine girdirecek ve onları kendisine (götüren) dosdoğru bir yola iletecektir.
se yudhılu-hum
Sadık Türkmen = Allah’a iman edip, ona (Kur’an’a) sımsıkı sarılanları ise (Allah), kendisinden bir rahmet ve lütfa kavuşturacak ve onları kendisine varan doğru bir yola iletecektir.
se yudhılu-hum
Seyyid Kutub = Allah kendisine inanıp sarılanları rahmetine, bol bağışına kavuşturacak, onları doğru yola iletecektir.
se yudhılu-hum
Suat Yıldırım = Allah’a iman edip ona sımsıkı sarılanları ise O, tarafından bir rahmet ve geniş bir nimet içine yerleştirecek ve onları, Kendisine varan doğru yola koyacaktır.
se yudhılu-hum
Süleyman Ateş = Alah'a inanıp O'na yapışanları (Allâh), kendinden bir rahmetin ve lutfun içine sokacak ve onları kendisine varan doğru bir yola iletecektir.
se yudhılu-hum
Tefhim-ul Kuran = İşte Allah'a iman edenler ve O'na sarılanlar, onları kendisinden olan bir rahmetin ve bir fazlın içine yerleştirecektir ve onları Kendisine varan dosdoğru bir yola yöneltip iletecektir.
se yudhılu-hum
Ümit Şimşek = Allah'a iman ederek Ona sımsıkı sarılanları, Allah kendi katından bir rahmet ve lutfa eriştirecek ve kendisine ulaşan dosdoğru bir yola iletecektir.
se yudhılu-hum
Yaşar Nuri Öztürk = Allah'a inanıp O'na sarılanları O, kendisinden bir rahmetin ve lütfun içine sokacak ve onları kendisine ulaşan dosdoğru bir yola kılavuzlayacaktır.
se yudhılu-hum
İskender Ali Mihr = Böylece Allah’a âmenû olanları (ölmeden önce ruhunu Allah’a ulaştırmayı dileyenleri) ve O’na (Allah’a) sarılanları ise, (Allah) Kendinden bir rahmetin ve fazlın içine koyacak ve onları, Kendisine ulaştıran "Sıratı Mustakîm"e hidayet edecektir (ulaştıracaktır).
se yudhılu-hum
İlyas Yorulmaz = Allah’a iman eden ve O na sımsıkı bağlananlara gelince, Allah onları rahmetiyle koruması altına alır, onları lütuflarıyla zenginleştirir ve onları en doğru yola iletir.
se yudhılu-hum allâhu
Diyanet İşleri = Bedevîlerden kimileri de vardır ki, Allah’a ve ahiret gününe inanır. Harcayacaklarını, Allah katında yakınlığa ve Peygamberin dualarını almağa vesile sayarlar. Bilesiniz ki bu, (Allah katında) onlar için yakınlıktır. Allah, onları rahmetine sokacaktır. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
se yudhılu-hum allâhu
Abdulbaki Gölpınarlı = Bedevîlerden Allah'a ve son güne inanıp sarfedileni Allah katında hâlis bir ibâdet sayan ve Peygamberin dualarını kazanmaya vesîle addedenler de var. Haberiniz olsun ki bu, gerçekten de onlar için bir ibâdettir, Tanrıya yakın olmaya vesîledir. Allah, onları öz rahmetine ithal edecektir, şüphe yok ki Allah, suçları örter, rahîmdir.
se yudhılu-hum allâhu
Abdullah Parlıyan = Ama bedevîler arasında, Allah'a ve ahiret gününe inanan, Allah yolunda harcadıklarını, kendilerini Allah'a yaklaştıran ve peygamberin dualarına layık olmaya vesile olarak görenler de var. Dikkat edin! İşte bu Allah'ın onlara yakınlık göstermesi için, gerçek bir vesile olacaktır. Çünkü Allah onları, rahmetiyle kuşatacaktır. Gerçek şu ki, Allah çok bağışlayan ve çok acıyandır.
se yudhılu-hum allâhu
Adem Uğur = Bedevîlerden öylesi de vardır ki, Allah'a ve ahiret gününe inanır, (hayır için) harcayacağını Allah katında yakınlığa ve Peygamber'in dualarını almaya vesile edinir. Bilesiniz ki o (harcadıkları mal, Allah katında) onlar için bir yakınlıktır. Allah onları rahmetine (cennetine) koyacaktır. Şüphesiz Allah bağışlayan, esirgeyendir.
se yudhılu-hum allâhu
Ahmed Hulusi = Bedevîlerden kimi de vardır ki, Esmâ'sıyla onların hakikati olan Allâh'a ve yaşanacak sonsuz sürece iman eder ve infak ettiğini Allâh indînde yakınlığa vesile olacak şeyler olarak düşünür; Rasûlullah'ın dualarında yer almak için vesile edinir. . . Dikkat edin, muhakkak ki o (infak ettikleri), kendileri için bir yakınlık vesilesidir. . . Allâh onları rahmetine dâhil edecektir. . . Muhakkak ki Allâh Ğafûr'dur, Rahıym'dir.
se yudhılu-hum allâhu
Ahmet Tekin = Bedevî Araplar içinde, Allah’a, Allah’a imanın gerektirdiği esaslara ve âhiret gününe iman edenler; hayır için gönüllü harcayacaklarını, Allah katında yakınlığa, Allah Rasûlünün dualarını almaya vesile kabul edenler var. Kesinlikle de o harcadıkları mal, onlar için büyük bir yakınlık vesilesidir. Allah onları rahmet deryasına gark edecektir. Allah çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir.
se yudhılu-hum allâhu
Ahmet Varol = Bedevilerden öyleleri de var ki, Allah'a ve ahiret gününe iman ederler ve harcadıklarını Allah'a yaklaşmak ve Peygamberin dualarını almak için vesile olarak görürler. Bilin ki, (gerçekten) bu onlar için yakınlık vesilesidir. Allah onları rahmetine sokacaktır. Allah bağışlayandır, rahmet edendir.
se yudhılu-hum allâhu
Ali Bulaç = Bedevilerden öyleleri de vardır ki, onlar Allah'a ve ahiret gününe iman eder ve infak ettiğini Allah katında bir yakınlaşmaya ve elçinin dua ve bağışlama dileklerine (bir yol) sayar. Haberiniz olsun, bu gerçekten onlar için bir yakınlaşmadır. Allah da onları kendi rahmetine sokacaktır. Şüphesiz Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.
se yudhılu-hum allâhu
Ali Fikri Yavuz = Yine Bedevî’lerden öylesi de vardır ki, Allah’a ve âhiret gününe inanır; ve harcadığını, Allah katında (rahmetine) yakınlıklara ve Peygamberin dualarını kazanmıya vesile edinir. Doğrusu, harcamış oldukları şeyler, Allah’ın rahmetine yaklaşmaya kendileri için bir sebebdir. Allah, onları rahmetine (cennet’ine) koyacaktır. Çünkü Allah Gafûr’dur, Rahîm’dir.
se yudhılu-hum allâhu
Ali Ünal = Göçebe çöl halkı içinde bazıları da vardır ki, Allah’a ve Âhiret Günü’ne inanır ve Allah yolunda verdiklerini, Allah katında yakınlık sebebi ve Rasûl’ün dualarını almaya vesile sayarlar. Gerçekten de, Allah yolunda yaptıkları harcamalar onlar için Allah’a yakınlık sebebidir. Allah, onları hususî rahmetine dahil edecektir. Hiç şüphesiz Allah, (kullarının hata ve günahlarını) pek çok bağışlayandır; (bilhassa mü’min kullarına karşı) hususî rahmet ve merhameti pek bol olandır.