Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

zidnâ-hum

  Nahl / 88 -

 Diyanet İşleri = İnkâr eden ve insanları Allah’ın yolundan alıkoyanların, yapmakta oldukları bozgunculuklarına karşılık azaplarının üstüne azap ekleriz.

zidnâ-hum

  Nahl / 88 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Kâfir olup halkı Allah yolundan menedenleri, yaptıkları bozgunculuk yüzünden azâp üstüne azap katarak cezâlandırırız.

zidnâ-hum

  Nahl / 88 -

 Abdullah Parlıyan = Gerçekleri örtbas eden, başkalarını Allah yolundan çeviren kimselerin üzerine, çıkardıkları bozgunculuktan dolayı, azap üstüne azap katarak cezalandırırız.

zidnâ-hum

  Nahl / 88 -

 Adem Uğur = İnkâr edip de (insanları) Allah yolundan alıkoyanlar var ya, işte onlara, yapmakta oldukları bozgunculuklar sebebiyle, azaplarını kat kat artıracağız.

zidnâ-hum

  Nahl / 88 -

 Ahmed Hulusi = Hakikat bilgisini inkâr edenleri ve (insanları) Allâh yolundan alıkoyanları; bozgunculukları dolayısıyla, azabın ötesinde bir azap ile kat kat cezalandıracağız.

zidnâ-hum

  Nahl / 88 -

 Ahmet Tekin = Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlere, küfre saplananlara, insanları Allah yolundan, İslâmî hayatı yaşamaktan, Allah yolundaki faaliyetlerden alıkoyanlara, yapmaya devam ettikleri fesatları, bozgunculukları sebebiyle azap üstüne azapları artıracağız.

zidnâ-hum

  Nahl / 88 -

 Ahmet Varol = İnkâr edip de Allah'ın yolundan alıkoyanlar (var ya); onlara bozgunculuk yapmalarına karşılık azap üstüne azap ekleriz.

zidnâ-hum

  Nahl / 88 -

 Ali Bulaç = İnkâr edip de Allah'ın yolundan alıkoyanlar; biz, işledikleri bozgunculuğa karşılık, onlara azab üstüne azab ilave ettik.

zidnâ-hum

  Nahl / 88 -

 Ali Fikri Yavuz = O kâfir olanlara ve Allah yolundan (İslâm’dan) insanları çevirenlere; biz, başkalarını da ifsad ettiklerinden, (küfürlerinden ötürü hak kazandıkları) azab üstüne azab ziyade etmişizdir.

zidnâ-hum

  Nahl / 88 -

 Ali Ünal = Kendileri küfür içinde yüzdükleri gibi, başkalarını da Allah’ın yolunda gitmekten ve böylece Allah’ın dinini yaşanmaktan alıkoyanlar, bu şekilde toplumu ifsat edip bozgunculuğa sürükledikleri için onların azabını kat kat arttırırız.

zidnâ-hum

  Nahl / 88 -

 Bayraktar Bayraklı = İnkâr edip de Allah yolundan alıkoyanlar var ya, işte onların yapmakta oldukları bozgunculukları sebebiyle azaplarını kat kat arttıracağız.

zidnâ-hum

  Nahl / 88 -

 Bekir Sadak = Inkar eden, Allah'in yolundan alikoyanlara, bozgunculuklarina karsilik azap ustune azap veririz.

zidnâ-hum

  Nahl / 88 -

 Celal Yıldırım = Onlar ki inkâr edip başkalarını da Allah yolundan alıkoydular, —çıkardıkları fesâd sebebiyle— kendilerine azâb üstüne azâb artırırız.

zidnâ-hum

  Nahl / 88 -

 Cemal Külünkoğlu = İnkâr eden ve (insanları) Allah'ın yolundan (İslam'dan) alıkoyanların, bozgunculuklarına karşılık azaplarının üstüne azap ekleriz.

zidnâ-hum

  Nahl / 88 -

 Diyanet İşleri (eski) = İnkar eden, Allah'ın yolundan alıkoyanlara, bozgunculuklarına karşılık azap üstüne azap veririz.

zidnâ-hum

  Nahl / 88 -

 Diyanet Vakfi = İnkâr edip de (insanları) Allah yolundan alıkoyanlar var ya, işte onlara, yapmakta oldukları bozgunculuklar sebebiyle, azaplarını kat kat artıracağız.

zidnâ-hum

  Nahl / 88 -

 Edip Yüksel = İnkar edip ALLAH'ın yolundan sapanlar... Yaptıkları bozgunculuktan ötürü azap üstüne azap arttırırız.

zidnâ-hum

  Nahl / 88 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = O hem küfretmiş hem de Allah yolundan çevirmiş olanlar diğerlerini de ifsad ettikleri cihetle o azâb üstüne bir azâb ziyade etmişizdir

zidnâ-hum

  Nahl / 88 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Hem küfretmiş hem de Allah yolundan çevirmiş olanlar, diğerlerini de bozdukları için, onlara azap üstüne bir azap daha artırdık.

zidnâ-hum

  Nahl / 88 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = İnkâr eden ve (insanları) Allah yolundan çevirenler, diğer kimseleri de bozdukları için onlara azab üstüne azab artırdık.

zidnâ-hum

  Nahl / 88 -

 Gültekin Onan = Küfredip de Tanrı'nın yolundan alıkoyanlar; biz, işledikleri bozgunculuğa karşılık, onlara azab üstüne azab ilave ettik.

zidnâ-hum

  Nahl / 88 -

 Harun Yıldırım = İnkâr edip de (insanları) Allah yolundan alıkoyanlar var ya, işte onlara, yapmakta oldukları bozgunculuklar sebebiyle, azaplarını kat kat artıracağız.

zidnâ-hum

  Nahl / 88 -

 Hasan Basri Çantay = Kâfir olub da (insanları) Allahın yolundan men' edenler (yok mu?) biz onların (çekdikleri) azabın üstünde, (dünyâda) çıkarageldikleri fesadlara mukaabil, bir azâb daha katıb artırdık.

zidnâ-hum

  Nahl / 88 -

 Hayrat Neşriyat = İnkâr edip (insanları) Allah yolundan men' edenlere, fesad çıkarmakta olduklarından dolayı, kendilerine azab üstüne azab katmışızdır.

zidnâ-hum

  Nahl / 88 -

 İbni Kesir = Küfredip de Allah yolundan alıkoyanlara; bozgunculuk yaptıklarından dolayı azab üstüne azabı artırdık.

zidnâ-hum

  Nahl / 88 -

 Kadri Çelik = Küfre sapıp da Allah'ın yolundan alıkoyanlara, işledikleri bozgunculuk sebebiyle azaplarını kat kat artırırız.

zidnâ-hum

  Nahl / 88 -

 Muhammed Esed = Hakkı inkara kalkışan ve başkalarını Allah'ın yolundan çeviren kimselerin üzerine, çıkardıkları bozgunculuktan ötürü, azap üstüne azap yığacağız.

zidnâ-hum

  Nahl / 88 -

 Mustafa İslamoğlu = İnkarda direnmekle kalmayıp başkalarını da Allah'ın yolundan çeviren kimselerin üzerine, sebep oldukları toplumsal çürüme ve yozlaşmadan dolayı azab üstüne azap yığacağız;

zidnâ-hum

  Nahl / 88 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = O kimseler ki, kâfir olmuşlardır ve Allah'ın yolundan men eylemişdir, onlar için ifsat eder olduklarından dolayı azap üstüne bir azap arttırmışızdır.

zidnâ-hum

  Nahl / 88 -

 Ömer Öngüt = İnkâr edip de insanları Allah'ın yolundan alıkoyanlara, fesat çıkarmaları yüzünden, azap üstüne azap vereceğiz.

zidnâ-hum

  Nahl / 88 -

 Şaban Piriş = Küfredenlere ve Allah’ın yolundan alıkoyanlara, bozgunculuk yaptıkları için azap üstüne azap veririz.

zidnâ-hum

  Nahl / 88 -

 Sadık Türkmen = Inkâra sapanlar ve Allah’ın yolundan çevirmiş olanlar var ya, onlara azap üstüne bir azap daha ekledik. Bozgunculuk yaptıklarından dolayı!

zidnâ-hum

  Nahl / 88 -

 Seyyid Kutub = Onlar ki, kâfir oldular ve başkalarını da Allah yolundan alıkoydular, onların azaplarını katlayarak arttırırız.

zidnâ-hum

  Nahl / 88 -

 Suat Yıldırım = Onlar ki kendileri kâfir oldukları gibi başkalarını da Allah yolundan çevirirler... İşte başka insanları da ifsad ettikleri için, onların cezalarını kat kat artırırız.

zidnâ-hum

  Nahl / 88 -

 Süleyman Ateş = Nankörlük edip Allâh'ın yoluna engel olan kimselerin, -bozgunculuklarından dolayı- azâplarının üstüne azâb katmışızdır!

zidnâ-hum

  Nahl / 88 -

 Tefhim-ul Kuran = Küfre sapıp da Allah'ın yolundan alıkoyanlar; biz, işledikleri bozgunculuğa karşılık, onlara azab üstüne azab ilâve ettik.

zidnâ-hum

  Nahl / 88 -

 Ümit Şimşek = İnkâr eden ve halkı Allah yolundan alıkoyanları, fesat çıkarıp durmaları yüzünden azap üstüne azapla cezalandıracağız.

zidnâ-hum

  Nahl / 88 -

 Yaşar Nuri Öztürk = İnkâra sapıp Allah yolundan geri çevirenler var ya, bozgunculuk edip durmalarından ötürü onların azaplarına azap katmışızdır.

zidnâ-hum

  Nahl / 88 -

 İskender Ali Mihr = İnkâr edenlere (kâfirlere) ve Allah’ın yolundan men edenlere, fesat çıkarmış olduklarından dolayı azap üstüne azabı arttırdık.

zidnâ-hum

  Nahl / 88 -

 İlyas Yorulmaz = İnkâr edenlere ve Allah yolundan insanları çevirenlere, Allah’ın dininde kargaşa (fesat) çıkarmalarından dolayı, artırarak azap üstüne azap vereceğiz.

zidnâ-hum

  İsrâ / 97 -

 Diyanet İşleri = Allah, kimi doğru yola iletirse işte o, doğru yolu bulmuştur. Kimi de saptırırsa, böyleleri için O’nun dışında dostlar bulamazsın. Onları kıyamet günü körler, dilsizler ve sağırlar olarak yüzüstü haşredeceğiz. Varacakları yer cehennemdir. Cehennemin ateşi dindikçe, onlara çılgın ateşi artırırız.

zidnâ-hum

  İsrâ / 97 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Allah, kimi doğru yola sevkederse odur doğru yolu bulan ve kimi saptırırsa o çeşit adamlara ondan başka hiçbir yardımcı bulamazsın ve biz onları, kıyâmet günü, yüzükoyun kapanmış olarak kör ve dilsiz haşrederiz, yurtları da cehennemdir; orasının ateşi ve harâreti sâkin oldukça alevini fazlalaştırır, yakar yandırırız.

zidnâ-hum

  İsrâ / 97 -

 Abdullah Parlıyan = Allah'ın yol gösterdiği kimseler doğru yola erişir. Artık kimi de saptırırsa, onlara Allah'tan başka dost olacak kimseler bulamazsın. Biz onları kıyamet günü, yüzü koyun yere kapanmış olarak kör ve dilsiz olarak toplayacağız, yurtları da cehennemdir. Cehennemin ateşi küllenip sakinleşince, alevini fazlalaştırır, yakar yandırırız.

zidnâ-hum

  İsrâ / 97 -

 Adem Uğur = Allah kime hidayet verirse, işte doğru yolu bulan odur; kimi de hidayetten uzak tutarsa, artık onlara, Allah'tan başka dostlar bulamazsın. Kıyamet gününde onları kör, dilsiz ve sağır bir halde yüzükoyun haşrederiz. Onların varacağı ve kalacağı yer cehennemdir ki, ateşi yavaşladıkça onun alevini artırırız.

zidnâ-hum

  İsrâ / 97 -

 Ahmed Hulusi = Allâh, kimi hakikate yönlendirirse, işte odur hakikati bulan! Kimi de saptırırsa, artık onlar için O'nun dûnunda velîler bulamazsın! Kıyamet sürecinde onları körler (Hakikati görmeyen); lâl olmuşlar (Hakikati dillendirmeyenler); ve sağırlar (Hakikati algılamayanlar) olarak yüzleri üzere haşr ederiz! Onların barınağı Cehennem'dir! Alevi söndükçe, onlara ateşlerini artırırız!

zidnâ-hum

  İsrâ / 97 -

 Ahmet Tekin = Allah kime hak yolu aydınlatıcı bilgiler lütfederse, işte o doğru yolu bulup tercih eder. Kimlerin de hak yoldan uzaklaşmalarına, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercihlerine özgürlük tanırsa artık onlara, Allah’ın dışında, kulları durumundakilerden asla koruyucular bulamazsın. Kıyamet günü, onları görme, konuşma ve duyma nimetinden mahrum bir halde yüzükoyun sürükleyerek toplar getiririz. Onların mekânları cehennemdir. Ateşi azaldıkça, cehennemin yakıtını takviye eder, körüklemeyi ve püsküren alevini artırırız.

zidnâ-hum

  İsrâ / 97 -

 Ahmet Varol = Allah kimi doğru yola iletirse o doğru yoldadır. Kimi de saptırırsa onlar için O'ndan başka dostlar bulamazsın. Onları kıyamet günü yüzleri üstüne, körler, dilsizler ve sağırlar olarak haşrederiz. Varacakları yer cehennemdir. Ateşi dindikçe onlara ateşin alevini artırırız.

zidnâ-hum

  İsrâ / 97 -

 Ali Bulaç = Allah, kimi hidayete erdirirse, işte o, hidayet bulmuştur, kimi saptırırsa onlar için O'nun dışında asla veliler bulamazsın. Kıyamet günü, biz onları yüzükoyun körler, dilsizler ve sağırlar olarak haşrederiz. Onların barınma yerleri cehennemdir; ateşi sükun buldukça, çılgın alevini onlara arttırırız.

zidnâ-hum

  İsrâ / 97 -

 Ali Fikri Yavuz = Allah, kime hidayet ederse o doğru yoldadır, Kimi de sapıklığa düşürürse, artık bunlar için Allah’dan başka asla yardımcılar bulamazsın. Biz, o kâfirleri kıyamet günü kör, dilsiz ve sağır oldukları halde yüzleri üstü sürünerek haşredeceğiz. Varacakları yer cehennem’dir, onun ateşi dindikçe, onlara ateşi artıracağız.

zidnâ-hum

  İsrâ / 97 -

 Ali Ünal = Allah kimi doğru yola iletirse, doğru yolda olan sadece odur. Kimi de (o kişi öyle dilediği ve hak ettiği için) saptırırsa, artık böyleleri için başka dost, yardımcı ve koruyucu da bulamazsın ki, (onları doğru yola getirsin ve) O’na karşı koruyup sahiplenebilsin. Kıyamet Günü onları kör, dilsiz ve sağır olarak yüzleri üzerinde sürüm sürüm haşrederiz. Nihaî barınakları da Cehennem’ dir. Ne zaman onun ateşi hafifleyecek olsa, onlar için onun alevini körükleriz.